@Feindbild
Hocam dünya sağlık örgütü ve çin ilişkisi hakkında araştırma yapıp bir yazı yazar mısınız? Who'nun yanlış bilgi vermesi,pandemi ilan etmede geç kalması, başkanları tedros adhanom ghebreyesusun istifası için 700 bin imza toplanması vs....
Öncelikle şunu söyleyeyim, WHO'nun yaptığı çok zorlu bir iş. Ne tarz kararlar alırsa alsın, her zaman eleştiri altında olmuştur. Bu kadar büyük ve kritik organizasyonların hepsi böyledir.
700 bin imza olayını, gerçekçilik açısından, ciddiye almıyorum çünkü insanlar suçlayacak günah keçisi arıyorlar. Özellikle pek çok ABD'li, Çin'le büyüyen rekabet yüzünden Çin'in adının geçtiği her şeyi suçlama eğilimindeler. Bu yüzden komplo teorilerinin ve ırkçı söylemlerin bini bir para. Onların gazına gelen pek çok başka ülke vatandaşları var.
WHO'yu
yakından izleyen
kaynaklar, Çin'in olayın ciddiyetini anladığında çok büyük oranda işbirliği yaptığını ve virüs hakkında bir bilgiyi geri tutmadığını söylüyorlar. Çin'in böyle yapması da mantıklı çünkü ekonomisi ihracata dayanıyor ve bu yüzden uluslararası ilişkilerini ve globalizmi belli bir seviyede korumak zorunda.
WHO, eldeki verilerin gidişatına göre durumu değiştirebiliyor. İlk başta pandemi ilan etmediklerinde haklı olup olmadıklarını ben yargılayamam çünkü bunu yargılayacak bilgim yok. Ekrana, gazeteye vb. çıkıp yargılayanların, petition imzalayanların da bir tanesinin bile böyle bir bilgi birikimi yok. WHO'nun karar alma mekanizmalarına vakıf olan ve salgın hastalık konusunda uzmanlaşmış bilim insanları (epidemiyolojist) değillerse, kimsenin bunu yargılayacak birikimi yoktur. Bir-iki salgın hastalık dersi almış, kendisini tanrı zanneden yarı cahil tıp öğrencileri vb. de buna dahil. Bu yüzden, olayı yakından takip eden epidemiyolojistler ne diyorlarsa, ona bakmak gerekiyor. Ancak Türkçe kaynaklarda bu zor çünkü hem tıp hem de akademi çürümüş durumda. Şu pandemi sırasında, sağa sola, hatta ana akım olmayan ve 'daha güvenilir' yerlere çıkan doktorların bile yanlış bilgi yaydığını çok gördüm. Hala da bunu yapıyorlar. Türkçe hemen hiçbir kaynak güvenilmez durumda. Ülkedeki çoğu şey gibi, medyamız tamamen çürümüş. Tıp ve akademi de çürümüş. Bu yüzden cahil kalmayın ve İngilizce öğrenin. Livescience'dan, Nature'dan falan takip edin. Hatta Guardian'a bile bakın. Daha aklı başında, bilime yakın kaynaklara bakın.
Çin'in başta hatası var ama bu virüsü özellikle 'Çin virüsü' olarak adlandıran kişiler bunu art niyetle yapıyorlar. Başlarında Trump geliyor. Olayı ayrımcı bir silaha dönüştürerek, siyasi rant elde etmeye çalışıyorlar. Bu söylemleri tekrarlayan normal insanlar da buna alet oluyor. Hoş, umursuyorlar mı bilmiyorum bile. Salgın başladığından beri Çin ırkçılığı iyice azıtmış durumda. İnsanın hiç beklemediği kişilerden bile gelebiliyor. Zaten her yeni insanlık krizinde, ayrımcılığın ne kadar yaygın ve ne kadar leş olduğunu daha bir çok fark ediyorum.
Zamanla bazı şeyler daha iyi anlaşılacaktır. DSÖ'nün belki eksikleri olmuş olabilir ama şu an için
kötü niyetlilik olarak zan altında bıracak bir kanıt görmüyorum. İşleri çok zor olduğu için, suçlamaya atlamak yerine yapıcı eleştiri yapma taraftarıyım.