25 senede 400 bölüm yapabilmiş anca. Oda deli gibi çalışıyor seri için, karşılığını da alıyor.
HxH O adamın 2. serisi yalnız zaten Yu Yu Hakusho gibi popüler bir eserin ardından yazıyor. HxH'ye, Oda'nın OP'ye başladığı kadar geç yaşta başlamıyor ve de çok hasta bir abimiz. Çok doğru bir kıyas değil.
Nasıl yani? Başka hangi popüler bir mangada bu tarz bir form gördün abi.
Form birebir olmak zorunda değil ki önemli olan kullanım aracı. Bir Deux Ex ve Plot Armor olarak kullandı , karakterin doğal çizgisini bozup onu tanrısal bir sınıfa koydu. Bu dediklerim de daha önce defalarca yapıldı. Yoksa elbette benzer görünen bişi yok, her mangakanın bir çizim ve tasarım anlayışı var.
Oda'nın cesaretini takdir etmemin sebebi bu, böylesine farklı ve eleştiriye açık bir form çizdi çünkü. Zaten ne yapsam beğenilir kafasında değil bu adam sanılanın aksine. Kendi istediğim şeyleri çiziyorum sevmeyenler sevmesin gibi bir açıklaması vardı hatta.
Trollüğün adı cesaret olmuş

Abi One Piece çok realist bir evren olmadığından ve de Luffy'de taa eskiden beri komedik bir karakter olduğundan tek tük eleştiri gelse de Oda elbette eninde sonunda büyük çoğunluğun Nika formunu seveceğini aklı kesiyordur. Gören de adam milyonlarca fanı karşısına aldı falan sanır. Cesaret falan yok. Gear 4 tasarlarken de , Luffy'i gülünç çizmeyi seviyorum demişti. Çünkü estetik çizmeyi umursamıyor bu evrende artık. O çok net. O da çizerin kendi kararı zaten.
Eğer az bir kitle olsaydı haklısın derdim ama milyonlardan bahsediyoruz. Bu kadar kişi kabullenebildiyse bir oturup düşünmek lazım. Beğenen herkes içinde kaliteden anlamıyor diyemeyiz.
Kaliteden anlamıyor demedim. Ancak çoğunluk tarafından kabullenmek tam da popülerliğin tanımı yani. Kolay tüketileni , olaylı yanları olan ve de taraftarlık duyguları kaşıyabilen her iş bazen hak ettiğinin ötesinde bir popülariteye kavuşabilir.
Yani bu Justin Bieber'ın , ALoe Blacc'den daha çok satıyor ve daha fazla medyada kabulleniyor diye ondan daha iyi şarkıcı olduğunu iddia etmek gibi bir şey. Konu OP'ye gelince hep kalabalığa ve rakamlara konunun gelmesi de sanırım biraz bundan.
Ne Ichigo gibi her şeyi özel, ne de Naruto gibi kaderi önceden belirlenmiş.
İkisi de yanlış.
1.si Ichigo gibi her şeyi özel;
- Serinin en başından beri korsan krala benzetilmesi
- Her şeyin sesini duyan ve her şeyle konuşabilen çok nadir 3-4 kişiden biri olması (en başından beri)
- Bir D. olması.
- Shanks'ın, Nika meyvesini buna yedirmesi , bunu korsan olmak için motive etmesi.
- Aile üyelerinin (öz ve üvey) alayının çok güçlü kişiler olmaları
- Yazar'ın da daha önce dediği gibi en büyük gücünün "şansı" olması.
- Tanıştığı her kişinin ve kurtardığı her krallığın Luffy'nin çok özel olduğunu direkt hep bir ağızdan söylemeleri
- İnanılmaz korunan bir baş karakter olması.
Bunların hepsi özel olduğunu gösteren şeyler. Ichigo'yu baş karakter olarak sevmem, Luffy kadar bile sevmem (Luffy zaman atlaması sonrası bir karakterden çok bir robota dönüşene kadar) . Ancak Ichigo'nun neden öyle özel olduğuna dair en azından yüzlerce yıllık planlar, hikayeler, antlaşmalar, dışarıdan rastlantısal görünen ancak içeriden hesaplı işler var. Ve Bleach evreninin kendi matematiği ile doğrulamasını yapabileceğin, ispatını yapıp, evrenin kendi içinde mantığa oturtabileceğin bir yapısı var. Adam 4 büyük fraksiyonun hepsinden bir parçaya + hyogokyuya sahip. O evreni okuyan kişi bunun ne anlama geldiğini bilir ve de Ichigo neden özel anlar.
Haa bu doğru bir tercih mi ?, Ichigo iyi bir baş karakter mi ? İkisine de yanıtım aynı ancak en azından yolda düzülen bir kervan değil. OP'ye geldiğimizde ne Joy Boy'u açıklayabiliriz, en Nika'yı, ne D'nin ne demek olduğunu ne neden Luffy'nin çok şanslı olduğunu ne de neden her şeyin sesini duyabildiğini.... Tahminler ve teoriler olur ancak evrenin kendi bileşenleri ile sağlamasını yapabileceğin hiç bir şey yok.
Nitekim aslında bu açıdan Luffy, Ichigo'dan bile çok çok daha özel denilebilir.
2.si Naruto'nun kaderi önceden belirlenmedi. En azından birebir şekilde değil. Allah'a inanıyor musun ve de Müslüman mısın ? O zaman kader inancında var ve bu inanca göre senin kaderini yüce yaradan belirlemiş değil mi ? Ancak sen benim kaderim nasıl olsa belli deyip yatınca kaderin büyülü bir şekilde işlemeye devam etmiyor. Çünkü Kader lineer bir şey değil, aldığın kararlar ve de attığın adımlarla farklı dallara evrilebiliyor. Ki bunun Kuranda da yeri var.
Nitekim, Naruto'nun kaderinde büyük şeyler yaşamak vardı. Büyük biri olmak da onun kaderinde vardı. Ancak bu garanti edilmedi Naruto'ya . Bir şeyin kaderinde olması onun sana bağışlandığı anlamına gelmiyor.
Naruto hiç bir zaman Luffy gibi aylak aylak gezip 40 yılın başında bir antrenman yapan, maceraya körlemesine dalıp sonra da yardım ile power up ile işin içinden çıkan bir karakter olmadı.
Sahip olduğu her şey için ya çalıştı ya da bedel ödedi.
Kyuubi -> Anası ve Babasının ölmesi ve tüm köy tarafından bir canavar olarak görülmesi gerekti. Nefreti ve öfkesi ile yüzleşti.
Tajuu Kage Bunshin -> Az kaldı ki, Mizuki tarafından öldürülecekti. Hatta az kalsın Iruka da ölecekti.
Rasengan -> Jiraiya ile tanışması ve de hastanelere düşecek yaralanmalar yaşaması gerekti. Eşşek gibi de çalıştı.
Rasen Shuriken için haftalarca antrenman yaptı mükemmelleştiremedi sonra bir kaç hafta daha yaptı bu sırada kendine zarar verdi ve Kurama'nın uyanması ile uğraşmak zorunda kaldı vs vs
Senjutsu -> Jiraiya'nın ölmesi gerekti. Tek ailesi gibi olan karakterin.
Rikudo güçleri -> Rikudo Sennin'in dediği gibi Naruto'nun reenkarne olabilmesinin anahtarı saf öfkenin dışa vurumu olan Kurama'yı ehlileştirmesi gerekiyordu ve Naruto savaş arkı boyunca onbinlerce şinobi ve sırf kendi köyünden shikaku,inoichi neji gibi pek çok isim öldü. Bİr çok arkadaşı işkencelere maruz kaldı.
Öte yandan D. olmak için Luffy ne yaptı ya da neyi feda etmek zorunda kaldı bilmiyoruz. Luffy şanslı olmak ve de her şeyi duymak için hangi sınavı aşması gerekti ? Gear Tekniklerini nasıl elde etti ? G2'yi Bluneo'yu kopyalayarak. G4'ü de adada hayvanlarla dövüşerek güle oynaya kazandı. Gear 5 tamamen gökten hediye edilmiş zaten kendi bille haberi yok. Kral Haki'yi Rayleigh'den öğrendi. Ryo'yu yolda geçen Hyogoro'dan ... Geleceği görmeği dövüştüğü adamdan vs vs .Kervanı yolda düzdü.
Yani, tüm Battle Shounen (neredeyse tüm) baş karakterlerinin kaderinde büyük şeylere imza atmak zaten var. Reenkarne olsun ya da olmasın, tepeden inme olsun ya da olmasın ancak bunu ne kadar hak ettiği, uğruna ne feda ettiği ve de yazarın bunu evrenin kendi iç dinamikleri ile oyuncuya ne kadar açıklayabildiği önemli.
Ha yanlış anlama ben Naruto'nun ne bu kadar güçlenmesini ne de rikudo/reenkarne olaylarına girmesini isterdim bence zayıf ve de sıkıcı tercihler yazar adına. Ancak ne olursa olsun, evrenin kendi mekaniği, mitolojisi ve de ana karakter ile olan ilişkiyi çok fazla bozmadan yapabildiler.
Yani şöyle bir örnek vereyim. Rikudo modu olsun ya da olmasın Naruto'nun motorunun benzini hep Kyuubi oldu , modlarındaki görünüm bile Kyuubiden geldi ve Kyuubi 1. bölümden beri var hatta Prologue kısmında bize ilk anlatılan şey içine şeytan tilki mühürlenen çocuk ve Naruto, Kyuubi'nin güçlerini oldum olası kullanıyor.
Ichigo aralarında en fazla "o olmazsa bu olur" şeklinde farklı güç alma olayları yaşayan karakter ancak onda bile matematik basit. Evren de İnsanlar var, Shinigamiler var, Quincy'ler var, Hollow'lar var. Bir de bunların aralarındaki kesişim kümesi olan melezler var.
Bir de evrende oldukça detaylı biçime işlevi ve de yapılma amacı anlatılmış (nasıl çalıştığı ve nasıl var olduğu kısmı bir tık şaibeli olsa da) Hyogyoku diye bir nesne var.
Sen şimdi HOllow, Quinciy, Shinigami, İnsan dörtlüsündeki her bir tarafın yetilerini biliyorsan, hyogyoku'ya da biliyorsan. Ichigo'dan ne çıkacağını az bucuk tahmin edebilirsin. Ichigo'nun bu denklemin dışından gelen tek power up'ı Fullbringer olayı idi onu da kullanmadı zaten.
Doğru tercihler olmasa da bir baş karakter için (bence) en azından evrenin kendi matematiğinden ve de açıkladığı etmenlerden gelen güçler.
Naruto desen zaten baştan sona aynı güç ile yola çıktı sadece kontrolü arttı vs.
Luffy'de ise her seferinde daha önce ortalıkta olmayan bir şeydi. Gear 5 ise bunun en üst noktası. Adamın resmen yıllardır bildiğimiz meyvesi meğerse öyle değilmiş. Haki desen, bırak Luffy'i ,seri genelinde Haki konsepti 6-7 farklı değişikliğe gitti.
Nitekim ortada bir sistem olmadığından diğer örneklere göre biraz daha tepeden düşme oldu. Gear 2 ve Gear 3 o kadar değil belki de ancak ondan sonra her şey giderek garipleşti.
Nitekim, Luffy'e gelince ne Ichigo daha özel ne de Naruto onun kadar korundu. Dediğim gibi Ichigo'nun da Naruto'nun da sevmediğim yanı var ve de haklarında yanlış verilmiş tonla karar var. Ancak Oda'nın Luffy ile daha iyi bir iş çıkardığını ya da daha iyi kotardığını düşünmüyorum sadece fanları söz konusu OP olunca daha kabullenici oluyorlar.