Ankara'nın merkezinde köyden farksız 100 kişilik bir ilkokulda(sakalar ilköğretim) anca kütüphanede olan kitaplara bakıyordum, annemde LA Fontaine in 600 sayfalık bir masal kitabını almıştı bana evirip çevirip tekrar tekrar okurdum. 4. sınıftan sonra daha çok tarihi ve coğrafi özet bilgilerin olduğu atlas kitaplarını elime geçtikçe okurdum.
Asıl unutamadığım ve bana kitap okuma alışkanlığını yarımda olsa kazandırmış insan 6. sınıfta türkçe hocamdır. Manyak, 150 boylarında, ruh hastası bir kadındı. Beni lost ve walking dead ile dizilere başlatan da oydu. Bize düzenli kitap verir okutturup sorular sorardı. Tabi bu genelde yapılan bir uygulama ama bu kadının farkı ilgi çekici kitaplar okutturmaya çalışmasıydı. Sefiller,sineklerin tanrısı,beyaz diş,şeker portakalı serisi gibi daha lise çağında okutturulan yada sineklerin tanrısı gibi yetişkinken okunacak kitapları bize okuttururdu. Benimde 7. sınıftan itibaren bilgisiyara aşırı yönelmem çok fazla dizi tüketmem ile baya azalmıştı kitap tüketmem ama yinede boş zamanımda kitap okuma alışkanlığını bu hoca kazandırmıştı bana. Oturup birde kitapları bizle tartışır, kendi hayatında yaşadığı garip örneklerle bize hayat dersi vermeye çalışırdı. Sonuçta kadın öğrencilere kaba davranışları, hayatını değiştirmeye yönelik sert tepkileri yüzünden şikayet edilip sürüldü. Zaten kadın 50 kez uyarı aldığı için normal. Ama hayatımda en büyük etkisi olan hoca ve hayatımda en anlamlı tokadı atan insandı kendisi. Tabi ki öyle allahın unuttuğu yerde, her 2 kelimesinden biri amk olan insanların arasından, mafyatik tiplerin okulu bastığı yerden beni azda olsa kültürlendiren insanlardan birisidir.
Dipnot=Konu dışına fazla çıkmadan hocamı övmek istedim, bulamıyorum kadını adını bile unuttum içime bir yaradır.