Öncelikle aklımda var olan yapıyı anlatmak istiyorum.
Enerjiyi tek bir tür olarak görüyorum. Adına ne veriyorsanız işte. Çakra, Reishi, Nen, Ki(Qi) vs... Örnekler çoğaltılabilir.
Şimdi, Naruto evrenine gelecek olursak. Her Shinobi'nin bildiğiniz üzere bir çakra rezervi var. Mesela biz Naruto'nun kendisine devasa çakra rezervi var derken, tam tersi şekilde Kakashi'ye çakra fakiri diyebiliyoruz. Bu iş nasıl oluyor; kendimce yorumumu anlatmak istiyorum. Çakra şekillendirme falan, o konularda gireceğim.
Öncelikle şunda anlaşalım. Enerji tek tip. İkinci olarak, Naruto evreninde herkesin kendisine ait bir rezervi olduğu konusu. Bu rezervi bir kase şeklinde değerlendirelim. Çakra'yı barındırma meselesi direkt olarak kasenin içindeki derinlik ve genişlik ile bağıntılı olduğunu bilelim. Kase,(buraya kovada diyebiliriz.) ne kadar derinse içine alabileceği sıvı(çakra miktarı) o kadar fazladır. Kısacası içinde var olan kase ile doğru orantılı bir şekilde shinobilerin çakra rezervi değişiyor. Bunun doğuştan edinilmiş bir şey olduğunu düşünüyorum.
Buraya kadar tamamsak, devam ediyorum. Bahsettiğimiz enerji, tek tip olarak belirlediğimiz şey, temelde dünyaya yayılmış vaziyette. Dağın, taşın, canlıların, bitkilerin, hayvanların ve insanların içinde var. Sage yani Bilge mod, bundan yola çıkarsak, şu anlama gelir; Doğada var olan, sahipsiz enerjiyi kullanıcının sahiplenmesi. Bilge Mod'un kendisi bir katalizör. Aradaki köprü. Shinobiler nasıl içinde çakrayı yoğurup, türlü türlü şeylere çevirebiliyorsa, doğada serbest halde bulunan bu enerjiyle de temas kurmak için ortodoks olmayan bir yol izliyor. Buna da Bilge Mod diyoruz.
Bilge Mod'la kurulan köprü dolayısıyla dışarıdan kazanılan devasa miktardaki enerji, yine aynı şekilde Shinobilerin kullanacağı şekilde çakraya dönüştürülüyor. Çakraya dönüşen bu enerji, shinobi yani kullanıcının içinde bulunan kaseden bağımsız olan, ikinci bir kaynak olarak kullanıma açılıyor. Tabii doğada bulunan enerjinin miktarı, bir insanın içinde bulundurabileceği enerjiden kat kat fazla. Dolayısıyla çakra miktarının birden birkaç daha da artıyor. Fakat bu sonu gelmez bir şey değil. Ziyadesiyle Bilge Mod'un kendisini açık tutmak, özellikle tek kişinin yaptığı şekilde oldukça yorucu. Uzun süre devam ettirme mümkün değil.
Bunun sebeplerini düşününce birkaç fikir aklıma geliyor. Kullanıcıların Bilge Mod'a erişebilmesi için öncellikle büyük bir algısı olması lazım. Çünkü anlık olarak doğayla bağlantı kurulup, saf halde bulunan enerji kullanıcı tarafından kendisinin kullabileceği bir şekilde çakraya dönüştürülüyor. Bunu yapmak, sürekli olarak matematik problemleri çözmek kadar zor ve meşakkatli. Algının yanında yüksek düzeyde konsantrasyon da önemli. Zihin yönetiminin iyi yapılması lazım. Vücudun dayanıklığı da giriyor işin içine. Zayıf bir vücut bence Bilge Modu desteklemeyecektir. Ve tabii ki, çakra rezervinin büyük olması. Küçük bir kaseye sahip olan bir kişi, enerji ve çakra dönüşümünü gerçekleştiremez bence.
Yani shinobiler, doğada bulunan tek tip olarak belirlenen enerjiyi manipüle etmiyor. Bedeni ve doğa arasında bir köprü kurup, enerjiyi dönüştürüyorlar. Bu dönüşüm, shinobilerin içinde var olan @'Nabu''nun da dediği gibi dolaşım sistemi tarafından yoğrulmakta. Shinobiler başlı başına kompleks bir yapıya sabit insanlar olarak görmek de fayda var. Shinobilerin, kuyrukluların ve buna benzer farklı canlıların kendilerine özel çakra üretmeleri de, vücutlarının içinde bulunan kompleks sistem ile eşleşmektedir.
Element kullanımı gibi şeyler de direkt olarak kullanıcının neye yatkın olduğuyla ilgilidir. Mesela doğuda her şeyden önce kaosun var olduğuna inanılır. Bu kaos, tek tip enerjinin ham halidir. Tek tip enerjinin daha sonra Yin ve Yang'a ayrıldığı söylenir. Yin ve Yang'ın da çeşitli elementleri oluşturulduğu aynı şekilde söylenir. Mesela ateş yang iken, su yindir. Diğer elementler için de aynı şey geçerlidir. Yıldırım için yaşamın kaynağı denilir, aynı şekilde yanga atıfta bulunur. Kaos enerjisi, yin ve yang, daha sonrasında elementlere ayrışma falan bunlar hatta taiji diyagramlarıyla anlatılır. Zaten Naruto'da da sıkça geçer. Hyuuga klanının dövüş tekniğinde bile. Hatırlarsanız Neji, Naruto'nun tenketsularına baskı yapıp çakra kullanımını engellemeye çalışmıştır. Kyuubi'nin taşan çakrası, daha sonra o engelleri patlatabildiğini göstermiştir.
Peki Bleach'te olay nasıl?
Doğada saf halde bulunan enerjinin kendisi direkt olarak kullanılıyor. Burada vücuda herhangi bir şey alınmıyor. Vücuda bir şey girmiyor. Direkt enerjinin manipülasyonu olarak karşımıza çıkıyor.
Burada dikkat etmemiz gereken bir şey var ki, oda Shinigami'lerin kullandığı Zanpaktou'ların varlıklarıdır. Tam olarak ne gibi bir olay oluyor, açıkçası bir fikrim yok. Ama Reiatsu kullanarak evrimleşiyorlar. Tabii işin içinde bir sürü değişken daha var. Direkt olarak içlerine Reiatsu alıyorlar. Shinigamileri güçlü kılan da bu oluyor zaten.
Öteki türlü bakınca, Naruto'da kullanılan sistem oldukça kompleks. Ama Bleach'e bakınca daha ilkel. Enerjinin temel formunu sadece manipüle edip, şekil veriyorlar. Zaten dövüşlere bakınca ne demek istediğim anlaşılıyor. Bleach'te saldırılar genellikle direkttir. Direkt derken, enerjinin farklı şekillere sokulmuş halini esas alır. Oysa Naruto'ya bakınca çok daha farklı şeyler görüyoruz. Dövüş sistemi oldukça karmaşık ve eğitim gerektiriyor.
Açık konuşmak gerekirse Ichigo osururken bile power up alıyor. Naruto'nun o seviyelere gelmesi için ortaya koyduğu çabayı biliyoruz. Ne kadar eğitim yaptığını, ne kadar zorluklar çektiğini falan. Ve zeka olarak da bakmak gerekirse, Naruto o konuda Ichigo'nun fersah fersah ötesinde.
Bu aradaki farkı tanımlamak gerekirse, Naruto evreni 21. yüzyılı yaşıyor. Teknoloji, eğitim, tıp her şey gelişmiş. Kompleks bir sistem var. Ama sıkıntı olan şey, enerji dolaylı olarak insanın kendisiyle sınırlı. Yani sınırlı miktarda enerjiye ulaşım şansı var. Öteki taraftan Bleach, 19. yüzyılı yaşıyor. Her şey daha yeni yeni keşfedilmiş gibi sanki. Fakat enerjiye ulaşım sınırsız. Fakat burada bir sıkıntı daha var ki, kurallar farklı. Enerjinin direkt kendisi tanımıyor Shinigami'ler. Manipüle ediyor sadece. Nasıl desem... Direkt olarak enerjiyle teması olmadıkları için, sistemlerini geliştirmek zor. Özellikle Naruto'ya göre. Çünkü Naruto evrenindeki insanlar, direkt enerjinin bir izdüşümü gibi bir şey. Enerjinin çevrimlerini yapıp, bam başka şeylere çevirebiliyorlar.
Son olarak, Urahara, Mayuri ve Aizen gibi tipler çıktıkça Bleach evreninde, bir değişim olacağını düşünüyorum. Kendi sistemlerini, 19. yüzyılvari bir yerden, ileriye taşıyabilirler. Naruto evrenindeki kadar kompleks ve karmaşık bir sistem geliştirirlerse, sınırsız enerji kullanımdan dolayı Naruto'daki karakterlere bu açıdan üstünlük kurabileceklerini düşünüyorum. Fakat bu haliyle, enerjiyi ilmik ilmik işlemiş shinobilere karşı çok şansları olduğunu düşünmüyorum.
Not olarak ekleyeyim.
Burada yazdıklarımın çoğu benim düşüncelerim ve spekülasyonlarım sadece. En başta, Bleach karakterlerinin enerji kullanımı konusunda neredeyse bir sınırı olmadığını düşündüğüm için önde görüyordum. Fakat yazıyı yazarken, Naruto'nun daha önde olduğunu fark ettim. Sezar'ın hakkı Sezar'a...