Uzun zaman önce Goodreads'de Ben, Efsane ! romanı için yazdığım bir yorum vardı, forumun edebiyat bölümünde de paylaşmak istedim.
-----------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
-----------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
Bu romanı okuduğumda daha 15 yaşında bir liseliydim ve çok etkilenmiştim. Bir arkadaşımda ben de görüp almış ve bayılmıştı.
Bu roman Dünya'da son kalan insan, Nevil üstüne. Gündüzleri evinden çıkıp, hayatta kalmak için yiyecek vb arayışı gerçekleştirebiliyor, bir tehlike yok ama, geceleri ise insanlar arasında yayılmış bir çeşit virüs sonucu vampir haline gelmiş, canavarlar dışarıda cirit attığı için, barikatlar yerleştirdiği pencere ve kapılarının ardında evinde saklanarak geceyi atlatmaya çalışıyor. Yaşamı artık bu şekilde sürüp gidiyor. Onun orada olduğunu bilen, virüs bulaşıpta vampire dönüşmeden önce, aynı mahallede bir zamanlar komşusu, eşi, dostu olan bu vampirler her gece barikatların ötesinden ona sesleniyorlar, ''Nevil... Nevil... Hadi dışarı gel''
Bu Dünya üzerindeki son insan olarak kalma ıssızlığı ve yalnızlığını cidden iliklerimde hissetmiştim romanda okurken. O yaşlarda bazen merak ederdim, ya yer yüzündeki son insan ben kalsam, hayatta kalabilir miyim ? yoksa süper marketteki ürünlerin bozulmasıyla işim biter mi ? HA HA
Bu romanda o yaşlarda beni en çok etkileyen sonu olmuştu. Cidden çarpıcı bir son ile bitiyordu, hatırladığım kadarı ile. Yeryüzündeki vampir virüsü yüzünden mutasyona uğramış yeni bir insan türü ortaya çıkıyordu ve bunlar Nevil'i keşfediyorlardı. Vampirler nasıl bizim için birer mitse yani efsane ise, Nevil'de onlardan faklı bir insan türünün son üyesi olarak onlar için bir efsane haline geliyordu aralarında. Nevil'i kendinden korktukları mitik bir canavar olarak idam etmek için götürürlerken, bu mutasyona uğramış yeni tür insanların aralarından geçerken Nevil'e korku dolu inanmaz gözlerle bakıyorlardı. Nevil: '' Ben, Efsane'' diyordu kendi kendine bakışlar karşısında. Bu sözlerle, Vampirler nasıl onun için bir efsane, bir canavar ve öteki ise, bu toplum için de kendisinin geçmişin efsanelerinde kalmış bir öteki olduğunu anladığını vurguluyordu, bu mutasyona uğramış yeni insan türü arasında.
Romanı bitirdiğimde, ağzım beş karış açık kalmıştı, demek farklı olan ötekidir diye... Anormal, toplum dışı olan, ucube, lanetli, canavar, efsane olan. Hala benim için son derece değerli bir romandır, özellikle nostaljiden dolayı. Ondan 5 yıldız verip, favorilerim arasına aldım sonunda, bilgisayar başında oturmuş surf yaparken internette, birden aklıma geldiğinde, '' Tabi ya, ''Ben, Efsane'' o romanın özel bir yeri var ben de, Goodreads'de ekleyeyim hemen'' dedim.
Bu roman Dünya'da son kalan insan, Nevil üstüne. Gündüzleri evinden çıkıp, hayatta kalmak için yiyecek vb arayışı gerçekleştirebiliyor, bir tehlike yok ama, geceleri ise insanlar arasında yayılmış bir çeşit virüs sonucu vampir haline gelmiş, canavarlar dışarıda cirit attığı için, barikatlar yerleştirdiği pencere ve kapılarının ardında evinde saklanarak geceyi atlatmaya çalışıyor. Yaşamı artık bu şekilde sürüp gidiyor. Onun orada olduğunu bilen, virüs bulaşıpta vampire dönüşmeden önce, aynı mahallede bir zamanlar komşusu, eşi, dostu olan bu vampirler her gece barikatların ötesinden ona sesleniyorlar, ''Nevil... Nevil... Hadi dışarı gel''
Bu Dünya üzerindeki son insan olarak kalma ıssızlığı ve yalnızlığını cidden iliklerimde hissetmiştim romanda okurken. O yaşlarda bazen merak ederdim, ya yer yüzündeki son insan ben kalsam, hayatta kalabilir miyim ? yoksa süper marketteki ürünlerin bozulmasıyla işim biter mi ? HA HA
Bu romanda o yaşlarda beni en çok etkileyen sonu olmuştu. Cidden çarpıcı bir son ile bitiyordu, hatırladığım kadarı ile. Yeryüzündeki vampir virüsü yüzünden mutasyona uğramış yeni bir insan türü ortaya çıkıyordu ve bunlar Nevil'i keşfediyorlardı. Vampirler nasıl bizim için birer mitse yani efsane ise, Nevil'de onlardan faklı bir insan türünün son üyesi olarak onlar için bir efsane haline geliyordu aralarında. Nevil'i kendinden korktukları mitik bir canavar olarak idam etmek için götürürlerken, bu mutasyona uğramış yeni tür insanların aralarından geçerken Nevil'e korku dolu inanmaz gözlerle bakıyorlardı. Nevil: '' Ben, Efsane'' diyordu kendi kendine bakışlar karşısında. Bu sözlerle, Vampirler nasıl onun için bir efsane, bir canavar ve öteki ise, bu toplum için de kendisinin geçmişin efsanelerinde kalmış bir öteki olduğunu anladığını vurguluyordu, bu mutasyona uğramış yeni insan türü arasında.
Romanı bitirdiğimde, ağzım beş karış açık kalmıştı, demek farklı olan ötekidir diye... Anormal, toplum dışı olan, ucube, lanetli, canavar, efsane olan. Hala benim için son derece değerli bir romandır, özellikle nostaljiden dolayı. Ondan 5 yıldız verip, favorilerim arasına aldım sonunda, bilgisayar başında oturmuş surf yaparken internette, birden aklıma geldiğinde, '' Tabi ya, ''Ben, Efsane'' o romanın özel bir yeri var ben de, Goodreads'de ekleyeyim hemen'' dedim.
