Kahraman Baykuş - Kanatlanan Kültür

Shounen Piyasasının En Etkileyici Kötü Adamı?

Uncle Paulie

Şalıom
Gözcü Baykuş
haku_and_zabuza_from_naruto_unleashed__manga__by_acey_kakarot_michael-d662gw2.jpg


Sizce Battle Shounen piyasasındaki en etkileyici kötü adamı/adamları kimler? Sizi hangi yönüyle etkiledi?
 
Tianthunder.jpg

Olay "etkileyicilik" ise FSJ'den Tian derim. Ama Tian şeytani bir kötü değil.

FSJ Manga ya da Shounen değil başka bir şey seç derseniz de...

Naruto'dan -> Orochimaru - Pain - Madaratobi üçlüsünden birini derim sanırım. Ama işte sorulan soru "en iyi" değil de "etkileyicilik" olduğundan Madara da akla geliyor.

uchiha_madara_vs_tobi_by_luisseb-d4cq1cf.png
 
Orochimaru, idealleri ve animede ki seslendirmen+müziği ile epey muazzam bir şeydi. Tüylerimi en uzun süre diken diken eden karakter part 1 Orochimaru'sudur. Benim de Warcraft 3'de ki Arhas'tan sonra favori karakterlerimin villainlere kaymasını sağlayan kişidir. Naruto villainleri arasında amacı ufak tefek kişisel çıkarlar veya dünya barışı odaklı olmayan sanırım tek kişiydi. Mutlak bilgiye ulaşma azmini bir shounen serisinde görmek gerçekten etkilenme sebebi.

HxH Meruem, bu çok enteresan yazılmış bir karakter. Daha önce de muhabbetlerde bahsettiğim gibi bu seri içerisinde hayalleri, amaçları, idealleri dünya ve toplumla ilgili olan tek karakterdi. İyi veya kötü bir çeşit ''adalet'' sağlamayı iyi veya kötü bir şekilde zulme eşitsizliğe karşı durmayı hatta bunları durdurmayı planlayan tek karakterdi. Tekamülü en iyi yansıtılan shounen karakterlerinden de birisi. Ayrıca her türlü diyaloğa da açıktı. Belki de onu villain yapan tek şey kral olmak için doğmasıydı.

One Piece, Marshall D. Teach. Evet bir kötü adam da One Piece'den gelsin. Luffy'nin ardından ''Bir insanın hayalleri asla ölmez!'' diye bağırdığında bu obur tipin kim olduğunu bilmiyorduk. Pek çoğu bu lafıyle onu ''iyi biri'' olarak nitelendirdi. Akabinden kendisinin Ace'in peşinden koşturduğu katil, Karasakal olduğunu öğrendik. Tayfa toplama şekli ve tüm gariplikleri ile Luffy'nin karanlık bir aynadan yansıması gibi görünüyor. Kendi hayalleri uğruna bir kenara attığı onuru ve gururu ile, her ne kadar ona zayıflık getirse de devamlı kendini gösteren kibri, hayallerine ulaşabilmek adına işlediği acımasız günahlar ve bu uğurda verdiği çaba... Bunlar bana dini metinlerde geçen şeytanın pek çok sıfatını gösteriyor. Karanlığı ''cool'' bir şekilde değilde tüm iğrenç yönleriyle birlikte temsil eden gerçek bir şeytani karakter. Bunların hepsinin açıklaması da ''Bir insanın hayalleri asla ölmez!'' Korsanlar kralı olmak uğruna Luffy'nin takip ettiği en temiz yolun aksine en kirli yolu bize gösteren kişi ayrıca.
 
Moderatör tarafında düzenlendi:
de4i1h.jpg
Düşünsel kısmından güçlerine ve konuşmasına kadar, oldukça iyi bir tasarıma sahiptir. Zeki olan diğer kişilerden bile her zaman bir kaç adım öndedir ve bunun sadece tek bir istisnası olmuştur. Uzun süredir ne istediğini bilen, belli prensipleri olan ve amacı doğrultusunda oldukça detaylı bir plan hazırlamış bir kişidir.

Etkileyiciliği nerededir peki tam olarak? Tek bir kaynağı yoktur. Aizen, felsefesinden duruşuna kadar bütün bir karakter. Hareketleri, konuşması, dövüş stili, planları, felsefesi... hepsi birbirine bağlıdır.

Görünüşünden, bu adamın kurnaz ve diğerlerine üstten bakan birisi olduğunu anlarsınız. Zira animede sesi, hem animede hem de mangada konuşma tarzı buna dahildir.

Kılıcı, başkalarını tamamen aldatarak kontrol etme üstüne dayalıdır ve her zaman da böyle yapmıştır. Hatta serinin başında bile böyledir. Böyle bir kılıcın ona ait olması sorgulanamaz bile. Zanpakuto ruhlarında olduğu gibi, kendisinin bir yansımasıdır. Dövüş stili de buna uygundur. Başkalarını sinirlendirme, hata yapmaya zorlama, korkularını ve güvensizliklerini manipüle etme üstünedir. Aynı zamanda aşırı güçlüdür de ve her zaman öyle olmuştur. Buna rağmen, en zayıf noktalarını kapayacak planlar yapmayı da unutmamıştır. Kurnaz, güçlü, hesaplamacı... bu özelliklerinin hepsi savaş stiline yansımıştır.

Felsefesi doğrudan Nietzsche'den alınmadır. Dönüşümündeki Superman göndermesi bile buna bağlıdır çünkü Superman de, Nietzsche'nin Übermensch fikrinden esinlenerek yaratılmıştır. İyi ve kötü, güçlü ve güçsüz hakkında söyledikleri birebir Nietzsche'nin söylemlerini yansıtır. Hatta, doğru ve gerçek hakkında söyledikleri de.

"Bu dünyada 'doğru' veya 'yalan" diye bir şey yoktur; hiç bir zaman olmadı. Sadece basit, acımasız gerçekler vardır. Buna rağmen, bu dünyada yaşayan herkes kendilerine uyan "gerçekleri" benimsiyor ve onları "doğru" olarak belirliyor. Böyle yapıyorlar çünkü yaşamanın başka yolunu bilmiyorlar. Ancak, bu dünyanın popülasyonunun çoğunluğunu oluşturan bu zayıf varlıklar için, onların kendini olumlaması için uygunsuz olan bu gerçekler, asıl 'doğruyu' oluşturuyor."
Ahlakı, zayıfların güçlüleri geride tutmak için oluşturduğu bir şey olarak görür ve kendince haklıdır da. İsim babası Aizen-Myōō isimli tanrı gibi, o da aydınlanma (aşkın bir forma geçme) aşkıyla yanıp tutuşmaktadır.

Sahip olduğu formlar bile bunu yansıtmaktadır.

Aizen'in krizalis döneminde aldığı formlar, doğrudan daha üst bir forma dönüşümünü yansıtmaktadır.

Hedefinin kökeni de, oldukça büyük bir soruna dayanmaktadır aslında. Öyle bir sorundur ki, seri sonunda Ichigo hala bunun farkına varmamıştır. Yhwach ve Ichibē gibi karakterler, bunu bilenlerden sadece bir kaç kişiden ikisidir. Bleach'in İlk Günah'ından bahsediyorum. Aizen'in, Urahara'ya "o şey" diye bahsetmesine neden olandan.

Özetle, Ruh Hükümdarı'nın varlığından önce dünya tek bir düzlem halindeydi. Soul Society, Hueco Mundo, Normal Dünya gibi ayrı düzlemler yoktu. Ölüm de yoktu. Bu yüzden zaten Yhwach, yenildiğinde "Ölümün ve korkunun olmadığı bir dünyayı yok ettin!'" diyor Ichigo'ya. Onun amacı, "diğer tarafın", dolayısıyla ölümün olmadığı bu eski dünyayı yeniden oluşturmaktı.

Ruh Hükümdarı'nın zorla tahta geçirilmesi bunları yok etti. Ruh Hükümdarı bir köle sadece, zorla ayakta tutulan bir düzenin lynch pin'i, dingil taşı. O yok olursa bütün düzen alaşağı olacak ve Aizen de bunun farkında. Bunu özgeci sebeplerden yapmıyor ama bu düzenin ne kadar bozuk ve aşağılık olduğunun farkında. Sözde varolan bu tanrısal tahtın aslında boş olduğunun bilincinde ve kendisini yeni bir dünyanın merkezi yapmayı planlıyor.

Bu konuya dair kapsamlı bir analiz için --->> Bleach’in Gerçek Düzeni ve Yhwach’ın “Gerçek” Dünyası

Hep daha fazlası haline gelmeyi isteme, hep değişme ve tırmanma, sürekli evrilme... bunlar onu tarif eden kimi sözcüklerdir.

我々が岩壁の花を美しく思うのは
ware-ware ga ganpeki no hana o utsukushiku omou no wa

Uçurumdaki çiçeğin güzel olduğunu düşünürüz

我々が岩壁に足を止めてしまうからだ
ware-ware ga ganpeki ni ashi o tometeshimau kara da

çünkü korkumuz bizi onun kenarında durdurur

悚れ無き その花のように
osore naki sono hana no you ni

gökyüzüne doğru adım atmak yerine

空へと踏み出せずにいるからだ
sora he to fumidasezu iru kara da

o çiçek gibi.

Bleach Cilt Şiirleri [1-20]
Başından sonuna kadar bir bütün, var olduğu dünyadaki herkesi etkileyecek işlere girişmiş, bütün düzeni titretmiştir. Kendi dünyasının en zeki iki karakterinden birisi olarak, bildiklerinin bedeli ağırdır.

"Gerçeği görmek istiyorsan, kendi kanını ve ruhunu feda etmek zorunda kalacaksın."
Aizen kötü olabilir ama aynı zamanda üstün bir insandır. Gücüyle, zekasıyla, bakış açısıyla, sıradan insanlardan çok daha üstündür. Bu yüzden de yalnız kalmıştır ömrü boyu, tek bir kişiyle bile bağ kuramamıştır. Kubo'nun onun için seçtiği şarkı olan Stand Ablaze de bunu anlatır.

Solitary life.
Committing suicide.
Seeking sanctuary,
From this world, contrary.
Dünya için çok farklıdır ve bu, üstünlüğünden kaynaklanmaktadır. En sonunda bunun getirilerini kendince bir yol bularak kabullenmiş ve "hak ettiği" yeri almak için harekete geçmiştir. Bir hatası olmuşsa, kendi kalbinin derinliklerindeki o arzunun farkına varamamasıdır. O da, artık yalnız olmamaktır. En sonunda bu istediğine de kavuşmuştur.

[img='http://i67.tinypic.com/9labsp.jpg',none,606][/img]​
Aizen, Hogyoku'yla bütünleştiğinde değil, en başından beri aşkın birisi olmuştur. Gücünün de, sorunlarının da kaynağı bu olmuştur.

Neden mi etkileyici buluyorum onu bu kadar? Başkalarına itiraf edince, kötü bir amaçla demesem bile ayıplanan ve bu sebeple söylemeye çekindiğim şeyleri tamamen kabullenmiş, hatta daha öteye giderek, gurur duyduğu bir bayrak haline getirmiş birisidir kendisi. Üstün bir kişinin dünyaya verebileceği cevaplardandır ve zaman zaman, bu cevabı gerçekten yanlış mıydı diye hala sorgulatmaktadır. Sıradan olanın, aşağılık kompleksiyle, daha iyiyi bastırmasına verilen bir yanıttır; belki yanlış, belki doğru, ancak kesinlikle kalpten.

Her şeyin sonunda, kendisinden daha zeki olan tek kişiden bile onu ayıran bir özelliği var.

286rbir.jpg

2meokd5.jpg

2dcgw0g.jpg

Bu dünyaya asla...
 
Naruto'daki çoğu villain özünde iyi niyetli olsa da yaptıkları da ortada. Pain, Orochimaru, Madara, Tobi ve part 1 Gaara ile Naruto dövüşüne kadar olan Neji derim. One Piece'de göze çarpan herkes iyi karakter olarak adlandırılabilir belki BM, Teach ve Kaido ama onlarda o kadar etkileyici değil Kaido olabilir ama. Villain sayılsa Sakazuki'de gayet iyi kumaş var. Bunların dışında pek bir şeyler gelmiyor açıkçası.
 
Üst