Kahraman Baykuş - Kanatlanan Kültür

Soru Çizgi Roman Okumaya Nasıl Başladınız

Nabu

Ulu Baykuş
Yönetici
Ulu Baykuş
Soru basit; Çizgi Roman okumaya bilinçli ya da bilinçsiz bir şekilde nasıl başladınız ?

Nbyd.gif
 
Cevabı yazarken, başta Nabu'nun beni animasyonlar ve TDKR ile DC evrenine sardırmasını yazacaktım. Ancak, çok daha geriye dayandığını fark ettim. Arka plan olarak, zaten 10 yılı aşkındır manga okuyan bir insanım ve lisede bol bol Asteriks okumuşumdur. Ancak bunlardan da geride, Kemik, Lombak, Penguen, Lemanyak gibi dergilerle büyüdüm. Bunların içinde, komedi unsuru ağırlıklı olsa da, kendi evrenleri ve devamlılıkları olan, 'comics' dediğimiz tarza yakın belli figürler vardı.

Bunlardan birisi Kaptan Türk'tür. Bu şalvarlı abimiz, bayağı garip maceralara giriyordu. Örneğin bir bölümde, mahallenin yarım dünya teyzeleri, genç bir kıza oldukça uyuz olmaktadır. Bunun sebebi, kocalarının hepsinin bu kıza aşık olması ve bu durumdan doğan kıskançlıktır. Kaptan Türk, kızı savunur ve yemiş yemiş semirmiş teyzelerle kavga çıkar. İlginçtir ki, o güne kadar onca süper güçlü kötüyü yenmiş olan Kaptan Türk, teyzelerin muazzam gücü karşısında afallar. İşin sonunda onları yener ama bu, oldukça zor olmuştur.

Serdar+2.jpg


Cabbar Baba, nam-ı diğer 0070 de, komedi unsurlarıyla dolu maceralara atılır. James Bond çakması bir Türk'tür ve oldukça tıfıldır. Bel altı espriler dışında çok fazla bir şey hatırlamıyorum ama okuması eğlenceliydi :D

rwkd2QNu_400x400.jpg


Oldukça eski olmasına rağmen, genellikle onlar kadar uzun hikayeleri olmayan başka bir figür de Macerayı Seven Adam'dır. İçlerinden en sevdiğimdir ayrıca.

Eau_dkz6_400x400.jpeg


Şöyle tek panellik maceraları da vardır.

30071_20100427163839.jpg


30071_20100427163948.jpg


Böyle daha uzun hikayeleri de vardır.

maceray%C4%B1-seven-adam1.jpg


Macera lan!
Bu dergilerde olan veya başlayan daha başka bir sürü yayın vardı ama macera tarzı olarak, comics diyebileceğimiz türe en yakın gördüklerim bu üçü. En azından severek okuduklarımdan.
 
Modern çizgi romanları bir tarafa bırakırsak çocukluğumda gazetelerde yayınlanan comic stripleri(Karikatür bandı) severek sayı sayı okur hatta keserek koleksiyon yapardım. Bunlar arasında en popüleri Garfield'ı geçersek en sevdiklerim Chic Young'ın Blondie serisi bizde Fatoş ile Basri olarak bilinir ve bizde Hasbi Tembeler olarak bilinen Beetle Bailey.
beetle_bailey_by_kinhalchemist-d46tvfe.png
b8df6233e17da02eecce298e6f0a09a1.jpg
 
Ben daha çok küçükken anneannemlerin köy evindeki eski kitaplıkta okumayı çok sevdiğim iki şey vardı. Biri öğretmen olan büyükbabamın zamanında aldığı Hayvanlar Alemi Ansiklopedisi (baya teksir kağıdına yapılmış bir ansiklopedi idi o kadar eski) idi diğeri de en küçük dayımın zamanında okuyup işi bitince köye bıraktığı Teksas, Tommiks, Conan gibi avrupa çizgi romanları idi. Bilinçsiz bir şekilde ilk o zaman başladım sanırım. Hatta daha okumayı bilmezken bile onlara bakardım. Ama ben okumayı büyükbabam sayesinde erken söktüğümden (5 - 5.5 yaşlarında falan) çok uzun sürmedi okumaya başlamam.

Sonra Sivas'da okula gitmeye başladıktan sonra nereden geldiğini bilmediğim ancak bir şekilde babamın ya da annemin bulup getirdiği Spider-Man ve Captain America çizgi romanları vardı. Kimi siyah beyaz olurdu kimi ise renkli ama onları okumaktan çok içindeki kahramanları makasla kesip onları resim defterine kendi çizdiğim hikayelere yapıştırıp, kendi yarattığım karakterlerle iç içe sokmak hoşuma gidiyordu. Nitekim daha cross-over nedir bilmezken icra ediyormuşuz :D

Bilinçli bir çizgi roman okuma yoktu. Ancak çocukluğu doksanlarda geçen biri olarak doksanlı yıllardaki süper kahraman çizgi filmlerine kapılmamak elde değildi.

1941 yılı çıkışlı ( o zamanlar bunu bilmiyordum tabi) eski Superman serisinin TV'deki dublajlı haliyle başlayan yolculuk Thundercats, TMNT, Batman TAS, X-Men TAS, Spider-Man TAS ile devam etti. Ancak Batman: TAS 'in her zaman ayrı bir yeri oldu çünkü diğer tüm çizgi filmlerden o kadar farklıydı ki her haliyle abondene oluyordunuz.

Tabi yine de bilinçli bir comics okuması yoktu zaten Sivas'da öyle güncel marvel, dc, image comics eventlerini okuyabileceğiniz çizgi romanlar bulmak imkansız. Hatta ülke genelinde epey zor bişi.. Ancak biraz daha orta okul-lise çağlarına geldiğimde yani İzmir'e geldiğimde. Karikatür dergileri ile tanıştım Abim ve sokağımızdaki 3-4 yaş büyük hafiften cüretkar bir abla sayesinde :D (çılgın detaylar bende kalsın)

O dönem Kötü Kedi Şerafettin, Otisabi, Daral ve Timsah, Bezgin Bekir gibi sürekliliği olan, maceralardan geçen ve aynı karakterler üzerinde dönen evrenleri olan karikatürize işler ile tanıştık.
kotu-kedi-serafettinposter.jpg

mehmet-cagcag-mizah-gulunc-duruma-dusurerek-bedel-odetir-35292-1.jpg

otisabi-2-munasebetsiz-iliskiler482ef1240c194f7215a3fdfbc2e53ff8.jpg

bezgin-bekir-heykeli-03-e1506617879449.jpg


Tabi gazetelerdeki comics bantlarında Karaoğlan, Tarkan, Kara Murat gibi eserlerin minyatür hallerini de günlük takip etmeye çalışırdım. Sanırım ilk bilinçli okuyuculuk bunlardı.

25603116101_79c9645132_c.jpg

tarkan-791545.jpg

25609284491_a6e32a7fa5_c.jpg


İşte bu manga ve çizgi roman okuma siteleri çıkmadan çok önce bizim günlük - haftalık okuyup heyecanlandığımız, arkadaşlarımızla tartıştığımız işler bunlardı. Gerçi ben de bu döneme denk gelmiş son nesildenimdir esas bu gazete kipürlerini deli gibi bekleyip okuma ve tartışma benden öncesinin işidir ama bizde ucundan denk geldik.

Evet sanırım çizgi romanlara böyle başlamışız farkında olmadan :D
 
Mcu ve thor sayesinde başladım yaklaşık bir yıl falan önce.İlk başlarda sadece thor çizgi romanlarını okurken yavaş yavaş diğer karekerleride merak edip onları okumaya başladım.
 
Ben 9 10 yaşlarında başladım alışverişe gitmiştik orada bi çizgi roman gördüm resimleri hoşuma gitmişti babama aldırmıştım. O gün bugündür hep çizgi roman okuyorum.
 
Daha erken yaşlarda da orta okuldayken çizgi roman okuduğum olmuştu, Spider-Man ciltleri bulurdum sahaflardan onları okurdum, ama o zamanlar nadiren tek tük çizgi roman okuyordum. Asıl 14-15 yaşlarında okuyacak yeni bir şeyler arıyorken Neil Gaiman'ın Sandman'inin ilk cildini bakkalda gazete standında buldum. Aldım, gittim eve, okumaya başladım ve aklım başımdan gitti, hayatımda okuduğum en iyi şeydi. Ne okuduğum Yüzüklerin Efendisi, ne Ejdeha Mızrağı vb. fantastik kitaplar bu kadar iyiydi. O zaman çizgi romanları taktir edip, bir çizgi romancı olmuştum.
 
11-12 Yaşlarında ilk olarak kütüphaneden okumaya başladım.Ilk okuduğum çizgi roman Molecule Man idi.Daha sonra internet üzerinden veya satın olarak devam ettirdim.Hala devam ettiriyorum ^^
 
Daha erken yaşlarda da orta okuldayken çizgi roman okuduğum olmuştu, Spider-Man ciltleri bulurdum sahaflardan onları okurdum, ama o zamanlar nadiren tek tük çizgi roman okuyordum. Asıl 14-15 yaşlarında okuyacak yeni bir şeyler arıyorken Neil Gaiman'ın Sandman'inin ilk cildini bakkalda gazete standında buldum. Aldım, gittim eve, okumaya başladım ve aklım başımdan gitti, hayatımda okuduğum en iyi şeydi. Ne okuduğum Yüzüklerin Efendisi, ne Ejdeha Mızrağı vb. fantastik kitaplar bu kadar iyiydi. O zaman çizgi romanları taktir edip, bir çizgi romancı olmuştum.
Bu çağrışım yaptı bana. Küçükken bakkalda rastgele Spider-Man sayıları buluyordum bazen. İlk aldığımda çok şaşırmıştım. O zamana kadar izlediğim çizgifilmlerinden çok farklı bir havası vardı, çok daha depresif ve "yetişkin işi" idi. Sanırım bir kötüyü öldürmüştü ve bu yüzden depresif bir şekilde geziniyordu. Çok anlamamıştım o yaşta ama aklımda yer etmişti.

Ejderha Mızrağı'nın bahsinin geçmesi de ayrı nostalji yaptı :D Ergenken çok seviyordum.
 
Bu çağrışım yaptı bana. Küçükken bakkalda rastgele Spider-Man sayıları buluyordum bazen. İlk aldığımda çok şaşırmıştım. O zamana kadar izlediğim çizgifilmlerinden çok farklı bir havası vardı, çok daha depresif ve "yetişkin işi" idi. Sanırım bir kötüyü öldürmüştü ve bu yüzden depresif bir şekilde geziniyordu. Çok anlamamıştım o yaşta ama aklımda yer etmişti.

Ejderha Mızrağı'nın bahsinin geçmesi de ayrı nostalji yaptı :D Ergenken çok seviyordum.
Ergenken bende Ejderha Mızrağı'nı severdim, ama favorim Ravenloft'tu. ''Ben, Strahd bir Vampirin anıları'' ve ''Ben, Strahd, Azanlin'le Savaş'' beni benden almıştı ergenken. Ana karakterin kötü olması çok hoşuma gitmişti, hele Azalin'le Savaşın iki kötü ana karakter arasında geçmesine bayılmıştım, sürekli birbirlerinin kuyusunu kazmaya çalışıyorlardı, birbirlerinden nefret ediyorlardı, ama birbirlerine katlanıyorlardı zoraki olarak bir arada oldukları için vb. bu çok hoşuma gitmişti.
 
Ergenken bende Ejderha Mızrağı'nı severdim, ama favorim Ravenloft'tu. ''Ben, Strahd bir Vampirin anıları'' ve ''Ben, Strahd, Azanlin'le Savaş'' beni benden almıştı ergenken. Ana karakterin kötü olması çok hoşuma gitmişti, hele Azalin'le Savaşın iki kötü ana karakter arasında geçmesine bayılmıştım, sürekli birbirlerinin kuyusunu kazmaya çalışıyorlardı, birbirlerinden nefret ediyorlardı, ama birbirlerine katlanıyorlardı zoraki olarak bir arada oldukları için vb. bu çok hoşuma gitmişti.
Ravenloft'un övgüsünü yıllar içinde çok duydum ama ben tecrübe etmedim :D Bir ara Neverwinter Online'a campaign olarak gelmişti ama o sıralarda da oyunu bıraktığım için gene göremedim. Ama ergenlikte Unutulmuş Diyarlar'da Drizzt maceralarını bayağı okudum. Drizzt artık ilgimi çekmese de, birçok bilgisayar oyunu da sağolsun, sanırım hala Unutulmuş Diyarlar'ı bir tık daha fazla seviyorum.
 
Ana motivasyonumu çok net hatırliyorum.Sene 2017 olmalı yani 19 yaşındaydım, kitap okumak istiyodum ama kitap okurken aşıri sıkıldığımdan "çizgi roman okuyayım hem okuması daha kolay ve eglenceli hem de kitap okumak için bir yerden başlamış olurum" demistim kendi kendime.Böyle başlamıstım.

2019'un ortalarına kadar baya fazla okudum.İnternette bulabileceğimiz Marvel ve özellikle Dc adına hemen hemen tüm Türkce icerikleri okudum.Bazılarıni birkaç defa.Daha sonra anime ve dogu cizgi romanlariyla tanıstim.Mangadan ziyade webtoon,manwha ve manhualar.Evet o birbirinin kopyası ve yüzde 90'ı aşırı boktan olan şeyler.Ve ekstra not olarak hâla kitap okumuyorum.Okuyamıyorum daha dogrusu.
 
Ravenloft'un övgüsünü yıllar içinde çok duydum ama ben tecrübe etmedim :D Bir ara Neverwinter Online'a campaign olarak gelmişti ama o sıralarda da oyunu bıraktığım için gene göremedim. Ama ergenlikte Unutulmuş Diyarlar'da Drizzt maceralarını bayağı okudum. Drizzt artık ilgimi çekmese de, birçok bilgisayar oyunu da sağolsun, sanırım hala Unutulmuş Diyarlar'ı bir tık daha fazla seviyorum.
Drizzt hakkında söylebileceğim tek şey, 14 yaşındayken falan okuduğum için karakter olarak sevdiğim. Onun dışında R. A. Salvatore hayatımda okuduğum en kötü yazar.
 
Üst