Kahraman Baykuş - Kanatlanan Kültür

Hoşunuza Giden Alıntılar

tumblr_oesbffAqw71ux5i9jo1_1280.gifv


tumblr_oesbffAqw71ux5i9jo2_r1_1280.gifv
 
Suddenly Nel stopped. Her eye twitched and burned a little. “Sula?” she whispered, gazing at the tops of trees.
“Sula?” Leaves stirred; mud shifted; there was the smell of overripe green things. A soft ball of fur broke and scattered like dandelion spores in the breeze.
“All that time, all that time, I thought I was missing Jude.” And the loss pressed down on her chest and came up into her throat. “We was girls together,” she said as though explaining something. “O Lord, Sula,” she cried, “girl, girl, girlgirlgirl.”
It was a fine cry—loud and long—but it had no bottom and it had no top, just circles and circles of sorrow.

- Toni Morrison, Sula.

Okuduğum herhangi bir kitaptaki en güçlü ve en güzel son cümleye sahip sanırım.
 
“Beings believe what you tell them. They never check, they never ask, they never think…Tell them you can save them, and they will never ask—from what, from whom? Just say tyranny, oppression, vague bogeymen."

- Chancellor Palpatine, Order 66
 
"Mutlak bilgiye sahip olduğunu savunmak canavarlıktır. Bilgi belirsizliğin sınırında yaşanan sonsuz bir maceradır."

-Dune Çocukları
 
Otostopçu’nun Galaksi Rehberimde uçma konusunda söylenenler şunlardı. Uçmak bir sanat ya da daha doğrusu bir yetenektir. Yetenek kendini yere atıp, yeri ıskalayabilmeyi öğrenmekte
yatmaktadır.

Bunun için güzel bir gün seçin, diye öneriyordu, ve deneyin. Birinci bölüm kolaydı. Bütün istenen sadece kendini öne doğru bütün ağırlığınla yere atma yeteneği ve canının yanmasına aldırmama arzusuydu. Çünkü yeri ıskalamayı başaramadığınız zaman canınız yanacaktır. Çoğu kişi yeri ıskalamayı başaramayacaktır ve eğer gerçekten kuralına uygun bir şekilde deniyorlarsa başarısızlıkları muhtemelen epeyce sert olacaktır. Görünen odur ki, zorlukları doğuran işte bu ikinci kısım, yani ıskalama kısmıdır.

Birinci sorun, yeri kazayla ıskalamanız gerektiğidir. Bile bile ıskalamaya çalışmakta hiç fayda yoktur, çünkü bunu yapamazsınız. Dikkatinizi, yarı yoldayken, aniden bir başka şeye çevirmeniz gerekir böylece düşmeyi, düşeceğiniz yeri, ya da ıskalamayı başaramadığınızda canınızın ne kadar yanacağını düşünmezsiniz. Size sunulmuş olan saniye kırıntısı içinde bu üç şeyden dikkatinizi sıyırabilmek son derece zordur. Bu nedenle de seyretmesi heyecan veren bu sporda, pek çok kişi başarısızlığa ve hayal kırıklığına uğrar.

Bununla birlikte, eğer o çok önemli anda, ilginizi çeken, örneğin bir çift güzel bacağın (anten, takma bacak yani sporu yapanın türüne ve/veya kişisel eğilimlerine göre değişebilecek herhangi bir şey), görüş mesafeniz içinde patlamakta olan bir bombanın ya da hemen yakınınızdaki bir dalda yürüyen son derece ender rastlanan türden bir böceğin dikkatinizi dağıttığı o şaşkınlık içinde, yeri ıskalamanız ve yerden on-onbeş santim yukarıda ve bir parça aptalca görünebilecek bir durumda asılı kalmanız mümkün olacaktır. Bu an, muhteşem ve hassas bir konsantrasyon için en uygun andır.

Artık suyun üzerinde durmak için yaptığınız, gibi, hafif hafif hareket etmeli ve süzülmelisiniz, süzülmeli ve hareket etmelisiniz. Kendi ağırlığınıza ilişkin tüm hesaplamalara boşverin ve yalnızca daha yukarılara yükselmenize izin verin. Bu noktada kimsenin size söylediklerini dinlemeyin çünkü size yardımcı olacak herhangi bir şey söylemeleri pek mümkün değildir.

Muhtemelen “Aman tanrım, uçuyor olman mümkün değil!” gibi şeyler söylüyor olacaklardır. Onlara inanmamanız yaşamsal önem taşımaktadır, yoksa birden haklı çıkabilirler. Yükseklere, daha yukarılara yükselin. Bir kaç dalış denemesi yapın. Önce yumuşak dalışlar deneyin, sonra muntazam nefeslerle, ağaç tepelerinin de üzerine yükselin .

KİMSEYE EL SALLAMAYIN

Otostopçunun Galaksi Rehberi, Douglas Adams
 
“Is that the drink with the vodka? Because- "

"No," said Lady Margolotta quietly. "This, I am afraid, is the other kind. Still, ve have that in common, don't ve? Neither of us drinks...alcohol. I believe you vere an alcoholic, Sir Samuel."

"No," said Vimes, completely taken aback. "I was a drunk. You have to be richer than I was to be an alcoholic.”

- Beşinci Fil, Terry Pratchett

"In a fully developed bureaucracy there is nobody left with whom one can argue, to whom one can present grievances, on whom the pressures of power can be exerted. Bureaucracy is the form of government in which everybody is deprived of political freedom, of the power to act; for the rule by Nobody is not no-rule, and where all are equally powerless, we have a tyranny without a tyrant"

- Şiddet Üzerine, Hannah Arendt
 
Üst