Kahraman Baykuş - Kanatlanan Kültür

Genel Okuduğunuz Son Kitap Hangisi? Nasıl Buldunuz?

Otostopçunun Galaksi Rehberi.

Kitaplarla pek aram yok. Sadece adını duyduğum popüler eserleri okuyorum.

Otostopçunun Galaksi Rehberi günümüz tabiriyle baştan sona koca bir meme deposu. Karakterlerin karşılaştıkları olaylara karşı verdikleri tepkiler, söyledikleri sözler ve yazarın bir mekanı veya karakteri tasvir ederken kullandığı kelimeler kitabın en ilgi çekici tarafı denilebilir. Mesela Marvin'in şu lafı her aklıma geldiğinde ruh hastası gibi kendi kendime gülüyorum; :D

"Bu köprüyü açmak benim için büyük bir zevk, onur ve ayrıcalık, ama bunu yapamam çünkü yalan devrelerimin hepsi bozuk. Hepinizden nefret ediyor ve hepinizi aşağılıyorum. Şimdi bu talihsiz siberyapının, üzerinden nedensiz yere geçecek herkesin düşüncesizce tecavüzüne açıldığını ilan ediyorum."
 
Daniel Kahneman - Hızlı ve Yavaş Düşünme

Daha bitirmedim, güzel kitap. "Incognito" ve "Beyin" den sonra okunmuyor ama. Zaten Incognito ile Beyin %80 aynı. Hızlı ve Yavaş Düşünme de onlara benziyor. Keşke ilk bunu okusaydım dicem, e o zaman da diğer ikisinde sıkılacaktım. Ne bileyim. Bitirince karar vereyim en iyisi, hangisini okumak yeterli olur, hangisi diğerlerini kapsar diye.
 
Stanislaw Lem - Solaris

Bişeler anlatmak istemiş ama yazar mı anlatamamış, yoksa dangalak çevirmen mi içine etmiş, anlayamadım. Her halükarda çevirisinden tiksindiğim doğrudur.

Felsefikli bilimkurgu kitabı. Felsefe sevenler sevebilir.
 
Yevgeni Zemyatin Biz
Isaac Asimov Sonsuzluğun Sonu (Steins Gate'den çok daha iyi)
Ursula k le Guin Mülksüzler
Aldous Huxley Yeni Cesur Dünya
George Orwell 1984

Bu kitaplar mıh gibi aklıma kazandi. Distopyalarda kaybolursunuz.

Cyberpunk tarzi kitaplarda hoş geliyor bana
 
Can sıkıntısından 2-3 kitabı birden okudum.Onlarıda şöyle yazayım

•Yüzbaşının Kızı
Aşk kitabı sevmem ama bu öyle aşk kitabı değil.Tabi ben kitabı kitabın kapağındaki abla için okumuşdum :D :D Tüm sayfalarda belkş bşr resmi vardır diye baktım olmayınca hayal kırıklığına uğramışdım.Ama kitabı bir okudum öyle bağlandım ki.Efsane kitap.Şiddetle değil vahşet ile okumanızı tavsiye ediyorum.Bu kitabı okuyunca hayatın farkına vardım ben.

•Yenilmez
Bana kitapları sevdiren kitap budur.Her zaman oradaki Yenilmez'i örnek aldım.Atatürk,Kürşad,Nicola Tesla,Dedem ve Yenilmez idollerim benim.Ki düşünün bir kitap kahramanı idolüm ha birde Batman var :D Tabi beni bir anlamda narsist biri yaptı ama olsun.Bu kitap için bile yaşanır.Okumaya değer.Sanırım bir zamanlar içimde yaşayan savaşçı ruh bu kitapdan geliyor.Tabi bende gladyatör ruhu olduğuna inanıyorum :D Okuyun vahşetle tavsiye ediyorum

•Nutuk
Bahsetmeye gerek var mı ki ?

•Tomris
Türk milletinin neden bu kadar üstün olduğunu en iyi anlatan 2.kitap budur.Kadınların yeri geldiğinde erkeklerden bile üstün olduğunun kanıtı bu kitap dır.Kimin soyundan kimin kanından geldiğimizi tarihimizi en iyi anlatan daha doğrusu vurgulayan kitap bu yani.Ama sadece vurguluyor yani anlatmıyor.Vahşetle önermenin ötesinde öneririm bu kitabı. O derece dehşet-ül vahşet bir kitap yani.
 
Şu anda Friedrich Nietzsche'nin "İyinin ve Kötünün Ötesinde" adlı kitabını okuyorum.Bitirince düşüncelerimi yazarım,belki yazmam :D
 
Yorgunluk Toplumu - Han Byung-Chul

Bir yandan çevirmenin az kullanılan veya arkaik kelime tercihlerin anlamını bulmak, diğer yandan atıfta bulunduğu şeyleri araştırmak, bir diğer yandan da not tutmak derken bu kadar kısa (55-60 sayfa) bir kitaba göre okumam biraz fazla zaman aldı ve sürekli olarak açıp internetten bir şeyler araştırabileceğim bir kaynak gerektirdi; dolayısı ile normalde günlük olarak en çok kitap okuduğum yerde ve zamanda, metro ile işe gidip geldiğimde, okuyamadım. Ancak çevirmenin kelime seçimlerinin aksine notları ve Byung-Chul'un kullandığı anahtar kelimelere yaklaşımı ve açıklamaları çok yerinde.

Kitap 7 bölümden oluşuyor. İlk bölümde 'Bağışıklık sistemi çağına karşı sinir hastalıkları çağı' diye özetleyebileceğim şeyi Baudrillard üzerinden tartışıyor. İkinci bölümde Foucault'nun 'kontrol toplumu' ile günümüzün performans toplumunu karşılaştırıyor, bu bölümde ve bundan sonraki her bölümde Nietzsche'ye bir çok atıf var. Dördüncü bölümde Arendt'in 'İnsan Durumu' kitabında kullandığı 'Vita Activa' kavramı üzerinden gidiyor ve Arendt'in kendisiyle hocası olan Heidegger ile atıflar ile ilerliyor. Beşinci bölüm de ise özellikle Heidegger üzerinden yürüyor. Altıncı kısımda farklı bir yoldan yürüyerek Moby Dick kitabı ile ünlü Melville'in 'Katip Bartleby' kitabı ile ilgili, kendi kitabının konuları üzerinden yorum yapıyor. Yedinci bölümde ise kitaba ismine veren, Handke'nin 'Yorgunluk Toplumu' kavramını anlatıyor. Performans toplumunun dışlayıcı, izole eden yorgunluğunun aksine benliğin yerini dünyanın aldığı, barıştıran ve arkadaşlığa teşvik eden, insanların derin olarak odaklanabileceği bir yorgunluk sunuyor.

Kitabın arkasında okuduğum öncül ve kitabın isminden anladığım şey ile kitapta bulduğum şey aynı olmasa da kitap kesinlikle çok başarılı ve ilginç. Sosyoloji, felsefe ve psikoloji gibi şeylerle çok ilgilenmeyen insanlar için bile Byung-Chul'un işlediği konular ve değindiği şeyler arasında ilgi çekecek ve akıllarını açacak şeyler. Özellikle farklı bölümlerde tekrar ettiği; günümüz performans toplumunda, insanın hem baskı gören kişi olduğu hem de kendi baskıcısı olduğu, kendi çalışma kampını yanında taşıdığı düşüncesinin insanların ilgisini çekeceğini düşünüyorum.

Edit: Yorgunluk Toplumu dışında Rousseau'nun Toplum Sözleşmesi ile Dostoevsky'nin Yeraltından Notları'nı okudum. Daha sonra yazmak için zaman olursa burayı editleyip onlar hakkındaki düşüncelerimi de yazarım.
 
Sel yayıncılık faşizm kehanetleri george orwell
Gazete yazıları ve çeşitli dergilerde çıkan makalelerin derlemesi
 
Zamanın Gürültüsü

Kitapta üç farklı olay anlatılırken ana tema Rusya’nın uyguladığı sosyalizm sistemine olumsuz eleştiride bulunuyor. Kitabı okuduktan sonra Shostokovich’in bir kaç eserini YouTube’da dinledim. Ancak kitaba tam anlamıyla katılmıyorum. Hırçın kapitalist sistemde hayatını maestro olarak devam ettiremeyebilirdi ana karakterimiz. Her sistemin faydaları olduğu gibi dezavantajlarıda mevcut. Salt eleştrilerin bir sonuca varamayacağını düşünmekteyim. Kapitalist anlayış için güzel bir eser. Belki de yazar kitabını satabilmek adına böylesine bir konu seçti. Bilmiyorum.
 
Moderatör tarafında düzenlendi:
1582972320.jpg



Evet, yıllar önce satın aldığım ve hatta başladığım fakat okuyamadığım bu kitabı sonunda tekrardan başlayıp bitirdim.

İlk kez Charles Dickens okuyan biri olarak yer yer mest olduğumu söylemeliyim. Büyüleyici bir üslupla, Fransız İhtilali dönemini hem halk, hem soylular tarafından objektif ve çarpıcı bir şekilde aktarmış, çok derin ve iyi yazılmış karakterlere sahip olan bir kitaptı.

Sydney Carton karakteri sanırım en çok empati yaptığım ve kendime benzettiğim karakterdi. "Çakal" gerçekten hayran olunası bir adamdı. Umursamaz görüntüsünün altında kahrolan ruhunda kendimi buldum yer yer diyebilirim.

Psikolojik tarafı ise Doktor Manette kısmında çok iyi yansıtılmıştı. Haksız yere hapiste geçen on yıllar, mahvolan bir adam ve onu diriltmeye çalışan insanlar. "Hayata geri çağırıldı!"

Sonu biraz üstü kapalı bitiyor ancak kesinlikle tatmin edici. En sevdiğim karakterle yapılması kapanışın beni ayrıca memnun etti.

Puan vermekten pek anlamam ancak oldukça memnun ayrıldım. En sevdiğim yazarlar arasına girdi diyebilirim.
 
Sherlock Holmes serisi Dokuz Yayınları
1- Böcek Avcısı
2- Kızıl Saçlılar Kulübü

Daha önce farklı bi yayından Suç Uyanıyor okumuştum. Oradaki hikayelere kıyasla bu kitaplardakiler özet geçilmiş gibi. Ama Holmes yine bildiğimiz Holmes. Kitabın tekini bitirmek yaklaşık 2-3 saat sürüyor.

İki kitaptaki hikayelerden favorim ilk kitaba adını veren Böcek Avcısı oldu. Diğer hikayelerde olayı okuyucu için tahmin etmek zor değildi. Sebebi de kıstılmış gibi olmalarıdır heralde.


İlk kitaptan bir alıntı:
- Başarısızlıktan korkan insanlar aslında başarısız oldukları zaman ödeyecekleri bedelden ve kaybedecekleri şeylerden korkarlar.
 
images


Yerdeniz serisinin ilk iki kitabını okudum. Yani evren güzel kurulmuş ama ben denizi gemileri çok sevemiyorum genel olarak deniz odaklı bir seri birinci kitabı iyi ama ikinci kitabı yani açık söylemek gerekirse berbattı. Zaten denizleri çok sevmiyorum ama birinci hikaye en azından sürükleyiciydi. İkincide açık alan yok bir mağaraya sıkışıyorsun. Şimdi zorla üçüncü kitabı okuyorum.
Bu arada Studio Ghibli’nin -en sevdiğim anime stüdyosudur- Yerdeniz Öyküleri diye bir filmi var seriyi o filmle tanıdım. Ancak filmi izlemeden önce serinin yazarının film hakkında “hayal kırıklığı” dediğini unutmayın. Yani romanı düzgünce yansıtabilmiş değil. Daha az deniz olduğu -ki bu benim açımdan iyi- için ve daha başka sebeplerden dolayı herhalde öyle diyor. Ama kesinlikle çizimleri mükemmel.

images
 
Otomatik Portakal


Alex'in tutuklu numarası nasıl aklımda kaldı acaba "655321"? Çok merak ettim bir anlamı var mıdır?
 
Klasik Çin Düşüncesine Giriş - Fuat Aydın

Daha çok konfüçyanizm, taoculuk hakkında bilgi edinmek için aldığım bir kitaptı. Bu düşünceler dışında bilmediğim ya da yüzeysel olarak bildiğim mantıkçılar, ying - yang gibi başka okulları da öğrenmiş oldum. Çin tarihine ilgili olduğum için de kitabı okumak benim için gayet ilgi çekiciydi. Ama merakı olmayan birisinin bu kitabı okuma olasılığını oldukça düşük bir ihtimal olarak görüyorum.
 
Rüzgarın Adı kitabını okumaya başladım. Bitirince tekrar yazarım buraya.
 
Rüzgarın Adı kitabını okumaya başladım. Bitirince tekrar yazarım buraya.
Kral Katili Güncesi'nin son kitabını bekleyen kadroya yeni üye geliyor herhalde. Umarım sen Rüzgarın Adı'nı okuyup, olanları unutmadan önce The Doors of Stone çıkar. :D
Üçüncü kitabın uzun süredir çıkmadığını duymuştum ama merakıma yenik düşüp seriye başladım. :D : )
 
Üst