Kahraman Baykuş - Kanatlanan Kültür

İnceleme Serinin (Naruto) En Büyük Hatası Ne İdi ?

Nabu

Ulu Baykuş
Yönetici
Ulu Baykuş
Naruto evreni genel olarka harika potansiyelini, evren ve kombat dizaynını harcayan ve sonlara doğru çok hızlanıp 4-5 yıla yayılabilecek bir süreci 5-6 aya sıkıştırarak alelacele bitmesi ile eleştirilir.

Peki buna ne sebep oldu ?

Serinin uzun bir seri olması mı ? Yönelimlerini değiştirmesi mi ? Retconlar mı ? Kishimoto hevesini mi yitirdi ? Ya da başka şeyler ?

Peki serinin ters döndüğü olay sizce ne idi ?

Sharingan ve Uchiha Fetişi ? Tobi-Obito ? Reenkarne Peygamberler ? İki baş karakterin dialektik çatışmasına verilen ağırlık mı ? Aniden Artan Güç Seviyeleri mi ? Karakterleri Harcaması mı ? Ya da başka şeyler ?



Tartışmadan Önce Dipnot:


- Mangayı konuşmak istiyoruz o yüzden filler sorunu gibi anime serisini ilgilendiren sorunlarla konuyu bulandırmayalım

- The Last Movie, Boruto The Naruto Movie, Ovalar, Eski Filmler, Boruto Mangası, 700 bölümlük manga bittikten sonra Kishimoto'nun yazdıkları ve onay verdiği hafif romanlar konu dışıdır.
 
Konuyu görünce aklıma direk Sharingan geldi. Ardı ardına gelen retconlar sarstı seriyi. Ayrıca en sonda seri cidden çok hızlı bitirildi, Kaguya'nın çıkmasından sonrası özellikle.
 
Evreni yeterince genişletilemedi ve işlenmedi çok fazla ana karakter odağı olduğu için benim gibi ana karakter 3'lüsünü çokta sevmeyen biri için büyük bir hayal kırıklığı oldu büyüklü küçüklü diğer köyleri ve tarihlerini daha iyi görürüz diye düşünüyordum. Pain Konoha'ya erken girdiği için önceki akatsuki üyeleri biraz hızlı harcandı bu da bir hayal kırıklığıydı. Şimdi bunlar benim kişisel beklentilerim yani seriyi kötü yapacak etmenler değiller serinin çok daha büyük günahları var. Güçtür şudur budur şu harcanmıştır gibi şeyler fasa fiso kalıyor.

Seri kendi felsefesine ihanet etti. Naruto da özellikle ilk part diyebilceğimiz zaman atlaması öncesi bizim gözümüze sokulan üç tane unsur bulunuyordu ve bu unsurlar serinin derinliğini alt metni ayakta tutan sütunlardı. Ancak üçü de ya yanıtsız kaldı yada yalanlandı.

1. İntikam ve Nefret Döngüsü: Diğer iki duruma göre daha tatmin olduğum bu kısım özellikle Sasuke üzerinden işlenen bir tema idi. Bende Naruto gibi düşünüyorum her şeyin cevabı sevgi, empati ve anlayış. Ancak bu durum işlenirken Sasuke karakteri çok maymun edildi.

2. Yoz Köy Sistemi ve Onun Kurbanları: Zabuza, Nagato, Sasuke, Naruto, Shisui ve Kakashi say say bitmez bu kurbanlar. Seri başında sadece yağmur veya sis gibi psikopat yönetimlerin altında veya 5 gücün arasında ezilen küçük köylerde verildiğini düşünüyorduk bu kurbanların ancak en güçlü köy olan Konoha bile böyleymiş. Kötünün iyisi olarak Hashirama tarafından getirilen bu düzen hala çok yetersiz. Hanzo veya Pain gibi radikal ve kanlı bir şekilde buna son vermeye çalışan tipler gördük ancak ellerini kana çok bulayacakları için onlara düşman olduk. Serinin sonunda Sasuke radikal bir karar olsa da en az kurbanın verileceğini düşündüğü bir çözüm ortaya attı ancak desteksiz ve kalıcı olmayacak bu çözüm Naruto tarafından kabul edilmedi ve ikili bir birleriyle ölümüne dövüştü Narutoda ki kararlılığı gören Sasuke en sonunda vazgeçti ve arkadaşına boyun eğdi. Buraya kadar güzel ancak Naruto ortaya hiç bir çözüm atmadı eski sistemi neredeyse aynı şekilde devam ettiriyor. Belki artık Madara ve Kaguya gibi tanrısal tehditler yok ama hala asker olabilmek için sınavda bir birini öldürebilecek çocuklar, ülkeler arası çıkarlar, terörist grupların yükselebileceği küçük ülkeler duruyor. Ve Naruto'nun isminin yarattığı bu beyaz ortam o gittiken sonra illaki kararacak.

3. Azim'in önemi ve Deha ile olan Rekabeti: En büyük günah bu 3. olay. Serinin başında ana karakter Naruto, Rock Lee, Sakura(?) ve Tenten gibi tiplerin üzerinden işlenen bu konu kişinin soyu kim olursa olsun çalışarak başarı merdivenlerini tırmanabilceğini hatta genleri üstün olan dehalar ile bile rekabet edebileceğini anlatıyordu. Naruto'nun pratik zekası ile kazandığı dövüşler, Sasuke'nin Rock Lee karşısında rezil olması veya Gaara'nın Rock Lee karşısında zorlanması gibi durumlarda da bunu destekliyordu seri. Ancak zaman atlamasının ardından gördük ki Jiraiya ile olan bu eğitim Naruto'ya hiç yaramamış ve Naruto düşmanlarının çok gerisinde kalmış. Seri birden Naruto karakterini 2 aşamalı şekilde güçlendirmeye kalktı. İlk zamanlar 3 yıllık Jiraiya eğitimi filan boş kalıp Kakashi'nin hızlandırılmış eğitimiyle bir anda Akatsukili öldürecek adam haline geldi arından da kurbağalarla aynı şey yaşandı ve Naruto kısa sürede Akatsuki'nin lideriyle cenk eyleyecek adam haline geldi. Kısacası Naruto'nun sadece görünürde Sharinganı yok, yoksa Sasuke'den bile daha etkili bir sharinganı var. Neyse 2. aşama ise görece olarak ilkinden daha kötü veya daha iyi bir mazeret. 10 kuyruklu muhabbetiyle birlikte öğreniyoruz ki Naruto Shinobilerin atası Rikodu Seninn'in oğlu Ashura'nın 3. nesil reenkarnasyonuymuş ve seçilmiş kişiymiş ardından bununla birlikte gelen tanrısal güçler. Tamam bu seçilmiş kişi muhabbeti çok daha önceden de ortalıkta dönüyordu Jiraiya kehanetiydi tamamda ben bu seçilmiş kişilik olayını daha bir ruhani fikir adamı olarak düşünüyordum kıtaları yok edecek güç anlamında olduğunu düşünmemiştim.
 
Aslında uzun detaylı bir yazı ister bu konu. Bin kere de konuşmuşluğumuz vardır ama ben şimdilik aklıma gelen birkaç şeyi yazıp hislerime değinip geçmekle yetinmek istiyorum. Normalde beklentilerimizi karşılamayan ve serinin tadını kaçıranlar olarak sınıflandırmak da gerekirdi. Ben ise dediğim gibi sadece birkaç şey yazmakla yetineceğim.

- Neji karşısında kişi kaderinde yazanı uygulamak zorunda değildir diyen bir Naruto karakteri ve hikayesine rağmen, birden kişi kaderinden ibarettire dönen bir hikaye meydana geldi. Bu tabi yetenek ve gücün de doğuştan belirlenmesi anlamına geliyor.

- Şu döngü ve diyalektik meselesi insanı iyice kusma raddesine getirdi.

- Başlarda güzel oturaklı bir evren vaadederken hepsini bir kenera attı ve ikinci maddenin ilke edindiği bir kaç karakterin bütün odakların ortasında olduğu bir yol tuttu. Bunu da çok erken başlattı.

- Bence doğal ilerleyiş bozuldu. Karakterlerin yaptıkları hareketler giderek fevrileşti ve akabinde manasızlaştı.

- Seri epey renkli bir evren vaadederken tıkandı da tıkandı. Yeni yetenekler, karakterler, cevaplar hep aynı yerlerde aranır aynı yerlerden doğar oldu. Hatta bu mecburiyete dönüştü seri başka seçenek bile tanıyamaz oldu.

Natuto bunlara rağmen kötü bir seri olmadı lakin içimizde buruk bir tat bıraktı. Güzel bir et sanki fazla pişirilip kurumuş halde servis edilmiş gibi oldu. Gene lezzetliydi lakin biz sofrada beklerken umduğumuzu bulamadık.
 
- Yazar kendi sorduğu soruları cevaplayamadı. Nefret döngüsü vb. konular ile klasik bir savaş shonenine göre daha olgun konulara girmişti. Pain ile bu sorgulamanın, seri içindeki, doruğuna varıldı. Ancak bu soruyu cevaplayamadı ve "Hepinizle arkadaş olacağım nihahaha!!" gibi çocukça bir çözümle geldi. Özellikle, seri yıllar içinde olgunlaşmış ve kendi kategorisi içinde daha da cüretkarlaşmışken, bir anda böyle bir düşüşe geçince, iyice kötü oldu. Benim için serinin en büyük hayal kırıklığı belki de budur.

- Itachi olayı retkon mudur vesaire tartışmasına girmeyeceğim çünkü elimizde spekülasyon dışında bir şey yok. Ancak Konoha'ya Saldırı arkı sonrasında çok fazla retkon atılmaya başlandı. Bu retkonlar inanılırlığı ve ciddiyeti iyice azalttı. Bir bölüm aldığımız bir bilgi, elli bölüm sonra değişecekse, o seriyi ne kadar ciddiye alabiliriz?

- Pain arkı sonrası karakterler gittikçe tek boyutlu olmaya başladı. Pek çoğunun tepkileri ve geçmişi kopyala+yapıştır bir hal almaya başladı. Sistem eleştirisi yapılacak ve sistemin hasarları gösterilecek derken, böyle kötü bir yol izlendi. Sevginin gücü olayıyla birleşince, bu durum daha da göze batar oldu çünkü herkes aynı değişimleri yaşadı. Sonuçta, farklı kişilikleri, farklı yaklaşımları, farklı düşünceleri olan kişiler gitti ve yerlerine tek bir kişi geldi: Narutocuklar.

Bu durum yine verilen cevabın çocukça olmasıyla bağlantılı. Kishimoto'nun işlediği şekliyle sevginin gücü olayının işe yaraması için, karakterlerin karakterlerinden arındırılması ve her şeyin tektipleştirilmesi gerekiyordu. Nitekim öyle de oldu.

Bir örnek olarak, Itachi bu tiplerin bayrak sallayanıdır.

Peki bu olay nasıl iyi şekilde yapılır derseniz, en yakın örnek yine Naruto. İlk kısımda Sasuke, Lee, Gaara, Neji vb. karakterler ile, arka planı bir açıdan benzer ama farklı kişilikleri olan insanların baş karakterle etkileşiminin ne kadar da güzel işlenilebileceği gösterilmişti.

- Dördüncü Dünya Savaşı'nda çok fazla sorun vardı. Gelen karakterlerin yenilmesi çok kolay oldu. Adlandırılmış karakterlerden neredeyse kimse ölmedi. OP gibi diğer serilerde de durum böyle fakat öyle serilerin bu açıdan zaten ciddiye alınacak bir yanı yok. Naruto'daysa daha ciddi bir atmosfer var. Oysa DDS'de, ortadan ikiye yarılmış, son nefesiyle diğer Kageleri iyileştirmiş ve hikaye açısından hiç bir işlevi kalmamış Tsunade bile ölmedi. Ölmemesi için tek bir neden bile yoktu. Neji'nin ölümüyse tamamen oldu bittiye getirilmiş, ucuz bir hamleydi.

Bu DDS olayı çok daha kapsamlı bir eleştiriyi hak ediyor. Serinin düşüşündeki en büyük etkenlerden birisidir. Sadece tasarım açısından değil, kurgu işleme açısından da çok ciddi sorunları var. %80'inden fazlası, bin kere gördüğümüz flashbacklerden oluşan bölümler var. Yerden yere vurulması gereken, aşırı tembel ve kötü bir davranış. Naruto'da flashback kullanımı her zaman olmuştur ama bu derecede ve bu kadar tembelce bir kullanım daha önce yoktu. DDS ile beraber "Nasıl flashback kullanılmaz," dersi verildi.

Ölmüş karakterlerin kullanılış şekli de kötüydü.

...
Bunlardan sonra gelen başka hatalar daha var, Madara'nın ölümü ve Kaguya'nın gelişi gibi ama konuda tam olarak istenilen türe girmiyorlar. Belki daha kapsamlı ve detaylı analiz yapan vardır ama benim bakış açımdan, beni en çok bunlar rahatsız etmişti. Özetleyecek olursam.

- Sorduğu soruya verilen cevabın eksikliği.

- Karakterlerin tek tipleşmesi.

- DDS'nin çok kötü şekilde işlenmesi.

- Yukarıdaki üçlü kadar olmasa da, yakın bir derecede, retkonlar.
 
1-Yeteri kadar dış etmenleri işleyemedi. Misal bize ilk arc'da gösterilen Zabuza tarzı eski kaçak ninja olanların kurduğu çeteler, onları yöneten kodamanlar, gezginler, Samuray dünyası...

2-Özünden kopması. Özü olarak bahsettiğim şey ise benim sevdiğimiz Naruto'yu bırakıp, başka bir seri olması. Naruto en başından savaş arcına kadar her zaman zekanın ön planda olduğu, karakterlerin felsefesine ve duygularına, karar değişimlerine odaklı bir seriyken. Savaş arcında kim kimi patlatırsaya döndü. Bu beni çok rahatsız etti ve bir noktadan sonra gram değeri kalmadı.
 
Tarık çok güzel açıklamış, yinede kendim yazmak isterim, beğenip geçmek istemiyorum.

Ben shoenen serilerin ne kadar güzel hikaye anlatırsa anlatsın, yada ne kadar güzel plot twistlerle hikayenin sürükleyiciliğini artırırsa artırsın her zaman temelinde vereceği mesaja ihanet etmemesi gerektiğini düşünüyorum. Bunu istersen one piece gibi aşırı basitleştirerek yap seriyi ama yinede yap. Çünkü senin manganı okuyan bu çocuklar okurken büyüyor, seni temel alıyor, aklında hep senin serin yer ediyor çünkü etkileyiciliğin bazen anadan babadan bile fazla oluyor, sanatın gücüne hiç değinmeye gerek yok.

Nereye varacağım az çok anlaşılmıştır diye düşünüyorum. Naruto ilk serisinde içinde yaratık olduğundan herkesin dışladığı ama hiperaktifliği ve hırsıyla kendini tüm köye kanıtlamak isteyen bir çocuktu ve hemen karşısına doğuştan inanılmaz yeteneklerle doğuşmuş sasukeyi rivalı olarak pat diye koyunca artık mesajını net olarak ortaya koymuştu. Yetmediği gibi rock lee gibi karakterler koyarakta bunu pekiştirdi, çalışmanın, inanmanın her engeli aşacağını gösterdi. Diyeceksin ee kyubi içinden çıkınca milleti tokatlıyordu, tamam ama kendi çabasıyla bir şekilde finale bağlıyordu yinede. Evet narutonun çakra kapasitesi gibi durumlarıda söylendi ama bu durum doğuştan aşırı op yeteneklerle doğmak gibi değilde, potansiyeli olan becerilerle doğmuş ortalama üzeri bir çocuk gibi bir algı oluşturuyordu bende hep. Hikayenin 2. kısmına geçince naruto çok geride kalmış ve 1-2 eğitimle akatsukiyi,akatsuki liderini indirecek kapasiteye erişmişti bile. Ee yani bu süreçte aldığı eğitim? Sasuke ise karşısına allah olarak gelince izleyiciye net olarak içinde büyük yetenekler yoksa böyle kardeşim durumu oluştu ve seri hep o kısımdan yürümeye devam etti. Hep derim bence bu serinin başkarakteri kakashi gibi biri olmalıydı. Seçilmiş kişi olmak, doğuştan büyük güçlerin olması bence çocuklara verilecek doğru bir mesaj değil. Ve naruto başta bunun aksi mesajlar veriyordu.

2. olarak bence yaptığı hatta dünya tasarımına verdiği önem. Karakterlerimizin öyküsü o kadar ön plana geldi ki, o ilk başlarda bahsedilen dünya bize çok az gösterilmeye başlandı. Evren genişletilemedi ve bence uzun serilerin en önemli kısmı bak bu evrende böyle şeyler var ha demektir. Naruto bunu yapmak zorunda olduğu için söylemiyorum ama başta bak neler neler var dedikten sonra onu yeterince açmamak beni hayal kırıklığına uğrattı. Burada kesinlikle kıyas yapmak, daha iyi diye söylemeyeceğim, sadece battle shoenenlerin klasik mentalitesine iyi örnek olduğu için 2 seriden örnek vereceğim. Biri dragon ball diğeri ise one piece. Dragon ball 7 top var ve bunlar dünyanın etrafında git bul onları maceraya katıl diyerek seni elinden tutuyordu. One piece de seni dünya da bir sürü bilinmeyen, hala keşfedilmemiş yerler var hadi gel senle onları bulalım diyerek yine elinden tutuyordu zaten popüleritesini getirende bu oldu. Naruto ise bunlara göre kat kat daha fazla karakterlere girebildi, çok fazla flashback gösterdi, daha ciddi konular işleyebildi ama o macera hissini çok fazla köreltti. Ben buna odaklansa belki japonya satışlarında narutoyu 2-3 kat daha yukarlarda göreceğimizin kanısındayım. Bu hatayı hxh daha çok yapıyor bu arada ama ona hiç girmeyeceğim.

İlk söylediğimin popüleriteye bir etkisi olduğunu düşünmüyorum ama 2. söylediğimin popüleriteyi çok fazla etkilediğini düşünüyorum. Macera hissi uzun serilerde bence en önemli 2-3 durumdan biri.
 
her zaman temelinde vereceği mesaja ihanet etmemesi gerektiğini düşünüyorum. Bunu istersen one piece gibi aşırı basitleştirerek yap seriyi ama yinede yap.
OP'nin temelinde bir mesaj mı vardı ? :p


Hikayenin 2. kısmına geçince naruto çok geride kalmış ve 1-2 eğitimle akatsukiyi,akatsuki liderini indirecek kapasiteye erişmişti bile. Ee yani bu süreçte aldığı eğitim?
Şeytanın avukatlığını yapacağım. Çünkü ben de Naruto serisinin 1. bölümde yakaladığı bazı şeyleri 2. bölümde yitirdiği kanısındayım ancak yanlış ya da eksik tespit gördüm mü de müdahale edesim geliyor.

1.si Naruto sanıldığı kadar "çok geride" kalmamıştı. Sadece bir ultimate jutsusu yoktu. Ve Naruto Pain'in karşısına birden bire dikilmedi.

Part 1 de Gaara ve 1 kuyruklu ile dövüştü, part 2 de Deidara ile dövüşüp Deidara'dan övgü aldı, Orochimaru ile dövüştü, Kakuzu ile dövüştü. Yani Naruto zaman atlamasından sonra köy kahvesinde oturmuş, seri hiç foreshadowing yapmamış Pain gelince de sigarasını söndürüp Pain'e dalmış gibi bir algı var. Ya da yoksa bile cümleler kurulurken bu şekilde bir algı oluşturmaya müsait kuruluyor.

2.si Naruto asla Akatsuki liderini indirecek kapasiteye gelmedi (4. Ninja Savaşı Arkına kadar)

Naruto Vs Pain savaşı ile ilgili sıklıkla unutulan şeyler;


1. Pain, Naruto'yu öldürme değil, yakalama amaçlı saldırdı.
2. Naruto, Pain için haftalarca hazırlık yaptı ve hem Fukasaku'dan hem Katsuyu'dan tüm bedenlerle ilgili her haltı öğrendi ve bu evrende bilgi en büyük silah bunu da biliyoruz.
3. Deva Path Cho Shinra Tensei yapmak için diğer 5 bedenin de çakrasına ihtiyaç duydu ve Nagato kendini orada çok zorladı. Bu sebeple Deva Path'in yeteneklerinin geri gelmesi çok uzun sürdü yani Deva Path sıradan bir beden iken Naruto diğer 4 ünü indirmeyi başarmıştı. Bu çok sık unutuluyor.
4. Naruto, Pain'i 2-3 haftalık eğitimle yenmedi, seri bu eğitimin ve narutonun senjutsusunun yetersizliğini yüzümüze yüzümüze vurdu. Çünkü Kyuubi'ye ihtiyaç duydu.
5. Minato'nun aldığı önlem olmasa Kyuubi tarafından ele geçirilip gene ölecekti. Nitekim Pain'in en şaşalı atağından Kyuubi ile kurtuldu, kyuubiden de Minato ile kurtuldu. Naruto hiç bir zaman "2 haftalık eğitimle büyük boss" indirdi tipi bir shounen baş karakteri olmadı ancak nedense şahıslar böyle bir algıdalar.


Seçilmiş kişi olmak, doğuştan büyük güçlerin olması bence çocuklara verilecek doğru bir mesaj değil. Ve naruto başta bunun aksi mesajlar veriyordu.
Nispeten katılıyorum yani Naruto'yu bu kadar peygamber potasına çekmek gerekmiyordu. Ancak bunun mesajı bozması gerektiğini düşünmüyorum. Bu Cem Yılmaz'ın "çocuğa küfür etmek ile etmemek arasındaki farkı öğretmediysen ona ben bir şey yapamam beni izleyen çocuk film yapsın neden küfür ediyor" dediği gibi. Naruto gören çocuğun aklına gelen ilk şeyin seçilmişlik olması da biraz alıcı ile ilgili.

Naruto'nun;

- Asla pes etmeme
- yabancılaşma, ötekileştirmeye direnme
- iç şeytanları ve eksiklikleri ile barışma
- Vefa
- Sadakat
- Verdiği Sözde Durma (bu da vefa ve sadakat olabilir gerçi)
- Çok çalışma
- Empati ve Bağışlayıcılık gibi çocuklar için çoook faydalı olabilecek tonlarca mesaj barındırdığını da biliyoruz sonuçta.

Seçilmiş kişi olmanın karakterin diğer yönlerinin üzerine geçmesi çoook sonra olan bir şey. Ancak burada Sanji part 2 başladı ve Naruto peygamber oldu gibi konuşulmuş.



Naruto bunu yapmak zorunda olduğu için söylemiyorum ama başta bak neler neler var dedikten sonra onu yeterince açmamak beni hayal kırıklığına uğrattı. Burada kesinlikle kıyas yapmak, daha iyi diye söylemeyeceğim, sadece battle shoenenlerin klasik mentalitesine iyi örnek olduğu için 2 seriden örnek vereceğim. Biri dragon ball diğeri ise one piece. Dragon ball 7 top var ve bunlar dünyanın etrafında git bul onları maceraya katıl diyerek seni elinden tutuyordu. One piece de seni dünya da bir sürü bilinmeyen, hala keşfedilmemiş yerler var hadi gel senle onları bulalım diyerek yine elinden tutuyordu zaten popüleritesini getirende bu oldu. Naruto ise bunlara göre kat kat daha fazla karakterlere girebildi, çok fazla flashback gösterdi, daha ciddi konular işleyebildi ama o macera hissini çok fazla köreltti.
Konunu başlığı "Naruto serisinin en büyük hatası" burada ise sen "Naruto neden diğerleri gibi tek tipleşmedi ve bu yolu seçmedi" diyorsun.

Tarz ve Karar bir hata olmamalı bu tarzını ve aldığın kararı nasıl yürüttüğün ile ilgili şeyler hata olabilir bence. Tıpkı örnek verdiğin serilerin hata ile dolup taşması ve o macera hissinin yıllaaaaaardır evrene uğramıyor olması gibi.

Ayrıca macera neden her zaman "Açık dünyada bir o yana bir bu yana" gitmek olmalı ki ? Çok kalıplaştırma ve tek tipleştirme bu.

Naruto da bir "Zero to Hero" macerasıdır ve şimdiki battle shounenlerin taklit ettiği bir trope bu da. Macera illa A lokasyonundan B lokasyonuna arkadaşların ile yol kat etmek ve yol üstünde adam pataklamak değildir.


Ayrıca Popülarite olarak Naruto evreninin bir sorunu olmadığına göre bunun bir hata olduğu önermen de biraz boşa çıkıyor. Her manga #1 olmak zorunda değil. Ancak dünya üzerindeki kültürel etkisi OP'den bile fazla olan bir seri için popülaritesini etkiledi ve bu açıdan hataydı demek bence "meeeh yani" bir söylem :D


---------------------------------

Konuyla ilgili mesajım ise yakında gelecektir. Coming Soon
:madaratebessüm:
 
@Nabu

Sondan başlayacağım

Abi senle tartışırken, tartışmaya girmemek istemememin bir sebebi de, denilen şeylere çok mekanik olarak alman. Buradan kastımı anlatmak için sadece son dediğini örneklendireceğim diğerlerinde de aynı durum zaten açığa çıkacaktır;

İlk önce daha fazla popüler olma imkanı var diyorum, daha fazla popüler olmalı veya popülerliği yetersiz demiyorum. Elinde ki potansiyel imkanın fazlalığını yerine getirmemesi de bir hatadır. Başarısının sayısal olarak fazla veya az olması değil. Bir seri 1mde satabilir ama kendi kapasitesi içerisinde başarılı sayılabilirken, naruto dediğimi yapsa daha fazla popüleriteye rahatça ulaşabilirdi.

Gelelim dediğimi tek tipleşme olarak algılamana; Abi ben sana bahsettiğim seriler gibi macera uygulasın, seni bir serüvene çıkarsın demiyorum, anahtar kelime burada ''gibi' gibiden kastım, onlar gibi yapmayacak ama bunlar yapmış ve bunu kendi yöntemleriyle yapmış. Naruto da bunu kendi yöntemiyle yapabilir. Bu tarz meselesi değil, seri başında gayet bu evreninden bahsediyor, basitçe kakuzunun kuyrukluları yakaladığı kısımlarda 1-2 sahneyle geçmek yerine oraları gayet naruto tayfasının köylere tek tek gitmesi, orada durumu anlatması ile 6-7 ayrı macera yapabilirsin en basitinden. Bu senin tarzın değil ama tercihin olabilir, evren kısımlarına girmek istemezsin, şu köyde şu oldu, şurada şu oluyor der geçersin. Yada ninja savaşlarına girmeden önce tek tek ülkelere siyasi amaçlı bizim ekibi gönderir, güç dövüşünden çok yozlaşmış yönetim yapılarını anlatır ve nefret döngüsünü daha ayrıntılı olarak anlatabilirsin.

Birde abi çok fazla demediğim laf üzerinden cevap veriyorsun, onlara cevap vermem, onları demiş olmamı getirecek, ben bu işe girmem baştan diyeyim. Dediklerimden çok, şunu demeye getirmişsin, şunu demende şunu demen demektir, şunu demende konuya uygun değildir gibi okumanın okumasının okuması oluyor.

2. Ders verme konusuna geleceksek zaten sen mesajı öyle ayırabilecek bir insansan, mesaj verecek bir seri izlemene gerek yok demektir. Mesajı çok birikim sahibi insan üzerinden değerlendiriyorsun. Cem yılmaz orada kötü örneği direk algılamaktan bahsediyor, verilmek istenen mesajın yanlış algılamasından değil. Benzeselerde çok farklı 2 şey. İnsanlar sıradan geek figürlerini hareketleri üzerinde ilahlaştırıyorlar, yoga figürünü alıp çalışma masasına koyan adam var, pes etmemesini hatırlatması için. Yani mesajı çok düz alıyor büyük bir kitle. Battle shoenenlerde 10-16 yaş arası insanların ağırlıkta olduğu bir kitle tarafından okunuyor ve bu yaş kitlesi umutsuzlandığında [img='https://vignette.wikia.nocookie.net/vsbattles/images/5/55/Kenichi_Shirahama-from-Kenichi-_The_Mightiest_Disciple-20613-2027620383.png/revision/latest?cb=20160722063213',none,229][/img] kenichi gibi bir karakteri hatırlamak yerine narutoyu hatırladıklarına görecekleri şey, evet çabalarsam olur ama narutonun bile bir sürü becerisi vardı, benim ise bir yeteneğim yok kafasına girebilir gayet. Ki shoenenlerin ve spor serilerinin ana çıkış olayı japonya da genç kitleye motivasyon aşılamaktır, bu yüzden çok fazla klişeye düşerler. Ha seçilmiş kişi muhabbeti yapıp, yinede herkes çabalarsa olur mesajını en iyi veren ise matrix 1dir diyebilirim. Seçilmiş olmayı havada bırakarak o algıyı kafanda bozar, net bir şey söylemez(ki 2 ve 3ü ağır fanlarının nefretle bakmasının sebebi de seçilmiş kişi muhabbetini netleştirmeleri ve üzerine gitmeleri), Ama narutoyu sonlara doğru baya öğreniyoruz ki seçilmişin dibiymiş. Şu ana kadar yaptığı her çabayı seçilmiş olmasa anlamı yokmuşa kadar bağlarsın bunu.


3. Abi seninle hatırlarsan discorda kakuzu naruto olayında da benzer bir ayrılığa düşmüştük ben nasıl olduyla ilgilenmiyorum hiçbir şekilde. Bunun ne kadar mantıklı yapıldığı umrumda değil, önemli olan olması. O kısmın mantıksız olması başka bir eleştiri kulvarına giriyor çünkü, kötü yazıma giriyor ve narutoyu bu kısımdan daha hiç vurmadım. Vurduğum kısım yapılan hareketle verilen mesaj. Yapılan mecazi anlatım. Bunu doğru bulmuyorum ben, isterse en mantıklı şekilde olsun, en iyi pilotu yazılsın umurumda değil. Yine sahip olmadığım bir iddaaya cevap verdiğin için söylüyorum bunu.

4. Opnin mesajına burada girmem doğru değil. Klasik shoenen mesajlarını en düz şekilde veriyor ki yazımda da onu dedim, bunu nasıl verdiği, nasıl bir yöntemle verdiği umrumda değil 3. dediğim gibi o ayrı bir eleştiri konusu, önemli olan verdiği şey.
 
Moderatör tarafında düzenlendi:
Elinde ki potansiyel imkanın fazlalığını yerine getirmemesi de bir hatadır.
İyi de getirmiş işte neredeyse 20 yıla yakın bir süre hep top 3 - top 5 gitmiş bir mangadan bahsediyoruz. Genel olarak global kültüre yaptığı etki ise belki OP'den bile fazla.

Neyi yerine getirememiş ki ? Yerine getirme 1 numara olmak mı ?


naruto dediğimi yapsa daha fazla popüleriteye rahatça ulaşabilirdi.
"-bilirdi" diye bahsedilen bir şeyi zaten popüler bir seriye hata olarak biçiyorsun. Yani bana hala "meeh yani" geliyor bu bakış açısı. Ve konuyla alakasız da geliyor.



onlar gibi yapmayacak ama bunlar yapmış ve bunu kendi yöntemleriyle yapmış.
Tamam, Naruto'nun yöntemi de karakter ve metafora ağırlık vermek olmuş ve başarılı da olmuş. Yani "haydi gidilecek yerler var" bence bir şart değil.

OP gibi bir macera vaat edip aynı arcı 8 kere tekrarlamasındansa bu daha iyi. OP cidden inanılmaz iyi bir macera temasına sahip olduğu için hala popüler gibi konuşulup buradan narutoya da "bak o yaptı sen yapmadın" demek bence mantıklı değil. Çünkü;

1.si OP iyi bir macera serisi değil, başta vaat etmiş olabilir ama vermedi. Popülaritesi de tamamen buna bağlı değil. Başta bu kadar tutması buna bağlı olabilir ama bugün bile popi olması sadece buna bağlı değil.

2.si Farklı seriler bunlar ve her evren macera evreni olacak demek değildir. Bu kalıpçılıktır. Seri zaten var olan haliyle tarihin en popüler 10 serisinden biri ?!? Yani neyi başaramamış ya da neyden geri kalmış da bunu ona bir hata olarak kakıyoruz ?!



basitçe kakuzunun kuyruklukları yakaladığı kısımlarda 1-2 sahneyle geçmek yerine oraları gayet naruto tayfasının köylere tek tek gitmesi, orada durumu anlatması ile 6-7 ayrı macera yapabilirsin en basitinden.
Tamam bunda haklısın ama bu sorunun adresi "macera hissi" değil. Evren dizaynına verilen yatırımdır. Ve söz konusu bu olunca bunda örnek verdiğin seriler de çok kötüler zaten. Bir de macera diyar tanıtma ile gelen bir his olmak zorunda değil.

Claymore serisi mesela harita olarak ada denebilecek mütevazılıktadır. Ancak oradaki macera hissini ben DBZ ya da OP'de hissetmedim. Çünkü macera hissi, bilinmezlikler, hiç bir şeyin garanti olmaması,olasılıkların ve seçeneklerinin önünün açık olmasından gelir harita genişliğinden değil. Luffy'nin herkesi yumrukla yeneceğini, Sanji'nin gittiği her yerde bir kıza vurulacağını, Zoro'nun yolunu kaybedip sonra karizmaca rakibini keseceğini ve bunu sakeyle kutlayacağını bildikten sonra lokasyon A adası, B şehri, C krallığı olmuş bir önemi mi var ? Naruto evreni (hatta Bleach de) bu açıdan çok daha karşına ne çıkacağını bilemediğin, olasılıklarının önünün açık olduğu bir yerdi. (sonlar hariç). Nitekim bence çok kalıp bir bakış açısı

Macera olacak, açık dünya olacak, lokasyon değişecek, bir sürü npc ile tanışılacak vs demektir bu. Bu tarifedir. Ve bu tarife olmadan zaten popülerliği yakalamış bir seriye bu tarifeye sahip değil diye "bu bir hatadır" demek ne derece mantıklı ?


Birde abi çok fazla demediğim laf üzerinden cevap veriyorsun, onlara cevap vermem, onları demiş olmamı getirecek, ben bu işe girmem baştan diyeyim. Dediklerimden çok, şunu demeye getirmişsin, şunu demende şunu demen demektir, şunu demende konuya uygun değildir gibi okumanın okumasının okuması oluyor.
Cevap verdiğim mesajını alıntılıyorum Yiğit. Ve sadece seni değil geneli kapsayan bir şey söyleyeceğim zaman da çoğul eki ve geniş zaman kullanıyorum. Bu durumda nerede "Okumanın okumasının okuması" oluyor.

Popülarite'nin hata olup olmadığı bir yerde zaten popüler olan bir seriye bir tarifeyi uygulamadı diye bir eleştiri getirirken bu okumanın okuması olmuyor mu o zaman ? :D


Bu topa girmem diyorsan o başka ama bana "abi sen olmayan şeyleri konuşuyorsun" deme.Diyorsan da bir zahmet adres gösteriver.

Sen seride öyle olmayan bir şeyi öyleymiş gibi söyleyince de "serinin söylemediği bir şeyi söylemiş gibi yazmak" oluyordu onu da hatırlatırım.


Mesajı çok birikim sahibi insan üzerinden değerlendiriyorsun
Bu konuya nereden vardın ? Hadi bu kanı doğru ...

Her eser katmanlar barındırır, bazı katmanlar belli bir yükseklikte yüzeye vurur bazıları başka bir seviyede Ancak bu, bu eserin bunlara sahip olduğu gerçeğini değiştirmiyor. Ha bunu iyi yürürlüğe sokamadığı ve bu sebeple etki gücü eksikliği olduğuna dair bir söylem ile gelinebilir. Ancak "Bunu izleyen çocuklara uygun değil bu" bence çok genel ve çok kalıpçı bir tavır.

Bak yiğit bana şöyle yapıyorsun, mekanik algılıyorsun vs diye bir sürü ad hominem dayadın ancak. Sen de her şeyi çok emin ve çok kitabın ortasından, çok iddialı diyorsun ve bu iddiaların arkaları genelde sandığın kadar iyi düşünülmüş ve doldurulmuş olmuyor :D O yüzden benim gibi bir şeytanın avukatı çıkıp da biraz üfleyince bunlar sarsıldı mı ben kötü oluyorum niyeyse :D


narutoyu hatırladıklarına görecekleri şey, evet çabalarsam olur ama narutonun bile bir sürü becerisi vardı, benim ise bir yeteneğim yok kafasına girebilir gayet.
İyi de gerçek hayatta da yetenek, şans, torpil, imkan, doğru zaman, doğru yer, miras gibi şeyler var zaten. Ona bakarsan "Sen sadece çalış gerisi gelir" de iyi bir mesaj olup olmadığı tartışılır. Ayrıca karakterin ne olduğu , nasıl olduğu ve ne anlattığı farklı farklı şeyler olabilir.

Mesaj alanla ilgili biraz da.
Şu ana kadar yaptığı her çabayı seçilmiş olmasa anlamı yokmuşa kadar bağlarsın bunu.
Gene seriye dair bilgi eksikliği var. İşte bu yüzden iddiaların ardı boş diyorum.

Naruto seçilmiş olduğu için başarmıyor. başardığı için seçiliyor.

Rikudo Sennin'e ne zaman Naruto'nun o kişi olacağına karar verdiği sorulduğunda "Kurama gibi safi nefretten olma bir varlık ile bile empati kurup onu dost edindiğinde onun doğru kişi olduğunu anladım diyor."

Naruto ile Kurama'nın dost oluşu 571. Sayı ve Savaş Arcı 697 de Naruto serisi ise 700. sayıda bitti. Yani kimin ne çıkaracağı o seri için bir hata olması için o çıkarımı yapan kişinin gerçekten bunun tabanını oluşturması gerek bence. Öbür türlü sadece bir "fikir" dir.

Bu yüzden Tarık ya da Oğuz gibilerinin mesajlarında bir şeytanın avukatlığına girmemişken seninkinde girdim. Çünkü olmamış şeyler üzerinden aslında olması da gerekmeyen varsayımlar üretip o varsayımları da zaten çok da başarılı olmayan formüllere sahip serilerle kıyaslayıp sonra da bu seriye bir hata, bir ayıp biçiyorsun canım. Anlatabiliyorumdur umarım.



ben nasıl olduyla ilgilenmiyorum hiçbir şekilde
Tamam "SEN" ilgilenmiyorsan ve "SENİN" umrunda değilse bu konu "SENİ" bağlar. Ancak sen öyle bir mesaj yazmışsın ki. Naruto, kendi sevenlerini hayal kırıklığına uğratmış, genel olarak dünya da ötelenmiş, itilmiş, bir şeyleri başaramamış ya da başardıkları çok da mühim olmayan bir seri olmuş gibi bir mesaj var. Ama olay burada "SEN" ..

Bu kafayla bende "BEN macera olması ile ilgilenmiyorum" deyip kestirip atabilirdim. Yani sana gelince o topa girmiyorsun. Benim dediğime gelince de "Ben ilgilenmiyorum" .. Ya o zaman dediklerinde eksiksin demektir bu. Neden mi ?

1. İddialarından biri serinin popülarite eksikliğine ve bu eksikliği gidermek varken gidermemesinin bir hata olmasına dair ama böyle bir eksiği zaten yok.
2. İddialarının serinin iç mekanikleri ile ilgili kısımları eksik tespit ve bilgi eksiklikleri barındırıyor.


Sen serinin hatalarından en mühim olanını adres göstermiyor sadece kendi algılarını dünya genelinin algıymış gibi genele yayarak havaya atış yapıyorsun.
bu kısımdan daha hiç vurmadım. Vurduğum kısım
Ki şu "vurma" fiilini seçmen de benim sana atfettiğim "atış" tavrına cuk oturuyor.


Bunun ne kadar mantıklı yapıldığı umrumda değil, önemli olan olması
Şurası zaten tamamen öznel ve elle tutabileceğimiz bu konuya alakadar edebileceğimiz bir yanı yok.


önemli olan verdiği şey.
Tema =/= Mesaj. Yoksa verilen bir şey pek yok. Ayrıca Naruto'ya gelince olayı Kakuzu vs Naruto olayına kada irdeleyip, OP'ye gelince "Nasıl yaptığı ile ilgilenmiyorum" olunca bu zaten. Çok da mantıklı ve adil olmuyor.


Yani konudaki diğer mesajlar ile kendi mesajını şöyle bir karşılaştırırsan zaten neden benim seni bilgilendirme ve senin üzerinden de geride kalan kitleleri silkeleme yoluna gittiğimi anlarsın diye düşünüyorum.
 
Orada zaten yaptığın okumanın okuması durumuna bir örnekle anlattım;


@Nabu




Gelelim dediğimi tek tipleşme olarak algılamana; Abi ben sana bahsettiğim seriler gibi macera uygulasın, seni bir serüvene çıkarsın demiyorum, anahtar kelime burada ''gibi' gibiden kastım, onlar gibi yapmayacak ama bunlar yapmış ve bunu kendi yöntemleriyle yapmış. Naruto da bunu kendi yöntemiyle yapabilir. Bu tarz meselesi değil, seri başında gayet bu evreninden bahsediyor, basitçe kakuzunun kuyrukluları yakaladığı kısımlarda 1-2 sahneyle geçmek yerine oraları gayet naruto tayfasının köylere tek tek gitmesi, orada durumu anlatması ile 6-7 ayrı macera yapabilirsin en basitinden. Bu senin tarzın değil ama tercihin olabilir, evren kısımlarına girmek istemezsin, şu köyde şu oldu, şurada şu oluyor der geçersin. Yada ninja savaşlarına girmeden önce tek tek ülkelere siyasi amaçlı bizim ekibi gönderir, güç dövüşünden çok yozlaşmış yönetim yapılarını anlatır ve nefret döngüsünü daha ayrıntılı olarak anlatabilirsin.

Bahsettiğim durum bu, her söyleminde dediğime değil, dediğinle bunu kast etmişsin, bu kast ettiğinde şuna delalettir, buda yanlıştır şeklinde cevap veriyorsun. Tartışmaya girmeme isteğimde buradan geliyor, kapsamlı her detayıyla değerlendirilmiş değilde, benim ilk yaptığım gibi daha yüzeysel sadece dışarıya ve basit izleyiciye yansıyan kısmından değerlendirme yapmak istediğimde sen inatla derin okumaya girmek istiyorsun abi. Onu yapmak istediğimde zaten uğrayacağım ilk yer sensin orası ayrı :D Ama seninle hadi basit seyirci gözünden bakalım, yada tecrübesiz 12 yaşında bir velet olup öyle değerlendirelim kısmına bir türlü giremiyorum abi çünkü her seferinde mekanik bir değerlendirme yapıyorsun(bunuda ad hominem için demedim, bu yerine göre iyi bir özellik, matematiksel hesaplara indirgiyor, daha somut düzleme indirgiyorsun ama derin okuma yapmak istemeyen, kaymağını değerlendirmek isteyen biri olunca karşında, adamı çaresiz bırakıyorsun. Çünkü adam senin söylemine karşılık bir söylem vermemiş, sen o söylemleri o seviyeye taşıyıp cevap vermişsin. Ve ona cevap verdiğim an o söylemi yapmış oluyorum, gereksiz bir tartışmaya girilmiş oluyor)


Ki daha ilk sorudan benim söylemlerimin umrunda olmadığını belli ediyorsun. Daha ilk yazımda;
2. olarak bence yaptığı hatta dünya tasarımına verdiği önem. Karakterlerimizin öyküsü o kadar ön plana geldi ki, o ilk başlarda bahsedilen dünya bize çok az gösterilmeye başlandı. Evren genişletilemedi ve bence uzun serilerin en önemli kısmı bak bu evrende böyle şeyler var ha demektir. Naruto bunu yapmak zorunda olduğu için söylemiyorum ama başta bak neler neler var dedikten sonra onu yeterince açmamak beni hayal kırıklığına uğrattı. Burada kesinlikle kıyas yapmak, daha iyi diye söylemeyeceğim, sadece battle shoenenlerin klasik mentalitesine iyi örnek olduğu için 2 seriden örnek vereceğim. Biri dragon ball diğeri ise one piece. Dragon ball 7 top var ve bunlar dünyanın etrafında git bul onları maceraya katıl diyerek seni elinden tutuyordu. One piece de seni dünya da bir sürü bilinmeyen, hala keşfedilmemiş yerler var hadi gel senle onları bulalım diyerek yine elinden tutuyordu zaten popüleritesini getirende bu oldu. Naruto ise bunlara göre kat kat daha fazla karakterlere girebildi, çok fazla flashback gösterdi, daha ciddi konular işleyebildi ama o macera hissini çok fazla köreltti. Ben buna odaklansa belki japonya satışlarında narutoyu 2-3 kat daha yukarlarda göreceğimizin kanısındayım. Bu hatayı hxh daha çok yapıyor bu arada ama ona hiç girmeyeceğim.

İlk söylediğimin popüleriteye bir etkisi olduğunu düşünmüyorum ama 2. söylediğimin popüleriteyi çok fazla etkilediğini düşünüyorum. Macera hissi uzun serilerde bence en önemli 2-3 durumdan biri.
görüldüğü gibi ilk sorun olan 1. olmak mı? Sorunun yersizliğini görüyoruz. Çünkü dediğim şey değil, burada bunu kast etmişsin diyerek cevap veriyorsun, bende kast etmiyorum, be yazılıyorsa o dediğimde de öyle yazdığında onu kast etmişe kadar götürüyorsun işi. Oysa dediğim şey basit 2-3 kat daha yukarlarda görebilirdik. Ki katıldığın yerde demek istediğimi açıkladığım kısım. Yani bir yazıya hep katılıp, hemde katılmayabiliyorsun. Ben burada şimdi akşama kadar bunu kast etmediğim, bak orada onu kast etmedim diye gitsem 3 sayfa tartışırız ki sana dediğim şeyde bunun gereksizliği. Çünkü ilk yazıma yaklaşım tarzın gereğinden fazla. Ki sadece bu bu durum içinde geçerli değil, birkaç tartışmamızda da bunu söyledim, üreticinin, tüketicinin baktığından fazla detayla bakmak bizi bir yere bağlamaz. Popülerlik konuşuyorsak basit beyinle düşünmek zorundayız, olabilecek en yüzeysel şekilde bakmak zorundayız. O yüzden dediklerine itiraz etmiyorum, haklısın çünkü ama konu popülerlikse dediklerinin çoğununun zere değeri kalmayabiliyor.


Özel bir savunma kısmı; Benim kesin dille konuşmam işin rajonu budur olarak algılanıyorsa, ilk önce özür dilerim çünkü böyle bir kastım yok. Bunu artık 500bin defa aynı şeyi tartışmış insanlar olarak, sanki ilk defa tartışıyoruz gibi bazı şeyleri daha açıklayarak yazma ihtiyacı duymadığımdan yapıyorum. Ki dikkat edersen ilk yazım yani sana yazmadığım yazımda sürekli bence ifadesi kullanılırken, aynı söylemler sana karşı böyledir,şöyledire dönüyor. Çünkü gereksiz korumalarımı kaldırıyorum. Ama gelipte kitabına göre söylüyormuş gibi diyorsun,tarzın şöyle böyle diyorsan abi, iyi o zaman sürekli yeniden ilk defa tartışıyor misali bir konuşma yapayım. Ki gayet ne kast ettiğimi anlıyor olduğununda farkındayım.


Son dediğine cevap vereceksem, naruto opa getirmemek için elimden gelen korumayı yapıyorum tartışmalarda ama inatla oraya getiriyorsan abi diyeceğim şey opda ki dövüşlerin hepsi tema değişse de aynı mesaj aynı olgu üzerinden gittiği için, aynı değerlendirmeyi opa yaptığımda opun mesajını gayet doğru verdiğidir. Ki bunu ayrı olarak tartışırım, bu başlıkta değil. Opun eleştirilecek noktası senin sürekli yapma abi ben orada değilim dememe rağmen yaptığın derin okumalarda. Aynı irdelemeyi opada yaptım zamanında ki opa aylarca discorda gömdük sesli de daha ne kadar gömelim. Yanlış anlama abi ama sürekli narutoyu eski bir op okuyucusu olarak ben eleştirsem, sürekli aynı şeye bağlıyorsun, opa da aynı tavırla yaklaş. Ki ben her seferinde aynı cevabı vermekten de bıktığımı söylemek isterim. Evet anlıyorum ama benim tartışmak istediğim olay çok başka abi, sen benim konuşmak istediğim konuyu engelemiş oluyorsun sonda yazdığın şeyle, bende bunu istemiyorum. Ve bu topa girmek istemiyorum dediğimde de iddaanın güçsüzlüğüne giriyoruz. Tamamda abi ben ne zaman bu forumda popüleriteyi ne getirir tartışabileceğim büyük seriler üzerinden, ki bunuda popüler serilerin neresi seviliyor onu tamamen tarihçi edasıyla, dışarıdan bir gözle bakarak değerlendirmek istiyorum. Senin yaptığına saygım büyük ama ben o topa girmek istemiyorum artık, yıllardır girdik forumlarda ve baydım. Ki o yüzden bu okuduğum seriler kafamda tamamiyle uçup gitmeye başladı. İstediğim topa girmek istediğimde senden bu tepkiyi almak şaşırtıyor beni, opa da benzerini yaptığımda op fanı adam gelip hömkürüyor allahın mongolu, onla tartışamıyorum ama sen en azından niyetimi algılarsın diye düşünüyorum.
 
@Mergen Ya abisi açıkçası biraz fazla şikayet, demogoji ve sitem mesajı olmuş. O sebeple cevap vermeyeceğim ama "Ben şunu yapamayacak mıyım" sorusunu sorduracak bir durum yok. Ne konu altında ne tartışıldığı ve bu tartışma yapılırken neler söylenegeldiği ile alakalı bir durum bu. "Ne kadar gömelim?" söylemi de tuhaf. Sanki benim böyle bir talebim var da, dolması gereken bir bir gömme barı var ve size bunu doldurtuyormuşum gibi :D Gömülecek yanı varsa gömüyor herkes benden bağımsız yani. Olayı iyice duygusallaştırdın ve kişiselleştirdin üstelik geçmişi de işin içine soktun.

Toplara girmiyorsan hiç girme böyle ortaya sis bombası atar gibi duygusallık bombası atıp sonra aradan çıkma Yiğit :D Neyse mesajın çoğu kısmı fazla "bana" yüklenen ve konu itibari ile epeyce "alakaya maydanoz" kategorisine giren şeyler olmuş. O yüzden burada kesiyorum tartışmayı. Çünkü ben cevap verir vermez "Senle tartışmayı sevmiyorum, mekaniksin, okumanın okumasının okuması" vs diye zaten anlayıp dinlemeden önyargılı bir duruş aldın. Bu 2. mesajında bunu duygusal boyutta tavana taşımaya yönelik gene konuya dair çok bir şey olmamış :D
 
Açıkçası yarışta bir atım yok ama @'Nabu''nun ricası üstüne bir bakayım dedim. Naruto'nun mesajı olayına şöyle bakmalı bir de. Naruto ve ilk okurları büyüdükçe, serinin ana konusu da değişiyor. İlk kısımda Naruto'nun azmi üstüne giderken, ikinci seride nefret döngüsü konusuna odaklanılıyor. Seriler ve mesajlar statik şeyler değildir, hele ki büyüyen insanlara hitap eden şeyler. Örneğin, Harry Potter evreninde de, çok daha basit şeyler işlenilirken, zamanla evreni daha da karardı ve ciddileşti.
- Yazar kendi sorduğu soruları cevaplayamadı. Nefret döngüsü vb. konular ile klasik bir savaş shonenine göre daha olgun konulara girmişti. Pain ile bu sorgulamanın, seri içindeki, doruğuna varıldı. Ancak bu soruyu cevaplayamadı ve "Hepinizle arkadaş olacağım nihahaha!!" gibi çocukça bir çözümle geldi. Özellikle, seri yıllar içinde olgunlaşmış ve kendi kategorisi içinde daha da cüretkarlaşmışken, bir anda böyle bir düşüşe geçince, iyice kötü oldu. Benim için serinin en büyük hayal kırıklığı belki de budur.
Tam mesajımda daha detaylı açıkladım bunu.

Serinin (Naruto) En Büyük Hatası Ne İdi ?

Serilerin olgunlaşması ve değişmesi oldukça olağan, hatta genç serilerinde istenen bir şeydir. Naruto, bir 8-9 yaşında çocuklara hitap eden bir seri değil. Elbette bu yaştan da okuyan vardır belki ama azınlıktadırlar. 10-20 yaş arası klasik shonen kitlesi, asıl hitap ettiği kitle. Bu kitle, seriyi takip ederken büyüdü de. Ek olarak, bu konuda istatistikler olmadığı için şahsi tecrübelerimden örnek vereceğim, bir çok insana sorgulama yaptırmış bir seri. Sevgi-güç olayı ve nefret döngüsü kavramları, en basitinden Türk sitelerinde bile yıllar boyunca tartışılmış şeyler. Bu yüzden "Naruto mesajına ihanet etti," olayına katılmıyorum. Naruto, kendisine ihanet etmekten öte, sorduğu soruları cevaplamakta yetersiz kaldı. Evrenini Pain savaşına kadar olgunlaştırdı ama sonra bu olgunluğu karşılayamadı.

Yukarıdakiler doğru olsa da, sonlarda çıkan Ashura olayı ve kan bağları, azim kısmına zarar verdi. Bunu kabullenmek gerek. Ancak bu noktada seri azim kısmını bayağı bir aşmıştı ve pek önemi kalmamıştı. Bu yüzden Mergen'in dediği büyüklükte bir zarar değil. İkinci olarak, bu noktada bir çelişki var. Seriye aşırı düz insanların gözünden bakılırsa, bu tarz bir şey olacağından bahsetmiş Mergen. Eğer düz adam moduyla bakılacaksa olaya, zaten bu tarz bir çelişkiyi anlamayacaktır bu kişiler.

Bu olayı biraz daha açmak istiyorum çünkü yanlış bir ikilem oluşturulduğunu düşünüyorum. Tüketici kitlesi bir spektrumdur, homojen değildir. Aynı tiplerden oluşmaz. Ne kadar iyi mesaj verilmeye çalışılırsa çalışılsın, mesajın büyük çoğunluğu kaybolacaktır. Ayrıyetten, bir yazar, en aptal insanın bile anlayacağı şekilde anlatmak zorunda değildir. Genç serisi demek, aptal serisi demek de değildir. Sanki sanatçıların en aptal kişiye bile anlatma zorunluluğu var gibi bir algı var. Oysa mesaj olayı iki taraflıdır. Yaratıcıya olduğu kadar, tüketiciye de bağlıdır. Naruto gibi nispeten basit anlatımlı bir seride bile tüketici bunu anlamıyorsa, bu konuda yapılabilecek bir şey yok.

Benim asıl karşı çıktığım nokta burası işte. Çok sevdiğim Bleach serisinde de durum böyle. Hatta çok daha vahim çünkü Naruto'nun aksine, üstü kapalı bir anlatım var. Başarısız olarak değerlendiren olabilir ama tam tersine, benim için çok daha başarılı bir anlatım. İpuçlarını birleştirmek ve hikayeyi ortaya çıkarmak, düz bir şekilde sana söylenmesinden daha zevkli. Ancak insanlar anlayamadıkları şeyi kötü olarak değerlendiriyor. Bu "benim için" kısmı söylenemeyince ve objektiflik iddiası işin içine girince, işler sarpa sarıyor. Bana göre, başkası için Bleach berbat olabilir, buna da okeyim. Ancak bu objektif bir şey değil.

Naruto'daki mesaj olayında da aynı durum geçerli. İnsanlar aptal diye bunun yükünü yazara yüklemeyi ve bunu başarısızlık olarak nitelemeyi yanlış buluyorum. Bu mantığa göre, Türkiye için, Elif Şafak, Dostoyevski'den Kafka'dan falan daha başarılı bir yazar.

Not: Olayın daha da geniş bir boyutu daha var.

- Sürekli olarak düz adamın öneminden bahsediliyor ve bu, modern dünyanın bir getirisidir. Gerek politikacılar gerek kapitalistler, düz adama muhtaç olduğu için, düz adam aşırı yüceltiliyor.

- Sanat artık kitlelere hitap ediyor ve üretici-tüketici dinamiği farklı bir boyuta ulaşmış durumda.

İkinci kısım illa ki kötü bir şey değil ama hepsi bir arada ele alınınca, düz adamın aşırı yüceltilmesi önümüze çıkıyor. Sanki her şey düz adam için üretilmek zorundaymış gibi. Bu, benim özellikle karşı çıktığım bir şey. İnsanlar, özellikle sanatçılar gibi yaratıcı tipler, kendilerini sürekli olarak düz adamın seviyesine indirmek zorunda değil. Tamamen boşlamak elbette olmaz ama her şey, düz adam için üretilmiyor. Ancak öyleymiş gibi bir algı var. Düz adam anlamazsa "kötü" oluyor. Burada konuştuğumuz olay da bunun bir uzantısı. Bırakın da daha sofistike insanların da zevk alacağı şeyler olsun :D Kişisel söylenme kısmına girecek ama ben açıkçası bu durumdan bunalmış durumdayım. İnsan sürekli olarak kendisini geride tutmak ve düz dünyada yaşamak zorunda. Aksine şekilde davranan, düşünen, hisseden olursa cezalandırılıyor. Buna karşı artık bir tepki koymak gerekli çünkü işin cılkı çıkmaya başladı. Düz insanların dünyasında mahkum olmuşuz, yaşayıp gidiyoruz. Farklı olmayı geçtim, farklı olmayı istemek bile bir günah artık.
 
Çok çok çok uzun yazmışsınız açıkçası fazla uzatmadan en hayal kırıcı şeyi söyleyeceğim Akatsuki çabuk harcandı bence ilk seride dövüşülmeye adam akıllı başlanmayan Akatsuki Shippuden'de peynir ekmek gibi yendi ilk 15 bölüm içindeydi yanlış hatırlamıyorsam direk Akatsuki üyelerinden biri gitti ben sadece karşılaşırlar ve

"Hmm sizi aklıma yazdım yine görüşeceğiz..." gibi bir şey bekliyordum adam direk öldü :boredhitsugaya:
 
Aradan bir süre geçmiş. Yukarıda yazdıklarımın üstüne, bu konuyla alakalı şu yazıyı yazdım. Serinin güçlü yanı ve "hatası" bağlantılı.
 
Fazla tanrısal karakterlere odaklanması, bir noktadan sonra yarattığı kaliteli yan karakterleri unutması. Kısa kesmesi, evreni genişletebilecekken olabildiğince küçük tutması.
 
Eski konulara hiç bir şekilde yer verilmedi, misalleri ile aşağıda aktarayım.

Misal Hashirama'nın ölümü ile ilgili bildiğimiz tek şey, E.T ile çağırıldığında genç gözükmesinden dolayı yaşlı ölmediği. Ancak bu adamı PS+Kyuubi öldürmediyse, 9 Bijuu'yu toplayıp köylere dağıtmak öldürmediyse, ne öldürdü? Bu çok büyük bir açık bana göre. Göstermesi daha güzel olurdu elbette ama en azından nasıl öldüğüne dair güzel bir açıklama yapılabilirdi.

Tobirama'nın ölümü. Arkadaş adam 20 kişilik özel gruba öldü ne demek ya? Adam Hokage, Senju, E.T biliyor, Hiraishin kullanıyor ve Suiton kralı. Kinkaku'nun grubu mu indirdi şimdi bunu? Hani 1. Bölümün bazı Jonin, Chuunin ve çaylarından oluşan grubun yediği kardeşlerden diğeri. Hemde 20 kişiyle! Şaka herhalde. Birde yanında çaylak gibi gözükselerde, belli bir olgunluğa gelmiş, hatta birisine 1 gün sonra Konoha emanet edilecek, 6 kişi var. Bunlardan birisi, Shisui'nin "Henüz yanından bile geçemem." dediği Kagami. Diğeri, köyün karanlık işlerini yürütecek, sağlam bir istihbarat ve örgütlenme ağı kuracak olan Kök'ün kurucu lideri. Birisi muhtemel Akimichi klan lideri, ki çok güçlü olarak tasvir etmesek de belli bir ağırlığı var. Diğer ikisi, muhtemelen güçlü olmasa da, iyi kötü Tobirama'nın bizzat eğittiği Konoha Konsilyumunun üyeleri. Ve/Veya olacak kişiler. Diğeri de, pardon da yani Sarutobi Hiruzen! Toplaşıp dalamıyorlar mı? Yorgunluk ve dövüşler mi bahane yani. Ve bu takım bizzat Hokage'nin takımı ,köyün en güçlü takımı. Resmen saçmalık.

Beyaz Diş. Adam tam bir kapalı kutu. Sarı Şimşekle denk tutuluyordu bu adam neredeyse. Hikayesine az çok girildiyse de tam bir featless, bu seride kimler kimler işlendi. Diğer köylere nam salmış ve Minato ile birlikte diğer köyler tarafından "Kimliklerini tespit ederseniz direnmeyin, dövüşmeyin, arkanıza bakmadan kaçın" denmiş birisi. Nasıl gösterilmez iyi kötü bir dövüşü. Misal dönemin güçlü bir shinobisi ile olan dövüşü gösterilebilirdi. En azından 5-6 dakikalık bir gösterimle, "Bu adamda buymuş ya, söyledikleri boşa değilmiş mangaka'nın." dedirtebilirdi bize. Yazık edildi.

Sonra serinin sonunda (Boruto olayına hiç girmeyeceğim, normal seriden ayırırım. Ama yorumlamaya kalkarsam kesin küfrederim.) çok fazla tanrısal karakter eklendi. DMS Kakashi bile nereye çıktı. Sadece seri sonunda Madara, Obito, Naruto, Sasuke, Kaguya, kısmen Kakashi (zira PS modunda attığı Kamui Shiruken fazla bir teknik.) yani çok uzatıldı tanrısal karakter kavramı. Seriyi buraya çıkartmak belki planıydı ama daha tatlı da bitebilirdi. Gene de çok üstünde durmam seri gene de iyi bitti.

Akatsuki'de saçma sapan bir şekilde bitti. Adamları sinek avlar gibi avlamaya başladılar. Sasori'yi bir yaşlı kadın ve sümüklü bir ergen kız aldı. Deidara tüm soğukkanlılığını kaybetti gitti intihar etti. Hemde MS bile açmayan Sasuke'ye. Tüm Akatsuki'yi başta çok güçlü olarak tasvir etse'de çoğunu seri kurbanı yaptı. Kakuzu'yu FRS tester'ı yaptı misal.
 
Finalde onla işlenecek konusu varken olayları tüm karakterleri bir savaş alanına toplayıp çözmek.

Toptan Otsutsuki meselesi. Serinin ağzına ettiler.

Erken bitirmesi, oysa işlenecek meseleler vardı. Daha tanıtılmamış kageler, klanlar vardı. İnsanlar bu seriyi ciddiye alıp teori kasıyordu. Kolaya kaçtığını düşünüyorum bir noktada.
 
Üst