Kahraman Baykuş - Kanatlanan Kültür

Spoiler Madara Haklı mıydı?

Feindbild

無欠の果て
Üstat Kullanıcı
tumblr_ng2ue0RZZx1r1lj28o1_500.gif


"Daha çok yaşadıkça, gerçekliğin sadece acı, ıstırap ve boşluktan oluştuğunu fark ediyorsun."

- Uchiha Madara

Sizce Madara, Ayın Gözü'nü oluşturmakta, dünya hakkında yaptığı tespitte ve getirdiği çarede haklı mıydı? Kaguya'nın varlığını denkleme katmadan düşünün.​
 
Yep. Daha önce sebeplerini bir çok kez sıraladım. Şimdi tekrar kendimi yormayacağım bilen bilir ne düşündüğümü.
 
Değildi. Madara çok aşırı bencil bir adam. Sırf kendi menfaati için savaşlar çıkardı. Uchiha klanının yok edilmesine sebep oldu. Obito'yu çekmek için Rin'i öldürttüğünü unutmamak lazım.

Ayın gözü dediği saçma sapan değersiz bokluğu kendisine asla uygulamazdı. Uygulamadı da.

Ömrü boyunca Hashirama'yı kıskandı.
 
@Earendill

Ayın Gözü planının ve buna neden olan sorun hakkında düşüncelerinin mantıklı olup olmadığı soruluyor aslında.

Madara tamamen haksız değildi. Köy düzeni bile savaşları durduramadı, hatta üç tane dünya savaşına yol açtı. Bir döngü şeklinde, bir barış dönemi ve onu takip eden bir savaş dönemi olduğunu fark edip, bunun durdurulamayacağını düşündü. Bu konuda bir yerde haklı da. Rikudou Sennin'den önceki dönemden beri böyle bir şey gerçekleşiyor. Çakra öncesinde insanlar birbiriyle savaşıyordu. Kaguya çakrayı oluşturdu ve buna bir son verdi. Daha sonra çakra yeni savaşlara yol açtı. Bundan bir süre sonra (ne kadar olduğunu bilmiyoruz) Savaşan Devletler dönemi geldi ve klanları kiralama olayı çıktı. Buna bir son vermek için Köy sistemi çıktı. Bu bir süre işe yaradı ama ardından Köyler aracılığıyla savaşma ortaya çıktı ve dünya savaşları gerçekleşti. Bunlar belki de Naruto evreninde görülmüş, en çok ölüme yol açan savaşlardı.

"İnsan barış arar fakat aynı zamanda, kan dökmeyi arzular... Bunlar sadece insana ait olan iki düzlemdir. Kan dökerken barış düşünmek, sadece insanların yapabileceği bir şey. Aynı şeyin iki yüzüdür bunlar... bir şeyi korumak için... başka bir tanesi feda edilmeli".

"Bu dünyada, ışığın olduğu yerde gölgeler de vardır. Kazanan kavramı var oldukça, kaybedenler de olacaktır. Barışı korumak isteme bencilliği savaşlara yol açar ve sevgiyi korumak için nefret doğar."

- Uchiha Madara

Bu sözler, tamamen bencil birisine ait olamaz. Madara'nın düşünceleri sadece kendisine yönelik değil. Ayın Gözü'nü tüm dünya için istemesi bile bunu gösteriyor. Ayrıca bu adam, Izuna yaşarken, onu korumayı hayatının gayesi yapmıştı. Daha çocukken, Hashirama ile birlikte savaşın olmadığı bir dünya hayal ediyorlardı. Son kardeşi olan Izuna öldükten sonra çok değişiyor ve dünyada -intikam haricinde- pek bir amacı kalmıyor. Ancak Hashirama ile beraber Konoha kurulduktan sonra, yine bir değişim yaşıyor. Sadece intikam istemekten çıkıp, tekrar diğer insanları da kapsayan bir bakış açısına sahip olması bu dönemde gerçekleşiyor.

Elbette, konu Madara iyiydi vesaire değil ama verilen cevap böyle olduğu için açıklama ihtiyacı hissettim. Madara'nın bu kadar basit birisi olduğunu iddia etmek, çok yüzeysel bir yaklaşım. Adama katılınmasa bile, geçerli sebepleri olduğunu tanımak gerekiyor. Serinin alt metni bu ve ana konunun kalbinde yatıyor.

Son olarak, Ayın Gözü'nü kendisine uygulamamasının sebebi, o sırada savaşta olması. Birisi seni öldürmeye ve planını bozmaya çalışırken, kendini tamamen savunmasız bırakmak mantıklı olmasa gerek?
 
Dünya bir shit hole. Madara'da büyük lütuf edip bu bok çukurunu düzeltmek için adım atmış bir zat. Naruto'nun kurtardığı dünyanın hali ortada şu an, savaştan geçilmiyor hala seri. Şimdi bunu discord'da 500 kez tartıştık, sonra ben tekrar söyleyince reset adam oluyorum ondan girmedim.
 
@Morakira

Ayın gözü saçma bir hayalden ibaret. Bunu istemeyen insanları zorlamanın nasıl bir gerekçesi olabilir?

Madara asla uygulamayacaktı kendisine. Hashirama'ya ezilip unutulduğu için tüm insanlardan intikam almak isteyen birisi sadece. Diğer insanları umursadığı yok.

Rin'i öldürtmesi bunun kanıtı zaten.
 
Madara da eskidi artık bu konuda, bazı sci fi serilerde bu sürekli mutlu olma ve sahte cennet yaratma durumu bol bol işlendi. Fena değil seviyesinde bir eser olan darling in the franxxx de bile bu konu madaradan kat ve kat daha iyi işlendi. Ama konu madara ekseninde döneceksek, bu durumun neden yanlış olduğunu açık açık gözler önüne seren bu serileri görmezden gelip madaraya yoğunlaşacağım;

Savaş,şiddet,adaletsizlik her zaman bu dünya üzerinde var olacak ve olmak zorundadır. Emek verilmeden kazanılan başarı sana mutluluk vermez, madaranın zaten istediklerinizi elde edeceksiniz teoremi baştan hatalıydı. Söylediklerinde haklıydı, sorun tespiti hakkında da haklıydı ama çözüm konusunda fazlasıyla haksızdı.

Mutlu olmanı sağlayan dengeler konusunda zaten hatalı madara. Madem amacımız mutlu olmak, üste dediğim sci fi serilerinde ki gibi bağlanalım makinelere, bedenlerimizi bırakalım ve sürekli en üst düzey mutluluğu beynimize yaşatalım. Sürekli en yüksek haz seviyesinde olalım. Peki neden madara en başta yanlış?

Amacı iyi olabilir ama madara insanların mutluluğu konusunda, hashirama gibi karakterlerin aksine yeterli gözlemi olmadığı için çözümü daha dar bir bakış açısı ile geri dönülemez bir çözümle geliyor. Bu çözümü de uzun vaade de toplu intihara ve insanlığın sonunu getirecek bir çözüm olduğunu doğal olarak fark edemiyor. Çünkü bahsettiği kötü şeylerin, insanların yaşamasını asıl sağlayan şey olduğunun daha farkında değil. Dertsiz insan mutsuzluğa mahkumdur. Uzun süre dertlerden arınıp, her istediğini elde eden insan elbet isteyeceği son şey ölüm olacaktır. Var olmanın ve yaşam döngüsünün gereksizliğini anlayacak kadar dertsiz olmamalı insan. Aksine küçük şeylerle mutlu olmayı, çabayla birşeyler elde etmeyi, emek parası yemeyi,sevgi elde etme çabasına girmeyi öğrenmeli. Hayat, kimseye anlayışlı değildir. Hayata neden adaletsizsin dediğinde seni daha kötüye götürmenin yolunu arar sadece. Hayata kafa tutmalısın ki sana minik minik hak ettiğin ödülleri versin. Ve bunu yaparken unutulmamalı ki her insanın ödüllü kendi yaşantısına göredir. Hayatta ben 2000 lira maaş alıyorum, adam ise karı satıyor 500bin lira kazanıyor bu mu adalet? Denilmemelidir. Hayata ne olmak istediğine karar verilmeli. Başkasıyla değil kendinle kıyaslamalısın kendini, ancak böyle mutlu olabiliyor insan.

Asla olamayacağın,yaşayamayacağın şeylere özenme, madara sana özen çünkü istediğin herşeyi vereceğim diyor. Kısacası senin tüm içgüdülerini yok edip, yavaş yavaş yok olmanı sağlayacağım diyor. Ve bunu dediğinin farkına bile varmıyor. Günümüzde derdi tasası yok diye intihar edenleri görseydi, fikri ne olurdu acaba :|
 
@Earendill

Çok siyah-beyaz bakıyorsun. Makyavelist denilen bir düşünce tipi var ve Madara buna uyuyor. Amaçlar, araçları affettirir mantığında bu görüş. Buna katılmayabilirsin ama mantığını anlamak çok da zor değil. Sonuçta içinde yaşadığımız devletler düzeni bile bu mantıkta. Yasa dediğin bir zorlamadır ve zorlamalar normalde kötü şeylerdir. Ancak bu yasaları -ideal olarak- daha büyük bir iyi için kullanıyor devletler. Böylece bu aracı affettirmiş oluyor. En azından teoride böyle. Yani bizim medeniyetimizin bile temelinde yatan bir şey bu mantık.

Rin'i öldürtmesi vesaire onun için bir araç bu yüzden. Rin'den hoşlanmadığından veya nefretinden yapmıyor. En sonunda rüya hedefine ulaştığında, bu araçların önemi kalmayacak gözüyle bakıyor. Madara'ya göre, bütün dünyayı kurtarmak için, bir kaç kişinin hayatının hiç bir önemi yok.

Diğer dediklerimi de nedenleriyle sıraladım. Kanıtlarını da atayım.

Aşağıda, Hashirama bizzat, Madara'nın küçük kardeşini ne kadar sevmiş olduğunu söylüyor. Hatta Sasuke'ye "Muhtemelen senin abinden bile daha fazla," diyor. Itachi'nin Sasuke'ye olan sevgisi düşünülürse, bayağı büyük bir durum. Abartı olabilir daha fazla olması ama en azından yakın seviyelerde oldukları bariz.

2elwim9.jpg


Hashirama'nın kardeşi Itama öldükten sonra, Madara ile yaptıkları konuşma.

"Ölmemenin tek yolu, düşmanına, hiç bir şey saklamadan aklındaki her şeyi göstermek ve onlarla müttefik olmaktır... ama bu imkansız..."

Madara diyor bunu. Çocuk yaşta birisi için oldukça gelişmiş bir tespit.

2lvdyz6.jpg

Bu konuşmanın devamında, Hashirama "Gerçekten başkasına gerçek düşüncelerini göstermek imkansız mı?" diye soruyor. Madara'nın yanıtı "Bilmiyorum ama buraya bir yol olduğu umuduyla geliyorum," oluyor ve ardından, simgesel konuşarak "Bu sefer var gibi duruyor. Sadece sen değil, ben de karşı tarafa ulaştım," diye bitiriyor.

9azre1.jpg

"Benim dışımda, bu kaotik dünyayı değiştirme hayali kuran bir aptal çocuk daha vardı," diyor Hashirama, Madara'yı kastederek.

sosrp4.jpg

"Ancak problem şu, bir şeyi nasıl gerçekten değiştirebiliriz?" diye soruyor, Hashirama "Geleceği net olarak göremiyorum."

"Her şeyden önce, ideallerine tutunmalı ve güçlenmelisin. Eğer zayıfsan, kimse seni dinlemez," diye yanıtlıyor, Madara.

Hashirama da ona katılıyor. Yani, Madara'nın idealleri küçüklükten beri var ve onların kaynağı, en başta kardeşlerine olan sevgisi. Ancak daha genellenmiş hali, Hashirama da, Madara da, çocukları savaşlarda ölmediği bir dünya istiyor.

r77zq1.jpg

Madara bir yerde gözlerini överken, kimliğin ifşa etmeye yaklaştığını fark ediyor ve "O kadar iyi değilim," diye geçiştiriyor. "O kadar iyi olsaydım, kardeşlerim ölmezdi. Onları koruyamadım..."

"Hiç kardeşin kalmadı mı?" diye bir soru yöneltiyor, Hashirama.

"Hala bir küçük kardeşim var."

2qa2q9u.jpg


"Ve onu ne olursa olsun koruyacağım!"

Daha sonra Hashirama, Konoha'nın ilk planını ortaya atıyor ve burada kuralım diyor. Madara'ya fikrini soruyor.

"Evet, yerleşkemizi kurduğumuzda, küçük kardeşime buradan göz kulak olacağım," yanıtını veriyor, Madara.

o5nrxy.jpg


25ssrbc.jpg

Daha sonra malum tuzak olayı gerçekleşiyor ve Madara ile Hashirama, gizlice birbirlerini uyarıyorlar. Çok bencilce başka bir davranış daha :D

30ddwz6.jpg


35nd4xw.jpg

Yıllar geçiyor, klanlarının başı haline geliyorlar. Bir noktada sonra Izuna, Tobirama tarafından öldürülüyor ve Madara, değişmeye başlıyor.

op5xe8.jpg

2d2asrk.jpg

Bu olaydan sonra, Madara'nın yenildiği an geliyor. Burada bile "Hiç bir kardeşim kalmadı ve size güvenemem," diyor. Olay yine kardeşlerde. Ardından, şu ünlü "Size güvenmem için ya kendini ya da kardeşini öldür," sahnesi var.

https://www.mangareader.net/naruto/624/18

Tabii, Madara, Hashirama'nın kendini öldürmeye çalışmasından etkileniyor ve onu durduruyor. Böylece, Senju ve Uchiha barış yapıyor. Buraya kadar gösterilenler, Madara'nın bencil ve iflah olmaz birisi olduğunu değil fakat kötü bir dünyada yaşayan ve başka, daha barışçıl bir dünya hayal eden birisi olduğunu anlatıyor. Bunun ana sebebi olan kardeşlerinin hepsi öldüğündeyse, umutsuzluğa düşüyor ve rüyasından vazgeçiyor. Hashirama'nın yaptıkları ise fikrini değiştiriyor.

https://www.mangareader.net/naruto/625/6
https://www.mangareader.net/naruto/625/7

Madara'nın Hokage olmasını öneriyor Hashirama.

https://www.mangareader.net/naruto/625/12

"Uchiha Madara hiç bir zaman [Hokageliği kastederek] lider olmayacak. Herkes biliyor... bu köyü kuran sensin. Uchihalar bile bunu söylüyor. Ayrıca, Uchihalar hakkındaki söylentiyi duydun mu? Ne kadar çok nefret dolu olurlarsa, gözleri o kadar güçleniyor. Görünüşe göre Sharingan böyle çalışıyor. Hiç bir zaman ne yapacaklarını bilemiyorsun. Köyün ihtiyacı olan..."

Tobirama bunları söylüyor ve Madara da duyuyor. Uchihalara güvenilmediğini fark ediyor.

https://www.mangareader.net/naruto/625/13
https://www.mangareader.net/naruto/625/14

Daha sonra Hashirama'yla bunu da tartışıyorlar ama öncelikle, bu konuşmayı, Uchihalara miras kalmış olan tabletin önünde yaptıklarına dikkat çekerim.

https://www.mangareader.net/naruto/625/16

"Hashirama, hiç bir şey bilmediğimi mi sanıyorsun?" diye soruyor, Madara.

"Tobirama'yı bana bırak. Bunu sensiz yapamam. Hokage'nin sağ kolu olarak, kardeşim olarak, lütfen benimle çalış! İnsanlar zamanla seni de anlayacaktır... ve böylece, İkinci Hokage olacaksın," diye kendini açıklıyor, Hashirama.

"Büyük ihtimalle, kardeşin Tobirama olacak o," diyor, Madara "Ve bu olursa, Uchihalar toptan yok edilecek. Bunu bilerek, diğer Uchihalara köyü terk etmelerini söyledim fakat tek bir tanesi bile beni dinlemedi."

https://www.mangareader.net/naruto/625/17

"Kardeşimi koruyamadım ve büyük ihtimalle, klanımı bile koruyamıyorum, kardeşime söz verdiğim halde... onları korumak istesem bile, akranlarım bana güvenmiyor," diyor Madara.

Hashirama karşı çıkıyor ve bir-iki konuşuyorlar. Ardından Madar şunları söylüyor.

"Demek istediğini anlıyorum ama bundan daha fazlasını yapamam. Köyü terk ediyorum. Başka bir yol buldum."

https://www.mangareader.net/naruto/625/18

"Birbirimize içimizden geçenleri gösterdikten sonra fark ettim ki, işbirliği sadece sessiz bir dövüş."

"Bu doğru değil! Sana izin vermeyeceğim!" diyor, Hashirama.

"Gerçekliğe nasıl baktığına bağlı, Hashirama. Köle ruhlu olmayı bırakalım, en azından, Hashirama... bu dünyaya sadece eğlence olarak bakmamız daha iyi olur," diye cevaplıyor, Madara.

"Beni dinliyor musun?! Madara!"

"Benimle yarışabilecek sadece sen varsın," diye, son sözlerini söylüyor, Madara "Gerçek rüyama doğru yürürken, seninle dövüşmekten zevk alacağım."

Son panelde bile "Madara kötüye dönüyor!" yazıyor.

https://www.mangareader.net/naruto/625/19

---

Bunlar, Hashirama'nın anıları. Bu kısmı dikkatli okuyunca, Madara'nın neden kötü olduğu ve karakterinin evrimi gayet açık ve net anlaşılıyor.

- Kötü bir dünyada yaşayan ve başka, daha barışçıl bir dünya hayal eden birisi. Bunun sebebi, en başta kardeşleri.

- Aynı rüyaya aship Hashirama ile arkadaş oluyor. Beraber, bu rüyanın üstünde çalışıyor ve fikir yürütüyorlar.

- Yıllar geçiyor ve kardeşlerinin sonuncusu da öldürülüyor, hem de bizzat Hashirama'nın kardeşi tarafından. Madara dünyaya olan inancını kaybediyor.

- Hashirama'nın kendini feda etme isteği, rüyasına olan inancını tekrar tazeliyor ve Konoha kuruluyor.

- Tobirama'nın Uchihalara hiç güvenmediğini ve İkinci Hokage olacağını biliyor. Bunun, Uchihaların sonu olacağı inancında.

- Bu sebeple, rüyasına ulaşmak için Köy ve Hokage olmak dışında başka bir yol aramaya başlıyor. Bu esnada tabletleri keşfediyor ve Sonsuz Tsukuyomi'yi öğreniyor.

- Bu noktadan sonra gerçekliğe olan bakış açısı tamamen değişiyor. Onu geçici, eğlenilecek bir yer olarak görmeye başlaması da bu sebeple. Dördüncü Dünya Savaşı'nda gördüğümüz, öldürmeyi eğlence olarak gören, vahşi Madara burada doğuyor. Ona göre, Sonsuz Tsukuyomi ile gerçekliği değiştireceği için, bu dünyada geçirdiği zaman, sadece bu planı gerçekleştirmek ve keyif almak için.

---​
Kronolojik olarak sıralandı mı ve doğrudan mangada anlatıldığı şekliyle incelendi mi, Madara'nın sebepleri gün gibi açık. Bunun temelinde kardeşlerine olan sevgisi ve bunun yok edilmesinden doğan acı yatıyor. Ayrıca, küçüklüğünden beri, barışı sadece kendisi için değil fakat herkes için istiyor. Kötü tarafa geçmesinin sebebi, bu dünyadaki barışa ve işbirliğine olan inancını yitirmesi.

---​
Kendisine uygulamayacak demen, tamamen desteksiz bir iddia. Kanıtı varsa görmek isterim, yoksa daha fazla üstünde durmayacağım.

@Mergen

Katılmıyorum. "Dertsiz insan mutsuzluğa mahkumdur," lafı çok büyük ama aşırı desteksiz bir genelleme. Psikolojik açıdan incelendiğinde, insanın mutlu olması için acı çekmesi gerektiğini gösteren bir şey yok. Ancak bir şeyleri elde etmek için çabalanması gerektiği açısından düşünülünce, katılırım. Tabii, bu noktada şöyle bir şey var. Sonsuz Tsukuyomi'nin hedonik bir cennet olduğu nereden çıkıyor? Belki içindeki kişilerin, bir şeylere ulaşması için yine çabalamaları gerekecek. Böylece maksimum tatmine ulaşılacak. Belki de insanları daha az çabayla zevk alabilir bir getirecek. Nasıl çalıştığını bilmiyoruz, bu yüzden senin dediğin sadece bir olasılık. Hatta fantastik bir evrenden bahsettiğimiz ve Naruto'nun yapısı düşünülürse, dediğin olasılık epey küçük kalıyor.

Elimizdekiyle yetinme, küçük şeylerden mutlu olma vs. hayatla başa çıkma yolları. Madara ise kendince daha iyi bir yol bulmuş durumda. "Bütün kardeşlerim öldü ama bu çayın tadı çok güzel," gibi aciz bir mutluluğa mahkum bırakmayacak bir çare.
 
Valla çok derine inmeyeceğim zira çok derine inilir bir yanı yok çünkü serinin kendisi Madara'yı yanılmış, kandırılmış kimse olarak tasvir ettiğinden zaten hem kuvvet hem argüman olarak patlamış oldu.

Derine inmeden eldeki faktörlerle bir kaç şey inceleyeceğim sizlerle.


1.si Madara'yı bu kadar ekstrem bir yönteme iten olaylar zinciri nedir ve bunlar neden yaşanmıştır ?

Madara'nın bu dünya yalan, barış geçici vs kafasına girmiş olmasının en büyük sebebi büyük barış yapılana kadar tüm ailesinin ölmüş olmasıdır. Barış için verilen bedeli affedilemez derecede büyük görmektedir. Ve herkes bu kadar büyük bedeller ödemek istemeyebileceğinden daima barış halini bozacak birileri olabileceğini düşünmek gerektiğini düşündüğünü varsayabiliriz.

Buraya kadar mantıklı, anlaşılabilir ve empati kurulabilir birisi Madara ancak 1. part ile sıkıntılı taraf şu..

Hashirama, kendi idealleri (bir yere kadar Madara'nın da idealleri olan idealler) için bir risk alıp babasının karşısına geçmişti. Tokatını da yemişti bu uğurda. Hatta babasının yanında düşmanı olması gereken uchiha veledine ismiyle bağırıp (madara diye) "şimdi çekip gidersen hiç bir şey değişmez gene ölümler olur " demişti daha çocukken.

Hashirama ailesinden ya da klanından tamamen dışlanma riskini alarak var olan tabuları ve sistemi yok saymaya hazırdı. Öte yandan Madara olayların fazla karmaşık olduğu çok fazla zahmet gerektirdiğini düşündüğü daha ilk anda geleneklere dönüş yaptı çünkü kolaydı. Madara'nın bu kolaya kaçan tavrını unutmayın arkadaşlar zira karakterin tüm kararlarının ardındaki motif hemen hemen bu.

Daha sonraki Hashirama ile karşılaşmalarında Hashirama defalarca ve defalarca "bak dur durmazsan daha fazlası ölmeye devam edecek, biz bunu değiştirebiliriz." diyordu. Madara dinlemedi ve onlarca savaş sonunda Madara'nın cesur adımlar atamayıp geleneklere, sisteme bağlı kalması ona bir kardeşe mal oldu. Ancak kardeşinin ölümünde bile körlemesine davrandı ve bundan Hashirama'yı sorumlu tuttu yani ona defalarca "devam edersek birileri ölecek" diye uyarı yapan adamı. Kendi üzerine hiç bir suç ya da sorumluluk almadı.

Öte yandan Hashirama daha çocukken ölen kardeşleri için uchiha'yı değil babasını suçlayan olaylara çok daha gerçekçi ve sağlıklı yaklaşan birisiydi.

Nitekim Madara, Hashirama'nın cesaret edebildiği hiç bir şeye cesaret edemedi ve en sonunda zararlı çıkan kişi kendi olduğunda da tek bir öz eleştiri dahi yapmadan sürekli başkalarına suç attı.

Madara bu konuda o kadar ileri gitti ki. Tüm ailesinin yok olumuna sebep olmuş bu savaşı durdurmak için bir kurban bir diyet istedi. Tobirama'nın canını vermesini istedi. Hashirama bunu reddedip kendi canını teklif ettiğinde ise Madara onu yine durdurmadı ancak Hashirama'nın taa en sonuna kadar gideceğini anladığında (onca yıllık arkadaşını gram tanımadığını buradan anlıyoruz.) utancından artık pes etti.

Çünkü Hashirama, madarayı hem argüman olarak, hem yaşama tarzı olarak hem kuvvet olarak ezmişti.


Akabinde barış döneminde Madara 6 yolun bilgesinden kalma olduğunu düşündüğü uchiha tabletlerini okur ve çok zaman geçmeden 2. kere arkadaşı ile beraber paylaştığı idealleri satarak ona rakip olur ve yenilir.

Daha sonra Madara ölümü aldatır ve o andan itibaren tek bir amaç için yaşar o da Tsuki no Me yani Ayın Gözü Planıdır ve bu plan uğruna akatsuki kuruldu, savaşlar çıkarıldı, insanlar maniple edildi, canlar alındı vs vs.. o kısmı biliyorsunuz. Ama Madara'yı bu karara götüren şeylerin yaşandığı süreç olan ölümü öncesi dönemde yaşadıkları bu kadar.

2- Madara ; Amaçları ile Hareketleri uyuşmayan adam !

Madara klasik bir "Daha büyük bir iyilik hali için ufak iyilik hallerini ezen kötülük figürü" olarak tabir ediliyor ve insanlar bu yüzden empati yanı sıra sempati hissediyor çünkü sözde ne yaptıysa bizlerin iyiliği için yaptığı söyleniyor. Ama bu ne kadar doğru ?

Madara savaş karşıtı olarak tanıtıldı ancak bu adam değil mi hiç bir sebep yokken köye barış görüşmeleri için gelen 1. Tsuchikage'nin sağ ve sol kolları Muu ve Genç Ônoki'yi pataklayıp, Hashirama ile görüşmeye gelmiş adamları daha Hashirama ile bile görüşmelerine müsade etmeden köyden def eden ?

Bu savaş çıkartmaya yönelik harekettir. Taş köyü savaş çıkarmadıysa sadece 2 sebebi var. 1.si Hashirama + Madara ikilisi ezici derecede üstün 2.si Hashirama'ya saygıları.

Yani Madara güçlü oldukları sürece kimsenin onlara savaşdan bahsedemeyeceğini düşünen birisi. Bu resmen zorbalık ve tiranlıktır. Bu sebeple Madara'nın sözde pasifist yanı ağır darbe alıyor.


Aynı şekilde Madara "Asla barış gelmeyecek, insanlar maldır ne düşüneceğini, ne yapacağını bilemez, savaşmalarını durduramazsın" diyen kişi olmasına rağmen aslında Madara olmasa Ninja aleminin son 20 yılının huzur yılları olduğunu anlayabiliriz. Tüm savaşlar Madara'nın başının altından çıktı.

Madara'nın sebep olmadığı sebepten savaş çıkmadı.

Madara'nın alakası olmayan siyasi sorunlar;

- Hyuga prensesi Hinata'nın bulut köyü tarafından kaçırılma teşebbüsü
- Konoha jinchuurikisi Kushina'nın bulut köyü tarafından kaçırılma teşebbüsü
- Orochimaru'nun Kum ve Yaprak köylerinin arasını bozması ve birbirine düşürmesi
- Hiruzen'in ölüp köyün zayıflaması
- Danzo'nun dünya çapında pis işleri (gerçi Danzo'nun motivasyonunda Madara'nın dolaylı katkısı var ama neyse)

Bunların hiç biri sebebiyle hiç bir ülke bir diğeri ile savaşmadı.

Madara'nın sebep olduğu (dolaylı ve direkt) sorunlar ;

- Akatsuki'nin kurulumu
- Rin'in kaçırılması ve Sis Köyünün az daha Konoha'yı istila etmesi
- Sis Köyünün, Kanlı Sis olması
- Taş köyünün akatsukiyi kullanarak lokal savaşlarda kullanması
- onlarca önemli seviye ve görevlerde ninjanın ölümü (Jiraiya, Chiyo, Asuma, tüm jinchuurikiler, Minato, Danzo, Hanzo)
- Konoha'nın yok edilişi
- Gaara'nın kaçırılıp öldürülmesi
- Ve en nihayetinde 4. Büyük Ninja savaşı.

Jiraiya, Minato,Danzo ve Hiruzen gibi Konoha için çok değerli isimler akatsuki üyeleri tarafından öldürülüp köy inanılmaz güç kaybettiğinde dahi Konoha'nın sınırlarında bir başka köyün ya da ulusun ordusunu görmedik.

Sis, Kanlı Sis olduğunda aynı şekilde kimse onun bu halinden faydalanmadı.

Kum köyü, eski Kazekagesini kaybedip yeni KAzekagesi 14 yaşında bir veletken hiç köy Kum'un kapısına dayanmadı.
Köyler tek tek jinchuuriki ve bijuularını kaybederken bijuuları duran ülkeler onlara saldırmadı.


Nitekim Batman: The Dark Knight filminde Joker'in iki gemiye bir diğer gemiyi patlatacak kumandaları verdiğinde birinin diğerini uçuracağından çok emin olması ama yanılması ile durum aynı. Tüm işaretler bize Ninja Dünyasının zaten savaşlar açısından bir yılgınlığa ulaştığını gösteriyor. Zaten 5 Kage toplantısında ki 5 kagenin hepsi de değişime açık insanlardı.

Gaara -> Kum köyünün değiştirmek isteyen ve Konoha ile sıkı bağları olan biriydi.
Danzo -> Yöntemleri vahşice olsa da amacı dünya birliği idi. Tsunade'yi zaten biliyorsunuz o da savaş karşıtı.
Mei -> Sis Köyü'nün kanlı sis köyü mirasını yok etmenin peşinde savaş karşıtı biriydi.
Raikage -> Savaş karşıtı biriydi
Ônoki -> Aralarındaki en eski kafalı (yaşı gereği) olan aynı zamanda savaşa en yatkın olandı bu da bize ülkeler arası savaş fikrinin eskimiş bir fikir olduğunu Ônoki üzerinden gösteriyordu ve keza yine bu yüzden Ônoki hem Mei hem Gaara tarafından 2 kere göt edildi argüman olarak.

Nitekim Joker örneği de Madara örneği de şu eski hikaye ile açıklanabilir.

"Bir gün iki kör adam adam aynı kaptan sulu bulamaç içinde bir kaç et/köfte olan bir yemek yiyorlarmış. Adamlardan biri diğerine "Lan suyunu bırakıp köftelerini seçmiyon değil mi ?" demiş. Öbürü de "Yoook! Hem yapsam nereden bilecen ki ?" demiş. Diğeri de "Çünkü ben yapıyorum."

Nitekim kişi diğerini gene kendinden bilir ilkesi ile en başta dediğim gibi Madara zayıf karakterli ve geleneklere karşı gelememiş, arkadaşının devrim yolunda ilerleyememiş biri olduğundan ve inanılmaz yüksek bir ego ve üstünlük görüşü olduğundan (muu ve onokiyi paketlemesi ya da Tobirama'nın ölümünü istemesi gibi) "Eğer ben böyleysem, herkes böyledir, böyle olmalıdır, başka türlü olamaz!" kafasına girmiş ezik bir abimizdir.

Düşünce adamı ya da savaş karşıtı olması onun makyajı sadece.. Peki neden makyajı

Eğer Madara gerçekten daha büyük bir iyilik için geçici bir kötülük yapmak durumunda kalan fedakar bir adamsa neden tüm Savaş arcı boyunca

"Siz zayıfsınız" , "Siz benim yanımda bir hiçsiniz" , "Benim tek dengim Hashirama" (3 kere yenildiğin biri nasıl denk oluyorsa artık) , "Beni eğlendirin" , "Bana kırmızı buharı göster" , "Sonunda kanım akıyor ve savaşın tadını alabiliyorum" , "Hepinizi tasmalayacağım" vs gibi söylemlerle geçirdi savaşı ?

Eğer 4. Ninja Savaşı sadece ayın gözünü aktif hale getirmek için verilen bir savaşsa ve rakibinden bu kadar üstünsen neden onlarla oynamak yerine acısızca işlerini bitirip bir an önce işe koyulmadın !

Ve Madara'nın ağzından bir kere bile savaş esnasında şöyle bir şey duymuyoruz;

"Bu yaptıklarımı yapmak istemezdim ancak gelecek için bunu yapmalıyım, üzgünüm"

Adamın tüm konuşmaları "sineksiniz" , "böceksiniz" , "salaksınız siz savaşmakan vaz geçemezsiniz" .. .Çünkü savaşmaktan bir türlü vaz geçemeyen adamın ta kendisi. Savaş ve güç ile sarhoş olan birisi. Hashirama'nın çakrasını hissedince yüzü "rape face" olan, Gai 8 kapıyı açınca orgazm olan adamın barış ile alakası ne kadar olabilir sizce ?


Nitekim amaçları ile hareketleri uyuşmuyor üstüne üstlük sunduğu argümanın (savaşlar asla bitmez) doğru olmasının tek sebebi kendisinin ve ajanlarının son 80 yılda yaptıkları eylemler yoksa kimsenin başkası ile savaştığı yok.


3- Madara böyle düşünmekte haklı mı ?

Madara'nın "Daha büyük ve kalıcı iyilik" istemeye istemeye çirkin şeyler yapan biri olduğunu düşünmüyorum. Öyle olsa savaştan ve yıkımdan bu kadar keyif almaz. Bu profile Nagato daha çok uyuyordu. Şiddeti gram sevmiyordu ve savaş anında asla bir zevk duygusu belirmiyordu. Hatta Danzo bile bu profile uyuyor ama Madara hayır uymuyor.

Nitekim bırakın haklı olmayı Madara'nın sanıldığı gibi bir "Bunu sizin iyiliğiniz için yapıyorum" kafasında biri olmadığını düşünüyorum ve bunu yukarıda kanıtlarıyla belirttim.

Ama diyelim ki Madara gerçekten daha büyük iyilik için çalışan, tüm dünyanın yükünü omuzlarına almış gerçek bir kara şövalye varsayalım.. Madara böyle davranmakta haklı mı ? ya da akıllı mı ?

- Tüm teoriyi üstüne oturttuğu tabletlerin doğruluğunu bilmiyor. yüzbinlerce yıllık tabletler efsanede olabilir. Asla deneme-yanılma yapabileceğin ya da doğruluğunu kanıtlayabileceğin bir şey değil. Tüm planı buna oturtması bile aslında extremist ve kolaya kaçıcı olduğunu gösteriyor. Kendi yolunu tayin etmektense gene geçmiş geleneklerin ona bıraktığı bir yolu tercih ediyor tıpkı çocukluğunda babasının çizdiği yolu tercih ettiği gibi. Bir kere sırf bu tablet olayından yan yatıyor Madara....

- Madara'nın en büyük argümanı "barış gelmeyecek, insanlar savaşır" düşüncesinin zaten dünya halkları tarafından Madara'yı yalanladığından bahsetmiştim. Şimdi diğer bir konuya gelelim. Filozoflar ya da bilim adamları bir fikre vardıklarında bu bir tecrübe sonucunda varılır. Bir şey denenir ve bunda başarılı ya da başarısız olma durumuna bağlı olarak (gerekirse tekrarları yapılır) bir sonuç-ders çıkarılır.

Madara bu sonuca varmak için yeterli tecrübeye ve deney sayısına sahip mi ? Sonuçta hayatı boyunca gördüğü savaşların 8/10 undan direkt kendisi sorumluyken bir insan nasıl "insanlar savaşır, duramaz" diyebilir ? Peki hayatın boyunca masum amaçlarla bir savaşı engelleme çaban kaç ? SIFIR

Eğer "Barış yalan, Savaş ve hüsran asla durmaz!" düşüncesi ile çıkagelip, Tsuki no Me 'yi aktif edece kişi Hashirama olsa anlardım. Çünkü bu adam gerçekten barış için kendi gücü dahilinde her şeyi ve her şeyi denemiş birisi. Ve her şeyi denemesine rağmen devam eden savaşlar ve can kayıpları onun böyle bir yargıya varmasına olanak sağlayabilirdi ve bu mantıklı olurdu.

Ancak Madara hiç çabalamadığı üstelik "barış zamanı" dediği zamanda bile diğer köylerin elçilerine kötü davranan, kendi klanının bile sempatisi çekemeyen ve en yakın arkadaşını öldürmeye çalışan bir manyak. Bu adamın kalkıp "Bende dünyayı kurtaracak akıl var" demesinin ya da herkese sonsuz mutluluk verecek rüya vaat etmesinin gram değeri ya da anlamı yok. Bu da bizi bir diğer konuya getiriyor.

- Başta dediğim gibi her şeyini taş tablet kumarına yatırması zaten karakterin "Kara Şövalye" tasvirini alıp götürüyor. Ayın Gözü planını daha önce yapan, deneyen ve bu tecrübelerini aktaran biri var mı ? Yok. İnsanların ne kadar rüya da kalacağını nereden biliyor ? ya da deneyin tutacağını nereden biliyor ?

Nitekim, Madara'nın insanlar umrunda değil, Madara ezik, madara üzgün, madara pişman, madara bozuk bunla yüzleşmemek içinde tıpkı kendisi gibi herkesin gerçekliği reddettiği bir kafaya ulaşmasını istiyor... Çünkü Madara bu dünyanın gerçeklikleri ile yaşamadığı çok belli.

SONUÇ:

Nitekim kendi pisliğini meşrulaştırmak için gerçekleşmesi imkansız deneyler yapan hasta ruhlu çılgın bilim adamı ya da kendi bakış açısını diğerlerine dikte etmek için her pisliği yapan bir zorba bir tiran.. Madara'yı tanımlayabilecek şeyler bunlar.

Eldeki veriler, anlatılan hikaye, alınan sonuçlar ve kazanan tarafa bakıp tüm bunları topladığında anladığımız bir şey var.


Madara bırak haklı olmayı adam bizim onun için sahip olduğunu düşüncüğümüz düşünce yapısına ya da argümana bile sahip değil. (İnsanlar asla kendileri için ne yapacağını bilemez birilerinin çobanlık etmesi gerek, birilerinin kötü olması gerek kafası)

Seride bize anlatılan ve kendini tekrar eden bir "Aydınlık - Karanlık" ilişkisi var. Ve bu ilişki kritik bir anda doğru kararı verenin aydınlık yanlış kararı verip bir de bunda ısrar edenin karanlık olduğunu gösteriyor. Ya da bu karanlık taraf bazen karar verememiş taraf da olabiliyor.

Sasuke -> Tüm uyarılara rağmen intikam yolunda gitmeye karar vermesi
Danzo -> Arkadaşlarını kurtarmak için yem olacak kişi seçilirken kararsız kalıp korkması
Orochimaru -> Ölümsüzlük peşine düşmesi
Nagato -> Obito tarafından maniple edilmesine izin vermesi
Itachi -> Klanını katletmesi
vs vs

Antik Yunan Mitolojisinde ve Edebiyatında "Tragic Fault" yani Trajik hata, trajik arıza denilen bir olay vardır. Kahraman kariyerinin bir yerinde ufak da olsa kahramanlık yolu adına trajik bir hata yapar ve bu onun korkunç ölümüne yol açan olaylar zincirini başlatır. Bu saydıklarım bu adamların trajik hatalarıdır.

Madara -> Hashirama ile beraber babalarına, patriyarkiye karşı gelme fırsatı varken "bizim arkadaşlığımızın ve hayallerimizin gerçekleşmesi imkansız" deyip. Arkadaşına ve hayallerine sırt döndüğü an.



Nitekim Madara, Büyük Hashirama'nın ezikliğinden dolayı ne yapacağını bilemeyen ve basit bir "ben bir bok yedim" diyebilmek içinde fazla güçlü ve edo sahibi olduğundan kendisinin o günkü korkaklığını meşrulaştırmak için tüm hayatını "Eğer ben bir bok çuvalıysam tüm insanlar da öyle" ideolojisini kanıtlama üzerine kurmuş.. Asla büyüyememiş Peter Pan sendromlu dangalağın tekidir.



Sorunun cevabına gelince:

Hayır haklı değildir, çünkü haklı olmak için gereken özellikleri dahi sağlayamamaktadır.
 
@NABU

Böyle argümanı öpüp başıma koyarım, bayağı yerde katılmasam bile :D

Hashirama, bu konuda Madara'dan daha fazla çabalamış birisi. Burası su götürmez. Ancak karşı çıkacağım şey, Madara'nın ailesine bu konuda hiç karşı gelmemiş olması. Hashirama'nın bu konudaki anılarını gördüğümüz için karşı geldiğini biliyoruz ama Madara'nınkileri görmedik. Böyle olaylar yaşamış olabilir, hatta yaşamış olması kuvvetle muhtemel. Düşüncelerini çok da kendisine saklayan bir tip değil, en azından çocukken. Ailesine karşı gelerek, Hashirama'yı tuzaktan kurtarmış olması da bunu gösteriyor ve destekliyor.

Yere bu kadar gömülmesi gerektiği fikrinde de değilim. Bu adamın cevabı ne olursa olsun, daha ergen bile değilken, kendi döneminde yaşayan çoğu yetişkinin göremediği bir sorunu fark ediyor. Sadece fark etmekle kalmıyor, bunu değiştireyi de planlıyor. Hashirama kadar aşırı güçlü bir iradeye sahip değil ama Hashirama (veya Naruto) gibi karakterler bu yüzden sıradışı zaten. Naruto tarihinde böyle karakterlerin sayısı bir elin parmaklarını geçmiyor. Madara, bu konuda sıradan bir insandan daha iyi olmasına rağmen bu karanlığa düşüyor. Bu adamın yaşadığı devrin kötülüğünü unutmamalı. Ortalama yaşam süresi 30 sene ve sürekli ölüm var. Küçük yaşta kardeşlerini -ve diğer pek çok kişiyi- savaşta kaybetmek hiç kolay bir şey olmasa gerek. Yani adam eleştirilebilir ama korkak veya ezik birisi olarak görmek, büyük bir haksızlık. Sıradan bir insandan çok daha fazla derinlik gösteriyor.

Diğer bir konu, Hashirama'nın aklına bu daha iyi dünya fikrini daha kalıcı bir şekilde yerleştiren kişi Madara. Elbette Hashirama ilk burada düşünmüyor bunu ama kendisi gibi başka bir çocuk daha olduğunu görmek, hele ki kardeşinin ölümünün ardından, umudunu yeniliyor. Yüz ifadesinden bile anlaşılıyor bu durum.

https://www.mangareader.net/naruto/622/16
https://www.mangareader.net/naruto/622/17
https://www.mangareader.net/naruto/622/18
https://www.mangareader.net/naruto/622/19

Şu bölümün tamamı okunursa, Madara'nın mantığı ve hatası anlaşılabilir.

https://www.mangareader.net/naruto/624/3

Hashirama ile barışı planladıkları yere bile savaş geliyor ve az kalsın kardeşini kaybediyor burada. Bu sebeple yoğun bir duygu yaşıyor ve Sharingan'ını uyandırıyor. Burada olanlar sanki eften püftenmiş gibi bir havayla yazmışsın hacı ama kendisi ve sevdikleri için ölüm kalım meselesi. Adamın bundan etkilenmemesini veya Hashirama gibi insanüstü bir irade ve anlayışa sahip olmasını beklemek mantıksız. Bir daha tekrar ediyorum, Hashirama gibileri bir elin parmaklarını bile geçmiyor. Madara, savaşın içinde, savaşarak, öldürerek, sevdiklerinin ölümünü izleyerek büyümüş birisi için, koşulların ve yaşının gerektirdiğinden çok daha olgun. En kritik noktada başarısız oluyor ama tutumunun geri kalanını çöpe atmak, mantıksız bir davranış.

Başka bir konu, seride kendini gerçekleştiren kehanetlerin oldukça bol olması. Tobirama, Uchihaların güvenilmez olduğunu düşünüyordu ve güvensizliği, korkularını en sonunda gerçeğe dönüştürdü. Kyuubi'nin Konoha'ya saldırısında da, Uchihalara karşı aynı şey oldu. Klandan bağımsız hareket eden birisi olduğu halde, klana yüklediler olayı. Madara'da da aynı durum var. Tobirama'nın Uchihalara olan güvensizliğinin, Uchihaların katliamı ile sonuçlanacağını düşünüyordu. Nitekim öyle de oldu ama bunda, kendi planı yüzünden gerçekleşen Kyuubi saldırısı kilit noktası oldu. Aynı şekilde, insanların ona güvenmediğini ve hiç bir şeyin değişmeyeceğini düşündüğü için, yani umudunu kaybettiği için, hiç bir şey değişmedi. Köyde adını temize çıkarmaya veya benzer şeylere çok da uğraş verdiğini gösteren bir şey yok.

Benim fikrim, Madara, Hashirama'nın köy kurma teklifini kabul etmiş olsa da, aslında bunu yarı-gönüllü bir şekilde yaptığı. Kardeşlerinin hepsi öldüğü andan itibaren umutsuzluğa kapılmıştı ve bununla yaşamayı öğrenemedi ve beceremedi. Uchihalar hakkında çizilen profille birleştirilince, çok mantıklı. Uchihaların daha duygusal olduğu ve çok sevebildikleri gibi, bu yüzden kaybın onları çok daha fazla etkilediği söyleniyor. Adamlar, kelimenin tam anlamıyla, yapıları gereği böyle. Hashirama'nın dediğine göre, Izuna'yı, Itachi'nin Sasuke'yi sevdiğinden bile daha çok seviyordu. Sasuke'yi klanının geri kalanının toplamından daha çok seven bir adam düşünülürse, ne kadar büyük bir kayıp olduğu anlaşılabilir.

Shinobi İttifakı'nın da Madara yüzünden ortaya çıktığını hatırlatırım. Ortak bir düşman karşısında, zorunluluktan birleştiler. Yoksa o sırada böyle bir şeyin ortaya çıkacağı yoktu. Ayrıca Boruto'da olanlar canon sayılırsa (bu konu hem canon hem de değil gibi biraz. Schrödinger'ın canon'luğu :D ), çatışmalar vesaire hala bitmemiş durumda, Naruto'nun getirdiği düzende bile.

Madara'nın kana susamışlığına gelirsek, bu, karanlık tarafa iyice geçmeye başladığı sıralarda ortaya çıkıyor. Oonoki'ye karşı yaptığı hareket bunun ilk emarelerinden ve öfkesini Hashirama'ya yönlendirmesi elbette mantıksız. Ancak kopma noktası, kendisine yeni bir gerçeklik yaratma anında ortaya çıkıyor. Bu açıdan düşünüldüğünde, Madara ikiye ayrılıyor: tablet öncesi ve tablet sonrası. Tablet sonrasında plana karar verdiğinde, bu dünyayı bir nevi bir simülasyon gibi görmeye başlıyor (kendi yarattığı gerçeklikte, burasının önemi kalmayacak sonuçta) ve hafiften kafayı kırıyor. Ondan önce, Oonoki olayı haricinde yaptığı çıkıntı bir olay yok.

Uchihalara olan şeyde de haklı çıktı, kısmen kendi suçu olsa da. Tobirama, Danzou, diğer konsey üyeleri vs. suçu hemen bütün Uchiha Klanına yüklemekte hiç çekinmediler. Bir ortaklık kurulduğunda bile, Tobirama kalın kafalılığı (Madara'da da olan benzer kalın kafalılık) yüzünden adamı iyice uzaklaştırdı.

Madara haklı olmayabilir ama hakkı yenen bir karakter. Sanki Yagami Light gibi kendi kendine kafayı yemiş bir karakterden bahsediliyor zannedilir ama ortada olanlar, hiç bir şekilde bunu desteklemiyor. Kritik noktalarda hataları olmuş, ancak aynı zamanda kimi açılardan bilge, yakınlarını çok sevmiş ve onların iyiliğini istemiş, onların hepsini savaşa kaybetmiş birisi var. Bu konuda adama yüklenen kaç kişi, sevdiği herkes bir grup tarafından öldürülse, onlarla birlikte çalışma konusunda istekli olurdu?

Not: Özellikle Kaguya'yı denkleme sokmadan değerlendirelim diye belirttim yalnız (daha ideolojik bir tartışma olması için). Bu yüzden yazdığın ilk cümlenin bir geçerliliği yok :D
 
kendi döneminde yaşayan çoğu yetişkinin göremediği bir sorunu fark ediyor. Sadece fark etmekle kalmıyor, bunu değiştireyi de planlıyor.
Farkediyor ancak ilk büyük fırsatta o yetişkinler yıllarca nasıl davrandıysa öyle davranmayı tercih ediyor. Üstelik başka yetişkinlerde bunu farketmiş olabilir biz bilmiyoruz sadece ama fark etmek başka şey adını koymak başka şey buna karşı yöntem geliştirmek bambaşka bir şey..

Bunu değiştirmeyi planlama işinde de Hashirama'nın Madara üzerindeki etkisi devasa çünkü bu hissiyatını ve planlarını ilk açan Hashirama gibi oluyor. Nitekim Madara yine ön cephe insanı değil bu konuda.


Ailesine karşı gelerek, Hashirama'yı tuzaktan kurtarmış olması da bunu gösteriyor
Hashirama'da Madara'yı kurtardu. Burada 1-1 ler ancak davaya bağlı kalma anı geldiğinde. Hashirama babasının yanında her şeyini riske atarak (sürgün edilebilir, dövülebilir, hapsedilebilir) Madaraya "hayır gitme, şimdi gidersen olmaz" vs demeye çalışan adamken Madara "Hashirama bunlar bir hayaldi zaten" diyen adamdır.


az kalsın kardeşini kaybediyor burada
Yine kendisinin bu konuda uyarıldığı bir konu "devam edersen daha fazla kardeşimizi kaybedeceğiz" diye açık açık uyarılmış birisi Madara. BU riski göze aldı, bu riski göze alıp da sonra "laan evet harbiden kardeşim öldü, yamansın dünya" demek biraz ebleklik oluyor. Bir de bizim dünyamızda belki bunlar hayatın yönünü değiştiren trajediler belki ama Naruto aleminde doğa kanunları gibi bir şey her trajik çocuk Madara'ya bağlama hakkına sahip olsa zaten Naruto ve Gaara dünyanın bir numaralı teröristleri olmalıydı ya da Sasuke döndüğü yoldan geri dönememeliydi vs vs



Hashirama gibi insanüstü bir irade ve anlayışa sahip olmasını beklemek mantıksız.
Hashirama'nın "Madara dur daha çok adam ölecek" uyarısının insnaüstü olmakla alakası yok. Sağduyulu ve öngörülü sadece. Mantıklı adam bu düzen eskiden vardı bu kadar kardeşimiz öldü, sen bunu devam ettiriyorsun böyle giderse kalanlar da ölecek diyor adam. Basit düz mantık. Yani Hashirama insanüstü tasvir edildi, peygamber gibiydi. Madara ise daha insan gibi, daha kırılgan falan gibi bir düşüncen varsa bence bu Hashirama karakterinin zekasına hakaret olur.


Hashirama gibileri bir elin parmaklarını bile geçmiyor
Madara gibi dünyanın anasını bellemek isteyenler de bir elin parmaklarını geçmiyor seride. Konu bu olmamalı bence.


Bu adamın yaşadığı devrin kötülüğünü unutmamalı. Ortalama yaşam süresi 30 sene ve sürekli ölüm var. Küçük yaşta kardeşlerini -ve diğer pek çok kişiyi- savaşta kaybetmek hiç kolay bir şey olmasa gerek. Yani adam eleştirilebilir ama korkak veya ezik birisi olarak görmek, büyük bir haksızlık. Sıradan bir insandan çok daha fazla derinlik gösteriyor.
Bak öyle bir yazıyorsun ki neredeyse Madara buradaki kurbandır, hashirama tirandır a bağlanacak. Bu kadar duygusal bir background NAruto evreninde hemen hemen her beş karakterden dördünde olan bir şey. Sıradan bir insandan daha fazla bir derinlik göstermiyor hatta en sıradan insan inanılmaz gücü olsa ne yapardı onu gösteriyor.

Haksızlık kısmına gelince, ezik ve korkak olmasının sebebi yaşadığı trajedileri silkip atamaması değil sanki ben bunu demişim gibi bir yanıt vermişsin.. Sözde derin, barışsever ve sıradanlıktan uzak dediğin bu adam. SAvaş ve ölümden keyif alan egoist biri. Hiç bir sebep yokken milleti pataklamaktan mutluluk duyan birisi. Kendi klanı bile bu "bully" tavırları sebebiye adamı sevmiyor. Köye gelen elçinin ağzına vuruyor bana Hashirama demeyin diye.. Ulan adam köyün kagesi ne desin adamlar.. Yani ben adama "Madara niye Hashirama gibi değil" eleştiri getirmişim gibi konuşuyorsun benle.. Benim getirdiğim eleştiri senin ya da bizlerin adama biçtiği filozofik arka planı kaldıracak bir yaşam ya da hareket tarzı yok adam ne devrimci, ne pasifist ne de kalıcı çözüm peşinde.. Adam sadece kendi yalnızlığı, kendi gerçek dışılığı ile herkesi aynı seviyeye getirmek istiyor. Alt-beyin böyle çalışıyor üst -beyin ise "Ben aslında size iyilik yapıyorum" diyor. Ancak o alt-beynin emareleri adam yoğun savaşa girince ortaya çıkıyor .. Ünlü "rape face" gibi... Yani Madara dünyayı devrime götürmek isteyen bir outcast , toplum için bir dış çizgi diyebileceğimiz biri gibi davranmıyor bir tiran gibi davranıyor adam. Nitekim amacı hakkında samimi değil. Samimi olmak için de insanüstü iradeye gerek yok zaten. Naruto evreninde pek çok kötü adam var ve evren pek çok kötülükle boğuşmuş yüzyıllarca doğru ok. Ama Madara kadar yaptığı iş ile ağzından çıkan lafın birbirini tutmadığı samimiyetsiz bir villain ya da hero ya da anti*hero bulmak çok çok zor.



yani umudunu kaybettiği için, hiç bir şey değişmedi.
Hiç denemedi ki zaten. Köye gelen elçiyi dövüyor herif barış zamanında. Yani insanlar sırtını döndü de Madara'da ekstrem yollar aramanın peşine düştü hikayesine inanamıyorum bu yüzden.


Benim fikrim, Madara, Hashirama'nın köy kurma teklifini kabul etmiş olsa da, aslında bunu yarı-gönüllü bir şekilde yaptığı.
Bu yüzden özellikle samimiyetsizlik kelimesini kullandım. Bir örnek daha...


Uchihalar hakkında çizilen profille birleştirilince
Sonra bu profili haklı çıkarak şekilde davranıp, klanın kendisinden sonraki hayatını da bok etti. Ateş olmayan yerden duman çıkmıyor nitekim hocam.


Shinobi İttifakı'nın da Madara yüzünden ortaya çıktığını hatırlatırım. Ortak bir düşman karşısında, zorunluluktan birleştiler. Yoksa o sırada böyle bir şeyin ortaya çıkacağı yoktu.
Tamam da bu Madara'nın haklı olduğu ya da çok doğru hareket ettiği için değil tehdit çok büyük olduğu ve o zamana kadar çok güçlü ninjalar kaybedildiği için oldu. Aynı tehditi sağlayabilen bir "B kişisi" olsa bu yene olacaktı nitekim "Madara sayesinde" kısmı bence geçersiz. Onu da geçtim benim konuşmalarım ile alakası olan bir konu değil. Ben zaten "Bak ninja dünyası bir araya gelebildi" gibi bir şey dememiştim. Benim dediğim tüm köy liderleri pasifist idi dedim ki 20 yıldan fazla süredir de onlarca savaş sebebi olaya rağmen öyleler. Hatta Edo-Kageler bile geldiğinde gençlerin başardıkları şeylerden çok çok memnunlardı. Bu da shinobilerin çağlardır zaten bunu istediklerini gösteriyor.

MAdara ve onun aksiyonları (ya da Zetsu) olmasa idi belki de bu noktaya daha çabuk varılacaktı demektir bu da.




Madara'nın mantığı ve hatası anlaşılabilir.
Anlamakta bir sorun yok zaten. Belli bir şekilde anladığım için kendi çıkarımımı yazdım bir önceki mesajımda. Anlaşılıyor ancak bu sanıldığı gibi yüce onurlu bir yolda verilmiş talihsiz bir hata falan değil. Bayağı bayağı odunsuluk.


bu, karanlık tarafa iyice geçmeye başladığı sıralarda ortaya çıkıyor
Karanlık tarafa barış zamanında geçtiyse bu adam zaten (Hashirama ile beraber köyü yönettikleri dönem) zaten adamın ne kadar hasta olduğu konusundaki tezim kendini amorti ediyor.


tablet öncesi ve tablet sonrası.
Tablet öncesi Madara'nın tüm kardeşleri ölüp bir başına kalana kadar ve hatta bu kadar kayıptan sonra bir de Tobirama'nın ölüsünü isteyip daha sonra olay Hashirama'nın barış için seppuku yapmasına varana kadar asla "barış" ya da "iyilik" için elini taşın altına koymamış biri olduğunu da hatırlatayım. Yani tablet öncesi ve sonrası arasında öyle "vooooow" denecek bir uçurum yok. Tablet öncesi daha az kana susamış biriydi sadece.


hafiften kafayı kırıyor.
hafiften ? Rape Faces :D Hatırlatırım bro :D



ama hakkı yenen bir karakter
??
- Dünyadaki inanılmaz hayran kitlesi
- Senin gibi entellektüel insanların onun hakkında bir kader kurbanı ve devrimciymiş gibi konular açması (seri bittikten yıllar sonra)
- Anime tarihinin en çok etki bırakmış villainlarından biri (tüm kandırılmışlığına ve patlamasına rağmen hemde)
- Öldüğünde bile Hashirama hala arkadaşı olarak görüyor ve onu seviyordu.
- Naruto aleminde kimse Madara için "haa ..... koduğumun evladı senin gibisini görmedi bu dünya , evlerini ateşler alsın vs vs" demedi. Shinobi sisteminin kurbanı olan diğer tüm sistem kurbanları gibi muamele gördü.

Ne olmuş da bu adamın hakkı yenmiş. Benim perspektifimden bakacak olursak Madara çok bile sayılıp , sevildi. Bunun yarısı kadar sevgi ve saygıyı göremeyen nice aklı başında karakterler var evrende.


Naruto evreninde yakın kaybetmenin bir standart olduğunu düşünürsek ve bu olguya abartılı tepki verenlerin sayısının normal karşılayanlara göre inanılmaz azınlık kaldığını hesaba katarsak. Naruto evreni aile ve ilişki parametrelerince Madara'nın bu evrenin yagami light 'ı diyebiliriz. Bir bakıma evet kendi kendine çıldırdı.

Ayrıca Madara, tıpkı light gibi defalarca ona dostluk eli uzatılmış, bu karanlık yolu bırakma şansı verilmiş ama bunu reddetmiş biri.. Tabi Madara Paşa'yı bende Light ile aynı kefeye koymam Madara'nın belli bir seviye de dava adamı olduğu gerçek... Ama öyle çok yüce ve soylu bir anti-hero gibi bahsedilmesini de desteklemiyorum. Madara baya baya evil .



yakınlarını çok sevmiş ve onların iyiliğini istemiş, onların hepsini savaşa kaybetmiş birisi var.
Naruto evrenindeki her on kişiden yedisini tarif ettin :D



Bu konuda adama yüklenen kaç kişi, sevdiği herkes bir grup tarafından öldürülse, onlarla birlikte çalışma konusunda istekli olurdu?
Hacı bu tamamen ajitasyon ve çarpıtma olmuş.


1- O grubun başı en iyi arkadaşı
2- O grubun başı bunu defalarca uyardı daha fazlamız ölecek diye
3- Eğer Madara'nın sorunu "o grup" olsa bu belirtilirdi. Ya da delikanlıysa kimsesi kalmayınca artık bir seçeneği kalmadığı için barış yapmaz son kardeşi ölmeden önce barış yapardı onu da kaybetmezdi. Ya da daha da delikanlıysa... Seppuku yapan Hashirama değil kendisi olurdu. Ben sizle de iş birliği yapmam, ailemsiz de yaşayamam deyip
4- O grubun lideri ve en iyi arkadaşı bu "birlikte çalışma konusu" için kendi canını veriyordu.

Madara ne zaman bu kadar elini taşın altına koyabilmiş...

Hacı üzgünüm ama cevap mesajın genellikle ajitasyon üzerine kurulu neredeyse "ahh yazık küçük madaraya" moduna sokacan bizi :D :D Rape Face diyorum ya :D


---------------------------------

Tekrar ediyorum;

Nitekim Madara, Büyük Hashirama'nın ezikliğinden dolayı ne yapacağını bilemeyen ve basit bir "ben bir bok yedim" diyebilmek içinde fazla güçlü ve ego sahibi olduğundan kendisinin o günkü korkaklığını meşrulaştırmak adına tüm hayatını "Eğer ben bir bok çuvalıysam tüm insanlar da öyle" ideolojisini kanıtlama üzerine kurmuş.. Asla büyüyememiş Peter Pan sendromlu dangalağın tekidir.
 
Madara'nın yaptığı tek şey bile haklı değil bence. Çok fazla tolerans gösteriliyor.

Hashirama defalarca dur durmazsan insanlar ölecek dedi Madara sırf Hashirama'ya karşı olan ezikliğini değersiz benliğine yediremediği için ihanet etti, savaşlar çıkardı.
 
@NABU

Dediğim bir çok şeyin Naruto'da bayağı bir karakter için geçerli olduğunu biliyorum, ki zaten bu yüzden pek çok karakterin mantığı -hatalı bile olsa- anlaşılabiliyor. Benim anlattığım argüman kısmı, Madara'nın bu hedefini neden sadece bencil nedenlerle ortaya atmadığı. Serinin içinde bile, Hashirama, Sasuke'ye bu olayları anlatırken, bunların üstünde duruluyor.

Madara'yı bir aziz yapmak vb. değil amacım. Başlığın içinde Madara'nın tamamen bencillikten ve eziklikten dolayı bunları yaptığı söylendi, ben de karşılık olarak bunları yazdım. Elbette bencil yanlarını sıralamayacağım.

Yeterince kuvvetli bir şekilde ideallerini kovalamadığı zaten açık. Daha istekli olsa bir çok şeyi önleyebilirdi fakat evet, Hashirama ile karşılaştırma yapıyorsun :D Madara'nın belli bir noktadan sonra dengesiz davrandığı açık. Hatta kendi klanı bile güvenmiyor ona bu yüzden, bir noktadan sonra. Ancak olayların başında, daha çocukken, gayet aklı başında davranan birisi. Bahsettiğimiz o kritik anda hata yaptı ama yaptığı hata, o dönemde yaşayan hemen her shinobinin vereceği bir tepkiyi verdi.

Ajitasyon? Empati yaptırmaya çalışıyorum karakterle. Bir karakterin bir olayı yapmasının duygusal sebeplerini açıklamak için en iyi araç. Daha teknik psikolojik terimler de kullanılabilir ama çoğu kişi anlamaz böyle yazarsam.

Haksızlık yapılma olayını da, bu başlıktaki yorumlar için kullandım. Ha ama buranın dışında da, çoğu kişinin karakterin motivasyonlarını anladığını zannetmiyorum.

Bu noktada diyebileceğimiz en iyi şey, Madara'nın motivasyonları hakkında anlaşamamak konusunda anlaşmak. Madara'nın haklı olmadığını düşündüğümü zaten biliyorsun ve Madara bile, olayların sonunda Hashirama'ya haklıymışsın diyor. Ancak bu, tartışılamayacağı anlamına gelmiyor. Savaşların sürekli olarak ortaya çıktığı bir dünyada, bu tarz bir kaçış fikri ilgi çekici. Hatta bu dünya için bile ilgi çekici. Bu siyasal araç, başkaları üstünde tahakküm yarattığında neden bu kadar kabul edilemez oluyor ama devletler kabul edilebilir tahakküm organları mesela? İkisi de, daha büyük iyi uğruna yaptığını iddia ediyor. Yani dediğim, bu etik sınırların aslında bulanıklığı. Madara'nın rüyası, başkalarına kabul ettirildiği için kötü deniyor ama bir yandan, kendi dünyamızda, daha büyük iyi adına başka kabul ettirmeler gayet tolere ediliyor ve hatta sıradan görülüyor. Bu sınır nerede ortaya çıkıyor? Keyfi mi? Keyfi değilse, onu belirleyen şey nedir? Tahakkümün düzeyi mi, tahakküm/hayat standardı artışı mı? Bu artış, maksimum kişi için maksimum mutluluk olarak mı ele alınmalı?

Benim için, aradaki farkı anlayamadıktan sonra bir rüya ile gerçekliğin bir farkı yok şu an. Asla bilinemeyecek bir şeyi konu dışı olarak görüyorum. Bu sebeple, bu senaryoya -Kaguya olayı gözardı edilirse- insanların etik konularda mantığını anlama aracı olarak bakıyorum. Saf felsefi bir konu olarak da açabilirdim ama o zaman cevap atan veya bu kadar ateşli tartışan kişi pek olmazdı :D

@Earendill

Yani ortada bir iddian yok ki cevap vereyim. Sürekli tekrarlanan, deskteksiz bir ifade var. Ne kanıtı, ne de benim sunduklarıma karşı-argümanı var. Üstüne açıklama yapıyorum diye eksileniyorum. Tartışmayı ciddiye alıp, düzgün bir açıklama sunmadığın sürece, benim yazdıklarımın bir anlamı yok. Şu yaptığın hareketi bir hakaret olarak algılıyorum zira.
 
Madara'nın bu hedefini neden sadece bencil nedenlerle ortaya atmadığı
Ya madara tamamen bencil değil ancak K.Marx'ın obsesif sevgi=genişletilmiş bencillik deyimindeki gibi biraz. Herkesi düşündüğünü söylüyor ama herkesi düşünen adam gibi davranmıyor. Tekrar ediyorum :D Rape Face...


tamamen bencillikten ve eziklikten
Ben bencillik lafını kullanmadım aslında eziklik doğru. Bence Madara kendi yanlışlarını tüm dünyanın doğrusuymuş gibi meşrulaştırmaya çalıştı tıpkı Batman: TDK'deki Joker örneği gibi. Herkes adına karar alıp bir halt bildiğini sanamazsın.

Ve bak argümanım boyunca Madara'nın bir kehanete, bir toteme inanarak planını inşa ettiğini ve de iyi mi kötü mü olduğunu bilmeden tüm insanların seçim hakkına tecavüz ettiğine deyinmedim bile. Zaten bu baya baya adamın sorununu gösteriyor. Ha diyeceksin ki o daha büyük iyilik için bu kötülüğü haklı gördü o zaman bu karakter bana "daha büyük iyiliğin adamı" profili çizmeliydi.." Oh kanım akıyor ne güzel, ah beni ortadan ikiye böldüler muazzam hissediyorum " "sineksiniz" , "böceksiniz" kafasında biri olmamalıydı.




Yeterince kuvvetli bir şekilde ideallerini kovalamadığı zaten açık.
Kovalayamaması çok sorun değil sonuçta milyarlarca insan bir şeyler hayal eder anca binlercesi başarılır olur ancak. Bir kere bile sorumluluk sahibi olup, elinin taşın altına koymaması ya da yanıldığını asla kabul etmemesi. Her hangi bir dava yürütmek için gerekli olgunluğa erişmediğini, ezik duygular beslediğini, (hatam var dersem zayıf gözükürüm tarzı ezik) gösteriyor. Zaten Madara'yı başarılı olamadığı için eleştirmedim dikkat edersen. samimi değil adam. Hiç bir davasının adamı olamıyor.

Hashirama ile beraber barış adamı olmak istiyor olamıyor, rol kesiyor vs, gelenekçi savaşçıı, kafatasçı olmak istiyor olamıyor ya da öyle olmadığını iddia ediyor, dünyayı daha iyi bir yer haline getirmek için istemeye istemeye insanları incittiğini düşünmemizi isteyen anarşist bir devrimci olacak gibi oluyor ama buna da uygun davranmıyor.

Uygun davrandığı tek şey kuyruk acılı, pişmanlıklarla dolu ezik bir velet olduğu kısım bence. Zaten bu yüzden peter pan sendromlu demiştim. Madara ona yıl yaşamasın rağmen Hashirama ile çocukluğundaki gibi davranan bir tip.




Bu noktada diyebileceğimiz en iyi şey, Madara'nın motivasyonları hakkında anlaşamamak konusunda anlaşmak.
Dostum senin benimle ilgili kaçırdığın nokta şu. Motvasyon sahibi olmak ile o motvasyonu kanalize etme farklı şeyler. Senin tasvirine göre Madara bilgeydi, bir yol görmüştü, bir kurbandı, bir dışlanmıştı vs... Hacı bu adam köye gelen elçiyi hiiiiiiiç bir sebep yokken döven. Gokage ile oynayan, Gai ile oynayan, kanı akınca yalayan, 2 tane tabletin dediği ile çılgın kehanetlere inanan bir yerde din adamı gibi bir şey.

Nitekim senin ona biçtiğin "outcast" , "yorgun savaşçı" , "doğru ideallere yanlış yollarla yürüdü" vs gibi şeyler bu adama oturmuyor. Oturmuyor yani.. Danzo buna daha yatkın. Bana bu şekilde Danzo'yu anlatsan.. İşte bilgeydi, birilerinin göremediğini gördü ve buna göre davrandı vs... Anlarım.. Çünkü Danzo şiddet ve ölümden zerre zevk alır gibi gözüken biri değildi aksine bunlara hep ekstra "israf" ya da "zahmet" gözüyle bakan biri.

Öte yandan Madara bunlar için yanıp tutuşuyor. Yani Madara'nın barış bahanesi ile tanrılık rolüne soyunmak istediğine dair çok daha sağlam bir argüman yapılabilir "devrimci" argümanına kıyasla çünkü tavırları ona daha yatkın.

Nitekim sadece adamın hayatının neden fucked up olduğunun sebeplerine bakıp "aa evet motvasyonları var ve anlaşılır" demek ile bu iş bitmiyor maalesef.

Danzo-Hanzo ve Nagato'nun da amacı dünyayı birleştirmek idi Jiraiya - Naruto - Hashirama'nın da ama arkalarında bıraktıkları izleri takip edecek olsan seni iki farklı bambaşka yere götürürler o yüzden senin sürekli "Madara'nın bu motivasyonlar ile bunları yapmaya hakkı var." demen bir yerden sonra anlamsız çünkü olay sadece hak ya da motivasyon değil. Adam kalıbının (daha doğrusu senin ona biçtiğin kalıbın) adamı değil abi.




Hatta bu dünya için bile ilgi çekici. Bu siyasal araç, başkaları üstünde tahakküm yarattığında neden bu kadar kabul edilemez oluyor ama devletler kabul edilebilir tahakküm organları mesela? İkisi de, daha büyük iyi uğruna yaptığını iddia ediyor. Yani dediğim, bu etik sınırların aslında bulanıklığı. Madara'nın rüyası, başkalarına kabul ettirildiği için kötü deniyor ama bir yandan, kendi dünyamızda, daha büyük iyi adına başka kabul ettirmeler gayet tolere ediliyor ve hatta sıradan görülüyor. Bu sınır nerede ortaya çıkıyor? Keyfi mi? Keyfi değilse, onu belirleyen şey nedir? Tahakkümün düzeyi mi, tahakküm/hayat standardı artışı mı? Bu artış, maksimum kişi için maksimum mutluluk olarak mı ele alınmalı?
Bu kısım bu tartışma için yapıcı ya da faydalı olmaz kafa dağıtır, spekülasyon yaratır hacı. Çünkü biz çok daha global ve iç içe girmiş derin yapılar tarafından yönetilen, süper güçleri olmayan varlıklarız.

Öte tarafta shinobi nüfusunun 4/5 ini karşısına alıp "siz ne derseniz deyin ben sizin için en iyisini düşündüm, hepiniz uyuyacaksınız" diyen bir tiran var. Yaptırımlar, normlar bize de bu şekilde dayatılsa bizde tepki veririz..

Yani bu klasik kurbağayı kaynar suya atarsan zıplar kaçar ama normal suyun içine koyup sonra kaynatırsan hasşlandığını anladığında çoktan ölmüş olur olayı gibi.

Madara kaynar su, bizimki daha farklı.. Nitekim buradan da Madara'ya bir "Ya Madaraya kızıyoruz da e bunu bizimkiler de yapıyor" demek üzgünüm ama saçma devlet yapısı hatta devlet yapıları başka bir şey one man show başka bir şey.

Bir başkasının günahı diğerinin sevabı olmaz kısmına zaten hiç girmiyorum hocam.


Benim için, aradaki farkı anlayamadıktan sonra bir rüya ile gerçekliğin bir farkı yok şu an. Asla bilinemeyecek bir şeyi konu dışı olarak görüyorum. Bu sebeple, bu senaryoya -Kaguya olayı gözardı edilirse- insanların etik konularda mantığını anlama aracı olarak bakıyorum. Saf felsefi bir konu olarak da açabilirdim ama o zaman cevap atan veya bu kadar ateşli tartışan kişi pek olmazdı
Bende bu yüzden işin rüya kısmına çok girmedim. Zira orada alenen bir taciz ve tecavüz durumu söz konusu ancak bunu bir kenara koydum ve madara karakterinin yolculuğuna dikkat çektim. Nitekim "kuyuya inme fikri ilgi çekici gelebilir. toplumdan uzaklaşmak adına ancak kimin ipiyle iniyorsun ?" işte ben kimin ipiyle inildiğini anlattım bu yüzden.

Yoksa o mantıkla uyuşturucular da çok cazip bir fikir eğer olay etik ve ilkeler değil de "cazibe " ise..



@Earendill Abi bence de kendi görüşünün sunumunu yapmadan direkt karşıdakini eksilemek hoş değil. Nitekim bende Mustafa ile hem fikir değilim ama sırf böyle bir tartışma ortamı yaratıyor diye hem açtığı konuya hemde uzun mesajına beğeni attım.

Böyle yıkıcı olmayın gençler .. Madaradan bir farkımız olsun yani :D :D (mic drop)
 
@Morakira

Eksi vermem çirkin bir hareket oldu, kusura bakma X/

Ve evet Madara'nın bencil olduğu dışında iddiam da yok :D
 
Moderatör tarafında düzenlendi:
Bu arada buradakine benzer bir "sanal ütopya vs gerçek dünya" tartışmasını ablamla yaptıktan sonra bazı hususlarda bu konunun tam hakkını verememediğimi ve olayı Madara'dan ayrı incelemediğimi farkettim.


Bu eksiği kapatmak için şöyle diyeyim.

Madara'nın tespiti doğru mu ? Bu yanıtlanabilir bir şey değil eldeki veriler vs potansiyel ya da yaşadıklarımız vs yaşatabileceklerimiz kısmı sebebiyle bu tespite doğru demek için önce başka bir ton denklemin yanıtını bulmak gerek. Ancak bu fikirle çıkagelmesi bir yerde mantıklı ve anlaşılabilir mi ? Kesinlikle, Evet.

Peki Madara'nın ve planın güvenilirliğini ve planı ilerletiş şeklini bir kenara koyup karar anına gelirsek Tsuki no Me dünyası cezbedeci bir teklif mi ? Evet. Buraya girmek isteyenin de götürmek isteyenin de etik bir biçimde yargılanması çok güç mü ? Evet çok güç. Biz kimiz de yargılayalım.


Ben gitmek ister miydim ? Hayır. Ama bunun benim kendi kişiliğimle alakalı tonla sebebi ve değişkeni var. Konuyu bağlamaz. Sonuçta bu anlaşılabilir anarşist bir fikir ve de çözüm önerisi diye sunulan şey de acaip cazip ve kabul eden için anlaşılabilir bir şey.



Bunun altını çizmemişim önceki konuşmalarım da o yüzden biraz eksik kalmış... Yani indiğimiz kuyunun ne kadar cezbedici olduğu ve bu kuyuya inme fikrinin çok sert bir biçimde eleştirilmesinin son derece güç olduğunu belirtmem gerekir. Çünkü ben genel olarak "Peki bu kuyuya kimin ipiyle iniyoruz farkında mısınız ?" kısmını konuşmuş buraya es geçmişim.


Madara kendi dünyasının konjektürü ve planı yürütüş şekli sebebiyle haksızdı. Ancak bu teklifle çıkagelmek de ya da bunun iyi olacağını safça düşünmekte haksız mı ?

Bu "sanal ütopya vs gerçek dünya" söz konusu olduğunda artık burada "hak" ya da "haklılık" kıyası yapmak çok çok zor. Çünkü bir taraf senin kökenin iken diğeri olmasını istediğin her şey bu bağlam da Madara'yı suçlamıyorum. Suçladığım kısım bunu sunuş ve bağlayış biçimi ki bu da haksız olduğu kısım.

Ancak konjektürü ve şartları ve de milletin iradesine tecavüz etmesini bir kenara korsak, vaat ettiği şeyi kabul etmek acizlik olur muydu ? Emin değilim, sanmıyorum.
Etmemek odunluk ya da enayilik olur muydu ? Aynı şekilde sanmıyorum.

Nitekim Elimizdeki Dünya vs Ütopik Hayal Alemi çatışmasında aranması gereken bir hak yok. Haklı çıkaramayacağımız kadar tecrübesiz ve de deneyimsiz olduğumuz bir durum vede oldukça bilinmez.

Fakat bu teklifi sunma biçimi (sunmuyor da gerçi direkt ilan ediyor) , ve bu çözüm için gerekli şartları oluşturmak için ödenen bedel ve Madara'nın düz yolda eğri oturan tavrı onu haksız yapıyor.

Haksız yapmıyorsa bile şunu biliyorum ki haklı yapmadığı da kesin.


İlk mesajlarımda Tsuki no Me fikri ve bunun cazibesine kapılmak bir eziklik, bir ahmaklık gibi anlaşılmış olabilir (niyetim bu değildi.) diye kendimi düzeltmek istedim.
 
@NABU

Evet, konu oraya kaydı ama bu tarz tartışmalarda çok sık oluyor. O yüzden ben de akışla gittim, senle beraber.

Konu bir yerde, bu sanal ütopyanın ne kadar ayırt edilemez olduğuna geliyor. Epistemolojik açıdan bakıldığında, aradaki farkı ayırt edecek hiç bir imkanımız yoksa, tartışmanın bir anlamı bile kalmıyor. Hatta şu an bile, birisinin bu tarz bir hayalinde yaşıyor olabiliriz. Sonuçta bu tarz senaryolar gücünü bilinemezlikten alır ve her zaman, bilemeyeceğin bir şey olma olasılığı vardır. Bu yüzden, kişi yüz milyar evren hakkında her şeyi bilse bile "Ya bunların tamamı bir simülasyonsa?" sorusuna kesin bir cevap veremeyecektir.

Madara'nın illüzyonunun gerçeklikten ayırt edilemeyeceğini varsayarsak, haklı veya haksız yargısında bulunmak gerçekten zor. Benim konu başında "Dikkat almayın," dediğim Kaguya durumuyla beraber düşünülürse, bir yargıda bulunulması çok kolay. Ancak bu tarz bir şey de olmayınca, geriye şu ikilem kalıyor. "Çok acı olabilen bir gerçeklikte yaşamayı mı tercih edersin, yoksa her şeyin ütopik olduğu bir illüzyon mu?" Elbette, Madar'nın insanların iradesine müdahale etmesi de var.

Benim üstünde durduğum nokta, ayırt etmenin hiç bir imkanı yoksa, gerçeklik ve illüzyonun pratikte aynı şey olduğu. Sebebi de, şu an yaşadığımız şeyin bile gerçeklik olduğunu teknik sebeplerle ispatlayamamamız. Hiç bir zaman da ispatlayamayacağız. Teknik olarak mümkün değil.
 
Üst