Kahraman Baykuş - Kanatlanan Kültür

One Piece Genel Tartışma&Paylaşım Başlığı

Ben sevemedim 5. vitesi. Toon Force olayı zaten yeterince ciddi olmayan seriyi iyice cıvıklaştırıyor. Anime bunu 1-2 bölüm güzel yapar sonra tekrar kalitesini düşürür. @Monolith
Yeterince ciddi olmaması kişiden kişiye değişir. Böyle olması bir tercih meselesi zaten serinin tarzı böyle. Ben yakıştırıyorum Luffy'e bu gücü. Herkes beğenmek zorunda değil elbette. Birde One Piece ilk bakışta daha çocuksu gibi gözüküyor olabilir ama baya karanlık olaylar var aslında içerisinde.

Animesi zaten haftalık olduğu için kalite mecbur düşüyor. Bazı özel bölümlere çok daha fazla özen gösteriyorlar şuan. 5. vitesinde öyle olmasını bekliyorum. En azından birkaç bölüm boyunca.
 
Başka serilerde olunca "plot armor" , " deux ex", "yazar makadından element uydurmuş" diyip gömdükleri şeylerin 5 kat beteri OP de olunca özel oluyor :D Yıllarca forumlarda Bleach ve Naruto fanlarını dövdü OP fanları, sizin karakterlerini plot armor'lu, seçilmiş kişi vs diye :D Şİmdi de "ama bu farklı" falan diye yırtmaya çalışılıyor.

Post modernin bile post'undaki bu ahir zamanlarda kimleri ünlü ettiğimizi ve kimleri sanatçı saydığımızı düşününce, Oda'nın durumu gayet normal sanırım.
Özel görülmesinin sebebi farklı. Formun kendisi eşsiz bir yerde duruyor manga dünyasında. Naruto, Bleach, Dragon Ball gibi serilerde gördüğümüz power uplara benzemiyor. Plot armor, deus ex gibi şeyler hiç yok demiyoruz OP'de. Diğerlerine göre daha iyi kotardı bu işi. OP kadar istikrarını bozmadan bin küsur bölüm boyunca ilerleyebilen kaç manga var?

Diğer serilerde bu seçilmiş kişi olayı çok göze batarken yine en iyi ve farklı işleyen OP oldu. Bleach ve Naruto eleştirileri hak ediyordu. Eminim sende eleştirmişsindir.

Oda gibi hayatını bu işe adamış, son 25 senenin en başarılı mangakalarından birine sanatçı gözüyle bakmamamak saygısızlık olur. Yakıştıramadım sana abi.
 
OP kadar istikrarını bozmadan bin küsur bölüm boyunca ilerleyebilen kaç manga var?
İstikrarırını bozmamaktan kastın satış ise çok yok ancak hikaye tutarlılığı ise daha fazla vardır. Araştırırsan eğer OP'den çok çok daha uzun süredir hala devam eden manga serileri olduğunu görürsün. Yani Japonya da bu olmayan bir şey değil.

Bir şeyin çok sürmesi ve çok satması da %100 kalite demek değil. Ürün olarak değeri iyi demek ki. Coca Cola on yıllardır dünyanın en çok satılan içeceği ve şirketin marjı ve değeri bazı ülkelerin toplamından fazla. Ancak Cola, gurme bir içecektir, bir sağlık bombasıdır demiyoruz. İyi bir formül bulmuştur, bunu iyi pazarlamıştır ve tabana yaymıştır. OP ve OP gibi büyük markalar içinde durum aşağı yukarı böyle zaten (Batman, Superman, Naruto vs aklına ne geliyorsa).

O yüzden her OP konuşmasında "şu kadar zamandır var OP" demen benim için pek bir şey ifade etmiyor çünkü ben Ticari başarısına bir eleştiri getirmiyorum ki.

Formun kendisi eşsiz bir yerde duruyor manga dünyasında.
Yoo, epey bilindik bir şeydi aslında..

Diğerlerine göre daha iyi kotardı bu işi.
Katılmıyorum. Hayran kitlesi "kabullenebiliyor" diye bu "kotarıldığı" anlamına gelmiyor.


Diğer serilerde bu seçilmiş kişi olayı çok göze batarken yine en iyi ve farklı işleyen OP oldu. Bleach ve Naruto eleştirileri hak ediyordu. Eminim sende eleştirmişsindir.
En iyi ve en farklı işleyen OP falan olmadı aksine en düz ve bilindik şekilde yapıyor. Tek yaptığı bazı özel şeyleri açıklamayı ertelemek bu kadar. Tek fark o, o da sağma taktiği zaten. Naruto ve Bleach'i elbette çok eleştirdim bu sebeple hatta bu forumda da Naruto ve Bleach konularında hala bu konulardan benim ve diğerlerinin eleştirilerini okuyabilirsin. Ancak OP fanları maalesef iğneyi başkasına batırırken kendilerine çuvaldız batırmaları gereken yerde, kendilerine yastık ile vuruyorlar :D Tamamen örtülüyor üstü. Biraz çifte standart durumu var.

Oda gibi hayatını bu işe adamış, son 25 senenin en başarılı mangakalarından birine sanatçı gözüyle bakmamamak saygısızlık olur. Yakıştıramadım sana abi.
Öncelikle her uzun soluklu manga yazarı bu işe hayatını yazıyor hatta en güncel örnek Berserk mangakası Kentaro Miura gibi eserini yazarken ölen var. Bu, Japonyadaki mangakalık hayatının bir gereği, Oda'nın tercihi ya da ona has bir şey değil.

Popüler başarısının da sanatsal bir başarı olması ancak belli bir yere kadar mümkün. Oda ile ALan Moore'u bir tutacak değilim yani ya da Urasawa ile. Ancak bir şeyi yanlış anlamışsın, ben o cümlemde tam tersine öyle insanları ünlü ettik ve onlara sanatçı dedik ki, Oda hakkında böyle yüksek konuşulması normal dedim. Yani Oda diğer pek çok kişiye göre gene en azından bir sanatçı bir vizyoner pek çoğuna göre amaçlı dedim onu ben.

Oda'yı sanatçı saymamam imkansız ancak samimi, ilkeli ve de sanıldığı kadar yaratıcı bir sanatçı olduğunu düşünmüyorum hele de Zaman Atlaması sonrası hele hele de Dressrosa sonrası dönemde. Tamamen bazı hype konular hakkında easter egg'ler ve de gizemler yaratıp geriye kalan makro hikayenin hiç değişmediği, arklar içerisindeki mikro hikayelerin ise tamamıyla "Kervan Yolda Düzülür" mottosu ile ilerlediğini düşünüyorum.

Ama elbette hem One Piece hem de Oda'ya pek çok diğer seri ve sanatçıdan çok saygım ve sevgim var. Zaten o yüzden hala okuyoruz ve konuşuyoruz ya.


edit: dediğin videoya da göz attım bu arada. Madem dedim konuşuyoruz bir bakayım ayıp olmasın dedim ama. Kusura bakma kardeşim de tamamen taraflılık ve yıkama yağlamacılık var. Oda , Adnan Oktarmış da bu adam da Kediciğiymiş gibi konuşmalar var özellikle sonlara doğru haa ama ona kızmıyorum ben de tek bir fan kitlesine hitap eden bir iş yapsam ve başarılı olmak istesem öyle yapardım belki. Onun yaptığı kendi alanında normal yani. Ancak bişi açıkladığı yok. İddiası ve bir fikri var tabi ancak bunlara "açıklama" demezdim. Gerçekçi kıyaslamalar ya da değerlendirmelerden kaçınarak duymak isteyenin, duymak isteyeceği şeyleri söylemiş. Ha helal olsun, ne diyelim :)
 
Son düzenleme:
İstikrarırını bozmamaktan kastın satış ise çok yok ancak hikaye tutarlılığı ise daha fazla vardır. Araştırırsan eğer OP'den çok çok daha uzun süredir hala devam eden manga serileri olduğunu görürsün. Yani Japonya da bu olmayan bir şey değil.
Elbette var ama gördüğüm kadarıyla OP kadar komplike seriler değil onlar. Hajime no Ippo veya Detective Conan ile OP yazmak arasında fark var bana göre. OP'den beklenti çok büyük, açıklanması gereken bir çok olay ve görülmeyi beklenen birçok karakter var. Bunların hepsini tatmin edici bir şekilde işlemek zor. Birçok mangakada işleyemez bana göre. OP potansiyeline en yakın gördüğüm seri olan Hunter x Hunter'a bakınca bu anlaşılıyor. 25 senede 400 bölüm yapabilmiş anca. Oda deli gibi çalışıyor seri için, karşılığını da alıyor.

O yüzden her OP konuşmasında "şu kadar zamandır var OP" demen benim için pek bir şey ifade etmiyor çünkü ben Ticari başarısına bir eleştiri getirmiyorum ki.
Demek istediğim sadece ticari başarısı değil. Takipçilerin genel eleştirilerine bakarsan halen seriden memnun kalındığını görürsün. Şuan final sagadayız ve bomba bölümler çıkıyor arka arkaya. Hem bu kadar uzun olup hem bu kadar ortak bir beğenilmeye sahip olan shonen manga fazla yoktur.

Yoo, epey bilindik bir şeydi aslında
Nasıl yani? Başka hangi popüler bir mangada bu tarz bir form gördün abi. Oda'nın cesaretini takdir etmemin sebebi bu, böylesine farklı ve eleştiriye açık bir form çizdi çünkü. Zaten ne yapsam beğenilir kafasında değil bu adam sanılanın aksine. Kendi istediğim şeyleri çiziyorum sevmeyenler sevmesin gibi bir açıklaması vardı hatta.

Katılmıyorum. Hayran kitlesi "kabullenebiliyor" diye bu "kotarıldığı" anlamına gelmiyor.
Eğer az bir kitle olsaydı haklısın derdim ama milyonlardan bahsediyoruz. Bu kadar kişi kabullenebildiyse bir oturup düşünmek lazım. Beğenen herkes içinde kaliteden anlamıyor diyemeyiz.

En iyi ve en farklı işleyen OP falan olmadı aksine en düz ve bilindik şekilde yapıyor. Tek yaptığı bazı özel şeyleri açıklamayı ertelemek bu kadar. Tek fark o, o da sağma taktiği zaten. Naruto ve Bleach'i elbette çok eleştirdim bu sebeple hatta bu forumda da Naruto ve Bleach konularında hala bu konulardan benim ve diğerlerinin eleştirilerini okuyabilirsin. Ancak OP fanları maalesef iğneyi başkasına batırırken kendilerine çuvaldız batırmaları gereken yerde, kendilerine yastık ile vuruyorlar :D Tamamen örtülüyor üstü. Biraz çifte standart durumu var.
Naruto reenkarnasyon yolu izledi, Bleach ana karakteri baya karma bir şey yaptı bir oradan bir buradan özellik ekledi. Luffy'de ise aktarılan irade ve doğuştan gelmeyen, eğer şeytan meyvesini yerse herkesin aynı güce sahip olabileceği bir konsept var. Bu sayede diğer karakterlerden farkını ortaya koyuyor. Ne Ichigo gibi her şeyi özel, ne de Naruto gibi kaderi önceden belirlenmiş. OP fanları seriye çok sıkı bağlı olabilir ama Naruto ve Bleach fanları arasında da çok söven var OP'ye. Türkiye'de ki en büyük OP forumu olan Korsanfan'da şuan seriye söven sövene yani. O yüzden OP fanları şöyle kötü böyle ikiyüzlü diye ayrıştırmaya gerek yok.
Ancak bir şeyi yanlış anlamışsın, ben o cümlemde tam tersine öyle insanları ünlü ettik ve onlara sanatçı dedik ki, Oda hakkında böyle yüksek konuşulması normal dedim. Yani Oda diğer pek çok kişiye göre gene en azından bir sanatçı bir vizyoner pek çoğuna göre amaçlı dedim onu ben.
Ben yanlış anlamışım o zaman. Oda'nın Alan Moore ve Urasawa ile kıyaslanabileceğini düşünüyorum. Bu adamın yaptığı iş kolay değil. Diğerlerini küçümsemiyorum tabi ama OP gibi bir seri yazmak ve çizmekte gayet zor. Özellikle bunu 26 sene boyunca devam ettirebilmek ayrı bir başarı. Sanatsal açıdan çok iddialı değil belki, yaş kitlesi çok büyük değil fakat böyle bir marka yaratmak ve bunu tüm dünyaya kabul ettirebilmek bir zeka ve yetenek ürünüdür.

Bu kadar şikayetçi olan sana bile hâlâ bu seriyi okutturabiliyorsa Oda'ya şapka çıkarırım ben.:D
 
25 senede 400 bölüm yapabilmiş anca. Oda deli gibi çalışıyor seri için, karşılığını da alıyor.
HxH O adamın 2. serisi yalnız zaten Yu Yu Hakusho gibi popüler bir eserin ardından yazıyor. HxH'ye, Oda'nın OP'ye başladığı kadar geç yaşta başlamıyor ve de çok hasta bir abimiz. Çok doğru bir kıyas değil.

Nasıl yani? Başka hangi popüler bir mangada bu tarz bir form gördün abi.
Form birebir olmak zorunda değil ki önemli olan kullanım aracı. Bir Deux Ex ve Plot Armor olarak kullandı , karakterin doğal çizgisini bozup onu tanrısal bir sınıfa koydu. Bu dediklerim de daha önce defalarca yapıldı. Yoksa elbette benzer görünen bişi yok, her mangakanın bir çizim ve tasarım anlayışı var.

Oda'nın cesaretini takdir etmemin sebebi bu, böylesine farklı ve eleştiriye açık bir form çizdi çünkü. Zaten ne yapsam beğenilir kafasında değil bu adam sanılanın aksine. Kendi istediğim şeyleri çiziyorum sevmeyenler sevmesin gibi bir açıklaması vardı hatta.
Trollüğün adı cesaret olmuş :D Abi One Piece çok realist bir evren olmadığından ve de Luffy'de taa eskiden beri komedik bir karakter olduğundan tek tük eleştiri gelse de Oda elbette eninde sonunda büyük çoğunluğun Nika formunu seveceğini aklı kesiyordur. Gören de adam milyonlarca fanı karşısına aldı falan sanır. Cesaret falan yok. Gear 4 tasarlarken de , Luffy'i gülünç çizmeyi seviyorum demişti. Çünkü estetik çizmeyi umursamıyor bu evrende artık. O çok net. O da çizerin kendi kararı zaten.

Eğer az bir kitle olsaydı haklısın derdim ama milyonlardan bahsediyoruz. Bu kadar kişi kabullenebildiyse bir oturup düşünmek lazım. Beğenen herkes içinde kaliteden anlamıyor diyemeyiz.
Kaliteden anlamıyor demedim. Ancak çoğunluk tarafından kabullenmek tam da popülerliğin tanımı yani. Kolay tüketileni , olaylı yanları olan ve de taraftarlık duyguları kaşıyabilen her iş bazen hak ettiğinin ötesinde bir popülariteye kavuşabilir.


Yani bu Justin Bieber'ın , ALoe Blacc'den daha çok satıyor ve daha fazla medyada kabulleniyor diye ondan daha iyi şarkıcı olduğunu iddia etmek gibi bir şey. Konu OP'ye gelince hep kalabalığa ve rakamlara konunun gelmesi de sanırım biraz bundan.

Ne Ichigo gibi her şeyi özel, ne de Naruto gibi kaderi önceden belirlenmiş.
İkisi de yanlış.

1.si Ichigo gibi her şeyi özel;

- Serinin en başından beri korsan krala benzetilmesi
- Her şeyin sesini duyan ve her şeyle konuşabilen çok nadir 3-4 kişiden biri olması (en başından beri)
- Bir D. olması.
- Shanks'ın, Nika meyvesini buna yedirmesi , bunu korsan olmak için motive etmesi.
- Aile üyelerinin (öz ve üvey) alayının çok güçlü kişiler olmaları
- Yazar'ın da daha önce dediği gibi en büyük gücünün "şansı" olması.
- Tanıştığı her kişinin ve kurtardığı her krallığın Luffy'nin çok özel olduğunu direkt hep bir ağızdan söylemeleri
- İnanılmaz korunan bir baş karakter olması.


Bunların hepsi özel olduğunu gösteren şeyler. Ichigo'yu baş karakter olarak sevmem, Luffy kadar bile sevmem (Luffy zaman atlaması sonrası bir karakterden çok bir robota dönüşene kadar) . Ancak Ichigo'nun neden öyle özel olduğuna dair en azından yüzlerce yıllık planlar, hikayeler, antlaşmalar, dışarıdan rastlantısal görünen ancak içeriden hesaplı işler var. Ve Bleach evreninin kendi matematiği ile doğrulamasını yapabileceğin, ispatını yapıp, evrenin kendi içinde mantığa oturtabileceğin bir yapısı var. Adam 4 büyük fraksiyonun hepsinden bir parçaya + hyogokyuya sahip. O evreni okuyan kişi bunun ne anlama geldiğini bilir ve de Ichigo neden özel anlar.

Haa bu doğru bir tercih mi ?, Ichigo iyi bir baş karakter mi ? İkisine de yanıtım aynı ancak en azından yolda düzülen bir kervan değil. OP'ye geldiğimizde ne Joy Boy'u açıklayabiliriz, en Nika'yı, ne D'nin ne demek olduğunu ne neden Luffy'nin çok şanslı olduğunu ne de neden her şeyin sesini duyabildiğini.... Tahminler ve teoriler olur ancak evrenin kendi bileşenleri ile sağlamasını yapabileceğin hiç bir şey yok.

Nitekim aslında bu açıdan Luffy, Ichigo'dan bile çok çok daha özel denilebilir.



2.si Naruto'nun kaderi önceden belirlenmedi. En azından birebir şekilde değil. Allah'a inanıyor musun ve de Müslüman mısın ? O zaman kader inancında var ve bu inanca göre senin kaderini yüce yaradan belirlemiş değil mi ? Ancak sen benim kaderim nasıl olsa belli deyip yatınca kaderin büyülü bir şekilde işlemeye devam etmiyor. Çünkü Kader lineer bir şey değil, aldığın kararlar ve de attığın adımlarla farklı dallara evrilebiliyor. Ki bunun Kuranda da yeri var.

Nitekim, Naruto'nun kaderinde büyük şeyler yaşamak vardı. Büyük biri olmak da onun kaderinde vardı. Ancak bu garanti edilmedi Naruto'ya . Bir şeyin kaderinde olması onun sana bağışlandığı anlamına gelmiyor.

Naruto hiç bir zaman Luffy gibi aylak aylak gezip 40 yılın başında bir antrenman yapan, maceraya körlemesine dalıp sonra da yardım ile power up ile işin içinden çıkan bir karakter olmadı.

Sahip olduğu her şey için ya çalıştı ya da bedel ödedi.

Kyuubi -> Anası ve Babasının ölmesi ve tüm köy tarafından bir canavar olarak görülmesi gerekti. Nefreti ve öfkesi ile yüzleşti.
Tajuu Kage Bunshin -> Az kaldı ki, Mizuki tarafından öldürülecekti. Hatta az kalsın Iruka da ölecekti.
Rasengan -> Jiraiya ile tanışması ve de hastanelere düşecek yaralanmalar yaşaması gerekti. Eşşek gibi de çalıştı.
Rasen Shuriken için haftalarca antrenman yaptı mükemmelleştiremedi sonra bir kaç hafta daha yaptı bu sırada kendine zarar verdi ve Kurama'nın uyanması ile uğraşmak zorunda kaldı vs vs
Senjutsu -> Jiraiya'nın ölmesi gerekti. Tek ailesi gibi olan karakterin.
Rikudo güçleri -> Rikudo Sennin'in dediği gibi Naruto'nun reenkarne olabilmesinin anahtarı saf öfkenin dışa vurumu olan Kurama'yı ehlileştirmesi gerekiyordu ve Naruto savaş arkı boyunca onbinlerce şinobi ve sırf kendi köyünden shikaku,inoichi neji gibi pek çok isim öldü. Bİr çok arkadaşı işkencelere maruz kaldı.


Öte yandan D. olmak için Luffy ne yaptı ya da neyi feda etmek zorunda kaldı bilmiyoruz. Luffy şanslı olmak ve de her şeyi duymak için hangi sınavı aşması gerekti ? Gear Tekniklerini nasıl elde etti ? G2'yi Bluneo'yu kopyalayarak. G4'ü de adada hayvanlarla dövüşerek güle oynaya kazandı. Gear 5 tamamen gökten hediye edilmiş zaten kendi bille haberi yok. Kral Haki'yi Rayleigh'den öğrendi. Ryo'yu yolda geçen Hyogoro'dan ... Geleceği görmeği dövüştüğü adamdan vs vs .Kervanı yolda düzdü.


Yani, tüm Battle Shounen (neredeyse tüm) baş karakterlerinin kaderinde büyük şeylere imza atmak zaten var. Reenkarne olsun ya da olmasın, tepeden inme olsun ya da olmasın ancak bunu ne kadar hak ettiği, uğruna ne feda ettiği ve de yazarın bunu evrenin kendi iç dinamikleri ile oyuncuya ne kadar açıklayabildiği önemli.

Ha yanlış anlama ben Naruto'nun ne bu kadar güçlenmesini ne de rikudo/reenkarne olaylarına girmesini isterdim bence zayıf ve de sıkıcı tercihler yazar adına. Ancak ne olursa olsun, evrenin kendi mekaniği, mitolojisi ve de ana karakter ile olan ilişkiyi çok fazla bozmadan yapabildiler.


Yani şöyle bir örnek vereyim. Rikudo modu olsun ya da olmasın Naruto'nun motorunun benzini hep Kyuubi oldu , modlarındaki görünüm bile Kyuubiden geldi ve Kyuubi 1. bölümden beri var hatta Prologue kısmında bize ilk anlatılan şey içine şeytan tilki mühürlenen çocuk ve Naruto, Kyuubi'nin güçlerini oldum olası kullanıyor.


Ichigo aralarında en fazla "o olmazsa bu olur" şeklinde farklı güç alma olayları yaşayan karakter ancak onda bile matematik basit. Evren de İnsanlar var, Shinigamiler var, Quincy'ler var, Hollow'lar var. Bir de bunların aralarındaki kesişim kümesi olan melezler var.

Bir de evrende oldukça detaylı biçime işlevi ve de yapılma amacı anlatılmış (nasıl çalıştığı ve nasıl var olduğu kısmı bir tık şaibeli olsa da) Hyogyoku diye bir nesne var.

Sen şimdi HOllow, Quinciy, Shinigami, İnsan dörtlüsündeki her bir tarafın yetilerini biliyorsan, hyogyoku'ya da biliyorsan. Ichigo'dan ne çıkacağını az bucuk tahmin edebilirsin. Ichigo'nun bu denklemin dışından gelen tek power up'ı Fullbringer olayı idi onu da kullanmadı zaten.


Doğru tercihler olmasa da bir baş karakter için (bence) en azından evrenin kendi matematiğinden ve de açıkladığı etmenlerden gelen güçler.


Naruto desen zaten baştan sona aynı güç ile yola çıktı sadece kontrolü arttı vs.

Luffy'de ise her seferinde daha önce ortalıkta olmayan bir şeydi. Gear 5 ise bunun en üst noktası. Adamın resmen yıllardır bildiğimiz meyvesi meğerse öyle değilmiş. Haki desen, bırak Luffy'i ,seri genelinde Haki konsepti 6-7 farklı değişikliğe gitti.


Nitekim ortada bir sistem olmadığından diğer örneklere göre biraz daha tepeden düşme oldu. Gear 2 ve Gear 3 o kadar değil belki de ancak ondan sonra her şey giderek garipleşti.



Nitekim, Luffy'e gelince ne Ichigo daha özel ne de Naruto onun kadar korundu. Dediğim gibi Ichigo'nun da Naruto'nun da sevmediğim yanı var ve de haklarında yanlış verilmiş tonla karar var. Ancak Oda'nın Luffy ile daha iyi bir iş çıkardığını ya da daha iyi kotardığını düşünmüyorum sadece fanları söz konusu OP olunca daha kabullenici oluyorlar.
 
Luffy'de ise aktarılan irade ve doğuştan gelmeyen, eğer şeytan meyvesini yerse herkesin aynı güce sahip olabileceği bir konsept var.
Luffy'de Şans ve Yardım Faktörü her zaman irade faktöründen daha baskın idi. Her baş karakter her büyük kahraman zaten çok iradelidir. O yüzden burada "iradesi ile güçlendi" diye bişi yok. Doğuştan gelmeyen kısmına gelince, adam neden her şeyin sesini duyuyor neden her gördüğü şeyi anında öğreniyor, neden bu kadar şanslı ? Adam D. Babası Dragon, Dedesi Garp ? Doğuştan bişi yok mu gerçekten ?

Kaldı ki Shanks bildiğin adama meyvesini, şapkasını, amacını, tüm motivasyonunu verip, yolladı. Doğuştan olmasa da çok çok erken yaşlardan itibaren "döşenilmiş" bir Luffy var.



Türkiye'de ki en büyük OP forumu olan Korsanfan'da şuan seriye söven sövene yani. O yüzden OP fanları şöyle kötü böyle ikiyüzlü diye ayrıştırmaya gerek yok.

KorsanFan başta böyle değildi ve de Türkiye genelde globalden epey farklı bu konularda. Ben OP'yi çoook uzun zamandır okuyor ve forumlarda, ortamlarda çoook uzun zamandır OP tartışıyorum. Örnek verirken kastettiğim güncel olmuyor genelde.

Kaldı ki ben tüm OP fan kitlesini de kastetmiyorum elbette.


böyle bir marka yaratmak ve bunu tüm dünyaya kabul ettirebilmek bir zeka ve yetenek ürünüdür.
Buna itiraz eden yok zaten. Ben Oda'yı kabiliyetsiz ve de vasıfsız bulmuyorum. Overrated buluyorum arada devasa bir fark var. Elbette Oda'nın yaptığı da ODa'nın kendisi de "küçük" bir şey değil.


Bu kadar şikayetçi olan sana bile hâlâ bu seriyi okutturabiliyorsa Oda'ya şapka çıkarırım ben.:D
Valla haklısın. Bence de çıkarılır :D :D Ama bunu yapmasının 1 numaralı yönteminin Televole taktiği olması biraz üzücüdür.
 
@Nabu Yazdıklarında katıldığım yerler var fakat şunu da söylemek lazım. Luffy evet özel bir karakter, sıradan biri olmadığı kesin. Şansı sayesinde kurtulduğu, korunduğu anlarda var fakat Luffy diğer baş rollerin düşmediği kadar kötü durumlara düştü hep. Bulduğu teknikler ömründen yıllar götürdü, bazı rakipleri karşısında aşırı zorlandı, çok dayak yedi. Kaido karşısında 3 kere kaybetti, hatta öldü bile. Başka hangi ana karakter bu kadar zorlanıyor, eziliyor girdiği dövüşlerde? Bu dövüşlerin çoğunu ne kadar düşerse düşsün ayağa kalkacak iradeye sahip olması ile kazandı. Çoğu mangaka ana karakterini bu derece zorlu durumlara sokmuyor. Luffy çok güçlendi ama halen serinin en güçlüsü mü net değil yani.

Evet belki şansı, D olması gibi şeyler için bir şey feda etmedi ama bu yolda abisini, arkadaş gibi gördüğü kişileri (Bon Clay, Pedro) kaybetti. Yani Luffy' içinde Korsanlar Kralı olma yolunda her şey kusursuz gitmiyor.
 
Plot armor, deus ex gibi şeyler hiç yok demiyoruz OP'de. Diğerlerine göre daha iyi kotardı bu işi.
Boyle bir şey nasıl diyebiliyosun ki.Valla şaştım kaldım.Luffy tamamen plot armor ve deus ex.Böyle yüzde 99 değil, yüzde 100.

Gecen sene izlemeye başladım One Piece'i.Hatta Crocodile dövüşlerinden aşırı rahatsız olup buraya da sormuşum."Hep böyle Luffy tamamen şansıyla, yazar etkisiyle mi gidecek yoksa dövüsler ve güç dengeleri oturacak mi yerine " diye

Kendi soruma cevap vereyim.Her daim git gide daha beter olmaya başladı.Crocodile dövüşleri masum bile kalıyomuş şu an bakıyorum da.
One Piece evreniden yazar etkisini kaldırıp evreni doğal akışına bıraksaydık, Luffy 20-30 kere ölmüş olmalıydı şu ana kadar.Ben daha önce herhangi bir kurgusal evrende, ana karakterin böylesine zorla ittirildiğine hiç şahit olmadım.
 
Luffy diğer baş rollerin düşmediği kadar kötü durumlara düştü hep. Bulduğu teknikler ömründen yıllar götürdü, bazı rakipleri karşısında aşırı zorlandı, çok dayak yedi. Kaido karşısında 3 kere kaybetti, hatta öldü bile. Başka hangi ana karakter bu kadar zorlanıyor, eziliyor girdiği dövüşlerde?
Pek çok karakter bu kadar zorlanıyor.

Ancak sorun zaten Luffy'nin zorlanması adam her zorlanmasından ya bir yardım ile ya power up ile ya da tamamen pür şans ile kurtulduktan sonra ne kadar zorlandığının önemi ne ?

Bak Kaido karşısında üç kere öldü diyorsun ve her birinde bir mucize oldu değil mi ? Konumuz bu zaten.

Kimsenin kolay kolay ölmediği (flashbackler hariç) ve de Luffy'nin hiç bir zaman kaybetmeyeceğini bildiğin bir seride zorluklara ve imkansızlıklara olan inancında kalmıyor. Sabaody olayı hariç Luffy ve tayfa 1 kere bile ezici üstünlükle yenilmedi ve orada bile aslında Kuma bunları kurtarıyormuş.


Yani Naruto'nun plot tarafından en çok korunduğu dövüşe bakalım. Bence Pain.

Ancak Pain dövüşü başlamadan önce Naruto'ya bir sürü buff , Pain'e bir sürü nerf verildi.

- Cho Shinra Tensei yüzünden Deva Path 5 dakika boyunca kullanım dışıydı.
- Pain'in dövüş başında amacı Naruto'yu canlı yakalamaktı o yüzden all-in girmedi asla.
- Naruto'nun hazırlık ve plan yapmak için haftaları vardı ve dövüşe 2 Elder Kurbağa 3 Boss Kurbağa ile başladı. Omuzunda da ona an be an Pain hakkında edinilen yeni bilgileri aktaran Katsuyu vardı.


Yani zaten senaryoyu bozmayacak şekilde Naruto'yu Pain'e seviye olarak yaklaştırdılar. Ancak bundan sonra 2 tane "plot armor" sayılabilecek şey oluyor. 1.sinde Naruto, Kyuubi'ye dönüşüyor. 2.sinde de Minato, Naruto'nun mühründe belirip onun yerine Kyuubi'yi kontrol altına alıyor.

Yani en plot armor diyebileceğin 2 olay bu Naruto için ancak bu bile Naruto evreni matematiğinin dışında değil. Mühür denen bir şey var mı ? Var. Kişilerin çakraları mühürlere aktarılıyor mu ? Evet. Kişilerin çakraları halleri anılara ve de bilince sahip mi ? Evet. Biz bunları Edo Tensei, Shiki Fujin gibi tekniklerden, Sasori'nin kukla bedeni olayından vesaire biliyoruz. Ya da Nagato'nun çakrası ile 6 ölü bedeni farklı yetenek setleri ile kullanmasından. Yani evrende bunun altyapısı var mı ? Var.

Naruto'yu mühürleyen 4. Hokage Minato mu ? Evet.

Kyuubi serinin başından beri Naruto'nun içinde mi ? Evet. Öfke ve Hışım ile tetikleniyor mu ? Evet. Aşkını itiraf etmiş Hİnata'nın gözü önünde öldürülmesi Kyuubi'yi tetikler mi ? Deidara, Gaara'nın cesedinin üzerinde oturuyor diye, sinirinden kuyruk açtı Naruto , Orochimaru sırf Sasuke hakkında trash talk yaptı diye 4 kuyruk açtı. Nitekim bu mümkün mü ? Kurama'nın kontrolü ele alması ? Mümkün.

Yani orada bir tane bile "Deus Ex" diyebileceğin bir şey yok. Baş karakter günün sonunda korundu mu ? Evet. Ancak DEux Ex mi ? Havadan mı ? Tasarının, Evrenin parametrelerinin dışında mı ? Hayır.


İşte Luffy ile diğer baş karakterler arasındaki fark bu, her baş karakter biraz şanslıdır ve her baş karakter bazen kötü durumlardan kurtarılır. Ancak, Luffy bunun cılkının çıktığı bir örnektir.


Luffy her önemli dövüşünde power up alıyor. Buna rağmen kesin şansını konuşturduğu bir şey oluyor. Ya gökten su düşer, ya bayılır denize gömülür, Law'ın tayfa karşısına çıkar, ya karşı tarafa bağışıklığı vardır. Ya biri bir ilaç verir vs vs.

Hem Power Up hem de şansa rağmen bir de üstüne üstlük yardım alır tonla. Luffy'nin Arlong'dan sonra 1 v 1 dövüşüp de yendiği biri oldu mu hatırlamıyorum. Boss genelde başkaları ile de dövüşüyor. Bu yardım kartı yetmediği gibi Luffy'nin rakiplerinin 5 de 3'ü falan paslanmış oluyor, onu küçümsemiş oluyor vs vs.

Ya bu saydığım koruma şekillerinden her birini bir kereliğe mahsus sadece 1 ya da 2 dövüşte yaparsın. Abi Luffy'de bunların hepsi aynı anda hemen hemen her dövüşte oluyor.

Ya Cracker gibi bir çapsız için bile Luffy'e bu saydıklarımın hepsini verdiler ( dövüş için power up hariç) .


Ya adam Rayleigh gibi biriyle 2 yıl eğitim görmüş hala Ryo falan öğreniyor Hyogoro gibi globalde kimsenin bilmediği birinden :D Yani bir kervan daha ne kadar yolda düzülebilir.

Bu şey gibi bişi, Naruto 2 yıl boyunca Itachi'den genjutsu eğitimi alıyor ancak yıllar sonra en ihtiyaç duyduğu anda ona aldığı eğitimi pratiğe döktüren kimsenin tanımadığı bir başka köyün ninjası oluyor :D Bunun gibi bişi bu :D



Bu dövüşlerin çoğunu ne kadar düşerse düşsün ayağa kalkacak iradeye sahip olması ile kazandı. Çoğu mangaka ana karakterini bu derece zorlu durumlara sokmuyor.
Kardeş irade bir baş karakter için, kahraman hikayesindeki bir baş karakter için bir "kahraman" için zaten standart donanım. Ayrıca , Robin'in panzehir vermesi, Nami'nin bisküvilerin üstüne yağmur yağdırmasıi, Luffy'nin mochi ve bisküvi yiyip gücünü kazanması, denize düşünce önüne içinde en ileri seviye tıbbı gereçlerin olduğu denizaltının önüne düşmesi , zora düşünce birilerinin buna ilaç , hormon vs dayaması irade falan değil.

One Piece'deki "İrade Gücü" kavramı zaten oturtulamamış ya da iyi tabirle yanlış/çarpık oturtulmuş bir şey. Nasıl Ichigo'nun en büyük olayı "Cesaret ve Arkadaşlarını Korumak" dendiğinde "kardeş bu her baş karakterin standart donanımı" diyorsak. İrade de öyle. Kaldıki, Lucci dövüşünde Luffy'e hayallerini, ideallerini gelip Usopp'un bağırması gerekiyor kalkması için, iradesi ile dövüşleri kazanan adam zaten o söylenenleri biliyor olur ve zaten kendi kalkıyor olurdu. Bilmem anlatabiliyor muyum. Nitekim Luffy'nin zaferlerinde illaki baş kahraman olarak iradenin yeri var ancak bu diğer baş karakterlerden çok da fazla değil hatta pek çoğundan eksik.

Luffy zor durumlara sokuluyor da her defasında da minimum zararlar ve maksimum kâr ile içinden sıyrılıyor. Kaldı ki fiziksel zor duruma sokulmak kadar mental olarak da sokulması önemli. Luffy'nin Tayfasını kaybetmesi ve Ace'in ölümü hariç mental olarak bir sınamaya asla tabi tutulmuyor. İradesi, hüzün ve acı karşısında 26 yıllık seride bu iki olay hariç pek de sınanmıyor.

Öte yandan Naruto bildiğin küçük emrah gibi kafasına vurdular da vurdular.


Luffy'nin bir diğer sorunu da bu Ne Naruto ne Ichigo serilerinde en fazla dövüşe sahip karakterler değiller. Naruto'nun 1 v 1 olarak tüm seri boyunca 5-6 tane ana savaşı var ya da yok.

Neji, Gaara, Sasuke, Pain, Tobi/Madara, Juubito/Juudara, Kaguya, Tekrar Sasuke.


700 sayılık ve 15 yıl boyunca yayınlanan yenilikçi dövüş ve güç sistemi ile öne çıkan bir seride Naruto'nun 1 v 1 boss dövüşler bunlar. Nitekim karakter zırt pırt ittirilmek zorunda kalmıyor.

Luffy'nin bunun 10 katı daha fazla boss dövüşü olduğundan ister istemez ittirme ihtiyacı çok fazla artıyor çükün Oda kendi kendinin sağlamasını yapabilen, işler bir güç/büyü sistemi kuramadı hep erteledi sonre eline ayağına dolandı o yüzden her dövüşte Luffy aynı şekilde işin içinden çıktı.


Yani bu öyle bir noktaya geldi ki, ben Saitama'nın OPM'de bir gün yenilebileceğine (kalıcı ve net biçimde) inanabilirim ancak Luffy'nin net ve kalıcı bir biçimde OP'de yenileceğine inanmıyorum. Luffy'nin bir şeyleri kendi zekası, iradesi ve de gücü ile başardığına da aynı şekilde inanamıyorum çünkü müthiş bir power up + şans + yardım + rakibe nerf örüntüsü var hemen hemen her dövüşünde. Hele de zaman atlaması sonrası.


Luffy çok güçlendi ama halen serinin en güçlüsü mü net değil yani.
Bu da bir argüman değil çünkü çok çok nadir baş karakter seri sonunda serisinin en güçlüsü olur zaten. Ancak binlerce karakterin olduğu ve bunlarında yüzlercesini tanıdığımız bu serinin bitmesine hala bu kadar zaman varken şimdiden Top 10 de Gear 5 ile yerini neredeyse garanti etti Luffy ve bu Luffy'nin son power up 'I değil. Sondan 1 ya da 2 önceki power up'ı ile bu kadar yukarı çıkan bir baş karakter hatırlamıyorum hem de bu kadar hızlı.

Çok değil 3 ay kadar önce Hordy karşısında zorlanıyordu bu adam :D 2 ay kadar önce yardımsız Doflamingo dövemiyordu. One Piece yayınlanma yılı olarak 26 yılı işlese de aslında Luffy denize çıkalı 3 küsür yıl oldu sadece.

Nitekim, durup durup sonra basamakları çok hızlı tırmandığı da bir gerçek. Naruto, Rikudo'dan güçleri alıp, tüm kuyrukluların çakrasını içinde barından halinde iken bile Top 3 bir karakter değildi. Top 5 de tartışmaya açık.


Ichigo desen zaten bence tam bir lackluster. Yani çoğu seride zaten baş karakter serinin zirvesinde bitirmez.



Evet belki şansı, D olması gibi şeyler için bir şey feda etmedi ama bu yolda abisini, arkadaş gibi gördüğü kişileri (Bon Clay, Pedro) kaybetti.
Şurada Pedro'yu sayman bile benim Luffy'nin mental olarak çok sınanmadığı iddiamı yanıtlıyor gibi .. Pedro mu yani olayımız ...

ani Luffy' içinde Korsanlar Kralı olma yolunda her şey kusursuz gitmiyor.
E Bi zahmet :D Biraz zorluk olsun. Ancak, kusursuz olmasa da epey "ballı/şanslı" gittiği ortada.
 
Boyle bir şey nasıl diyebiliyosun ki.Valla şaştım kaldım.Luffy tamamen plot armor ve deus ex.Böyle yüzde 99 değil, yüzde 100.

Gecen sene izlemeye başladım One Piece'i.Hatta Crocodile dövüşlerinden aşırı rahatsız olup buraya da sormuşum."Hep böyle Luffy tamamen şansıyla, yazar etkisiyle mi gidecek yoksa dövüsler ve güç dengeleri oturacak mi yerine " diye

Kendi soruma cevap vereyim.Her daim git gide daha beter olmaya başladı.Crocodile dövüşleri masum bile kalıyomuş şu an bakıyorum da.
One Piece evreniden yazar etkisini kaldırıp evreni doğal akışına bıraksaydık, Luffy 20-30 kere ölmüş olmalıydı şu ana kadar.Ben daha önce herhangi bir kurgusal evrende, ana karakterin böylesine zorla ittirildiğine hiç şahit olmadım.
Neden diyemeyeyim bu benim düşüncem herkes aynı fikirde olmak zorunda değil. Luffy'nin size plot armor gibi hissettirmesinin sebebi Oda'nın düşmanları gittikçe daha güçlü çizmesi ve olması gerektiği gibi Luffy'e kolay zaferler yazmaması. Crocodile, Lucci, Katakuri, Kaido gibi isimler karşısında zorlanmasa, bu durumlara düşmese bu seferde düşmanların ağırlığı kalmayacaktı. Luffy hep kolay zaferler alıyor diye eleştirilecekti. Serinin başlarında böyleydi zaten Luffy Crocodile'a gelene kadar öyle fazla zorlandığı bir dövüşü olmadı. Ama bu zorlandığı dövüşler daha akılda kalıcı ve heyecanlı oldu çoğu kişi için. Lucci dövüşünün zirveye koyulmasının bir sebebi var.

Daha çaylak bir korsan olan Luffy herkesi kolayca alt etse, hiç yardım almasa ne kadar gerçekçi olurdu? Luffy'nin birçok kez ölümün kıyısına gelmesi zaten olması gereken bir şeydi. Grand Line için korsan mezarlığı deniliyordu sonuçta, Yeni Dünya zaten en zorlu deniz. Güle oynaya ilerlememesi gerekiyordu.
 
Güle oynaya ilerlememesi gerekiyordu.
Dediklerimizden bunu çıkardıysan gram anlamamışsın sevgili kardeşim. Kaldı ki sanıldığı kadar da zor duruma düşmüyor.

Luffy'nin size plot armor gibi hissettirmesinin sebebi Oda'nın düşmanları gittikçe daha güçlü çizmesi ve olması gerektiği gibi Luffy'e kolay zaferler yazmaması.
Bizim adımıza da karar veriyorsun ...

Neden diyemeyeyim bu benim düşüncem herkes aynı fikirde olmak zorunda değil.
Adam "diyemezsin" demiyor zaten. "Nasıl dersin" diyor arkasına da neden böyle düşündüğünü belirten şeyler söylüyor. Sen daha geçen gün bu adama "Shanks nasıl hayak kırıklığı olabilir" diye sorman gibi bişi. Onun da "Nasıl böyle diyebilirsin" demesi. Abartılacak bişi yok.

Ayrıca herkes aynı fikirde olmak zorunda değil ancak fikirlerini paylaşırken "bence" demiyorsun genel geçer bir gerçek gibi sunuyorsun. Hatta bizim adımıza bile niye böyle düşündüğümüze dair kendince bir sebep sundun az önce. Halbuki 2 sayfadır neden öyle düşündüğümüzü detaylıca anlattık. Düşmanları daha güçlü çizmesi ile plot armor'un alaksı var elbette ancak ana sebebimiz bu değildi. Hatta sırf bu yüzden Luffy'den güçsüz Cracker ile olan dövüşünün örneği de verdim. Ceasar karşısında bile zehir bağışıklığı kartı çekmek zorunda kaldı. Luffy Ceasar gibi 5-10 tane edecek kadar güçlüyken hem de. Yani neden böyle düşündüğümüze dair önermen eksik.
 
Kimsenin kolay kolay ölmediği (flashbackler hariç) ve de Luffy'nin hiç bir zaman kaybetmeyeceğini bildiğin bir seride zorluklara ve imkansızlıklara olan inancında kalmıyor. Sabaody olayı hariç Luffy ve tayfa 1 kere bile ezici üstünlükle yenilmedi ve orada bile aslında Kuma bunları kurtarıyormuş.
Ana karakterin günün sonunda kazanacağı zaten belli bir şey. Sanki Naruto, Ichigo, Natsu, Goku, Midoriya, Asta ve daha bilimum shonen ana karakteri kaybediyor da Luffy eleştiriliyor. Ayrıca kendisi girdiği her dövüşü kazanmış değil. (Kuma, Magellan, Fujitora, Big Mom vs.) Luffy yine diğer ana karakterlere göre en çok yenilgi alanlardan biri. Naruto ne zaman bir rakibine karşı dört defa nakavt olmuş mesela?

Mucizevi olaylar evet oluyor ama Oda bizzat açıklamış bunu Luffy şanslı bir karakter diye. D. olmasından gelen bir özellik muhtemelen. Roger ve Karasakal'da aynı şekilde şanslı karakterler.

Söz konusu Naruto olunca hemen savunmaya geçiyorsunuz ama orada da plot armor kullanılıyor. Pain savaşı örneğinde olduğu gibi. Luffy kadar kullanılmıyor diyeceksiniz ama Naruto'nun Luffy kadar savaşı yok zaten. Kishimoto 1090 bölüm boyunca Naruto'yu onlarca savaşa sokmak durumunda kalsa görürdük o zaman plot armorları, deus exleri. Kaldı ki savaş arkında bunun örneğini gördük aslında. Naruto'da ölümün eşiğine geldi, Sakura ve Rikudou Sennin sayesinde hayata döndü, hemde feci bir power up alarak. Gear 5'i bu kadar eleştiriyorsanız aynı şeyi RSM Naruto içinde demenizi beklerim.
Bu da bir argüman değil çünkü çok çok nadir baş karakter seri sonunda serisinin en güçlüsü olur zaten. Ancak binlerce karakterin olduğu ve bunlarında yüzlercesini tanıdığımız bu serinin bitmesine hala bu kadar zaman varken şimdiden Top 10 de Gear 5 ile yerini neredeyse garanti etti Luffy ve bu Luffy'nin son power up 'I değil. Sondan 1 ya da 2 önceki power up'ı ile bu kadar yukarı çıkan bir baş karakter hatırlamıyorum hem de bu kadar hızlı.

Çok değil 3 ay kadar önce Hordy karşısında zorlanıyordu bu adam :D 2 ay kadar önce yardımsız Doflamingo dövemiyordu. One Piece yayınlanma yılı olarak 26 yılı işlese de aslında Luffy denize çıkalı 3 küsür yıl oldu sadece.
Naruto'da daha ikinci kısmın başlarında Orochimaru'ya (hatta Itachi klonuna) karşı zorlanırken birkaç ay sonra Madara'ya diklenecek seviyeye çıktı. Bu hızlı güçlenme olayı mecbur olacak çünkü çoğu mangada zaman yavaş geçiyor. Naruto'nun hikayesi de 3 seneyi kapsıyor. Bleach'de 2 sene falan. OP'ye özel bir durum değil bu.

Şurada Pedro'yu sayman bile benim Luffy'nin mental olarak çok sınanmadığı iddiamı yanıtlıyor gibi .. Pedro mu yani olayımız ...
Wano'ya Pedro'nun mezarı yapıldı. Luffy Kaido ile olan dövüşünde Pedro'yu andı. Yani düşündüğünden daha çok etkisi oldu Pedro'nun Luffy üzerine. Bir tayfasını veya Ace'i kaybetmesi kadar etkilemedi tabiki ama zaten onlar kadar etkilemesi de saçma olurdu çok az tanıdığı birisi sonuçta.

Düşmanları daha güçlü çizmesi ile plot armor'un alaksı var elbette ancak ana sebebimiz bu değildi. Hatta sırf bu yüzden Luffy'den güçsüz Cracker ile olan dövüşünün örneği de verdim. Ceasar karşısında bile zehir bağışıklığı kartı çekmek zorunda kaldı. Luffy Ceasar gibi 5-10 tane edecek kadar güçlüyken hem de. Yani neden böyle düşündüğümüze dair önermen eksik.
Cracker dövüşünü bende fazla sevmiyorum ama baktığında Cracker o kadar güçsüz birisi değildi o dönemki Luffy için. Doflamingo'yu yendiğini duyunca bizzat Big Mom tarafından yollanmıştı. Ceaser'ın ise öyle bir yeteneği var ki kendisinden çok daha üstte kişilere bile gideri olabilir yani. O seviyede olduğu için değil gücünün kendisi tehlikeli.

Dediklerimizden bunu çıkardıysan gram anlamamışsın sevgili kardeşim. Kaldı ki sanıldığı kadar da zor duruma düşmüyor.
Hep buraya varıyor konu nedense. Benim sizin dediklerinizi anlamadığımı iddia ediyorsun. Olayı kişiselleştirmeden tartışmanın daha faydalı olacağını düşünüyorum. Tepeden bakmaya gerek yok alt tarafı bir kurgusal eser hakkında konuşuyoruz.
 
Naruto ne zaman bir rakibine karşı dört defa nakavt olmuş mesela?
Naruto ne zaman dört kere nakavt olduğu rakibini yenmiş ? Nakavt olmasının bir önemi yok. Kaldı ki iki evrenin güç ve dövüş mantalitesi çok farklı. Naruto da bir sen vur sonra bir ben vurayım sonra bir daha sen vur şeklinde gitmiyor. Çoğu tekniği yedin mi gidersin zaten.

Ana karakterin günün sonunda kazanacağı zaten belli bir şey. Sanki Naruto, Ichigo, Natsu, Goku, Midoriya, Asta ve daha bilimum shonen ana karakteri kaybediyor da Luffy eleştiriliyor.
Canım benim zaten mesajımda "her ana karakter biraz korunur önemli olan evrenin kendi parametrelerine uydurulabilirliğidir" demişim. Sen bana daha diyorsun ki "Herkes kazanıyor , kimse kaybetmiyor neden Luffy kazanıyor diye eleştiriliyor" yani ya anlamadın ya da bu şekilde anlamak daha mı işlevsel bilemedim.


Mucizevi olaylar evet oluyor ama Oda bizzat açıklamış bunu Luffy şanslı bir karakter diye.
Bende bunu diyorum işte, yazarın en büyük süper gücünün "şans" olduğu iddia edilen bir baş karakterden bahsediyoruz. Nitekim ne Ichigo ne Naruto su dökemez eline, ne özel olma da ne de her şeyin içinden çıkıverme konusunda.


Naruto'da daha ikinci kısmın başlarında Orochimaru'ya (hatta Itachi klonuna) karşı zorlanırken birkaç ay sonra Madara'ya diklenecek seviyeye çıktı. Bu hızlı güçlenme olayı mecbur olacak çünkü çoğu mangada zaman yavaş geçiyor. Naruto'nun hikayesi de 3 seneyi kapsıyor. Bleach'de 2 sene falan. OP'ye özel bir durum değil bu.
Kardeşim ancak sorun şu taaa Zabuza bölümlerinden beridir içindeki canavarı kontrol edebilirse çok güçlü olacağı söylenen bir Naruto var. Ve bunu kontrol ediyor ve haliyle güçleniyor bu sırada da Senjutsu öğreniyor. Yani en güçlü bijuu'nun jinchuurikisi adam ve senjutsuya dair temel eğitimi var.


Luffy'nin ne gibi temel bir donanımı var ki ? Serinin başından beridir işlenen ? Yav adam ilk Gear'ı 383. bölümde açıyor ! Ve Gear sistemine dair bir gram bir ön hazırlık yok. Adam görüyor ve kopyalıyor. Bu kadar.

Bu adam güya Rayleigh'nin bıraktığı adada G4 öğrenecek seviyede güçleniyor ancak ne hikmetse Hordy'e zorlanıyor ve Ceasar'ı , Slime'ı salmadan yenemiyor ne hikmetse G4 Dressrosa da aklına geliyor.

Ve Naruto'yu biz sürekli eğitim yaparken görüyoruz sadece zaman atlamasında değil . Normal zamanda da görüyoruz. Rasengan'I çalışırken gördük, Kuchiyose çalışırken gördük, çakra kontrolü üzerinde çalışırken gördük, taijutsu üzerine çalışırken gördük, bijuu kontrolü üzerine çalışırken gördük, rasenshuriken geliştirirken gördük, senjutsu öğrenirken gördük. Kyuubi Çakrasını kontrol etme kısmını gene gördük.

Luffy'nin bin küsür serilik eserde daha bir kez bile bir antrenman yaparken görmedik zaman atlaması hariç.


Nitekim Naruto'nun 2-3 ayda ciddi basamak atlamak için bir temeli var. O Temele yapılan bir yatırım var. Luffy'de ise biri onu tutup yukarı koyuyormuş gibi bir sıçrama var. Ve Naruto çalışıyor ya da diğer pek çok karakter.
Ayrıca Naruto seri başında 12 yaşında, Savaş Arkı'nın sonundaki gece yarısı 17. yaşına giriyor. Nasıl 3 yıl ? Ayrıca Naruto klonlarla antrenman yaptığı için yıllarca sürecek antrenmanlara denk gelecek yoğunlukta antrenmanı aylar içinde yapabiliyor. Yani seri 5 yıl da olan biteni anlatıyorsa Naruto 8-10 yıllık tecrübe kastı denilebilir

Bleach de ise 2 yıl ancak, Ichigo defalarca zamanın işlemediği ara boyutlarda aylar süren antrenmanlardan çıktı geldi. Seri 2-3 yıl sürdüyse Ichigo'nun gelişimi 6-7 yıl ederinde denilebilir.


Luffy'de böyle bir şey de yok.



Söz konusu Naruto olunca hemen savunmaya geçiyorsunuz ama orada da plot armor kullanılıyor.
Aynı mantıkla sen de One Piece oldu mu savunmaya geçiyorsun .. Zaten münazaramız senin benim söylediklerime karşı gelmenle başlamadı mı ? Ee ne yapalım bu bilgi ile ? Kaldı ki Naruto'da plot armor'un kullanıldığını ve buna birden fazla örnek gösterebileceğimizi ben kabul etmişim hatta kendi ağzımla örneğini bile vermişim. Niye söylediğim şeyi tekrar bana söylüyorsun ki ?

Pain savaşı örneğinde olduğu gibi. Luffy kadar kullanılmıyor diyeceksiniz ama Naruto'nun Luffy kadar savaşı yok zaten. Kishimoto 1090 bölüm boyunca Naruto'yu onlarca savaşa sokmak durumunda kalsa görürdük o zaman plot armorları, deus exleri.
Benim söylediklerimi bana argüman olarak kullanıyorsun. Ben öyle olsa böyle nasıl olurdu demiyorum. Günün sonunda ne olduğunu söylüyorum. Sokmasın Luffy'i bu kadar savaşa bana ne. Her dövüştüğü kişiye karşı da zorlanmasın yani. Misal bence Balık Adam Adası ile Punk hazard 5-6'şar bölümle bitebilecek şeylerdi eğer bosslara tek atsaydı. Yazar Luffy'i güçlü adama karşı da zora düşürüyor, zayıfa karşı da o yüzden seride kim neyi yapmaya kadir, neyi yapmaya muktedir ya da neyi yapamıyor bilemiyorsun. Luffy Wano başında önüne gelenden dayak yiyip, herkesden kaçarken ark sonu bambaşka bir şey oldu. Ark başında gazelman'i göremedi , geleceği görmesi olan adam sonra da yakalayamadı.

Ve bırak tüm seriyi sırf Wano'dan böyle 40 tane tutarsızlık sayabiliriz. Nitekim, aynı şey değil.



Kaldı ki savaş arkında bunun örneğini gördük aslında. Naruto'da ölümün eşiğine geldi, Sakura ve Rikudou Sennin sayesinde hayata döndü, hemde feci bir power up alarak. Gear 5'i bu kadar eleştiriyorsanız aynı şeyi RSM Naruto içinde demenizi beklerim.
Kardeş zaten rikudo Naruto olayını desteklemediğimi söyleyen cümle var. Geri dön oku. Söylememi beklemene gerek yok. Söylemişim zaten. Ancak Rikudo Sennin power up'ı bile Nika ile bir değil.

Rikudo olayının devreye girmesi için şartlar;

- Rikudo oğullarının gen havuzundan geleceksin
- Kyuubi'yi ehlileştireceksin.
- Diğer tüm bijuuların çakralarını ve rızalarnı alacaksın.


Sasuke içinde ;

- Hashirama Hücreleri + Sharingan ı birleştirip rinnegan uyandıracaksın
- Indra'nın gen havuzundan olacaksın.
- Ashura reenkarnesi ile zıt kutuplarda olacaksın.


Tüm bu şartlar bir araya geldi de NAruto ölümden döndü ve o zaman bile ben bunu asla desteklediğimi hatırlamıyorum. Ya da "Arkadaşlar aslında RSM Naruto çoook özel bir şey neden mi ? Bakın Bilmem ne abimiz açıklamış" falan dediğimi hatırlamıyorum. Elbette RSM Naruto ideal bir kurgu değildi. Ancak o bile Nika kadar deus ex değildi. Kaldı ki bu Naruto'nun son power up'ı idi. Nika , Luffy için sadece yeni bir milat. Daha neler çıkar oradan.

Ya Nika'yı falan geçtim, Luffy'i de geçtim bu adam Haki denen şeyi 6-7 kere değişik kalıplara soktu ya. 5 Uçan Meyve var dedi, uçamayan meyve yok. Kral Haki çok az kişide olacak dedi Kral Haki'yi geçtik artık advance Kral Haki var. Haki , Kairoseki ile aynı işlevde değil dedi sonra aynı işlevi görüyormuş gibi muamele etti. Haki'nin aktif olduğu yerde meyve gücü aktif olmuyordu. Ya Haki'yi kullanıyordun ya da meyveyi ikisi bir olmuyordu. G4 için onu da oldurdu.

Yani, Luffy özelinde değil direkt One Piece genelinde zaten her yeni meyve ve her yeni haki türü neredeyse birer deus ex zaten. Nika'yı hadi geçtim.


Ve tekrar diyorum. Bana" Naruto da böyle yaptı ama" ile gelmene gerek yok ben zaten Naruto'nun saçmaldığı yerler olduğunu ve bunların farkında olduğumu belirtmişim. Sen OP'nin neden daha iyi kotardığı ile ilgili ne söyleyebiliyorsan bana onu söyle, bana beni anlatmana gerek yok yani .. Öyle zaten kısır döngüye gireriz, aynı şeyi bir ben söylerim, bir sen söylersin, döner dururuz gibisine.
 
Hep buraya varıyor konu nedense. Benim sizin dediklerinizi anlamadığımı iddia ediyorsun.
Bir şey iddia etmemişim. O cümlemde bir "şart" var eğer dikkat ettiysen "Eğer, bunca söylenenden çıkardığın bu ise, anlamamışsın" . Denmiş. Koca bir "EĞER" var. Ayrıca olayı kişiselleştiren hiç bir şey demedim ki.. Gerçekten onca denilenden anladığın şey o dediğin şey ise anlamamışsın. Çok basit. Haa benim anlatımımda da hata olmuş mudur ? Olmuştur elbet ancak bu kadar paragraflarca yazıdan sonra bir zahmet kastettiğim şeyin o olmadığını anlaman lazım. Eğer anladıysan tekrardan bana o söylemle çıkagelmen gereksiz, gelirsen, anlamadığın varsayımını düşünmem gerekir.

Bİr hakaret ya da aşağılama yok bir koşul durumunda beni anlamamış olabileceğini söylüyorum bu kadar.



Kaldı ki hep buraya vardığını düşünüyorsan bu biraz da iki yönlü düşünülmesi gereken bir şey değil mi ?
Tepeden bakmaya gerek yok alt tarafı bir kurgusal eser hakkında konuşuyoruz.
Tepeden baktığımı ima eden tek bir söylem sunabilir misin bana rica etsem? Ama harbi harbi tepeden bakan, küçümseyici bir imayı kastediyorum. Yargılamıyorum, gerçekten merak ettim. Ama bana soracak olursan aksine karşı fikirlerde olsak da kendini anlatma şeklinden ve saygından ötürü hayranlığımı belirtmek adına mesajlarına beğeni bile atım. Sana paragraflarca açıklama yaptım seni ciddiye aldığımı göstermek için. Yoksa benden 20 yaş küçük birine gerçekten de "tepeden" bakabilirdim.

Kaldı ki böyle bir yanıt vererek olayı kişisel bir noktaya da gene sen taşımış oldun. Basit bir "Eğer öyle düşünüyorsan yanlış anlamışsın" söylemini kişisel saldırı gibi yorumlayıp onu da burada mağdur olarak sununca esas şimdi kişisel oldu ...

Genel geçer gerçeklermiş gibi bahsettiğin ve haklarında aşırı tutkulu olduğun iddiaların var biz bu iddialar ile hem fikir olmayınca, bu iddiaları biraz teste tabi tutunca ondan sonra bizim nasıl düşündüğümüze bile sen kafanda karar veriyorsun. Diğer serilerden zaten sen demeden adres gösterdiğimiz sorunları göstermemişiz gibi tekrar önüme de sen ısıtıp getiriyorsun. Sonra ben kişiselleştirmiş ve tepeden bakmış oluyorum ?

Pek adil değil canım kardeşim ya, gerçekten şahsına dair en ufak bir lafım olmadı. Hep konu neyse onun üzerinden konuştum. Tepeden bakan, küçük görende tek bir ithamım dahi yok. Aksine tartışmada tıkanma olur olmaz olayı mağduriyete vurarak ve beni suçlayarak olayı kişisel bir boyuta sen getirdin, bunun farklıdasın ya da değilsin.

Ama buradaki diğer abilerine de sor , benzer cevabı alırsın diye tahmin ediyorum.


Elbette günün sonunda herkes düşüncesinde özgür ancak forumlar bilgi ve fikirleri paylaşmak için var. Her konuya iddialı elin oğlunun deyimiyle "controversial" bir giriş yapıyorsun, sonra da açtığın tartışma fırsatına diğerleri katılıp biraz bastırınca hemen bir mağduriyet ya da karşıyı suçlama gelişiyor. Bunu geçen de konuşmuştuk sanırım. Bir düşün bakalım bu niye tekrar yaşandı ?

Anlattığım bir şeyi anlattığım çizgiden çook başka bir şekilde bana geri sunarsan ya da anlattığımdan bağımsız, o şekilde düşünmemin imkanının dahi olmadığı bir şeyle çıkagelirsen beni anlamamış olabileceğini düşünme hakkım var yani bu ne seni aşağılayacak bir şey ne de bu adil tartışmayı kişiselleştirecek bir şey. Sen sanki bizim seriden isteğimiz "Luffy'nin güle oynaya ilerlemesi" imiş gibi bir tavır alarak yanıt verirsen bu iki anlama gelir ya bizi aptaldan sayıyorsun ya da söylenilmek isteneni tam anlamadın. Aslında "anlamamışsın" diyerek daha ılımlı olan yolu seçmiştim. Zira hiç söylenilmeyen ve ima edilmeyen ve hatta ima edilemeyecek bir şeyi sanki ima edebilirmişiz gibi ısıtıp önümüze koyman zekamıza hakarettir o şekilde ele alıp yanıt verseydik işte o zaman kişiselleştirme olurdu. Ve tepeden bakan da sen olurdun.

Ancak sen gelip bunu sana karşı bir hareket ve hakaret varmışçasına tartışmanın ortasına getirip bir de "Bana tepeden baktılar abi" dediğin an işte o zaman sen zaten kendin kişiselleştirmiş oluyorsun.


Yani kimi ne ile suçluyorsan o şeyi önce ya da aynı sırada senin yapıyor olman bazı çanlar çaldırmalı sen de sevgili kardeşim. Alt tarafı kurgusal eser konuşuyorsak o zaman son kutsal kitap muamelesine de gerek olmadığı ortada (mübalağa ediyorum).


Eğer ezildiğin, büzüldüğün, tepeden bakıldığın hissiyatı yaşatıyorsam (istemeden) sana, bir daha da seninle tartışmam, abilerinde tartışmaz istersen. Sıkıntı yok tek bir ricaya bakar yani. Ancak o zaman sen de bir daha, tartışmaya açık biriymişsin gibi konulara tellal gibi girme, fikrini söyle "Bence bu böyle arkadaşlar" deyiver ve geç bizde alkışlayalım ve mutlu mesut evlere dağılalım. Ha yok tartışmak ve fikir alış verişi yapmak istiyorsan da şu mağdur edebiyatınıa hiç bulaşma. Karşındakine kurulmadan ya da onlardan en kötüsünü ummadan önce biraz özeleştiri yap canım kardeşim tamam mı ?


Haa günün sonunda ne ben her hangi bir kimseyim ne de bu forum her hangi mühim bir platform ve yaşananlar da dünyanın sonu değil yani düşük popülasyonlu bir geek forumunda, manga tartışması bu :D Canını sıktığına, bu kadar savunmaya geçtiğine inan değmez, ancak nasıl davranılmak istediğine ve nasıl davranmak istediğine bir karar ver derim. Sen nasıl bir enerji yayarsan ona benzer bir karşılılık bulursun, ve mağdur olmadan mağdur kartını oynama bu insanın itibarını törpüler uzun vadede ne sana ne de foruma bir artı sağlar inan bana. Ayrıca burada kimse ne tepeden bakar sana ne de bir kötülüğünü falan ister. Ve ne de ben böyle bir şeyin olması durumunda buna izin veririm. Tamam mı ? Keyfine bak biraz, biraz gevşe, biraz açık fikirli ol. Bir şey ne kadar az esnek ise o kadar sert ve katı demektir ve bir şey ne kadar sert ve katı ise de o kadar kırılgan demektir.

Tükettiğin şeyler sende fikirler, duygular ve de bilgiler üretsin. "İnançlar" değil. Esnek ve açık fikirli ol, katı ve taraftar olma. One Piece de biter, Oda'da ölür , Daha nice hikayeler tüketirsin... Şu an delikanlı yaşların o yüzden bazı şeyler normal , yargılamıyoruım. Ancak her tartışma da sen bir mağdura ve de ben de saygısız bir canavara dönüşeceksem tartışmasak da olur. Sıkıntı yok. Yani günün sonunda OP ile Naruto'yu gondikleriz gerekirse, bize bişi olmasın :D
 
@Nabu Şu an her denilene tek tek cevap veremeyeceğim ama konuyu şöyle toparlayayım. Luffy diğer karakterlere göre daha fazla plot armor, deus ex olaylarına girmiş gibi olabilir hatta belki de öyledir. Ama bu benim için kendisinin özel bir karakter olmasına engel değil veya Gear 5'i sevmeme. One Piece'in izlediği yol daha farklı saydığımız diğer serilere kıyasla. Belki de fazla kıyaslamamak lazımdır. Naruto'ya kıyasla hem hikaye hem evrenin yapısı çok farklı örneğin. Kimisi Naruto'nun izlediği yolu daha çok sever kimi One Piece'in. Bana göre Luffy iyi kotarılmış bir karakter, size göre değil demek ki.

Güç sisteminde oturmamış unsurlar olduğuna katılıyorum. Benim için OP'nin en iyi yanı dövüşleri değildi zaten hiçbir zaman. Söylenilen kadar kötü olduğunu düşünmemekle beraber hikayesi daha çok çekiyor beni. Overrated bir eser olduğuna inanmıyorum, ama bunu düşünme hakkına sahipsiniz. Bende Dragon Ball'un overrated olduğunu düşünürüm mesela. Ama saygıda duyuyorum. OP'de sektörde saygı görmeyi hak eden bir seri. Nanatsu no Taizai, Black Clover, Fairy Tail falan gibi işlerin bile büyük bir hayran kitlesi varken OP'nin bu kadar seveni olması çok doğal.

Biraz abartılı bir tepkili vermişim haklısınız. Babamla tartışmıştım biraz gergindim kusura bakmayın. Ortada kişisel bir durum yoksa problemde yok. Beni bu kadar dikkate alarak uzun uzun cevaplar yazdığınız için teşekkür ederim, umarım forum ortamını bozmuyorumdur. İddialı söylemlerim olabilir, sevdiğim şeylere karşı fazla tutkulu yaklaşabiliyorum. Mazur görürseniz sevinirim. Daha dikkatli olmaya çalışacağım tartışmalarda.
 
Luffy'nin size plot armor gibi hissettirmesinin sebebi Oda'nın düşmanları gittikçe daha güçlü çizmesi ve olması gerektiği gibi Luffy'e kolay zaferler yazmaması.
Hocam bu çıkarımın gram doğruluk payı yok.Şöyle ki her Shounen'de zaten düşmanlar git gide güçlenir.Ana karakter yenilir,yener,power up alir, fedakarliklar olur vesaire.Mevzu bunların nasıl olduğu.

Misal ben Bleach'te Ichigo'nun power uplarinı hiç sevmem.Oldukça havalı olduğunu, izlemesinin keyifli olduğunu kabul ediyorum fakat evren dinamikleri içerisinde hiç içime sinmez.2 gün çalısır Bankai alır, 3 gün çalısır maskeyi kullanır vb.Ama hiç sevmesem bile yinede temel bi alt yapi oluyor bu power uplarda.En basitinden hayatını riske atıyor.( bunu da hiç sevmem bu arada.Yazar hep bunu yapıp kolaya kaçıyor)

Ama One Piece'de bu dahi yok.Tamamen oldu bittiye gelen pek çok Power up var Luffy için.Hadi bunu geçtim.Misal bi karaktere yeniliyor.Daha sonra tekrar karşılaşip yeniliyor.3. de kazaniyor.Ama tamamen ilk 2 seferdekiyle aynı dövüşerek.Evrenin doğal akışı degil de yazar tarafından korunuyormus gibi.
Ya da bir savaşı kaybediyor.Artık ölmemesi için hiç bir sebep yok.Hop bir şey oluyor ölmüyor.Zehirleniyor, şansına o zehiri etkisiz hale getirebilecek kişi karşisina çikiyor.Tam okyanusta boğulacak, şansina ittifak kurdugu korsanin tayfasi tarafindan kurtariliyor.Gibi gibi daha da uzatilabilir.
Ha bunlar beni çok da rahatsiz eden şeyler değil aslında.Hatta hiç etmiyor bile denebilir.One Piece içinde keyif aldığim çok şey barındıran bir seri.Çok severek izliyorum ve en sevdigim 3 animeden de birisi.Belki de 2.si.

One Piece'in, üzerinde büyük teoriler, detayli analizler, uzun versus konulari vb şeylerin tartışılabilecegi bir evren olduğunu düşünmüyorum.İcerisindeki asil keyif alınabilen yerlerin de es geçilip, seriyi kutsallaştırmaya çalışan çok ciddi bir grup olduğunu görüyorum.Yazarın bile "tamamen özgürum.Sporla ilgili bir şey yazmak istesem bir sonraki arc spor adası diye bir ada yazabilirim" dediği bir seri bu sonuçta.Gereğinden fazla anlam yüklemeye gerek yok.

. Luffy diğer karakterlere göre daha fazla plot armor, deus ex olaylarına girmiş gibi olabilir hatta belki de öyledir. Ama bu benim için kendisinin özel bir karakter olmasına engel değil veya Gear 5'i sevmeme.
Hocam buna bir şey diyen yok ki.Ben de çok seviyorum mesela.Benim için de çok özel.Fakat buradaki asil uyuşmazlığımız ne biliyomusun.İkimiz de patates kızartmasını cok seviyoruz fakat sen sağlıklı ve besleyici olduğunu iddia ediyosun.Özetle bu.Yoksa kimsenin senin neden patates kızarmasını sevdiğinle ilgili bir sorunu yok.
 
Wano uzun zamandır baymışti .Arada bir güzel bölümler çıkiyodu ama totalde hikaye ilerlemiyodu.Oda da "ben ne yapıyorum" demiş olacak ki böyle radikal karar almış.Fakat sonuç olarak Gear5'i baya sevdim.Luffy'ye yakışır bi güç.Özgür, eglenceli ve eşsiz.Luffy'nin yaratıcılıktan uzak ve sıkıcı dövüslerini eğlenceli hale getirebilir.

Tabi bu 1071'i bayadır bekliyodum.Bölüm süresininin 3'te biri yine Hiyori ve Orochi'ye gitmiş.Bu bölümde bile o kısımları hızlandırarak ve ileri sararak izledim.Ama genel olarak oldukca keyif aldım bölümde yalan yok.

F21goowXoAA0V46.jpeg

Tam olarak şöyle oldum bölümu izlerken 😄😄
 
Son düzenleme:
1071.bölümde emeği geçen tüm kişilere teşekkür edip, bu işi zirvede bırakmalarını tavsiye ediyorum. Gerçekten müthiş bi sanat eseri yapmışlar resmen. Bu bölümde birlikte bence zirvede bıraksınlar.
 
1071'i izledim , iyi iş ancak yaratılan hype'ın dengi bir iş olduğunu da düşünmüyorum. Çok fazla efekt, animasyonlar desen "nasıl olsa toon olacak yapıştır gitsin" tutumuyla yer yer biraz fazla makarna yani ...

Ama tabi One Piece animesinin eski haline kıyasla Şu Onigashima boyunca çıkardıkları iş (tabi arada gene çok kötü bölümler oldu) epey sağlam. Hatta bazı yerlerde Mangadan daha çok sevdiğim sekanslar oldu.
 
Üst