Kahraman Baykuş - Kanatlanan Kültür

Edebiyata dair önyargılar

Lorem Ipsum

Genç Baykuş
Tecrübeli Kullanıcı
Var mıdır böyle önyargılarınız? Mesela "Türk yazarları okumam" ya da "klasikler sıkıcıdır" veya "best-sellerların kapağını bile açmam" veyahut dimdirekt "kitap/roman/şiir okumak zaman kaybıdır" gibi.

Ama sadece önyargılarınızı öğrenmek istemiyorum, hali hazırda var olan önyargıları çürütecek örnekleriniz, yorumlarınız, tecrübeleriniz, fikirleriniz varsa onları da paylaşmanızı istiyorum.

Umarım şöle güzel şeyler gelir de ufkumuzu açar. :D
 
Best-seller çok geniş bir spektrumu kapsadığı için (yemek tariflerinden tut, kişisel gelişime, rom-com romanlara, fantastik edebiyata, gazetecilik işlerine vs) o yüzden bir kitap hakkında ilk bildiğim şey "best seller" olması ise biraz duyarsız kalırım. Üstüne düşmem. Ancak bir kitap hakkında belli başlı güzel şeyler duymuş ve okumuşsam ve üzerine bir de best seller olduğunu öğrenirsem. O zaman o kadar itici olmuyor hatta bazen cesaretlendirici bile olabiliyor.

Klasiklere ön yargısı olan çok arkadaş ve tanıdığa denk gelmişimdir bu arada :D Çünkü ceza gibi okuttular yıllarca (özellikle bizim jenerasyon ve sonrasındaki bazı jenerasyonlara) . Klasiktir oku oku. "Ne anlatıyor hocam ?" , Klasik işte okunmalı. Gibi, edebiyat hocanın dahi okumadığı şeylerdi.

Ancak yıllar sonra kendi kendine keşfedince iş değişiyor. Benim için değişeli çoook oldu. Ancak değişmeyen çok kişi bilirim.
 
Çünkü ceza gibi okuttular yıllarca (özellikle bizim jenerasyon ve sonrasındaki bazı jenerasyonlara) . Klasiktir oku oku. "Ne anlatıyor hocam ?" , Klasik işte okunmalı. Gibi, edebiyat hocanın dahi okumadığı şeylerdi.
Bu sebepten dolayı Tanzimat edebiyatından başlayıp erken milli edebiyata kadar olan döneme karşı ön yargım var. Lisede bolca ve zevkle kitap okuyorken bu Türk Dili ve Edebiyatı dersinde verilen kitaplar çok uzun süre boyunca kitap okuma zevkimi yok etti. Araba Sevdası'nın sıkıcılığını özellikle hatırlıyorum, okuması işkence gibi bir kitaptı.
 
Best seller olan ve sürekli rörörö konuşulan kitaplara karşı açıkçası önyargılıyım :D Hatta sadece kitaplar da değil, dizilere de genellikle böyle yaklaşırım. Eninde sonunda bunlardan izlediğim veya okuduklarım oluyor fakat bir şey popüler olduğunda yarınlar yokmuş gibi ABİ İZLE/OKU YA diye çığırılmasını sevmiyorum. Ayrıyetten özellikle kitap konusunda insanların zevklerine güvenmiyorum. Misal, Dan Brown oldukça vasat bir yazar.

Bunun dışında önyargı denilir mi bilmiyorum ama yerli edebiyatı genellikle sevmem. Elbette sevdiğim isimler var ama genel olarak bizim yazarları sıkıcı buluyorum. O yüzden yerli bir isim önerildiğinde genellikle çekimser olurum. Bu kısmen bu yazarları cidden sıkıcı bulmamdan, kısmen de eğitim hayatım boyunca bunların kakalanmaya çalışılmasından kaynaklı. Bana ne yok tanzimatmış yok ilk realist esermiş. Sıkıcı arkadaşım bu adamlar! Uyduruk kaydırık şeyleri milli gurur vs. diye zorla sevdirmeye çalışıyolar. Ha bir de zaten önemli bir kısmının dili merdiven altı Kuran kursu hocası gibi. Yok arkadaşım, sağol, taciz edilmek istemiyorum :D
 
Kişisel gelişim denmemiş :D Önyargım okuyup geçilen kitaplara olabilir. Bana bir etkisi olmasını isterim. Ama bunları okuduktan sonra da iyi olanın tadı daha iyi olur belki öyle de denemek lazım.
 
Belki bu vesileyle fikrimi değiştiren çıkar diye yazıyorum.

Ben kitap okumaktan o kadar zevk alan biri değilim. Boş vaktimi geçirecek bir eğlenceden çok bilgi edinmek için veya güzel bir beyin egzersizi çıkma ihtimali için okuyorum. O yüzden gitgide kurgu romanlarından uzaklaşmaya başladım. En son korku romanlarını deniyordum, belki beni tutar diye fakat pek beceremedim. Önüme 800 sayfalık bir başvuru kitabı verseniz, otistik gibi tüm gün onla vakit geçirebilirim fakat iş romana gelince beni ateşler basıyor, hayallere dalıyorum, okuduğum şeyi baştan yazıp, ondan tamamen kopmaya başlıyorum.(Fakat Tren, Tuvalet gibi yerlerde başka bir şey yaparken, okuduğumda bu sorun çıkmıyor, o yüzden onları bu vakitlere ayırıyorum.)

O yüzden klasik kitapları veya Türk edebiyatı eserlerini okumayı pek düşünmedim. Edebi bir zevk anlayışım yok, bunu kabul ediyorum fakat ilaha birini okuyacaksam, bende bir şeyler değiştirecek, cidden günümüzde diğer eserlerin baktırmadığı bir açıdan baktırabilecek (Veya tarihi kitapların) bir kitapsa okumak istiyorum. Bunları ben lisede, üniversitede hocalarıma söylediğimde genelde anlamayıp, ''Okumalısın, yaratan Allah adına okumalısın'' gibi bir moda giriyorlar. Sanki okumak benim vatandaşlık görevlerimde yer alıyor, bunları tüketmezsem asla entelektüel bir insan olamayacakmışım gibi bir tavır takınıyorlar. Bu yüzden aramda bu eserlerle büyük bir küslük var ve fikrimin değiştirilmesini istiyorum. Fakat bunu yaparken, aynı o hocalar gibi beylik, alışageldik kalıp sözlerle değil, cidden sizde ne değişikliklere sebep olduysa, sizin zihinsel sürecinize nasıl katkısı olduğunu düşünüyorsanız cevaplamanızı rica ediyorum.

Not: Yardımcı olsun diye söylüyorum, bahsettiğim gibi edebi zevkim hiç yoktur. Şiirden zevk almam, şarkıların sözlerini bile görmezlikten gelirim. Uzun betimlemelerden asla zevk almam hatta direkt baygınlık geçiririm fakat uzun iyi yazılmış diyaloglara çok okeyim.
 
@Mergen

Arkadaşım sevmiyorsan okuma! Her hafta gelip sövüyorsun.

Şaka bir yana, ben de yıllardır çok az kurgu okuyorum. Hatta son 2-3 yılda hiç kurgu okumadım sanırım. Bunun yerine felsefi, bilimsel vb. şeyleri tercih ediyorum. Bunun bir "çaresi" olması gerekir mi emin değilim. Okumak bence zorla yapılması gereken bir şey olmamalı ve insan belli sabit bir yol olduğunu düşünmemeli. Hayatımın çok farklı dönemlerinde çok farklı şeyler okuduğum oldu. Bazen bu okumanın azaldığı, bazen arttığı oldu. Hayat herkese sabit bir rota tarif edecek kadar dar veya kısıtlı bir şey değil.

Kendi açımdan, kurgu ihtiyacımı mangalar, animeler, oyunlar, diziler, kimi zaman da filmler yoluyla dolduruyorum.

Not : Ayrı bir sorun olarak, ilgimi çeken felsefi konularda yeterince ilgimi çeken kitaplar bulmakta oldukça zorlanıyorum çünkü var olan bilgide belli bir bariyere ulaştım. Bunun üstüne bir şeyler koymaya devam ediyorum ama oldukça fazla vakit ve düşünme gerektiriyor.
 
Hakkaten ufuk açıcı oldu. :D Arkadaşlar yazın dedim de üzerinde düşünün diye yazın dedim. Haterlık yapmanın kime ne faydası var? Hepiniz belli bi entelektüel düzeyde insanlarsınız, önyargılarınız üzerinde düşünmeye, onları savunmaktan daha açık olmanız lazım.

Bu arada lise edebiyat öğretmenlerime ben de sövüyorum, sayelerinde çok geç tanıştım edebiyatla. Ortaokuldaki tarih öğretmenlerime de sövüyorum sayelerinde kendimi sosyal bilimler konusunda yeteneksiz sandım. Şimdi odamda dev bi kitaplık var, yarısı tarih yarısı edebiyat dolu.

Yazıklar olsun. Resmen senelerimi çaldılar.

Kendi önyargılarıma gelince, aslında tam önyargı değil dışına çıktığım oluyor ama, yaşı benden küçük kitap okumam, yaşayan yazar okumam. Çoğunlukla yani. Çünkü denenmemişi deneyip iyisini bulacak zamanım yok. 50, 100 yıl boyunca denenip iyi olduğuna karar verilmişleri alırım kısa yoldan. Pulitzer, Nobel takip ettiğim olur arada, trendi yakalamak için. Iyi kitaplar da çıkıyor ama esasen bu ödüller neyin "iyi" kabul edildiğini anlamamı, tabiri caizse günceli yakalamamı sağlıyor.

Bunun dışında önyargı denilir mi bilmiyorum ama yerli edebiyatı genellikle sevmem. Elbette sevdiğim isimler var ama genel olarak bizim yazarları sıkıcı buluyorum. O yüzden yerli bir isim önerildiğinde genellikle çekimser olurum. Bu kısmen bu yazarları cidden sıkıcı bulmamdan, kısmen de eğitim hayatım boyunca bunların kakalanmaya çalışılmasından kaynaklı. Bana ne yok tanzimatmış yok ilk realist esermiş. Sıkıcı arkadaşım bu adamlar! Uyduruk kaydırık şeyleri milli gurur vs. diye zorla sevdirmeye çalışıyolar. Ha bir de zaten önemli bir kısmının dili merdiven altı Kuran kursu hocası gibi. Yok arkadaşım, sağol, taciz edilmek istemiyorum :D
Yanlış tespit + kötü espri = eksini verdim güzel kardeşim. (Tepesinde damla olan :D emojisi)

Tabi bu bakış acısıyla, Goethe'nin dili de yandan yemiş protestan rahibi gibi falan olur herhalde. Almanca ya çünkü. (Yine tepesinde damla olan
biggrin.png
emojisi)

Allah'ımmmm insanın arkadaşını yüzüne karşı eleştirmesi ne kadar zor oluyor. Walla karnım çatladı kendimi tutucam diye. Argümanı çok harika bi biçimde yerden yere vurabilirim, vurasım da var feci, ama söyleyen adam arkadaşım. Bu ne yaman çatışmadır yarabbim.

Neyse o değil de, Kuran kursu hocası dili gibi deyip Arapça'dan dem vurduğun şeylerin çoğu aslında Farsça. Şu arasında -i olan tamlamalar mesela "Kuvva-i Milliye" gibi, Farsça gramer örneğin. Kelimelerin çoğu da Farsça. Ve Türk edebiyatı klasikleri, Servet-i Fünun'dan ibaret değil.

@Mergen

Hocam illa kurgu sevecen okucan diye bişe yok. Ama düşündürsün aklımı çalıştırsın istiyorum deyip kurguların aklı çalıştırmadığı gibi bi noktaya vardığın için özellikle cevap vermek istedim. Nereye bakacağını bilirsen gayet aklını çalıştırır kurgu. Hatta kurgu olmayan kitaptan daha çok bile çalıştırır. Mesela başlıkta kimsenin sevmediği Tanzimat edebiyatına, Servet-i Fünun'a, dönemi bilerek bakarsan, bütün bi sosyolojiyi, siyasi konjüktürü görürsün. Bu aklı çalıştırmaz da ne yapar?

Onun dışında, edebiyatın kendisi zaten her sanat dalı gibi teknik irdeleme içeriyor. Nasıl ki resimde var, bunda da var. Aslında her şeyi beğenmemek daha bile kafa çalıştırıcı olur. Tabii ki beğenmeyeceksin. Neyi beğenmediğini sorgulamak çok daha faydalı ve zevkli.

Aslında bu hataya çok fazla insan düşüyor. Birilerinin veya herkesin beğendiği bir şeyi beğenmediğiniz için çoğu zaman kendinizi ötekileştiriyorsunuz bence. Gerek yok. Beğenmemek, kitap okumaktan alınacak hazzın ve kazanılacak edebi zevkin bi parçası zaten. (Herkese hitap ettiğim için gözden kaçmasın diye bold yazdım bunu)

Bence senin okuduğunu tartışacağın ortama ihtiyacın var. Ve edebi zevk zamanla oluşacak bir şey, müzik zevki gibi. Şiir mevzusuna gelince, çoğu şairin çoğu şiiri kötüdür, onlar kötü geliyor diye şiirden zevk almadığını ya da anlamadığını düşünmemelisin.
 
Moderatör tarafında düzenlendi:
Pek edebiyata dair sayılır mı bilmiyorum ama. oyun, çizgi roman, film gibi mediumlarda başlamış markaların kitaplarından nefret ederim okumam.
 
Pek edebiyata dair sayılır mı bilmiyorum ama. oyun, çizgi roman, film gibi mediumlarda başlamış markaların kitaplarından nefret ederim okumam.
Markalardan kastın seriler mi?
Atıyorum Star Wars'ın Disney öncesi 10'larca kitap serisi vardı. Bir çok serinin böyle uzantıları var, sevmiyorum pek hayatta da okumam. :D
+1

Star Wars, Assassins Creed falan denedim. Ben de okuyamadım, bi daha da denemem herhalde. Çok kötüler. :D
 
Üst