Karakter Adı: Ni Tian Er Xing
Gerçek Adı: Ah Man
Irk: Karanlık Varlıklar
Saç Rengi: Siyah, Yeşil (Ruh Gücü)
Göz Rengi: Yeşil
Ten Rengi: Gri
Aile: HaiKuo TianKong
Durum: Vefat Etmiş
Silah: Sonsuzluğun Gecesi
İlk Görünüm: 34. Sayı
Rütbe: Karanlık Irkı Büyük Mareşali
Hikayesi
Tanrılara düşman olan ve onlarla savaşan Karanlık ırkının eski lideri, HaiKuo TianKong'ın kardeşidir. Irkının çoğunun canını almış olan, taşlaşma hastalığından müzdarip olan ErXing ilk görüldüğünde, küçük bir çocuktu. O zamanlar orduların başında olan ağabeyinin, peşinde koşuyor ve onun kadar da güçlü olmak istiyordu. Ah Rou ve Ah Wu ile, halkın çoğunun canını alan taşlaşma hastalığı hakkında konuşup, şifa aramaya çalışıyorlardı.
Daha sonraları, Ah Rou'nun da taşlaşma hastalığına yakalanmasından sonra bu hastalığa çare olduğunu düşündüğü Şafak Bitkisini aramak üzere 10 gün sürecek çok zorlu bir yolculuğa çıktı. Ancak yolculuk istediği gibi gitmedi ve bu bitkinin hastalığın şifası değil, nedeni olduğunu öğrendi. Shen Yen'in karşısında çaresiz olsa da yanında beliren TianKong tarafından kurtarıldı ve bir büyüyle buradan uzaklaştı. Olayları duyan Ah Rou ise, Ah Man'e öfkelendi ve ona gitmesini söyledi. Böylelikle Ah Man yalnız kalacağı bir yolculuğa çıkmak zorunda kaldı.
Tehlikeli yolculuğu sırasında, cehennemin eteklerinde yaşayan, geriye son kalan antik karanlık varlık YongHeng ZhiYe ile karşılaştı ve onun tarafından kurtarıldı. Karşısındaki adamın özel olduğunu anlayan Zhi Ye, onu Karanlık Varlıkların özel yeteneği olan Ruh Gücünü kullanması için, eğitmeye karar verdi ve ruhunun bir bölümünü aldı. 8 yıl süren amansız eğitimler sonucu, Ruh Gücünü kullanmayı öğrenir ve Zhi Ye'ye vurmayı başarır. Zhi Ye daha sonra, kendi ruhunu Ah Man'in ki ile karıştırarak kılıcına aktardı ve ruhunu kaybetmenin bedelini ona anlattı. Daha sonra ise ona artık gitmesini söyler. Ah Man onu tekrar göreceğini söyler ve silahına adını verir.
2 yıl sonra TieXue WuShuang'ı ziyaret edip, tanrılarla savaşmak için yardım istedi ancak, sert bir şekilde reddedildi. Bunun üzerine Wu Shuang'ı dövüşe davet edip, kazanması halinde kendisine yardım etmesini ister. Ve dövüşü kazanır. Daha sonra bir çok kişiyi, kendisine katılması için ikna etti ve Karanlık Irkın 13 Generalini oluşturdu. Ve kendisini affeden Ah Rou ile hastalıktan ölmeden önce, görüşmek üzere memleketine döndü. Sevdiceği Ah Wu'ya kendisinin de Ah Rou ile aynı hastalığa yakalandığını söyler ve bunu arlarında bir olarak saklamasını ister. Ve daha sonra birbirlerine olan aşklarını itiraf ederler. 1 yıl sonra ise Ah Man Büyük Mareşal konumuna gelir ve böylelikle Karanlık Varlıklar Ordusu kurulur. Ah Man ise NiTian Erxing savaşçı adını aldı.
Serideki ilk görünümü ise, bir kaç karanlık varlık ile birlikte çölde, Zi Yu Shi Xing'i yendikten sonra. Onlar ve özellikle Ah Gou hakkında konuşurken görülür. Daha sonra ise Bai Cai ve Xin Yue Kui'e karşı durur ve tanrılara savaş ilan eder.
(Hikaye kısmına burada ara vereceğim. Bazı şeyler karışıyor buradan sonra. Seriyi tekrar okuduğumda bu kısmı düzenleyeceğim.)
Güç Departmanı
Karanlık Varlıkların, lideri olarak tüm Karanlık Varlıklar arasında rakipsiz bir güce sahiptir. Kendisinden önceki komutan olan, ağabeyini de geçmiştir. Karanlık Varlıkların tüm generallerini safına çekebilmek için, dövüşmüş ve her birisini yenmiştir. Tüm karanlık varlıklar ve düşmüşler onun gücüne büyük saygı duymaktaydı. Gücü tüm tanrılar arasında en güçlü sınıflardan olan Bilge Krallarla boy ölçüşecek düzeydeydi. Üstelik taşlaşma hastalığından müzdaripti.
Irkı iç savaştan sonra, dağılmıştı ve ağabeyine verdiği söz üzerine, 100.000 yıllık bir fitili ateşlemek için, dağılan tüm güçlü Karanlık Varlıkları tek tek yenerek bir araya getirdi. Bu yüzden de gücüne saygı duymayan yoktu.
Dayanıklılık
İlerlemiş hastalığına rağmen, şiddetli geçen savaşta uzun süre dayanmıştır ve Xuan Feng'e göre bunu arka arkaya bir kaç savaşta yapabilecek seviyedeydi. Ah Gou'ya ruh gücünü aktarmadan önce, Bilge Kralların arasında en güçlülerden olan Tian Wu'ya karşı da bir savaşa girişmiştir. Ve bundan sağ çıkmıştır.
Doğduğundan beri uyumamıştır.
Duyan herkesi etkileyen ses dalgasından etkilenmez.
Tian Wu'dan yediği sert yumruğa rağmen ayakta kalabiliyordu.
O zamana kadar darbeler almış ve hasta olan birisi olmasına rağmen bu saldırıdan ayakta çıkmıştır.
Neredeyse taşlaşmış haldeyken Tian Wu'nun saldırılarına karşılık verebiliyordu.
Yediği yumrukların gücü.
Taşlaşmaya başlamasına rağmen gücü rakipsiz olan, en güçlü tanrı Tian'dan aldığı darbeden sonra ayakta kaldı.
Hızı
Hızı Bilge Krallara karşı koz olarak kullanabileceği derecede yüksekti.
Savaştığı üç rakibi kılıçlarını hareket ettiremeden o hepsine birden saldırabiliyordu.
Antik Krallardan sonra, en güçlü tanrı sınıfı olan Bilge Kralların en güçlülerinden birisi, yaptığı saldırıya son anda tepki verebiliyor.
Aynı anda 3 tanrıya tepki veremeden saldırıyor.
Gene bir bilge krala karşı, çok hızlı bir saldırı ile birden fazla darbe indirebiliyor.
Bir Bilge Kralın çok sayıdaki patlayıcı darbesini tek eliyle engelliyor. Ve bu hengamede karşı saldırı yapıyor.
Taşlaşmaya başlamışken, böyle bir tepki gösteriyor.
Kılıç Ustalığı
Sonsuzluğun Gecesi adını verdiği, kavisli bir ruh kılıcı kullanır.
Ruh Gücü ile yaptığı Uğursuz Ayışığı saldırısı rakibi gene bir Bilge Kral.
Uzaktan demiri, kağıt gibi kesebilecek bir kılıç darbesi indirebiliyor.
Gene ruh gücünü kullanarak, böyle bir şey yapabiliyor.
Sınır kaldırıcı ile yaptığı bir şey, kılıcının şeklini değiştiriyor.
Tian Wu'ya karşı yaptığı saldırısı ile dağı kesiyor.
Saldırısı engellendiği halde şöyle bir etkiye yol açıyor.
Neredeyse tamamen taşlaşmış haldeyken, kılıcının değiştirdiği şeklini koruyor ve yere saplayarak gene ayakta kalıyor.
Kılıcını yere saplayarak böyle bir şey yapıyor.
Bunu yaptığı Tian'ı seriyi okuyan herkes rahatça bilebilir.
Bazı Bazı
*Gördüğümüz savaşları sırasında, neredeyse tüm dövüş sırasında taşlaşmaya başlamıştı ve sonara doğru neredeyse tamamen taş kesmişti. Buna rağmen bunları gösterdi.
*Kılıcının şok darbesinin menzili onlarca metreden fazladır.
*Neredeyse tüm gücünü, taşlaşma hastalığını bastırmak için kullanır. Bu yüzden de hiç bir zaman tam gücüyle savaşamamıştır.
*Ruh bağlantısını kullanarak, fiziksel olarak temas ettiği kişiyle anılarını paylaşabilir.
*Karanlık Varlıkların en üst düzey tekniği olan, Ruh Transferi ile kendi ruhunu başkasına güç vermek için kullanabilir. Nesillerdir yapıldığı göz önüne alınırsa, ne kadar önemli olduğu anlaşılabilir.
Ruh Gücü: Karanlık varlıklara özgü olan ve sadece bir kaç yetenekli insanın kullanabildiği bir güçtür. Bu güç ruhun bir nevi yakıt olarak kullanılmasıyla, kişinin hızını, gücünü, dayanıklılığını ve iyileşme özelliklerini kullanıcıya göre arttırır. ErXing bu gücün bilinen en güçlü kullanıcılarından birisiydi. Ayrıca gücün kullanıcısı Karanlık Sanatlar ile birleştirildiğinde, bir çok gizli tekniği kullanabilir.
Spiritize: Ruhunu Soul Gear adı verilen silaha aktararak, bir çok şey yapabilir. Şeklini değiştirmek, menzilini uzatmak v.s. Onun Soul Gear'ı Sonsuzluğun Gecesi adını verdiği kılıcıdır.
Sınır Kaldırma: Soul Power, yani Ruh Gücünün üstü olarak adlandırabileceğimiz bir teknik. Kişi ruhunu daha da ateşler ve vücudunun engellerini kaldırarak, Sınır Kaldırma durumuna gelir. Bu sadece Karanlık Varlıkların en üst düzey, savaşçılarının ustalaşabileceği bir tekniktir. Çoğu Karanlık Varlık bu saldırıyı kullanmayı aklından dahi geçiremez. Bu duruma geçtikten sonra, kullanıcının Soul Gear'ı her türlü engeli aşar ve kullanıcısının her türlü saldırıyı yapabilmesine imkan tanır. ErXing bu duruma geçtikten sonra kılıcı keskin ve soğuk, katı ama gaz haline geldi. Bu durumdan sonra da kılıcını fiziksel yollarla durdurmak imkansız hale geldi.
Kaybolma Sanatı: Bu teknik sayesinde, kullanıcıyı hızlı bir şekilde çok kısa mesafede ışınlanıyor olarak tanımlayabiliriz.
1000. Mesajım için NiTian ErXing'i kullanmaktan mutluluk duyarım. Söylediğim gibi konu düzenlenecektir.
