Kahraman Baykuş - Kanatlanan Kültür

Genel NBA Genel Sohbet & Tartışma Başlığı

@Nabu jordanın belgeseli mevcut. NBA ile ilgili bayağı tutkulusun. Belki izlersin. Netflixde
 
Dreymond Green 2015-2018 aralığındak GSW'ye tarihin en iyi takımı demiş. Bizdik en iyi takım demiş. EE benim buna itirazım var ...


Golden State'in 73-9 olayı tamamıyla NBA'deki meta değişikliğine diğer takımların henüz adapte olamaması ve o sene pek çok bir kaç yıl önce güçlü olan Batı takımının zayıflamasından kaynaklı (Spurs, Dallas vs gibi) . Yani Steve Kerr oyunun bug'ını bulmuş bir gamer gibiydi. Bİr sistem hackleme sonucu 73-9 çıktı. Yoksa o takım o kadar dominant olduğu için değil. Nedenini de finallerde gördük. 3-1'den seri verdi adamlar :D Ha evet sakatlıkları çoktu, bir sürü şey arka arkaya denk geldi, güç kaybettiler ancak benim kafamda "Tarihin en iyi takımı" olan bir takım. 1 rol oyuncusu bir de yıldız oyuncusu sakatlandı diye 3-1'den seri vermemeliydi. Ya da Tarihin en iyi takımının lideri olan Curry'nin bir önceki finaller de Finals MVP bile olamaması . Çünkü ne Curry dominant bir lider ne de o GSW takımları dominant. O takımlar sistemin açığını bulmuş "mucit" bir takımdı .

90s Bulls ise evet onlarda üçgen hücum ile "mucit" bir takımdı ancak onları stili çok daha geleneksel ve dönemin basketboluna uygundu. Kaldı ki Pivotların pota altında kamp kurabildiği (savunmada), handcheck'in olduğu, zone defense'in ise özellikle doksanlar sonunda illegal defense olarak çaktırmadan kullanıldığı daha sert ve düşük tempolu, boğucu atmosferli bir dönemden bahsediyoruz. Bulls buradan 6 yüzük çıkarttı ve her sezon 60+ galibiyet aldılar. 4 sezonda 65+ üstü idi. Bİr sezon da 70+ üstü idi. Diğerinde de 69 ile o zamanki 2. rekoru da kırmışlardı. Yani Bulls ligdeki en iyi takımken başka hiç bir takım şampiyon olamadı. Bulls'un favori başlamadığı ilk final serisi 1998 final serisidir. Rakibi Utah ( normal sezonda Bulls'dan daha çok maç kazanmış olan UTah, ev sahibi avantajı olan Utah) konferans finallerinde Lakers'ı 4-0 süpürmüştür, Doğu Finallerinde ise Bulls ile Pacers 7 maçlık çok yoğun bir seri oynamıştır. Bu UTAH'a fazladan 10 gün dinlenme şansı tanımıştır. Rodman sakattır, ilk beş oynamamakta ve Pippen da sakat sakat oynamaktadır zaten son maç yani 6. maçta ikisi de sahada yoktur. 42 dakika da 45 atarak 35 lik MJ Utah'ın defterini dürmüştür. O yüzden 73-9 luk sene de 3-1 'den şampiyonluk verilen takıma "en iyi takım" denmez. Sakatlar da bunun bir bahanesi değil.

Zaten bu 73-9 skorunun sistemin bug'ı vari bir oyunla alındığını, o oyuncularının değil, sisteminin dominant olduğu bir takım olduğu ve bu sistemin önemli 2 parçası eksilince Cavs'ın kazanmasının çok doğal olduğunu o zaman da söyledim. Ancak 73-9 luk takımı yendi diye LBJ'nin o zaferini de çok abarttılar ancak final serisini izleyenler sahada 73-9 luk bir takım olmadığını hele sakatlıklar sonrasında hiç kalmadığını çok rahat görürlerdi. LBJ için 4. maçtan sonra rahat bir yüzüktü. Nitekim Dreymond yanılıyor.

KD'li kadroya gelince kardeş o kadroda bir zahmet yani :D 60s Boston gibi 5 tane hall of famer . Curry, Durant, Klay Thompson gibi süperstar diyebileceğin bir üçlünün haricinde Draymond Green, Iguadala, McGee, Cousins, David West, nick young vs vs . Kaldı ki bu kadroyla bile sadece 1 kere 60 maçtan fazla galibiyet aldılar ligde o da 67 . Bu da ilk dediğimi 2015 takımının sistemine ligin çok aykırı olmasından 73'ün geldiğini gösteriyor. Lig daha sonraları Kerr'ün GSW'sine çok daha hazırdı. Durant'li kadro ile iki kere 60 galibiyetin altına düştüler (57 ve 58) .. 90s Bulls asla 60+ galibiyetin altına düşmedi. MJ yokken bile 55 çekti adamlar. Kaldı ki bu nasıl tarihin en iyi takımı ki 2 kere finallerde kaybediyorlar ? 2018 de elindeki kadroyla daha ilk yıllarını geçiren Toronto'ya kaybettiler ? Hem de öyle zorlu bir 4-3 sonucu falan değil temiz 4-2 yenildiler.

Nitekim 2010'ların GSW'si tarihin en iyi takımı değildir, tarihin en şanslı ve de döneminin kurallarını en akıllıca abuse etmiş olan takımıdır. Başka alameti farikası yok. Ki sadece 2 kere 60 galibiyeti geçebilmiş olmaları ya da 5 finalden sadece üçünü kazanabilmiş olmaları bu finallerden birinde takımın rol oyuncusunun MVP olup, liderinin olamaması vs vs gibi şeylerde beni destekliyor zaten. Daha iyi tarihi takımlara gelince; 1986 Celtics, 1982 Sixers, 00-03 Lakers, 90s Bulls, 90s Utah, 1987 Lakers, 1972 Lakers, 60s Celtics, 89-90 Bad Boys, 2004 Pistons, 99-2014 arası Spurs takımları ve daha ilk seferde aklıam gelmeyen onlarca NBA Takımı. O GSW takımlarından iyidir. Tarihin en iyi takımının kendinden zayıf takımlara karşı final rekoru 5'de 3 olmazdı. Kaldı ki bu 3 yüzükten ikisinde Kevin Durantleri vardı yani 73 maç kazanan takımın üstüne bir Durant gelmiş :D :D Ee bir zahmet o yüzükleri de alsınlar. Tarihin en iyi kadrosu başka şeydir en iyi takımı başka şeydir. KD, Cousins, Green, Curry, Thompson zaten o kadroyla şampiyon olamıyorsa adama gülerler. Ancak bu tarihin en iyi takımı mıydı ? Hayır !
 
NBA Play-Offlarda eskilerin sertliğini biraz getirdi arkadaş tüm oyuncular kendini kral zanneder oldu. Doncic mesela kendi eksikliklerine bakmadan rakibe trip atıp durdu. Giannis desen 2-3 tane adam üstünden smaç bastım diye maç boyunca şımarıp durdu haa sonra Horford üstünden vurunca sustu ama.

Yani bu oyuncular gerçekten mental olarak eskiden oynasa kontak atarmış yani. Biraz cool biraz vakur olun yav.

Yine de memnunum temasın geri gelmesine.
 
Sen ne düşünüyorsun bu konuyla ilgili ?
Yeni duydum ancak , Avrupa'dan pek çok koç asistan ve baş koçluk denemeleri yaptı NBA'de ve Ergin Ataman gibi biri de sonuna kadar hak ediyor.

Ancak kesin bir şey yok sadece ESPN avrupadan gelebilecek koçlar arasına koymuş o kadar. Olursa yakışır tabi.
 
unknown.png


Büyük Usta, Yüzüklerin Efendisi Bill Russell, 88 yaşında geçtiğimiz gün eşi ile beraber yanyana vefat etmiştir. Ölüm sebebi, ailesince henüz açıklanmadı.

NBA'in ilk siyahi süperstarı, ilk siyahi koçu olma gibi onurların yanı sıra 13 yılda , 8'i arka arkaya olmak üzere 11 şampiyonluk kazanma gibi kırılması imkansız bir rekorun sahibidir. Son şampiyonluğunda takımın hem kaptanı hem de koçudur.

NBA Tarihinin en büyük figürlerinden birisidir. Ayrıca siyahi oyuncu hakları, afro-amerikan azınlığın hakları ve de pek çok hayır örgütü çalışmalarında en ileride gelen sembollerden olmuştur. Yaşadığı süre boyunca hayatı diğerleri için daha iyi hale getirmiş bir efsane. R.I.P. ve A.R.E.




2022 ne garip bir yıl ya, ne kadar efsane varsa rahmetli oldu. Cüneyt Arkın, Bill Russell, İlhan İrem ve @Earendill
 

Çok güzel bir mini-belgesel cidden duygulandım. Çok büyük isimler yaa, LeBron, Harden, Curry falan bu adamların tırnağı olamaz gerçekten.
 
Bu sene NBA epey çalkantılı pek çok topik var ancak son dönemki bir trend beni sinirlendiriyor. Hem Shaq hem de Dirk, LeBron için "Kareem'in sayı rekorunu geçerse GOAT olur" dediler. Bu çok ama çok saçma bir argüman çünkü 40 yıldır o rekoru elinde tutan Kareem'in LBJ'den daha çok şampiyonluğu var ve ikisi de total de 8 MVP ödülüne sahip (Kareem 6 normal sezon 2 finaller, LBJ ise 4+4 şeklinde).

E o zaman bu mantıkla bizim 40 yıldır GOAT diye Kareem'i anmamız lazım ? Lan adam hala oynadığı son 10 yılda bile GOAT değildi Magic ile Bird idi. Hatta seksenlerin ilk 2-3 senesinde Moses Malone > Kareem idi.

Zaten doksanların ortalarından beridir de title MJ'de. Yani Bu sayıya ulaşan kişi belli bir şampiyonluğa ve de belli bir MVP ödülü sayısına ulaşınca otomatik GOAT oluyordu ise ? Kareem niye değildi ?



Ayrıca Quantity > Quality. Yani Miktar > Kalite çok saçma bir argüman. Toplam Sayı da geçmiş de maç başı sayıda ilk 20 de değil. 1 tane sayı krallığı var 20 senede. ?! Jordan'ın 12 sene de 10 tane ?!

Bir de LeBron'un uzun süren istikrarına yani longevity'sine övgüler yağdırılıyor ancak bu longevity denen şey gökten düşmüyor.


NBA de load management konseptinin ilk uygulayıcılarındandır LBJ. Yani maç seçer, back to back oynamamaya gayret eder. Play-Offlardan 1 ay önce 15 gün kaybolur kilovermiş, saçları dökmüş kısacası stereoid etkisi yapan pek çok nutrient'ıy üklenip gelir.

NBA de bir normal sezonda 82 maç oynanır. LBJ'nin 20 yıllık kariyerinde 80 ve daha üzeri maç oynadığı sezon sayısı 3, 75 ve daha az maç oynadığı sezon sayısı 8. 65 ve daha az maç oynadığı ise 4.

Ayrıca LBJ'nin en son 82 maçın tamamını oynadığı sezon olan 2018 yılında maç başı aldığı süre 36.8 dakika. Bu GOAT iddia edilen bir adamın late-peak dönemi için oldukça az. LBJ'nin kariyer ortalaması 38.1 dakika maç başına Lige 18 yaşında gelen enerjisi bol bir genç olarak kariyerinin ilk 4 yılında 40 dakika üzeri oynuyor o yılları denklemden çıkarınca ise ortalaması yaklaşık 37.3 falan. Peak dönemi olan 2010-2018'i aldığımızda da 37 dakika civarında oluyor.


Öte yandan MJ'in 2. senesinde 64 maç kaçırmasına sebep olan ayak kırılması senesini, 1995 de basketbola geri dönüşünde oynadığı 17 maçlık kısa seneyi aradan çıkarırsak 80 ve üzeri maç oynadığı sezon sayısı 11 bunlardan 9'unda da 82 maçın tamamını oynamış. 80 maç barajına erişemediği yegane yıllar 78 maç ile 1993 sezonu ve de 60 maç ile sol dizini feci sakatlayıp sezonu erken bitirdiği 2002 deki 39 yaş sezonu.

Maç başı alınan sürede ise MJ 38.3, LBJ'nin önünde, ki LBJ oynadıkça rakamı daha da düşecek işin ilginci MJ'in comeback sezonlarını ve de ayak kırdığı sezonları çıkartırsak maç başı 39 küsür dakika almış.

Ve MJ çok daha fiziksel bir dönemin basketbolcusu, tartaklanıyorsun yani. LBJ gibi yalandan kendini yere atma lüksü yok.

Ya her şeyi geçtim 2003 yılında 40 yaşında tek diziyle 82 maçın tamamını oynuyor maç başına 37 dakika ile ve 1999-2005 NBA'in en sert defansı ve de en boğucu/yavaş temposuna sahip dönem çünkü hem handcheck hem de alan savunmasının beraber legal olduğu tek dönem bu dönemde Basketbolu bıraktıktan 3.5 yıl sonra geri dönüyorsun ilk yılında dizini bırakıyorsun 2. yılında ise bunun üzerine full 82 maçı , maç başına 37 dakika ile oynuyorsun ve takımın da play-off dahi yapamayacağını ve sene sonunda basketbolu bırakacağını bile bile bunu yapıyorsun ?

Öte yandan LBJ süper takımdan süper takıma gezen, daima konforunu ön plana koyan biri.


Elbette bu adam 20 yıl boyunca all-star seviyede oynayacak. Günümüz tıbbı , günümüz temassız basketbolu ve de load management kavramı ile Larry Bird'ü şu lige sezon başına 60-65 maç oynadığı maç başına da 33-34 dk aldığı bir düzen ile geri getirsek. Doncic de kimmiş demezsek ben de bir şey bilmiyorum :D


LBJ nutiritionlar ile buz tedavileri, ilaçlar ile sezon başına 71 maç ve de maç başına 38 dakika ortalamarı ile genellike (2010'dan beri hemen hemen her sezon) yükünü hafifleten süper takımlarda oynuyor ve daha az fiziksel temas olan bir dönemde oynarken. MJ (comeback ve sakatlıklar hariç) ;

Öte yandan MJ sezon başına 79.7 maçta 38.5 dakika ile oynamış. (Dedelik yılları olan Wizards yıllarını çıkartırsam eğer sezon başına 80+ maç ve de maç başına 39+ dakika oluyor). Tüm bunları yaparken de Kariyeri boyunca kendisiyle beraber yanyana all-star olmuş sadece tek oyuncuya sahip. Yükünü alabilecek bir yıldızlar geçidine değil.



Yani Quality > Quantity.



Millet sadece rakamlara bakıyor ancak rakamların arkasındaki bağlama, denkleme maalesef bakmıyorlar. Kareem'in rekorunun egale edilmesi hiç bir anlama gelmiyor. Bugün kime sorsan tarihin en iyi PF'si ya da 4 numarası kimdi diye herkes Tim Duncan der.

Ancak Tim Duncan toplam sayıda tarihin ABA dahil listedesinde 19. ABA dahil olmayınında 16.sı. Ancak Tim Duncan basketbolu bıraktığında Kareem'in ardından tarihin en çok sayı atmış ismi Karl Malone idi ... Siz Karl Malone Kobe ve Jordan'dan daha iyi skorerdir ya da Duncan'dan daha iyi PF'dir diyeni duydunuz mu ? Ben duymadım.

Çünkü toplam sayı longevity demek. Malone'ın alameti farikası 19 yıllık kariyerinde 1 yıl (son yılı) hariç hiç maç kaçırmaması ve de her yıl ilk 5 başlaması ve de NBA tarihinin en çok asist yapmış ismi olacak kadar elit bir oyun kurucu ile oynamasıdır. Malone boştur demiyorum ancak toplam sayı istatistiğinin harcı biri midir ? Sanmam.


Nitekim, LBJ toplam sayıda değil Kareem'i geçmek isterse 40.000 sayı barajına ulaşan ilk oyuncu olsun gene MJ olamayacak. Çünkü bazen arka arkaya başarılar ve rekorlar dizmek o başarıları ve rekorları NASIL dizdiğinden çok daha önemsizdir.


Hakeem Olajuwon'un back to back (2 şampiyonluk ardarda ) kazanması her hangi bir rol oyuncusunun 7 şampiyonluk kazanmasından daha değerli mi ? EVET ! Bu da biraz bunun gibi.





 
LeBron gene ring-chaser alametleri göstermeye başladı. Bu sene başında Lakers ile 2 sene uzatınca herkes, Lakers oğlunu draft edecek, LBJ de artık bireysel başarılar için (Kareem'in toplam sayı rekorunu kırmak) oynayacak, chill bir dede dönemi geçirecek sanmıştı. Çünkü LBJ Lakers ile sözleşme imzaladığında Lakers'ın bir play-off takımı olmadığı çok net ortada idi.

Ancak LBJ 2-3 gün önce "Ben kazanmayı bilmeyen, güdüsü olmayan bir takımda oynamak istemiyorum. Ben bir winner'ım ve ne yaptığını bilen bir kulübe neler katabileceğimi biliyorum." dedi.

Daha iyi bir takımı hak etmiyor mu ? Ya da gerçekten dediği gibi daha donanımlı bir ekibe katabileceği şeyler hala var mı ? İki sorunun cevabı da biraz tartışmalı olsa da evet. Elbette.

Ancak sorun şu, kontratında ilk 6 ay takas edilememe maddesi var ve o maddenin bittiği tarih, NBA'deki takas hareketlerinin sona erdiği tarihten 1 hafta sonrasına falan denk geliyor. Yani çok nadiren çıkarılan özel izinlerden biri çıkmazsa takas olamaz.

Her zaman daha iyisini istemek ok, her oyuncu kendi için en iyisini ister ancak anlamadığım. Abi neden 2 yıllık kontrata imza attın sezon başında o zaman ? Lakers sana şampiyonluk mu garanti etti ? Lan bu takımın buralarda olacağı belliydi hatta Anthony Davis , Aralık Ayını uçarak geçirmese ve Westbrook zor da olsa yedekten gelmeyi kabul etmese belki bu kadar bile maç kazanamayacaktınız. Sen bu kontratı imzalarken tüm nba severler, ununu eledin, eleğini astın sandık. Madem yüzük kovalamacaya devam edecektin ne diye imzaladın.

Hadi diyelim imzaladın ancak sonradan fikrin değişti, olabilir insanlık hali (nasıl bir hal ise artık o) abi sen şu an takas edilemiyorsun zaten bu açıklamayı yapıp senin sakatlığın sırasında canla başla maç kazanmaya çalışan özveri gösteren takımını niye demoralize ediyorsun. Klasik LBJ işler kötü gidince kendi hariç herkesi otobüsün altına atıyor gene.

Gerçekten çok garip bir adam. Geçen sene de Lakers ile beraber iken Oğlumla beraber oynamak istiyorum demişti. Lakers'a çok başka bir mesaj veriyordu şimdi ise çok başka.

Lakers'ı kendi transfer tercihleri ile yıllarca geri dönülemeyecek bir yere sürükledi. Lakers'ın 2027 ve 2029 hariç 2030'a kadar 1. turdan draft hakkı yok sanırım. Anthony Davis ve Westbrook takasları yüzünden.

İkisi de LBJ istedi diye geldi. Çok garip gerçekten.

Bu arada özel bir izin çıkar da takas edilirse, tarihin takas edilen ilk megastar'ı olabilir.
 
Amerikan Mutfak Programına cevap olarak yazdığım bir yorumu buraya atmak istedim;

Kaan Abi'ye "Günümüzde bu kadar yüksek skorlara ulaşan oyuncuların sayısı normal mi ? Bu yeteneklerinin çok üst seviyelerde olmasından mı ? Yoksa biraz savunmaların yetersizliğinden mi?" diye bir soru geliyor. Kaan Abi de buna çok düz bir biçimde "Hücum başına üretilen sayı değeri son 30 yılda çok değişmedi. Nitekim sorun savunmalarda değil, yeni isimler çok aşırı donanımlılar." diye cevap verdi.

Ben de ona cevap verdim, O bilse de , bilmese de...




Yüksek sayı ortalamalarını oyuncuların kalitesine vurmak saçmalık bu oyuncular 5 yılda yerden mantar gibi fırlamadı ki. Bununla ilgili bir sürü video essay var youtube'da ve herkes şu anki metanın skor ve tempo olarak broken olduğunu düşünüyor. Oyuncuları çok donanımlıymış. Ya o çok donanımlı arkadaşları 2001-2005 aralığına hem handcheck hem de alan savunmasının aynı anda legal olduğu yegane döneme götürsek ne olurdu acaba.

Yani oyuncuların daha çok yönlü ve daha hücum esnekliği denen şeye sahip olduğu, fundamentallarının seviyesi ortada. Buna lafım yok, kesinlikle güzel bir jenerasyon 2020 sonrası ancak Abi Yetenek Havuzu denen şeylerin gerçekten uçurum yaratacak fark göstermesi için bir sezonu 20-25-30 sezon önce ile kıyaslaman gerek. 10-15 yıl içinde (özellikle modern NBA de 10-15 sene içinde) deli dehşet uçurumlar olmuyor. Bugün bir Steve Nash ile bir Steph Curry arasında atletizm farkı hariç çok dehşet bir uçurum yok elbette Curry ikiliden daha elit olanı ancak bunda NBA'in metası da önemli.

Şu anki oyuncuların daha iyi şutörler olduğunu "overall" anlamında düşünüyorum. Ancak 15 yıl öncesinin "elit" bir şutörü ile şu anki elit şutör arasındaki fark net olarak oynanan Metadır. Ray Allen'ın gerçekten Klay Thompson dan kötü şütör olduğunu mu savunalım ?

Ya da DeMar DeRozan'ın mid-range'i , Paul Pierce'den gerçekten uçurum derece de iyi mi ? Pacing'in, kuralların, load management'ın hiç mi etkisi yok ?

Harden bir T-Mac'den, Vince Carter'dan gerçekten 10x daha mı donanımlı ?

Ayrıca Kaan Abi hücum başı üretilen sayı çok fazla değişmedi ancak değişti. Şu an daha çok sayı üretiliyor birim hücumdan.Ayrıca bu tek başına açıklayıcı değil. Çünkü Savunma zaafiyeti sadece bir hücumdan ne çıkıp ne çıkmadığı ile belli olmaz. Kaç hücum çıkarabildiğin de önemli. Pacing'i tamamen denklemden çıkarıyorsun. Yani hücum başı üretilen sayı senin deyiminle aynı ise ve bugünün savunmaları eskiden daha iyi ise o zaman neden 1980'lerin ortasından beridir en fazla maç başı sayı üretimine sahibiz ??

Neden 1996-2006 arası NBA de sayı atmak çok zor bir şeydi maç başına 86 sayı gibi ortalamalar vardı ? Demek ki var bir şeyler. Hücum başı üretilen sayının çok değişmesine gerek yok. 1 birim bile değişse eskiden üretebildiğin toplam hücum/atak sayısından 10-20 atak daha fazla yapsan o hücum başı sayı kalemindeki 1 birim fark, hücum adedi çokluğundan toplam skora 10-20 puan fark getiriyor.

Bence taktiksel yaklaşım ya da oyuncu eforu ile ilgili savunmalar gevşek değil. Ancak kurallar ve de giderek temastan haz etmeyen oyuncu kitlesinin artışıyla durum buraya geldi. Savunmalar eskiden kötü olmayabilir. Bence yer yer iyi bile. Ancak daha "sert" değil.

Basketbol bir takım sporudur ancak bir "temas" sporudur da. Voleybol değil yani bu... Oyuncular 10 yılda digimon, pokemon gibi evrim geçirdi gibi davranılması safçadır. NBA'in de dönem dönem metaları var ve şu an ki metada skor üretimi inanılmaz kolay. Giannis ve Luka bile Euroleague' e göre NBA de skor üretmenin kolaylığını söyledi. Bunu daha önce NBA için söyleyen bir avrupalı olmamıştı.


Nitekim, savunmalar daha sofistike ve verimli mi şu an ? Büyük ihtimalle evet. Ancak daha caydırıcı, sert ve yıpratıcı mı ? Sanmıyorum. Bu da pacing'e savunmanın ne kadar az etki yaptığından ortada zaten. Ayrıca üçlüğün revaşta olmasıyla, içeriye girip skorerlerin temasa maruz kalması daha da azaldı. Kurallar teması zaten azalttı , üçlük bunu daha da azalttı. Nitekim, oyuncular zor yoruluyor, ritim kaybetmiyor. Pacing hat safhada.

Yoksa pacing ikibinli yıllar ortasındaki Nets, Pacers, Pistons, Spurs takımlarındaki gibi olsa Luka gene 60+ 20+ 10+ yapabilir miydi sırf yeteneği ile ? Mümkün değil :D Kaan Abi canımsın ancak yenilikçi ve de metrik istatistik noktasından bakacağım derken aslında gerici ve de yanlış istatistik noktasında kalabiliyorsun. Tüm saygımla, sen bir duayensin ancak sana katılmıyorum. Kesinlikle, skor üretmenin çok daha hızlı, akıcı ve de nispeten (efor anlamında taktik ve teknik anlamda değil) daha kolay olduğu bir NBA metasındayız ve bu Meta'nın miladı 2012 Lokavtı sonrası NBA'dir. NBA her büyük ara sonrasında (lokavt ve pandemi) oyunu daha da skora yasladı. Sonuç Bu.

Devin Booker ligdeki 2. yılında uzatmasız bir maçta sanırım 71 sayı atmıştı :D Çok mu yetenekliydi ? Maç başı sayı ortalaması 22-24 olan adamdı. Ray Allen'ın kariyer high 54. Gerçekten prime Ray Allen sophomore Devin Booker'dan o kadar da geride mi yetenek olarak ? Hiç bir şekilde mantıklı bir tabanı yok bu yaklaşımın.
 
@ChildofLightness

Yani nasıl düşünebilirim, ülkemiz basketbolunun Mehmet Okur ve Hidayet Türkoğlu'ndan yana aradığı güçlü temsilci profiline şimdilik uyuyor ve bu çok mutluluk verici. Sağda solda türk sosyal medya hesaplarında biraz aşırı abartılıyor maalesef bizim Türk basınında biraz yaşıtlarından ayrılan her genç yıldıza aynı şeyi yapıyorlar. Şişirip şişirip patlatıyorlar, umarım Alperen için böyle olmaz.


Daha çok çok genç, eksikliklerini tamamlamak ve de güçlü yanlarını daha da cilalamak için zamanı ve enerjisi var. Allah ciddi bir sakatlıktan korusun onun haricinde kariyer yolu açık gibi.
 
Amerika'da yaşıyor olması bizim milletin saçmalamalarından daha az etkilenmesi anlamına gelmez mi ki? Gördüğüm kadarıyla ( çok anlamıyorum malum) biraz fazla top kaptırıyor. Biraz da savunması kötü gibi. Kendisini geliştirmeye devam ederse Hidayet ve Mehmet gibi All-star olabilir. ( Bazıları onlara All-star diyince kızıyor ama :D )
 
Bazıları onlara All-star diyince kızıyor ama
Kızmamalılar ancak Tam olarak All-Star da değiller. All-Star oldular ancak All-Star seviye oyuncular değiller, en azından Hido değil o net. Mehmet Okur, 12 kişilik seçilen all-star kadrosundan biri sakatlık dolayısıyla katılamayınca yedek all-star olarak all-star olmuştu. Hido ise hiç olamadı. All-Star olabileceği tek sezonda da olamadı. Onda da NBA'in ayıbıdır. O sezon Pistons doğu 1.si diye oradan illa 3 all-star çıkartma gibi bir derde düştüler. Halbuki orada bir tane bile all-star seviye sezon geçiren bir oyuncu yoktu en yakın şey Rip Hamilton idi. Hido da olabilirdi aslında. Mehmet'e gelince işin ilginci all-star olduğu sezonun öncesindeki sezonda ortalamaları çok daha iyiydi o sene hakkını yediler ve sonraki sene bir sakatlandı Memo gene all-star oldu :D


Amerika'da yaşıyor olması bizim milletin saçmalamalarından daha az etkilenmesi anlamına gelmez mi ki?
Elbette o anlama geliyor ancak hiç etkilenmediği anlamına gelmiyor.
 
Bu arada Mehmet Okurun dedesi Süleyman Baştimur milli forma giymiş bir güreşçimizdir :D Bu bilgiyi paylaşasım geldi :D

Ekşi sözlük üzerinden okumaya çalışsam da spordan çok siyasi içerikli mesajlar yazıldığı için sporcularımız hakkında pek bilgim yoktu. Peki sizce Alperen milli takım için sevindirici mi?
 
Bu arada hocam hidayet ve Mehmet milli takımda beraber oynadı mı? Mehmet Okur kaçındı diye duymuştum, aslı nedir? İkisi de NBA'de oynadığı için abes kaçmaz diye düşündüm :)
 
@ChildofLightness

Tabi beraber oynadılar. 2001 Avrupa 2.liğimizde büyük katkıları var.

Indianapolis'deki Dünya Kupasında da turnuvanın en iyi oyuncusu arasına seçilmişti. Mehmet Okur, milli takımdan kaçınmadı hiç bir zaman aksine milli takıma çok fazla özveri gösterdiği için kamp da aşırı yüklenip sakatlandı. Tanjevic'in ünlü Bologna kampı. Bizim Milli Takım politikamız Mehmet 'İn kariyerini bitirdi.

Aydın Örs dönemi milli takımın gediklisi iken, Tanjevic dönemi milli takım katılımının giderek azalmasının elbette sebepleri çok.

Kaldı ki bazı katılmadığı sezonlarca ciddi Ailevi meseleler ve de sağlık sorunları vardı. Misal Nowitzki , Almanya'nın tek süperstarı basketbol arenasında ancak katılmadığı turnuvalar da oldu, kendini lige saklamak istediği ve hiç bir alman Nowitzki'yi hain ilan etmedi.

Bir diğer sorun da Mehmet'in , o sıralar inanılmaz derece de (hala da öyle de neyse) hükümet ve paralel yapılanma yanlısı federasyona , daha demokrat kimliği ile ters gelmesiydi. Hido'nun milli takımın gözbebeği olup da , en formsuz zamanında bile ilk baş başlatılıp da Mehmet'in milli takıma çağırılmadığı yılların sebebi biraz da budur.


Bir diğer sebep de Tanjevic salağının şu atabilen, top sürebilen uzunlarla oynamak istememesi. Tanjevic dönemi uzunlarına bakalım; Semih Erden, Ömer Aşık, Oğuz Savaş. Üçü de inanılmaz kısıtlı oyuncular. Hücum ve dış şut anlamında.

Mehmet, NBA'de oynatıldığı şekilde oynamak istiyordu (ki normaldi bu) ancak Tanjevic ona Semih Erden muamelesi çekiyordu. Bu biraz , ralli arabasına, normal sokak arabası muamelesi yapmak gibi bir şey.


Kaldı ki tanjevic, Ibrahim Kutluay, Harun Erdenay, Mirsad Türkcan gibi efsaneleri de çok kötü kullandı.

Tanjevic sistemi ile başarılar elde ettik ancak maalesef başarılarımızın hep çok fazla götürüsü oldu. Saçma kamp aralıklarından tutta, aşırı fiziksel ve boğucu basketbola kadar. Tanjevic döneminde genç oyuncu olup da çok uzun ve başarı kariyeri olan kim oldu ?

Ersan, Semih, Ömer, Cenk ve daha niceleri hepsi sakatlıktan erken emekli oldular.



Nitekim, bu yanlış bilgiye de son verelim, Mehmet Okur, milli takımdan kaçınan birisi değildi. Milli Takım ondan kaçınıyordu aksine. Adam şu an milli takım teknik ekibinin içinde zaten :D Ne kadar kaçındığı ortada.


https://www.hurriyet.com.tr/mehmet-...ığının,aileme hiç kaliteli zaman ayıramıyorum.
 
Üst