Hasanım vefat edince salmıştım tüm kurgusal eserleri ancak son günlerde ufaktan dönüş yaptım.
Sen to Chihiro no Kamikakushi
[img='https://cdn.myanimelist.net/images/anime/1127/116848l.jpg?_gl=1*wpnfka*_ga*OTI5MjQ3MDU3LjE2Mzk2MTA3OTc.*_ga_26FEP9527K*MTY1OTQyODYxNy4zNDguMS4xNjU5NDI4NjQ1LjMy',none,324][/img]
Evet... Meşhur filmi sonunda izleme fırsatı bulabildim, aradan çıksın istedim. Öncelikle belirteyim, film 21 yıl öncesine ait olmasına rağmen animasyon konusunda bir şaheser, tabii ben çok kaliteli bir torrentten deneyimledim.
Zayıf bulduğum yönleri vardı ancak macera hissini, yer yer tatlı bir gerilim hissini en iyi veren Stüdyo Ghibli filmi diyebilirim. Chihiro yani ana karakter apla çok tatlı, bulunduğu absürt ortama karşı tepkileri mest ediyor insanı. Ancak filmin başları gerçekten çok yavaş, ben ağır yapımlardan keyif alan biriyim ancak bana bile biraz ekstra yavaş geldi. Tabii bu durumun da kendince artıları yok değil.
Tüm Miyazaki filmlerindeki tatlışlık burada da fazlasıyla var, hatta ekstra var. Tabii bu doğal, kasıntı bir hali yok.
Yer yer karakterlerin(Chihiro'nun ebeveynlerininin) absürt gelen tepkileri vardı diğer filmlerden farklı olarak ancak onu da anlayabiliyordum, çok rahatsız etmedi.
Animasyon, müzik, nefes kesici manzaralar, seslendirmeler her anlamıyla kusursuz, yani 21 sene öncesinin işi demezsiniz.
Özet geçmek gerekirse, Ruhların Kaçışı anlatıldığı kadar iyi bir yapım, Oscar ödülünü boşa almamış, Miyazaki abimizden boş çıkmıyor. Puan vermeyi sevmiyorum ancak memnun ayrıldım diyebilirim.
Kaguya-sama 3.sezon -Ultra Romantic-
[img='https://cdn.myanimelist.net/images/anime/1092/121616l.jpg?_gl=1*19mxkrl*_ga*OTI5MjQ3MDU3LjE2Mzk2MTA3OTc.*_ga_26FEP9527K*MTY1OTQyODYxNy4zNDguMS4xNjU5NDI5MTAzLjI2',none,344][/img]
Evet, üçüncü sezonu da aradan çıkardım. Biraz doluyum aslında bu sezon ilgili çünkü MyAnimelist'de en beğenilen anime olmasına karşın ben diğer sezonlardan yer yer zayıf buldum. Tabii ki yine çok iyi bir sezondu, dolu doluydu ancak sezon 1 ve 2'nin arkasına koyardım.
Başkan Şirogane'yi daha yakından tanıma fırsatımız oluyor ve ne kadar adam gibi adam olduğuna tekrar şahitlik ediyoruz. Aslında bu sezon biraz kırılma anlarıyla dolu, gerek İşigami gerek Şinomiya ve başkan kendisini aşıyor. Iino ise her zamanki gibi çok tatlış, çok ön plana çıkmasa da yer yer yarıyor. İşigami ile didişmeleri hala tatlı.
Bu sezon ek olarak İşigami reisin yavuklusu Tsubame sempai de akıyor. Çok güzel bir çift olmalarını umuyorum, tabii o olay biraz yanlış anlaşılmaya kurban gitti ertelendi ama.
Yer yer karakterlerin tepkilerini anlamsız ve eğreti buldum bu sezonda, ancak bu biraz benden kaynaklı. Maki karakterini çok sevsem de aşk üçgeni olayını hiç sevmedim misal. Ha çok yardığı sahneler doğdu bu hikayeden ancak... eh.
Bu sezonu da diğer iki sezon kadar olmasa da çok başarılı bulduğumu söyleyebilirim.
Hajime no Ippo 3. Sezon - Rising-
Aslında serinin ilk 2 sezonunu çok önce izlemiştim ancak o sıra 100 ölüm arka arkaya tüketince biraz yorulup diğer şeylere geçmiştim. Döndüğümde ise ilk 2 sezondaki kadar keyif alabildim, yer yer çok daha fazla keyif aldım.
Evet.. İppo'yu çok anlatmama gerek yok aslında her konuda kendini kanıtlamış bir eser, komedisi, dramı, aksiyonu her şeyi en iyi şekilde yapan bir seri. Slam Dunk ayarı görüyorum. Bu sezon da beni hiç yanıltmadı.
Bu sezon bir Bryan Hawk vs Takamura seviye dövüş yoktu belki, ama ona yakın Sawamura dövüşü vardı. Sawamura çok beğendiğim bir villain oldu, hani bu adam boksa bulaşmasa yamyam da olurmuş, katil de olurmuş. Çok etkilendim. OST'si de ayrı iyiydi.
Takamura'ya boks dışında ayrı bir parantez açmak istiyorum, bu herif her hangi bir eserde gördüğüm tüm karakterlerden daha komik ya. Tam bir şerefsiz ama aşırı komik, yarıyor her sahnesiyle. Kendisinden "ore-sama" diye bahseden bir mal. Allah iyiliğini versin.
David Eagle ise Hawk'dan çok daha iyi bir karakter, ama Takamura ile dövüşlerini kıyaslarsak Hawk dövüşü daha iyiydi bence. Yine de Eagle abimiz yakıyor.
Sezonun en sevdiğim iki yanından birisi Volg reisin return'ü oldu, çok özlemiştik ya. Abim benim gider ayak kıyağını yaptı öyle gitti. Çok başka bir adam çok.
Ve Nekota-san Kamogawa flashbacklerine değinmek istiyorum. Çok çok etkileyiciydi, hani milliyetçilik kokuyordu belki ancak savaş sonrası dönemi çok iyi yansıtmıştı ve şaka karakteri gibi gözüken Nekota-san'ın aslında nasıl bir reis olduğunu gözlemliyoruz...
Ve Aoki ve Kimura'ya yapılan ayıptır ya. Heriflere Endonezya Filipin şampiyonlarıyla dövüşeceksiniz diyorlar karşılarına şaklaban çıkıyor. Kimura Maşiba'ya kök söktürmüş bir yiğittir.