Kahraman Baykuş - Kanatlanan Kültür

Spoiler İzlediğiniz Son Film Hangisi ? Nasıl Buldunuz ?


Arabalar 3
Bıktım artık hortlatılan ve ele yüze bulaştırılan serilerden.Arabalar bir cidden farklı bir serinin başlagıcıydı ve güzeldi.Genel olarak yarışlar üzerine odaklanmıştı.İki ise çok daha iyi bir filmdi.Sadece yarışan arabalar olursa olmaz denmiş ve cidden farklı bir konu işlenmişti.Peki 3. film.Arabalar yarışmaya devam etsin.Animasyonlar içinde çok sevdiğim bir seridir.Bırakın öyle kalsın.Neden her seferinde geçmişten bir seri hortlatılıp bok ediliyor anlayabilmiş değilim.İlk iki filmin en güzel yanlarından biri iki başrol olmasıydı.Mater'da en az Mcquin kadar filmin merkezindeydi ve harika bir karakterdi.Bu filmde 2 dakika göründü.Elindeki cevheri çöpe atmak bu resmen.Berbat bir final.Yetişkin insanlar izlemesin diye yapılıyor bu animasyonlar resmen.Aklınla dalga geçiyorlar resmen.Bana sinemayı sevdiren filmlerin bir bir heba olması çok acı bir şey.
 
Isle of Dogs (2018)

Wes Anderson'ın 9 yıl önceki stop motion animasyonu Mr. Fantastic Fox'u zaten sevmiştim. Şİmdi ise işi çok ileri boyuta taşımış. Tahmin edilebilir bir tema idi. Kültürel açıdan bazı yanlış olabilecek yaklaşımları vardı bunun haricinde belirgin bir sorunu olmamakla beraber son derece estetik, keyifli, detaylı ve iyi çalışılmış bir iş.

86-89/100 diyebileceğim bir iş.
 
The Best Exotic Marigold Hotel (2012)

Ana akım sinemanın yaşlı oyunculara sadece "ebeveyn ve mentor" rolleri vermesi gerçekten bu harika oyuncular için çok kötü bir şey ancak bizim ülkemize nazaran batı filmleri üstadlarına biraz daha fazla saygı gösteriyor ve onlar için projeler hazırlıyorlar. Bu da onlardan biriydi.

Gerçekçi olmayan vede bazı kültürel değişiklikleri pekte olduğu gibi yansıtamayan pek çok "corny" yanı olmakla beraber. Filmin hem görsel hem de metin olarak zenginliğini sevdim. Oyunculuklar zaten çok hoş, mizah ve sıcaklık hissi de keza aynı şekilde.

Güzel bir aile filmi özellikle annelerimiz sevecektir

75/100
 
Point Break (1991)

Kendi alanında bir klasik. "corny, cheesy & cool" denebilecek filmlerden biri. Başka eserlerde sırıtan sizi iten ne kadar klişe ve sapşallık varsa burada yakışıyor. Rahat ve maço tarzı hiç de maço olmayan sete olan kontrastı ve de Patrick Swayze ile Keanu Reeves'in işlerini çok ciddiye alarak oynadıkları karakterlerinin buna ramen bu kadar rahat ve de havalı kaçmaları enteresan :D

80s Corny Cop-Rom izleyeceğim diyorsanız (Top Gun gibi misal) birebir.. Zaten çok fazla popüler kültür referansı yapılan bir filmdi o yüzden hep merak ederdim neden 20 küsür yıl sonra hala bu kadar konuşma ve espri malzemesi diye. İzledim ve anladım.

Bu arada bu filmin konseptini çalarak çekilen Fast & Furious'dan 50 kat daha iyi benim açımdan.

Son olarak film öyle garip ki şu kelimeler arka arkaya gelebiliyor

fbı,eski amerikan başkanları,sörfçülük,uçaktan paraşütle atlama, aşk, ilişki üçgeni,fbı ve polis şakaları,sex cilası... Düşünün bunlar bir araya gelebiliyor o kadar corny ve o kadar eğlenceli :D


73/100 (tüm günahlarıyla sevdik)
 
Ingrid Goes West (2017)

Bir sosyal medya stalker'ının, bir modern dünya yitiğinin gözünden aslında kendilerini normal sananlar ile bu kişiler arasında çok büyük bir fark olmadığını gösteren tuhaf bir video. Ayrıca sonu biraz "asiye nasıl kurtulur" adlı tiyatro oyununu andırıyor. Bir açıdan evet kurtuldu ancak bir açıdan çıkmaya çalıştığı çukurun belki de en içine düştü. Yönetmenin sonu böyle çift başlı vermesi hoşuma gitti.Ancak son hızlı ve güçten düşkündü ... Tabi İşin senaryo ve sinematografi kısmında biraz fakir bir film ama deneysel indie bir çalışma olarak görüyorum.

Arasırada umduğunuz notalara basan ve mühim konulara deyinen ancak genellikle yüzeyden çok uzakşamayan hoş bir modern çağ trajedisi. Katarsis konusunda da son dönemin en cesur işlerinden bir gibi


Edit: şöyle bir düşündüm de film aslında bayağı yüzeysel kalıyor.. Puanımı değiştiriyorum



67/100
 
The Devil's Advocate
Al pacino mükkemmeldi. Göründüğü her sahne müthişti. Birde "Ben Mona Lisa'nın eteğinin altındaki elim" tarzı birşey söylüyodu orda filmi durdurup repliği araştırdım.
Kurgudan çok oyunculuklar iyiydi filmede 88/100 veririm.
 
Ölümlü Dünya (2018)

Absürt komedi - aksiyon türü adına Türkiye için bir ilk bu türün en son örneklerinden biri "Nİce Guys" (2016) filmi idi. Bu film onun kadar iyi cilalanmamış biraz daha kaba, saba ancak bizim aile yapımızı, profesyoneleşemememizi ve buna engel geleneklerimize çok nüktedan dokundurmalar yapan hoş bir filmdi. Oyunculuklar, geçişler bazı zeki efektler ve genel anlamda yönetmenlik iyiydi. Filmin bazı yamuklukları olsa da genel anlamda indie havası ile uyuşuyordu.

Feyyaz Yiğit bu filmle çok ünlenir onu iddia edebilirim. Güldüğün her 3 sahneden 2si bu manyağa ait :D

Ben abim ya da arkadaşlarım kadar aşırı gülmedim çünkü bu tarz absürt durum komedisi bana çok cezbedici gelmez ancak ben daha çok karakterizasyonları çok başarılı buldum ve filmin metninde yazan şakaya değilde onun arkasında yatan şaka gibi motiflere güldüm (türk suikastçı örgütünün çay içip leblebi yerken iş konuşması gibi vs vs)

Gelecek adına umut veren bir iş.. Biraz daha çalışılırsa çok iyi bir seri doğar bu ekipten Çıplak Silah gibi.


Puanım: 74/100
 
Arkadaş hiç mi film izlemiyorsunuz bana arka arkaya 5-6 mesaj attırıyorsunuz :D

My Old Lady (2014)

Deneysel aile trajedisi ile klişeleşmiş kadın-erkek romantizminin içerisinde aynı potada sorunlu çocukluk, intihar sorunsalı ve de evlilik kurumunun meşruluğu gibi pek çok yan olguyu eriten bir film.

Film dark kadroyla işliyor. 3 ana karakter ve 3-4 tamamen dekor olmaktan ibaret yan karakter var. Aslında daha çok bir tiyatro oyunu gibi çünkü çok fazla iç mekan sahnesi ve genellikle bire bir dialoglardan ibaret bir film.

İşte bu tekilliği ve de mekan/kadro fakirliğini bence kamera kullanımı ile gidermelilerdi. Film eski usül bir kamera ve ışık kullanımına sahip. Sürekli bir kişiden diğerine seken çekimler ve aynı ışık, aynı dokudan oluşan arka plan.

İşte bunu biraz daha esnetselermiş biraz daha tilt, pan zoom, panoramik çekimler vs görseydik. Film içerisinde dalgalı kura dönen karakterlerin ruh hallerini bizlere ayna gibi aktaran bir kamera olsaymış film çok daha akılda kalıcı ve de takdir edilen bir film olurdu eminim.

Yine de boş zamanda izlenebilir çok hoş ve samimi bir film.

69/100
 
Escape from New York

Fena değildi. '80ler dönemi klişe aksiyonları bir yere kadar seviyorum ama ehh. Yani sevdim ama öyle çıtır çerezlik bir şey. Oyunculukları da övülmüş ama Kurt Russell aşırı kasıyor konuşurken. Aşırı basit ve düşünülmeden yapılmış pek çok element de, kullanılan cihazlar gibi. Aksiyon filmi olmasına rağmen aksiyonu göreli olarak yavaş.

İyi yönden, atmosferi güzel ve baş karakteri bu tarz ve dönemdeki bir film için ilginç. Crowe'daki abartı maçoluk dönem için çok yaygın bir şey ve klişeliğine rağmen bir yerde güzel. Diğer oyuncular da işlerini iyi yapıyor.

Bugünün mantığıyla 6/10, kendi dönemi için 6.5.
 
Metropolis (1927)

Açıkçası fütüristlikte çığır açmak ile birlikte (3 boyutlu yazıcı, görüntülü telefon, mobil telefon, akıllı ev/ofis sistemi, süper hızlı metro, bina boyu bilboardlar falan hepsini burada görüyorsunuz) etnik ayrımdan, sosyal statü ayrımcılığına sanayinin elinde yozlaşan bilim ile arzu odağı olan teknolojinin halkları yozlaştırmasına, oradan kadının metalaştırılmasına, makinalar için kurban edilen ve yabancılaştırılan işçi kesimine, kölelik ve ırkçılığa oradan insanın zamana karşı korkunç mücadelesine ... inanılmaz bir sosyolojik, felsefi ve psikolojik dolulukla dolu.

Teolojik açıdan da ölüm, 7 günah ve kıyamet kavramlarına değindirmiş. Mitolojilere de çok gönderme var.

Sonda ise gene sevgi kazanıyor (nispeten) ancak vıcıklık olmadan.

Sessiz Sinema ve Siyah-Beyaz film şeridi ile bu kadar şeyi nasıl anlatabildin bu kadar devasa toplu insan hareketliliklerini bu muazzam geometrik düzende gösterebileceğin devasa stüdyo setlerini ve onların ufak maket kopyalarını nasıl yaptın mübarek... Sonra o görsel efektler 1927 de vs...

Eski "izlediğim en iyi film" dediğim şey Matrix (1999) tahtından indirilmiştir. (matrix demişken Ghost in the shell ve Matrix gibi filmlerden çok önce dikey olarak bilgisayar ekranından formüller halinde akan data konseptini de bu filmde görüyoruz. GitS'den 68 Matrix'den 72 yıl önce)

Filmin tek eksiği ( o da dönemi için anlaşılabilir) , abartılı bir melodram tatlıya bağlanıyor vs ancak bunu da anlıyorsunuz çünkü Almanya'nın ve dünyanın 2 büyük dünya savaşı arasındaki buhran dönemi filmi olduğundan barış, sevgi, aşk mesajını vermek adına öncesindeki climax gereksiz uzun ve aşırı olmuş fakat bunu dönemin konjektüründe devrim yapma niyeti ile yapıldığını düşününce garipsemiyorsunuz.

Karakterler ve İlişkileri: 95/100
Derinlik & İşçilik: 98/100
Sinematografi & Tasvir: 99/100
Türünün Gereklilikleri: 99/100
Hikaye & Evren Dizaynı: 99/100
Özgünlük ya da Etki Gücü: 99/100
Zamanlama & Ritim: 95/100

Ortalama 97.7/100

Ve bu film bana bir kez daha hatırlattı ki "fuck u cgı"
 

Bu seri bana göre Netflix'in en iyi işlerinden biri.İkinci yarısını nefes almadan izledim.İlk defa bu kadar kudretli bir Godzilla filmi yapıldı.Ancak dünyayı kurtaran ve insanlığa yardım eden süper kahramanvari bir film yerine dünyaya hükmeden ve dünyayı insanlardan kurtaran bir Godzilla mükemmel olmuş.Gizem ve bilinmezlik bu filmde çok iyi işlenmiş.Özellikle Godzilla ile büyümüş ve çocukluk yıllarına etki etmiş biri olarak söyleyebilirim ki cidden çok iyi bir iş becermişler.Bilen bilmeyen herkes izlemeli.Serinin 3. filmi için yanıp tutuşuyorum şuan.
 
Tüm gün Türk filmi maratonu yaptım. Sırasıyla Bilen Kazanıyor, Feryat, Öyle Olsun, Yalancı Yarim, Mavi Boncuk, Sev Kardeşim izledim. Hepsi güzeldi ancak en iyisi Mavi Boncuk nazarımda.
 
Polisiye/Gerilim türü : Knight Moves ( 1992 yapımı )

MV5BYjAwOGI2MTAtYTBiOC00NTg0LWI3OWUtZGE3MThiNzI3NWU4XkEyXkFqcGdeQXVyMTQxNzMzNDI@._V1_UY268_CR0,0,182,268_AL_.jpg


Bu filmin fazla ilgi görmemesini anlayamadım. Bir satranç sever olarak kurgunun ve olayların tamamen satranç oyunu gibi yansıtılması çok heyecanlı ve zevkliydi.
 

İlk film o kadar iyi değildi ama ikinci filmin başı ve ortasında epey güldüm.Bol taşak muhabbetli komedi arıyorsanız tavsiye ederim.Altyazılı izlemek şartıyla elbette.Sonu pek güzel değildi ama bu filmden beklenti iyi kurgu veya güzel bir konu değil zaten.Ben beğendim.
 
[img='http://filmimuzikleri.com/wp-content/uploads/2018/08/2001-Bir-Uzay-Destan%C4%B1-%C3%87alan-%C5%9Eark%C4%B1lar.jpg',none,155][/img]

2001: A Space Odyssey
Film izleyici için aşırı rahatsız edici, anlaşılmaz ve yavaş. Ancak yapıldığı dönemi de hesaba katarak tam bir yönetmenlik harikası ve size kapalı bir şekilde anlattığı felsefi derin bir hikayesi var.
 

Bu tarz geçmişi anlatan filmleri sever misiniz bilmem ama bu yaşananlar birebir doğru ise ben iptal.Adam resmen ortalığın anasını bellemiş.Yürekli mi yoksa çılgın mı bilemedim.
Uçaktaki sevişme anı çok değişikti be.Gülmekten öldüm.Adam uçağı ne amaçla kullandı.
Tom Cruise abimizin oyunculuğunu beğendim.

2 yıl önce indirdiğim fakat iyi bir şey çıkmaz deyip izlemediğim bir film.Çok mu harika bir şey çıktı?Elbette hayır.
Film içerik olarak çok güzel olmasa da gerek çekim tekniği gerek seçilen müzikler gerekse yansıtmaya çalıştığı ambiyans ile başarılı bir film.Di Caprio Oscar alırken acaba demiştim ama izledim de yanlış bir kara değil.Tabi o yılın bütün ''En İyi Erkek Oyuncu'' dalında aday olan filmlerini izlemediğimden kesin bir şey diyemem.Genel itibariyle beğendiğim bir film oldu.
 
Moderatör tarafında düzenlendi:

The Nice Guys
70'ler Amerika'sında geçen 2 özel dedektifin hikayesini komik bir şekilde anlatıyor.Film ortalarına kadar çok eğlenceli.Ryan Gosling epey iyi bir oyunculuk sergilemiş.Russel Crowe her zamanki gibi cool.Sonu yine olmamış.Çok fazla tesadüfi iş oluyor.Genel itibariyle eğlendiğim ve zevk aldığım bir film oldu.Tavsiye ederim.
 

Bu tarz geçmişi anlatan filmleri sever misiniz bilmem ama bu yaşananlar birebir doğru ise ben iptal.Adam resmen ortalığın anasını bellemiş.Yürekli mi yoksa çılgın mı bilemedim.
Uçaktaki sevişme anı çok değişikti be.Gülmekten öldüm.Adam uçağı ne amaçla kullandı.
Tom Cruise abimizin oyunculuğunu beğendim.

2 yıl önce indirdiğim fakat iyi bir şey çıkmaz deyip izlemediğim bir film.Çok mu harika bir şey çıktı?Elbette hayır.
Film içerik olarak çok güzel olmasa da gerek çekim tekniği gerek seçilen müzikler gerekse yansıtmaya çalıştığı ambiyans ile başarılı bir film.Di Caprio Oscar alırken acaba demiştim ama izledim de yanlış bir kara değil.Tabi o yılın bütün ''En İyi Erkek Oyuncu'' dalında aday olan filmlerini izlemediğimden kesin bir şey diyemem.Genel itibariyle beğendiğim bir film oldu.
REvenant'ı ben çok beğenmiştim. Hatta bidaha izliycem.
 
Siberia (2018)

Keanu Reeves'in bir şekilde bulaştığı en korkunç, en andaval film. Erotik film çekeceksen erotik film çekiyorum de, Sanat filmi ise o zaman ona göre bir set-up yap sanat filmi çekiyorum de. Yok Soft John Wick çekiyorum diyorsan o zaman onu yap. Yönetmen bildiğin "Yok abi ben müsait bir yerde saçmayalayabilir miyim, post modernistliğin dibine vurayım bunların hepsini karıştıralım." demiş.

28/100
 
Brazil (1985)

Metropolis(1927) filmi ile aynı zamanda indirmiştim ancak izlemeye anca fırsat oldu. Bilim Kurgu janrasının şekillendiricilerinden ve en ilham verici işlerden biri olarak yere göğe konulamıyordu bende gayet mutluydum. Metropolis'den sonra bir başka saklı cevheri izleyeceğim diye.

Ancak mutluluk uzun sürmedi. Filmin bırakın beklentileri karşılamayı, yüksek standartlı averaj bir filmden çok ötede olduğunu dair düşünemiyorum.

Amanın ne kadar sürrealim, ne kadar da aykırı yorumcuyum, ne kadar post modernist, ne kadar düşündürücüyüm diye yönetmenin kendini ve izleyicileri kandırdığı. Bu yemi yutanların abarttığı, yutamayanların nefret ettiği bir film. İnternet alemindeki durumu bu.

Ben nefret etmedim ancak kesinlike 80-100/100 aralığında değil.

Terry Gilliam'ın geleceğe dair vizyonu çocukça, yerleştirmeye çalıştığı mesaj ve göndermeler kontakt kuramadan havada buharlaşıyor. Evren ve oyunculuklar ikna edici değil. Sinema filminin bir sürreal heykel ve resim galerisi hissiyatından daha fazla "hikaye anlatı sanatı" havası sunması gerekirken. Bu filmde gerçekten de tüm iyi şeyler "yapı" ve "fizik" ile alakalı. Çok iyi bir studio filmi. Bir ton mekan yaratılmış, makina ve yaratık yaratılmış. Ancak tüm bunların hakkını vermeye gelince gördüğüm en kötü ritimlerden biriyle size yanıt veriyor.

Gerçek bir şok ve hayal kırıklığı oldu. DAha sonunu izleyemedim, çünkü ablam uyudu. Ancak 4/5 lik kısmına şu puanı veriyorum:

72/100

Finale göre epey düşebilir ancak çok fazla yükselebileceğini sanmıyorum.
 
Üst