Kahraman Baykuş - Kanatlanan Kültür

Genel NBA Genel Sohbet & Tartışma Başlığı

İnsanlar mı aşırı duygusal bakıyor yoksa hakikaten büyük sıkıntı mı var takımda
Büyük sıkıntı var.

1.si Houston bir Texas şehri yani, nispeten daha milliyetçi ve redneck bir bölge, o yüzden Alpi'nin sevilmesi bazı takımlardan bile daha zor.
2.si Durant'in patlayan sızıntıları takımın kimyasının içine sıçtı
3.sü Udoka, geldiği ilk günden itibaren Alperen'i istemiyordu o yüzden onun iyi şeyler yaptığında bunun ön plana çıkması için uğraşmazken kötü ya da kötüye yakın şeyler yaptığında NBA gündemine taşıyıp durdu, yıprattı oyuncusunu. Tam bir barzo çünkü.
4.sü Burası bir Amerikan spor ligi, bireyselciliğin ve her koyun kendi bacağından asılırcılığın çok çok ön planda olduğu acımasız bir ortam. Takım ruhu ve camia kültürü olan bir takımda isen bu törpülenebiliyor. Boston, New York, Miami, Golden State, Detroit, Indiana vs gibi yerlerde bu var. Houston onlardan biri değil maalesef, bu koç ve GM ile de o yerlerden biri olması imkansız.

Nitekim evet çok sıkıntı var.
 

Böyle algı yöneten, yüzeyde tarafsız matematiksel inceleme gözüken ancak derine girince aslında yanlı ve eksik veriler ile bir anlatı yaratmaya çalışmaktan başka şey olmayan videolara uyuz oluyorum.


Burada sözün özü; NBA oyuncularına getirilen "82 maçın en az 65 maçını oynamayan oyuncu, sezon sonrası ödüller ve seçkilerden nasibini alamaz" kuralının neden kötü olduğunu ve neden oyuncuların daha sık sakatlandığını anlatıyor.

65 yaş kuralı da yıldız oyuncuların sezon başına 50-60 maç aralığında oynamaya başlamasının yarattığı ekonomik sıkıntılar sebebiyle getirilmiş bir kuraldı zaten.

Bu abimiz de diyor ki günümüz temposu çok yüksek, günümüz hücum oyuncusu geçmiştekine göre çok daha fazla drippling yapıyor, yer değiştiyor ve sahayı kat ediyor bu da bedene binen yükü artırıyor. Doksanların başına 82 maçın 80'nini oynayan oyuncu sayısı toplam oyuncu sayısının %60+ ı kadar iken şimdi %4 diyor.

Adamın verilerinde sıkıntı yok ve bunu düz alırsan, adama sadece hak vermek zorundasın. Ama sorun şu, bir oyuncunun ne kadar yıprandığının tek etmeni/çarpanı tempo değil. Eskiden tempo düşüktü o yüzden oyuncular yorulmuyorlardı demiş ancak eskiden olup da şimdi olmayan sağlıksız koşullarda var onlara hiç değinmemiş maşallah.


1 - Alınan maç başına dakika farkları

Bir örnek verelim; Hakeem MVP olduğu sezonda 82 maçın 80'nine çıkıyor ve maç başına 41 dakika oynuyor. Maç zaten 48 dakika !
Jokic ilk MVP sezonunda ise 82 maçın 72'sini oynuyor ve maç başına 34.5 dakika oynuyor. Ve Jokic eforunun %70-80'nini hücuma, ancak ve ancak %20-30'unu defansa veren biriyken yani defans da aktif dinlenirken Hakeem de bu oran 50-50 !

Ve Jokic'in ilk MVP ödülünde 25 yaşında iken Hakeem 31 yaşında ilk MVPsini alıyor.

Yani 6 yaş daha yaşlı Hakeem, oyunu çift yönlü oynayan bir oyuncu olarak Jokic'den daha fazla faul yapan yani oyunu daha fiziksel oynayan bir uzun olarak, Jokic gibi üçlük kullanmadan tüm sayılarını boyalı alan içi ve etrafındaki zorlu pozisyonlar üzerinden atan biri olmasına rağmen sezonda 10 maç fazla oynayıp maç başına yaklaşık 7 dakika daha fazla süre alıyor.


Yani Jokic, Hakeem'den daha fazla topsuz oyun hareketi yapsa bile bunu daha fazla dinlenerek telafi ediyor zaten. Daha iyi doktorlar, daha iyi ekipmanlar, daha iyi koşullarda idman ve dinlenme kısmına hiç girmiyorum zaten. Yani şöyle yapalım Hakeem 80x41'den 3280 dk oynamış. Jokic ise 72 x 34,5 'den 2484 Aralarında neredeyse 1000 dk var. Peki Hakeem'in dakikalarını Jokic'in maç başı dakika miktarına bölersek ? Yaklaşık 95-96 maç ediyor.

Yani 95-72= 23 .... 6 yaş daha yaşlı Hakeem daha fiziksel mücadeleye dayalı, sert bir çağda, savunmada onlarca kat daha fazla varlık gösterme gayretinde olmasına rağmen iki yıldız pivotun ilk MVP Sezonları karşılaştırıldığında Jokic'den 23 maç fazla oynuyor !

Yani demem o ki, sorun artan drippling ya da pas miktarı değil, sorun genel tempo ve oyuncuların pozisyonsuz olacağız diye yanlış vücut yapılandırmaları. Eskiden 2.15 boyunda bir oyuncunun gard gibi hareket edememesi edemediğinden değil etmemesi gerektiğinden idi. Edince ne olduğunu sezon başına jokic, embid, wemby, anthony davis gibi tiplerin kaç dakika kaçırdığından anlayabiliyoruz.


Yani yeni nesil daha fazla dinlenerek hareket fazlasını kapatıyor zaten. 65 maç kuralını engelleyen bir şey yok burada ya da 82 maçı değiştirmeyi gerektirecek bir argüman da yok.


2- Maçın Süresi

Eskiden daha az faul çalınıyordu, Daha az TV molası alınıyordu, Oyun daha az duruyordu ! Eskiden NBA'de standart bir maçın yayınlanması yaklaşık 1.5 saat alıyormuş. Şimdi bu süre 2.5 saat, bazı özel maçlarda ise 3 ila 3,5.


Yani oyuncuların onlarla alakalı olmayan gayri resmi bir ekstra maç içi dinlenme süreleri de var. Seksenlerde falan TV molası diye bir şey yok. Koçun aldığı mola var, ve çeyrek araları var gerisi oyun tamamıyla akmakta.

Ayrıca çalınan faul sayısı arttığı için kullanılan serbest atış da arttı nitekim bu da oyun saatini en çok durduran şeylerden biri. Bence oyuncular ısınmışken aniden bu kadar soğumalarına yol açan bu ölü zamanlar sakatlıkların sebebi olmaya bu adamın dediği sebepten çok daha yakın.



3 - Topsuz Hareket Arttı. Ancak Fiziksellik Azaldı.


Topsuz hareket ve drippling çeşitliliği arttığı için sakatlılık arttı deniliyor. Ancak bunu karşılaması için de bilinçli şekilde oyun yumuşatıldı, her temas faul, oyun sürekli duruyor ve soluklanmana izin veriyor, temas yoluyla gelişebilecek sertlik ve sakatlanma ihtimali azaltılıyor.

Nitekim bir departmandan risk artmış gibi gözükse de başka departmanlardan da risk azaltıldı.





Günün sonunda tarihin en çok para kazanan basketbol oyuncusu olan şu son 5-6 yıllık NBA yıldızları nesli daha fazla ağlamamalı, NBA yönetimi de bu işe 65 maç kuralı gibi geçici yamalar ile değil oyunun suni temposunu indirip tekrar oyunu özüne döndürerek bu işe son vermesi gerekiyor.
 

Böyle algı yöneten, yüzeyde tarafsız matematiksel inceleme gözüken ancak derine girince aslında yanlı ve eksik veriler ile bir anlatı yaratmaya çalışmaktan başka şey olmayan videolara uyuz oluyorum.


Burada sözün özü; NBA oyuncularına getirilen "82 maçın en az 65 maçını oynamayan oyuncu, sezon sonrası ödüller ve seçkilerden nasibini alamaz" kuralının neden kötü olduğunu ve neden oyuncuların daha sık sakatlandığını anlatıyor.

65 yaş kuralı da yıldız oyuncuların sezon başına 50-60 maç aralığında oynamaya başlamasının yarattığı ekonomik sıkıntılar sebebiyle getirilmiş bir kuraldı zaten.

Bu abimiz de diyor ki günümüz temposu çok yüksek, günümüz hücum oyuncusu geçmiştekine göre çok daha fazla drippling yapıyor, yer değiştiyor ve sahayı kat ediyor bu da bedene binen yükü artırıyor. Doksanların başına 82 maçın 80'nini oynayan oyuncu sayısı toplam oyuncu sayısının %60+ ı kadar iken şimdi %4 diyor.

Adamın verilerinde sıkıntı yok ve bunu düz alırsan, adama sadece hak vermek zorundasın. Ama sorun şu, bir oyuncunun ne kadar yıprandığının tek etmeni/çarpanı tempo değil. Eskiden tempo düşüktü o yüzden oyuncular yorulmuyorlardı demiş ancak eskiden olup da şimdi olmayan sağlıksız koşullarda var onlara hiç değinmemiş maşallah.


1 - Alınan maç başına dakika farkları

Bir örnek verelim; Hakeem MVP olduğu sezonda 82 maçın 80'nine çıkıyor ve maç başına 41 dakika oynuyor. Maç zaten 48 dakika !
Jokic ilk MVP sezonunda ise 82 maçın 72'sini oynuyor ve maç başına 34.5 dakika oynuyor. Ve Jokic eforunun %70-80'nini hücuma, ancak ve ancak %20-30'unu defansa veren biriyken yani defans da aktif dinlenirken Hakeem de bu oran 50-50 !

Ve Jokic'in ilk MVP ödülünde 25 yaşında iken Hakeem 31 yaşında ilk MVPsini alıyor.

Yani 6 yaş daha yaşlı Hakeem, oyunu çift yönlü oynayan bir oyuncu olarak Jokic'den daha fazla faul yapan yani oyunu daha fiziksel oynayan bir uzun olarak, Jokic gibi üçlük kullanmadan tüm sayılarını boyalı alan içi ve etrafındaki zorlu pozisyonlar üzerinden atan biri olmasına rağmen sezonda 10 maç fazla oynayıp maç başına yaklaşık 7 dakika daha fazla süre alıyor.


Yani Jokic, Hakeem'den daha fazla topsuz oyun hareketi yapsa bile bunu daha fazla dinlenerek telafi ediyor zaten. Daha iyi doktorlar, daha iyi ekipmanlar, daha iyi koşullarda idman ve dinlenme kısmına hiç girmiyorum zaten. Yani şöyle yapalım Hakeem 80x41'den 3280 dk oynamış. Jokic ise 72 x 34,5 'den 2484 Aralarında neredeyse 1000 dk var. Peki Hakeem'in dakikalarını Jokic'in maç başı dakika miktarına bölersek ? Yaklaşık 95-96 maç ediyor.

Yani 95-72= 23 .... 6 yaş daha yaşlı Hakeem daha fiziksel mücadeleye dayalı, sert bir çağda, savunmada onlarca kat daha fazla varlık gösterme gayretinde olmasına rağmen iki yıldız pivotun ilk MVP Sezonları karşılaştırıldığında Jokic'den 23 maç fazla oynuyor !

Yani demem o ki, sorun artan drippling ya da pas miktarı değil, sorun genel tempo ve oyuncuların pozisyonsuz olacağız diye yanlış vücut yapılandırmaları. Eskiden 2.15 boyunda bir oyuncunun gard gibi hareket edememesi edemediğinden değil etmemesi gerektiğinden idi. Edince ne olduğunu sezon başına jokic, embid, wemby, anthony davis gibi tiplerin kaç dakika kaçırdığından anlayabiliyoruz.


Yani yeni nesil daha fazla dinlenerek hareket fazlasını kapatıyor zaten. 65 maç kuralını engelleyen bir şey yok burada ya da 82 maçı değiştirmeyi gerektirecek bir argüman da yok.


2- Maçın Süresi

Eskiden daha az faul çalınıyordu, Daha az TV molası alınıyordu, Oyun daha az duruyordu ! Eskiden NBA'de standart bir maçın yayınlanması yaklaşık 1.5 saat alıyormuş. Şimdi bu süre 2.5 saat, bazı özel maçlarda ise 3 ila 3,5.


Yani oyuncuların onlarla alakalı olmayan gayri resmi bir ekstra maç içi dinlenme süreleri de var. Seksenlerde falan TV molası diye bir şey yok. Koçun aldığı mola var, ve çeyrek araları var gerisi oyun tamamıyla akmakta.

Ayrıca çalınan faul sayısı arttığı için kullanılan serbest atış da arttı nitekim bu da oyun saatini en çok durduran şeylerden biri. Bence oyuncular ısınmışken aniden bu kadar soğumalarına yol açan bu ölü zamanlar sakatlıkların sebebi olmaya bu adamın dediği sebepten çok daha yakın.



3 - Topsuz Hareket Arttı. Ancak Fiziksellik Azaldı.


Topsuz hareket ve drippling çeşitliliği arttığı için sakatlılık arttı deniliyor. Ancak bunu karşılaması için de bilinçli şekilde oyun yumuşatıldı, her temas faul, oyun sürekli duruyor ve soluklanmana izin veriyor, temas yoluyla gelişebilecek sertlik ve sakatlanma ihtimali azaltılıyor.

Nitekim bir departmandan risk artmış gibi gözükse de başka departmanlardan da risk azaltıldı.





Günün sonunda tarihin en çok para kazanan basketbol oyuncusu olan şu son 5-6 yıllık NBA yıldızları nesli daha fazla ağlamamalı, NBA yönetimi de bu işe 65 maç kuralı gibi geçici yamalar ile değil oyunun suni temposunu indirip tekrar oyunu özüne döndürerek bu işe son vermesi gerekiyor.
Eline sağlık hocam, mevzuyu gayet güzel anlatmışsın. Aklıma bazı kısımlar takıldı, tam kavrayamadığım İçin...

Süre kıyaslaman gayet haklı duruyor ama şimdiki devler sahanın her yerine açılan hücumlara karşı tepeye kadar çıkıp kısaların peşinden depar atmak mecburiyetinde kalmıyor mu? Savunmada kat ettikleri mesafe eskiye kıyasla artmış sayılamaz mı?

Temassızlık kısmında da şöyle bir durum var. Eskiden dirsek yemek kas ezilmesi yaparken, şimdiki yüksek hızda ani yön değiştirmeler direkt bağ yırtılmasına zemin hazırlamıyor mu?

Fiziksel darbe azalsa da bedenin aldığı mekanik hasar daha tehlikeli denilemez mi?


Ayrıca şimdiki gençlerin lige gelmeden önceki hallerini de hesaba katmak gerekmez mi?

Daha lise çağından itibaren senede yüze yakın maça çıkıp eklemlerini en baştan aşındırıyorlar. İri atletlerin ufak tefek isimler gibi hareket etmesi hususundaki eleştirine hak veriyorum ama güncel taktiksel düzende eski tip ağır bir isim ayakta kalabilir mi?


Bu hususlarda senin fikrin nedir hocam, gözden kaçırdığım bir yer mi var?
 
Son düzenleme:
Ya saçma salak bir organizasyon houston. Ve hakemler aşırı Lakers yanlısı idi yani Fauller verilse Alperen' 40-42 sayı ile bitirebilirdi.
 
Son çeyrek yüzyılın en iyi oyuncusu, mükemmel basketbol oyuncusu falan denen Jokic, 3 tane ana oyuncusu sakat olan Minnesota'yı eleyemedi. xD İnşallah 25 sayı atıp yanına 10 sayı 10 rib iliştirmenin seni bu dönemde über oyuncu yapmadığını falan anlarlar.
 
Şu videonun altına attığım yorumu buraya da atmak isterim, maksat arşiv olsun.

Gene LeBron'u yağladık, hadi hayırlı olsun. Final yapmak kolay değil de, Free Agent kavramı NBA'e geldikten sonra en fazla All-Star olmuş ve HoF olmuş/olacak oyuncu ile oynayan süper yıldız LeBron. Ve Doğu Konferansı'nın en zayıf zamanlarında bu adam bu kadar yıldız ile play-offlarda idi; ona rağmen ancak bu kadar final görebildi. Batıya geldi geleli görebildiği final sayısı 1 ! O da Bubble sezonu.

LBJ'nin final görmesiyle ilgili bir diğer durum şu: 10 final gördü; bu adam 4 kazandı, 6'sını kaybetti. Bu kazanılan 4'ten ikisi lockout sezonu şampiyonluğu, 2012 Lokavt sezonu ve 2020 Bubble. 2020 Bubble'ı LBJ'nin takım arkadaşı Alex Caruso bile gerçek bir şampiyonluk olarak görmediğini, OKC ile kazandıktan sonra "Gerçeğini kazandım sonunda" diyerek belirtmişti.Yani full NBA sezonlarını baz alırsak LBJ finallerde 2-6 aslında xD

Longevity olayına gelirsek eğer, LBJ çok sezon oynamış olabilir ama teknik olarak o kadar çok maç oynamadı ya da süre almadı. LBJ kariyerinde sadece 3 sezon 80 ve üzeri maç oynadı. 23 sezonda sadece 3 !!! 75 ve üzeri maç ise 15 sezon, 70 maç ve üzeri ise 13 sezon. Yani neredeyse kariyerinin yarısında sezon başına 70 maçtan az oynamış bu adam. Goat muhabbeti içinde olup da kariyerinin yarısına yakın süre boyunca sezon başına 10+ maç oynamayan bir oyuncu yok.

2018 yılından bu yana ise, LBJ son 8 sezonda, sezon başına 59 maç oynuyor!! Maç başı süre işine gelirsek, 23 sezonluk kariyerinde sadece 4 sezon 40 ve üzeri dakika maç başı süre alıyor normal sezonda ve bu 20-24 yaş aralığına geliyor. 2018 sonrası son 8 sezonda ise maç başına 34,8 dk süre alıyor sadece. Ve bu 34.8 dakika içerisinde sadece hücumda oynuyor diyebiliriz hele de son 3-4 yıldır, adamın tonlarca savunmaya dönmediği görüntü var. Bu kadar load management, bu kadar savunmada dinlenme taktikleri ve yok, kriyoterapi ile steroid tatilleri ile falan bir zahmet play-off'ta zayıf bir takım karşı ağırlık koysun. Karl Malone 40 yaşında Utah ile son sezonunda 82 maçın tamamını oynayıp maç başına 37 dk süre alıp 20-8-5 çekebiliyordu. LBJ öyle anlatıldığı kadar anomali değil, bu load management ve steroid treatmentları ile değil en azından diyelim.


LBJ tüm NBA yıldızları arasında en şekillendirilmiş, doğal olmayan seçilim ile inşa edilmiş kariyerine sahiptir. Maç seçer, sezon seçer, oyuncu seçer, koç seçer, GM seçer, kontratını seçer, takım seçer xD Bu kadar dekoratif bir kariyerin sonu standart sezonlar dahilinde finallerde 2-6 olmak ise , kimse kusura bakmasın, o adam GOAT olmayı bırak, Top 5 bile değildir, sadece statpadder, ring chaser'dır.


Bu arada, 10 kez finallere gitmenin abartılmasına dair bir şey daha ekleyeyim. Bu adam 23 sezonluk kariyerinde 19 kez play-off yapıyor zaten. Ve bunların 13'ü zayıf Doğu Konferansı'nda oluyor. Yani 19 play-off sezonundan 10 final çıkıyor, ondan da 4 şampiyonluk çıkıyor. Zayıf doğu konferansındaki 13 play-off sezonundan sadece 3 şampiyonluk çıkıyor !! Lokavt sezonlarını saymazsak, doğu konferansında 12 play-off sezonundan sadece 2 şampiyonluk !!! Olaylara böyle bakarsanız o kadar da muazzam bir şey olmadığı ap açık ortaya çıkıyor

.Günün sonunda, olması gereken normlarda oynanan sezonları ele alırsak; 17 play-off run'ından (Bunların 12'si zayıf doğuda) 8 kez finale çıkıyor (hepsi zayıf doğudan gelerek) bu 8 finalden sadece ve sadece 2 şampiyonluk xD Bu mu GOAT ? Hem de Free Agent kavramının lige girişinden sonra en çok All-Star ve HoF takım arkadaşına sahip oyuncu sen iken ?

LeBron'un kariyeri boyunca sahip olduğu takım arkadaşı desteğini hatırlamakta zorlananlar için özetleyeyim.

Onunla beraber oynarken MVP oylamasında ilk 10 a girebilmiş elit yıldız takım arkadaşları: D-Wade, Luka, Anthony Davis
Onunla beraber oynarken All-Star seçilmiş takım arkadaşları: D-Wade, Luka, Kyrie Onunla beraber oynarken all-star olmuş takım arkadaşları. Iglauskas, Mo Williams, D-Wade, Bosh, Kyrie, Kevin Love, Luka (sakatlanmasa Austin Reaves de burada idi)

Kariyerinin bir noktasında MVP olmuş takım arkadaşları: Westbrook (LBJ'ye MVP olduktan 4 sezon sonra 33 yaşında katılıyor, veteran değil yani), Shaq
Kariyerinde bir noktada MVP oylamasında ilk 10'a girmiş elit veteran takım arkadaşları: Carmelo, Rondo, Dwight Howard, Bosh, Kevin Love, Ben Wallace
Kariyerinde bir noktada All NBA Ve All-Def takımlarına seçilmiş takım arkadaşları: D-Wade, Luka, Kyrie, Bosh, Kevin Love, Westbrook, Carmelo, Rondo, Dwight, DeAndre Jordan, Ray Allen, Isaiah Thomas, Shawn Marion, Larry Hughes, Eric Snow, Ben Wallace, A. Varejao, Shane Battier, Zubac, Drummond, Tyson Chandler, Alex Caruso, Marcus Smart

Kariyerinde bir noktada All-star olmuş takım arkadaşları: Melo, Rondo, Dwight, Ben Wallace, Shaq, Shawn Marion, Ray Allen, Juwan Howard, Antwan Jamison, DeAndre Jordan, Wally Szcerbiak, Rashard Lewis, Brandon Ingram, Drummond, D'Angelo Russell, Marc Gasol

Sağlam Rol Oyuncuları, All-Star kıyısında gezenler, bireysel ödül alanlar vs: Drew Gooden, Trevor Ariza, Jr. Smith, Rui Hachimura, Malik Monk, Mike Miller, Mike Bibby, Malik Beasley, Michael Beasley, Vanderbilt, Caruso, Lonzo Ball, Kyle Kuzma, Dennis Schröder, Josh Hart, Javale McGee, K. Caldwell-Pope, Montrezl Harrell, DeAndre Ayton, Udonis Haslem, Mario Chalmers, Eddie House, James Posey, Chris Andersen, Donyell Marshall, Shannon Brown ve daha niceleri...

Bunca desteğe rağmen normal şartlar altında oynanmış 21 sezondan 17 play-off sezonu, O 17 play-off sezonundan 8 final çıkıyor ve buradan da anca 2 şampiyonluk çıkıyor ??? Totalde ise 23 sezondan 19 play-off sezonu oradan da 10 final ve 10 finalden 4 şampiyonluk ??? Ve yukarıdaki onca takım arkadaşına rağmen !!!!!

Bu mu yücelik ve büyükük ???
 
Son düzenleme:
Üst