Geçenlerde, Film Ekimi kapsamında, uzun süredir beklediğim iki filmi izlemeye gittim. Film Ekimi bittikten sonra sinemalarda oynayacak mı bilmiyorum ama en kötü durumda internette bulmak zor olmasa gerek.
Broker (2022)
İzlediğim iki film arasında en sabırsızlıkla beklediğim film buydu. Niye diye soracak olursanız üç sebebi var:
1) Hirokazu Koreeda, yakın bir zamanda (bir yıl kadar önce) keşfettiğim bir yönetmendi ve seçtiğim filmlerini izledikten sonra hepsine hayran kaldım. Kısa bir süre için favori yönetmenlerimden biri haline geldi. Aile, hafıza/hatıralar, yalnızlık ve kimlik gibi ele aldığı konular ile bunları işleyiş şekline bayıldım.
2) Bae Doona ve Sonh Kang Ho çok saygı duyduğum ve sevdiğim iki oyuncu.
3) IU'yu 10 seneye yakındır takip ediyorum. Bu 10 sene içinde en sevdiğim ve en fazla dinlediğim solo müzisyen oldu. Müzik, hayatımda çok büyük bir yer kaplıyor ve bu yerin içinde IU'nun müziği kalbime en yakın yerde. IU aynı zamanda aktrislik de yapıyor ve oynadığı dizilerden üç tanesini izledim. İzlediğim ilk dizisinin hem kendisi hem de dizideki aktrisliği hoşuma gitse de sonraki ikisinde hem aktrisliği çok daha da gelişmişti hem de dizilerin kendisi çok daha iyiydi. Hotel Del Luna estetik olarak en hoşuma giden dizilerden biriyken My Mister beni en etkileyen eserlerden ve favori dizilerimden biri oldu. (Özellikle My Mister ile ilgili bir gün bu forumda uzunca bir yazı yazmak istiyorum) Broker'ın varlığını da ilk IU sayesinde öğrendim. Koreeda'nın filmlerini de izledikten sonra My Mister'la benzer temalara değinmesi daha da ilgimi çekti.
Uzun bir açıklama oldu ama filmin kendisine değinecek olursam:
Broker, Koreeda'nın kendi ülkesi dışında çektiği ikinci film oluyor. İlkini Fransa'da çekmeyi tercih etmişken bu filmi Kore'de, daha önce birlikte film çektiği aktrislerden biri olan Bae Doona ile çekmeyi tercih ediyor.
Film, bir annenin, çocuğunu kilisedeki bir çocuk kutusuna terk etmesiyle başlıyor. Bebek kutularına bırakılan bebeklerin kaçakçılığını yapan iki kişi çocuğu eve götürüyor. Ancak anne, ertesi gün, bebeği almaya gidince işler karışıyor. Anne ile kaçakçılar, bebeği satmak/evlatlık olarak vermek için yola çıkıyor ve kaçakçıları araştıran polisler bunları takip ediyor.
Broker tema olarak Shoplifters'a ruhsal devam filmi niteliği görüyor. Toplumsal düzenin dışlarında kalmış ve unutulmuş insanları ele alıyor, onların üzerinden aile olmanın anlamını ve nasıl kan bağından fazlası olduğunu gösteriyor. İnsanların "evim" diyebilecekleri ve kendileri olabilecekleri bir şeyleri ve kimseleri isteyişini/arayışını ekrana yansıtıyor. Hayatta bir yere gelememiş ama kendinden sonra gelenlerin daha iyi bir yaşamı olması için çalışan bir yetim ve çocuğunu bırakıp gitmek zorunda olan bir anne ile farklı açılardan aynı soruna yaklaşıyor.
Çocuk kaçakçılarını takip eden dedektiflerin varlığı ve filmin ilerisinde olan olaylar ortalama bir Koreeda filminden daha fazla bir gerilim sunuyor ancak film hiç bir zaman ana odağı olarak bu gerilimi seçmiyor. Filmin temelini bir yol ve aile draması oluşturuyor.
Filmi baya beğendim, Koreeda'nın beni çeken yanları yine bu filmde de mevcuttu. Ancak Koreeda'nın Shoplifters ve After Life gibi diğer filmleriyle aynı seviyede bulmadım. Yabancı bir ekip ile film çekmenin yarattığı etki mevcut. Ayrıca bazı yerlerde karakterlerin gösteriliş şekilleri ve verilen mesajları tartışılabilir buldum. Yine de yazarlıkla aktörlüğün kalitesi ve ele aldığı konuların ilginçliği sayesinde dramalardan hoşlanan herkese önereceğim bir film.