Kahraman Baykuş - Kanatlanan Kültür

3-gatsu no lionı neden izlemeliyiz?

Mergen

Müdavim Baykuş
Tecrübeli Kullanıcı
thumb-1920-735435.png


Çok az medya ürünü vardır ki bizim içimizi ısıtıp, onca gösterdiği dramatik olaya rağmen bizi başında mutlu ayıran. Çok az eser vardır ki bu kadar içimizden, sıradan bir konu ele alabilen. Çok az konu vardır ki genci,ergeni,orta yaşlısı,yaşlısının bu kadar empati kurabileceği karakterler barındıran. Çok az seri vardır ki duygusal betimlemeleri bu kadar iyi olan hem çizim, hem müzik, hemde anlatış biçiminden.

Serinin konusuna geleceksek kiriyama rei adında orta okulda profesyonel olmuş bir shogi oyuncusu üvey ailesinin yanından bir nedenden ötürü ayrılmış, kendi başına yaşamaktadır. Shogi için zamanında liseyi bırakmış olsa da sonra dönme kararı almıştır. Hiç arkadaşı olmayan, aşırı suskun iyi kalpli olan bu çocuk, zeki ve içine atan bir tiptir. Bu yüzden hayatını çok az yemek yiyerek bir deri bir kemik geçiren intihar eşiğinde olan mutsuz bir ergendir aslında. Bir gün annelerini kaybetmiş, babaları tarafından terk edilen ve japon tatlıları yapan bir dükanı işleten dedeleri tarafından bakılan 3 kardeş ile tanışır. Bu 3 kardeş reinin durumunu anlamış ona yardımcı olmak istemiştir ve kendi fakirhanelerinde akşam yemeğinde davet etmektedirler. Aynı zamanda shogi kariyeride çalkantılı giden rei üvey ailesinden niye ayrılmıştır? Momo niye bu kadar tatlı?;



Fazla uzatmak istemiyorum çünkü bu seri kendinizin yaşaması gereken,mutlaka kendinizden birşeyler bulacağınız muhteşem bir eser. Bu kadar iyi, insanı tanıyabilmiş yazar ise 50li yaşlarında tatlı bir teyze olma eşiğinde kadın zaten. Hem kadın olması, hemde yaşının getirdiği tecrübeyle bu kadar iyi, insanları ele aldığını düşünüyorum. Özellikle 2. sezonda reinin dışında yan karakterlere daha çok odaklanıp 30 yaşındaki bir insandan 20 yaşındakine, 50 yaşındakinden 70 yaşındakine insanların psikolojik durumunu çok iyi anlatmıştır. Büyük ihtimal o yüzden 2. sezonu daha yüksek puan alsa da, reinin hikayesine odaklanan ilk sezon benim daha çok sevdiğim bir sezon oldu. 2. sezonda reinin kısımlarına gelelim oldum biraz. 3. sezonunda mı 4. sezonunda mı final yapar bilemiyorum ama finaline göre bende yeri ya çok yukarlarda yada direk en tepede bitirecek seridir kendileri. Son olarak ostleri;

Ve çok iyi olan openingi;

Buda shaftın bir animesiydi. Son olarak en popüler serisi olan monogatari serisini kendimce neden izlemeliyiz açıklarım gibi. Tabi ilerde shaft bir şaheser daha çıkarmazsa
 
Direkt soruya cevap vereyim. Çünkü Rei'nin hayatını anlatış biçimi devrimsel. Bir animede kendiyle bu kadar yüzleşen cebelleşen ve bu cebelleşmeyi ağır görsel metaforlarla destekleyen bir seri daha yok. Sanatı yeter yani. Üçüncü sezon çıkarsalar da mangaya bakmak zorunda kalmasam.
 
Direkt soruya cevap vereyim. Çünkü Rei'nin hayatını anlatış biçimi devrimsel. Bir animede kendiyle bu kadar yüzleşen cebelleşen ve bu cebelleşmeyi ağır görsel metaforlarla destekleyen bir seri daha yok. Sanatı yeter yani. Üçüncü sezon çıkarsalar da mangaya bakmak zorunda kalmasam.
Ayhan abi farkı, sonunda izleyen biri çıktı.

Ve bu cebeleşmeleri çok minimal sunumlarla, shoginin mentalitesi gibi sakin sakin yapan, aşırı duygusallığa hiç kaçmadan, empati duymanı doruklarda sağlayan bir seri. Ki sadece rei değil, reinin etrafında olan karakterlerin motivasyonları o kadar minimal ve gerçekçi ki, izlerken taraf tutmamanı sadece anlamanı sağlıyor. Bilmiyorum bu bana anlatımda çok zor bir etmen gibi geliyor, 2 karakteri karşılaştıracaksın ve bunların galibiyeti yenilgisinden çok umurunda olan karakterlerin motivasyon ve düşsel olarak gelişimi olacak. Önde olan tüm olaylar sadece karakterlerin iç dünyasını ve iç iç çatışmasını anlatmak için var olacaklar sadece. Ben bunu mangakanın 55 küsür yaşında bir kadın olmasına bağlıyorum çünkü bu bol bol tecrübeyle gelecek bir anlatım gibi. Shaft da üzerine baharat atmış güzelce.
 
8. Bölümdeyim sırf bu seri için shogi öğrenesim geldi.

En sevdiğim karakter Mr. Bodoro ve Momo-chan. :saint:
 

Gelmiş geçmiş en iyi anime sahnesi olabilir benim açımdan.

“Korkuyorum, Saku- chan… İşimi de kaybedersem elimde geriye ne kalır? Korkuyorum…”

"Anlıyorum, Gan-chan… Ben de uzun zamandır aynı şeyi düşünüyorum. Ama hala bir cevap bulamadım. "

Ancak, sen yanan bir arazinin ortasındaysan, ben hala bizzat yanıyorum. Pekala, kazanmak, hatta kaybetmek. Bunlar kolay karar verilen şeyler değil.

Bugün yine alev adam olacağım ve dizginlerimi acımın eline vereceğim.
 
Üst