Ancak Behzat Ç'nin derinliğinin yarısına sahip değil.
Aga Behzat Ç'yi çok sevdiğin için ona ayrı bakıyorsun ancak ben 3-4 bölüme baymıştım kendisinden. O sıralarda türkiye de olmayan bir şey olmanın ekmeğini yedi. Polisiye dizi olup da o kadar argo ve o kadar koyu tonlar barındırabilen birazda politize olan bir dizi yoktu(Hala da yok sayılır). Ancak bu çekimleri, oyunculuğu, senaryosu top seviye idi demek değil. İyiydi yani.
ona aşırı kalitelidir diyemem ama diğer üçü öyle.
Katılmıyorum buna. "kaliteli" belki ama "aşırı kaliteli" sanmıyorum.
İşler Güçler gibi tamamen bizim ülkenin mizahına has bir işten dünyada başarı bekleyemezsin.
Kaliteli ve elit bir sanat ya da zanaat eseri zaman, toplum gibi şeylere takılmaz. Takılıyorsa da demek ki o kadar çapı geniş bir şey değil demektir. Haa bu onu kötü yapmaz. Ancak işte ancak bizim içimizde sevilen bişi olabilir. Ancak
@LuLu konuşmasının başında yerli yapımlara ısınamadığını söylüyor sonra yabancı dizilerin daha çok izlendiğini söylüyor ayrıca ne zaman gelecek "daha" kaliteli işler diyor. Yani memlekette kalite namına bir şey yok demiyor. Bir yerli yabancı kıyası var. Hani o yüzden ben de oradan girdim konuya. Nitekim tartıştığımız şeye bakınca bize has mizahı olması çok da benim dediğimi ya da Lulu'nun dediğini değiştirmiyor.
Ha bir amerika, ingiltere, hindistan ile kıyaslanalım demiyorum. Ancak Arjantin'in, Japonya'nın, Korenin, İspanya'nın, Canada'nın, İtalya'nın vs vs , hatta Danimarka, İsveç, Norveç gibi ülkelerin bile son yıllarda global arenada parlatıp satabildikleri dizileri düşününce burada "satmak" fiilinden kastım ülkelere dizi ithal etmek değil. Geniş kitlelerce, global anlamda popüler olmak diyorum. Yoksa Türkiye ciddi anlamda orta doğu, balkanlar, avrupa gibi yerlerde dizi ve film satabiliyor. Zaten aktörlük, ses sanatçılığı vs gibi şeylerde dünyadaki pek çok ülkeden iyiyizdir.
Ancak daha önce dediğim gibi bizde çok yönlülük yok. Ya dram var, ya zengin kız fakir oğlan romantizmi var ya absürt komedi var ya da militarist, mafyacı ya da aşiretçi nispeten aksiyon işleri var. Bu döngünün dışında şeyler çok çıkamıyor.
Şahsiyetin ilk 30 oluşuna gelince , şahsiyetten daha kötü diziler şahsiyetin üstünde olabilir orada

Şahsiyetten daha iyileri de onun altında yani o çok aldatıcı olabilir ancak elbette IMDb gibi bir yerde 30. sırada olması güzel ancak 39K oyla orada(bir örnekleme yaparsak eğer bir diğer platform dizisi olan ve IMDb notu 7.1 olan Atiye de 21K). Yani tüm dünyaca izlenen bir dizi oyu gibi değil bu ya da çok isim yapmış. Örnek vermek için söylüyorum yayımcılığını Amerika ve İngiltere'nin üstlendiği ancak Prodüksiyonunun Litvanya ya ait olduğu Çernobil dizisi (ki çok büyük dizi izleyicisi kitlelelerinden bazıları olan Kuzey ve Güney Amerika ülkelerine konusu çernobil olan bişi izletmek zordur) 655K oy ile 5. sırada.
Ya da listenin ikincisi Breaking Bad 1.7 Milyon oy ile orada (Breaking Bad'in en iyi 2. dizi olarak anılacak bişi olmadığını az izlememe rağmen ben bile biliyorum bu arada

)
Ha bak gene diyorum başarı başarıdır helali hoş olsun. Ama "Ayı gibi tutan" bişi de değil. Kritik açıdan ödüllendirilmiş bir iş sadece ha bu da çok önemli ama durum bu.
Ayrıca yayın hayatına girdikleri tarih 2008ler 2010lar olan 3-4 türk dizisinin iç pazardaki başarısı bir de nadir bir şey olan Şahsiyetin başarısı LuLu'nun dediklerini çok da değiştirmiyor aslında.
Yukarıda saydığım ülkeler neredeyse yılda bir ya da bir kaç yılda bir hit işler üretebiliyorlar (globalde) . Yani LuLu "Ülkede hiç kaliteli bir iş görmedik" deseydi sana katılırdım yani ses etmezdim çünkü belli ki kaliteli işler üretebilmeye muktediriz yani. Ancak adam hem son dönemi kastediyor hem de "daha kaliteli" diyor. Yani daha global ve de hit işleri kastediyor.
Şahsiyetteki politik yatırım olayına gelince, dizinin tüm başarısı budur demedim ancak Haluk Bilginer ödül alana kadar kimse diziyi duymadı bile

2018 çıkışlı bu dizi. Dünkü mesele değil yani. Dizinin yönetmeninin ilk dizisi (hatta ilk uzun metraj işi) ve dizinin yazarının da ilk büyük işi (şimdi bu ikisi uysallar adlı bir dizide çalışıyorlar) . Ancak bu ikiliyi finanse eden ekip son yıllarda bizim ülkemizde WB destekli, hollywood tarzı filmler çekmeye başlayan sinema ailesi ile aynı ( müslüm, neşet, ayla, naim gibi filmleri yapanlar, hani ayla ile şu oscar'a aday tartışması çıkanlar) . Nitekim bir yazar ile bir yönetmen daha ilk büyük işlerinde bu kadroyu nasıl toplar ? Hadi topladı nasıl o kadar diziden sıyrılıp o ödülleri alır. Dizinin ilk bölümünü izledim ve pek Emmy'lik bişi görmedim açıkçası.
Parçalaları bir araya getirince bana "natural" gelmedi alınan sonuçlar. Mahsun Kırmızıgül'ün bile ödüllü yönetmen olabildiği ülke burası

Bir şeyi duymamız bir şeyler olmadığına gelmiyor (ha aksine de gelmiyor elbette) ama parçaları birleştirince biraz kıllanıyorsun.