Aşağıda Türkiye'deki insanların beslenmesiyle ilgili istatistikler var. Birleşmiş Milletler Yiyecek ve Tarım Organizasyonu'nundan alınmış ve paylaştığım çoğu şeyde olduğu gibi, şahsımca Türkçe'ye çevrilmiştir. g/kişi/gün, bir kişinin bir günde tükettiği gram anlamına gelmektedir.
Türkiye'de tüketilen protein miktarında, 2004'ten 2009'a kadar olan süreçte bir düşüş görülmesine rağmen, o zamandan itibaren düzenli bir yükseliş gösteriyor. Beslenme ve diyet alanında kullanılan RDA standartlarına göre, bir insanın ihtiyacı olan minimum protein miktarı kilo başına 0.8 gramdır. Bu standart, gereken minimumu vermektedir ve yoğun fiziksel aktivite veya büyüme dönemindeki kişileri kapsamamaktadır.
Hayvan kaynaklı protein tüketimi, 2000 yılından beri aşağı yukarı düzenli bir artış gösteriyor. Özellikle 2009 sonrasında sabit bir yükseliş var.
'Beslenme için gereken enerji yeterliliği' demek, bir ülkedeki insanların toplamı için gereken yeterli enerji miktarıdır. Yani bir ülkedeki insanların toplamda kaç kalori tüketmesi gerektiğidir. Bu grafik ile o ülkedeki yetersiz beslenen insan sayısı ve oranı karşılaştırılarak, ülkede genel olarak bir besinsizlik sorunu mu, yoksa besin dağıtımı sorunu mu olduğu anlaşılır.
Türkiye'yle alakalı istatistikten görüleceği üzere, bizim ülkede genel olarak bir kalorisizlik sorunu olmadığı gibi, toplamda gerekenin çok üstünde kalori tüketimi yapılıyor. Ülke olarak, toplamda, gerekenin yaklaşık 1.5 katı kalori tüketiyoruz ve bu oran 2010 civarından beri genel olarak gittikçe artıyor. Hatta obeziteyle ünlü ABD'yle karşılaştırılınca, Türkiye'de toplam kalori tüketimi oransal olarak daha fazla oluyor (yaklaşık %10 bir fark var).
Bu da bizi başka bir istatistiğe getiriyor.
Türkiye'de, yetişkinlerde obezite görülme sıklığı kararlı ve neredeyse tamamen sabit bir hızla yükseliyor. Dünya Sağlık Örgütünün 2016 verilerine göre, 2016'da kadınların %39,2'si obez, %69,3'ü şişman ve obez grubunda sınıflandırıldı. Erkeklerde ise bu oran sırasıyla %24,4 ve %64 olarak gerçekleşti.
Bir önceki paragrafta linklediğim BBC ve onun kaynak gösterdiği DSÖ'ye göre...
1975'ten bu yana dünya çapında obezite üç kat arttı.
2016 verilerine göre, 18 yaş ve üstü 1,9 milyar yetişkin şişman, bunların 650 milyonu ise obez.
Yani yetişkin nüfusun %39'u şişman, %13'ü ise obez.
Dünya nüfusunun çoğunluğu, obezite ve şişmanlığa dayalı ölümlerin zayıflıktan kaynaklı ölümlerden daha fazla olduğu ülkelerde yaşıyor.
Son olarak, Türkiye'de büyümesi besin eksikliği sebebiyle engellenen, 5 yaş altındaki çocuk sayısı iyi bir düşüş göstermiş. Ancak çocuklarda obezite oranı küçük bir miktar olsa da artmış.
Türkiye'yle alakalı istatistikten görüleceği üzere, bizim ülkede genel olarak bir kalorisizlik sorunu olmadığı gibi, toplamda gerekenin çok üstünde kalori tüketimi yapılıyor. Ülke olarak, toplamda, gerekenin yaklaşık 1.5 katı kalori tüketiyoruz ve bu oran 2010 civarından beri genel olarak gittikçe artıyor. Hatta obeziteyle ünlü ABD'yle karşılaştırılınca, Türkiye'de toplam kalori tüketimi oransal olarak daha fazla oluyor (yaklaşık %10 bir fark var).
Bu da bizi başka bir istatistiğe getiriyor.
Bir önceki paragrafta linklediğim BBC ve onun kaynak gösterdiği DSÖ'ye göre...
1975'ten bu yana dünya çapında obezite üç kat arttı.
2016 verilerine göre, 18 yaş ve üstü 1,9 milyar yetişkin şişman, bunların 650 milyonu ise obez.
Yani yetişkin nüfusun %39'u şişman, %13'ü ise obez.
Dünya nüfusunun çoğunluğu, obezite ve şişmanlığa dayalı ölümlerin zayıflıktan kaynaklı ölümlerden daha fazla olduğu ülkelerde yaşıyor.
Moderatör tarafında düzenlendi:
