Kahraman Baykuş - Kanatlanan Kültür

Genel Rock Müzik Önerileri

Rock Müzik çoook geniş bir konu aslında. Yani tonlarca alt tür ve yan varyasyonu var.

Ancak büyük ihtimalle benim en sevdiğim Hard Rock. Bazen AoR Rock olarak da geçer 80s Hair Rock da denir. Burada tek tek şarkı önermek istemiyorum çünkü bu şekilde yüzlerce mesaj atmam gerekir.

Bir şekilde yabancı müzik kültürü ve de Rock Müzik ile ilgili biraz sağda solda gezinince karşınıza ilk çıkabilecek popüler Hard Rock gruplarını anlatmak istemiyorum. Yani Guns n Roses, Bon Jovi, Queen (Queen tam bu tanıma girmiyor ancak seksenlerin ortalarından itibaren biraz öyleler), Led Zeppelin (bunlarda saf Hard Rock değil ancak kesişiyorlar diyeyim, bir de malum çok ünlüler o yüzden örnek verdim), AC/DC gibi gruplara çok değinmeyeceğim çünkü bunlar ilk etapta suratınıza çarpılan gruplar zaten. Ben belki biraz daha az popüler (yine çok popüler ama bunlar kadar poster boys olmayan diyeyim) grupları önereyim. Sonrada epey alternatif tiplere değineyim.

Ve yukarıda saydığım çok tanınır ve bilinir olanların dışında gene yurt dışında çokça hayran kitlesi olan milyonlar satmış olan ancak ülkemizde ve global olarak yukarıdakiler kadar "common" olmayanlar içinden favorilerim ile başlayayım;



1- Whitesnake


Aslında 1 numara için Whitesnake, Scorpions ve Journey arasında bir savaş verdim fakat Whitesnake seçtim çünkü o bahsettiğim "daha az bilinirlik" kısmına daha iyi oturuyor. Öncelikle Whitesnake'in burada olmasının yüzde seksen ya da doksanlık sebebi direkt olarak vokalleri ve liderleri David reistir. David Coverdale orijinal Deep Purple ekibinin de vokalisti idi adam kariyerine iki büyük grubun neredeyse eş derece başarılı vokali olarak sürdürdü. Şu aralar solo diye biliyorum.

David Coverdale benim için vokal olarak Lou Gramm ile beraber (Foreigner'ın solisti) Freddie Mercury(Queen'in vokalisti) ve de Robert Plant (Led Zeppelin'in vokalisti) gibilerinin kumaşından olan ve daha iyi bir vizyon ve orkestra ile onlar kadar efsane olabileceğini düşündüğüm iki vokalden birisi (80s dönemi için tabi, tüm zamanlar deyince bir sürü isim çıkarılabilir). Harika bir karizma çok samimi bir tonu vardır.

Çok dolu dolu albümleri olduğunu düşünmüyorum. Genelde albümler hit 2 şarkı o şarkının ardından 2-3 güçlü şarkı daha ve geri kalanı ancak spesifik müşterisini memnun edebilecek daha sıradan şarkılardır. Albümleri Journey ve Scorpions albümleri kadar zengin değil. Ancak buna paralel olarak onlar kadar popüler de değiller zaten.

Ancak pek çok efsane 80s grupları sırf dönem içinde relatif kalabilmek için (bakınız Def Leppard, Bakınız Bon Jovi) 90lar ile pop/grunge rock, ikibinler ile de soft rock giderken Whitesnake ve David reis bence hoş bir ton buldu. Biraz daha Whiskey Blues ile Hard Rock arası bir tat buldular. O yüzden dinlenebilirlikleri hala kuvvetli hatta belki de benim en sevdiğim 5 şarkısından 3'ü ikibinlerden sonra gelmekte.


Nitekim öneririm. David Coverdale reisi genel olarak solo, grup farketmez her haliyle takip edin ve dinleyin. Reis pişman etmez :D


2- Scorpions

Scorpions bence o dönem rakipleri arasında en diverse olan grup olabilir. Alman asıllı grup, diğer pek çok amerikan ya da ingiltere çıkışlı rakiplerine göre dünya müziğini daha iyi yakalamış gibi geldi bana.

Is There Anybody There şarkısında çok hoş bir reggae alt yapısı vardır. Send me an Angel ve Winds of Change gibi herkesin biraz daha politikleştiği ve "mesaj kaygısı" kastığı dönem de bu çağrıya çok güzel cevap veren iki beste çıkarmıştır. Öte yandan Rock You Like a Hurricane gibi 80s Hard Rock'ın temelinde olan unsurlardan biri olan amiyane tabiri ile "edepsizliği" çok iyi yedirmiştir. No One Like You ile hey ben de çok cool solo gitar girişli beste yaparım ve romantizmi yüksek rifte giydiririm der. Ancak Always Somewhere ile de melankolik ve hafif arabesk yanınıza da çok hoş hitap eder. Ayrıca Animal Magnetism gibi daha metale ya da The Zoo ve Dynamite gibi daha glam metal işleri de var.

Benzer örnekler pek çok dönem grubu için sayabilirim ancak bu konuda en ayrıştırılabilir olanlardan biri benim için Scorpions.



3- Journey;

Grup çok iyi yaşlanmadı belki de ve de gördüğü en zirve aslında diğer pek çok gruba göre pek de zirve değildi yine de bir iki tane "anthem" yani "marş" diyebileceğimiz klasik bıraktı. Fakat Journey bence en çok göz ardı edildiği kısım. Canlı performanslarının (iyi zamanlarında) ne kadar pürüzsüz olduğu. Özellikle solistleri Steve Perry, suç derecesinde değeri bilinmemiş birisi. Grubun en önemli hiti olan "Don't Stop Believin' " şarkısının canlı versiyonu daha ünlü :D

Yani grup dünya çapında hayranların baskısı ile ancak 2017 yılında Rock & Roll Hallf Of Fame müzesine girebildi. Tarihin en çok satan 25 grubundan biri olmuş bir grup ?! Değeri bilinmemiş işte :D Üstelik grup büyük solisti Steve Perry ile yolları 1996 yılında ayırdıktan ve de yeniden grup kurduktan sonra bile çok güçlü dönüp platin seviye albüm yapmayı başardı. Rock Grupları tarihinde zor bişi bu. Yani belki de Steve Perry sonrası yeni Journey'i daha çok sevebilirsiniz (ben sevmiyorum o ayrı) . Bu arada Steve reis gruptan diğer gruplarda olduğu gibi kapristen ayrılmadı ya da grubunu kendine küstürmedi onu sakat bırakan bir kalça sakatlığı yaşadı ve turneyi iptal etmek zorunda kaldılar ondan sonra Perry psikolojik ve de fiziksel olarak grubun lideri olamayacağını söyleyerek ayrıldı. Bazı kekolar gibi (bknz Axl Rose) ayrı grup kurup rekabet de yaratmadı hatta Perry reis müzik bile yapmadı. Tamamen kapandı. Ta ki 2018 e kadar. Traces diye çok hoş bir albümü var umarım reis müziği bırakmaz (Lou Gramm ve Cat Stevens'dan sonra bir de o bırakırsa ruhum parçalanacak) .


Çok fazla ses ve gürültüden yana değil de daha çok vokalden ve hikaye anlatımından yana bir tadınız varsa Journey özellikle early 80s Journey tam size göre.


Bugünlük bu üçü ile başlayayım. İleride devamını getiririm.
 
YOU CANNOT ESCAPE YOUR FATE

Yalnız hatırladığım kadar iyi değilmiş xd.



Spotify'dan dinleyin. YouTube ses kalitesi berbat.
 
Night of The Assassins'in bu coverını öneririm ben de.
Bayılıyorum bu covera, çok güzel bir öneri. Yer yer orijinalinden çok daha saldırgan, çok daha sert, çok daha acımasız, çok daha kanasusamış hissettiriyor, ki verdiği bu kanasusamışlık atmosferini bir üst seviyeye taşıması bambaşka bir şey ya, çünkü konu buna geldiğinde Night of The Assasins'in orijinali ('77 Live'deki olan parçası) bunun en üst seviyesi zaten, nasıl bir üst seviyeye daha çıkabilirsin aklım almıyor. Tabii yer yer oluşuyor bu durumlar, yoksa coverın tamamı Night of The Assasins'in tamamına denk falan değil veya üstüne çıkamıyor, ama bir cover zaten çok çok iyi olan bir parçanın yer yer üstüne çıkabiliyorsa o cover görevini yerine getirmiştir, iyi bir coverdır. Bu yüzden bu coverı bayağı seviyorum.
 
Moderatör tarafında düzenlendi:
Üst