Kahraman Baykuş - Kanatlanan Kültür

Genel Pokémon: Yeni Macera

Flyjin

Kahraman Baykuş
Üstat Kullanıcı
Arkadaşlar bölümleri atacağım başlık burası. Karakterler tamamlanınca başlarım sanırım. Bir iki kişi kaldı. Şimdilik bunlar burada dursun.

Ebedi Şampiyon Kuro
İsim: Kuro
Lakap: Ebedi Şampiyon
Yaş: 28
Boy: 170
Kilo: 63
Saç Rengi: Siyah
Rozet Sayısı: -
Başlangıç Pokemonu: Bulbasaur
Pokémonları
: Starmie, Rapidash, Gallade, Electivire, Infernape, Venesaur, Snorlax, Nidoquen, Gengar, Swampert ve Salamance
Ünvan
: Hoenn Pokémon Ligi Şampiyonu/Kanto Zorlu Salon Lideri.
Karakter: Duygusal bir yapısı olan Kuro sessiz bir yapıya sahiptir. Hayvanlara olan sevgisi, zamanla Pokémon antrönörü olma arzusunu tetikledi, Pokémonları çok sever. Kanto bölgesindeki tüm GYM liderlerini alt ettikten sonra, Kanto'nun 1 numaralı GYM'ini açmak istiyor. Sessiz bir yapısı olsa da, arkadaşlarına karşı ketum da değildir.

eYSgi.png



Evren Haritası:
e58eZ.png


* Sayılara takılmayın ayırmak için yaptım. Gücü simgelemiyor.
* Güçlü Salonları ayırdım.
* Güçlü Salonlar arasında da elbette bir fark var.
* Şimdilik unuttum, sonra düzeltirim ama 1 numaralı bölge de güçlü bölge.
* 7 Kırsal Bölgenin yerlerini belirledim.
* Diğer Bölgelere yapmayacağım. Ama Salonu olan yerlere ek olarak, 2-3 bölgeye daha isim verebilirim.
* Bu isimler Japonyada farklı bir yerde olan kasaba veya semt olabilir, takılmayın. Pokémonda geçmeyen yer olabilir, Pokémonda geçen ama normalden farklı bir yer olabilir. Çok takılmayın.



Karakterler:

Ana Karakter:
İsim: Junji Ikeda
Yaş: 17
Boy: 178
Kilo:71
Saç Rengi: Gri
Rozet Sayısı: -
Başlangıç Pokemonu: Squirtle
Karakter: Junji heyecanlı ve arzulu bir kişiliğe sahiptir. En büyük tutkusu Pokémon'dur ve bir gün en tepeye çıkmak istiyor. Artık 17 yaşına girdi ancak fakir olan köyüne nadiren başlangıç Pokemonu geldiği için hala da bekliyor. Arkadaş canlısı ve strateji konusunda yeteneklidir. Genelde sakin birisidir, hatta arkadaşlarını çileden dahi çıkartacak seviyede sakindir. Ancak Pokémonlara çok önem verir. Zaafı ise çabuk yorulmaktır, o yüzden koşmayı hiç sevmez. Hareket etme konusunda tembel de olsa, maceralara atılmayı ve Pokemon ustası olmayı çok istiyor.

etihQ.png

Rakip:
İsim: Karasu
Lakap: @Uncle Paulie
Yaşı: 17
Boy: 170
Kİlo: 78
Saç Rengi: Sarı
Rozet Sayısı: 1
Başlangıç Pokemonu: Bulbasaur
Pokemon Takımı: Bulbasaur, Butterfly, ?
Karakter: Karakter çok büyük hayallere sahip biri değil, ancak yenilmekten ve kendisinin aşağılanmasından nefret ediyor. Kompleksli biri, ancak psikopat derecede değil. Duygularını saklamasını biliyor ancak tahammül edemeyeceği şeyler var, öfke krizleri geçirince kendi pokemonları dahil gözü dönebiliyor. Bu durumlar sağlanmadıkça pokemonlarına karşı şefkatli.
eeIeo.png

Yardımcı Karakter:
İsim: Shōkōnetsu
Lakap: @Mihawk
Yaş: 19
Boy: 1:79
Kilo:74 kg
Saç Rengi: Kızıl
Rozet Sayısı: -
Başlangıç Pokemonu: Charmander
Shokonetsu yalnız yaşamaktadır. Manga okumak ve anime izlemek dışında zevk aldığı şey sadece Pokemon avlama heyecanıdır. Biraz içine kapanıktır ve çok da fazla konuşmaz. Genellikle konuşmaları başlatan o değil de, karşısındaki kişi oluyor. Pokemonları insanlardan fazla sever ve daha iyi anlaşır. En iyi arkadaşı da Junji'dir.
eBrJj.png


Ara Sıra Gelen Elite
İsim: Kazuo Otsuka
Lakap: @Rakatas
Yaşı: 21
Boy/Kilo: 184 boylarında 80 kilo
Saç Rengi: Mor
Başlangıç Pokemonu: Charmander
Pokemonları: Charizard, Golduck, Victreebel...
Rozet Sayısı: 7
Karakter: Pokemonları sadece araç olarak görür. Onun için önemli olan kazanmaktır. Kaybedecek olursa Pokemonlarını azarlar. Çabuk öfkelenen asabi birisi.
Hiç arkadaşı olmadığı için, insanlarla nasıl konuşacağını bilmeyen birisidir.

oko7157.png





Yardımcı Rakip Karakter:
İsim: Genki Mitoma
Yaş: 18
Boy: 178
Kilo: 65
Saç Rengi: Turuncu
Rozet Sayısı: 1
Başlanıç Pokemonu: Eevee
Pokemon Kadrosu: Eevee, Machop
Karakter: Olgun bir yapısı vardır, kendi Pokémonlarına değer verir ancak, arkadaşınınkiler dışında diğer Pokémonlara pek değer vermez. Amacı Kanto bölge şampiyonu olmaktır. Biraz karamsardır.

eYkU3.png
 
Moderatör tarafında düzenlendi:




0. Bölüm Plot

Kanto Bölgesi Katashina

Japonya'nın kırsal ve yeşillik dolu kasabası olan Katashina'dayız. Burası müstakil ve bahçeli evlerle dolu. Zaten pek fazla kişi de yaşamadığından halk birbirini tanır. Ancak burası fakir bir kasaba. Bazı bölgelerde senede 1 kez 17 yaşından büyük çocuklara başlangıç Pokémonu dağıtılır. 17 yaşını geçen ve lise okulunu bitirmiş herkes antrenör olmaya hak kazanır. Bunun için bazı kurallar daha var tabii ki suça karışmamış olmak, 18 yaşından küçükse anne ve babanın onayını almak ve Pokémonlar hakkındaki bilgi testini geçmek.

Bölgeler için de kurallar var tabii ki. Her bölge belli bir başlangıç Pokémonu kontenjanına sahiptir. Ve bölgelere Pokémonlar kasabanın gücüne göre verilmektedir. Tabii ki her şehir her bölge başlangıç Pokemonu alamaz. Öncelikli koşul bölgenin bir Profesörü olmalıdır. Bu yüzden Kanto bölgesinde toplam 7 kasabaya başlangıç Pokémonu verilmektedir. Pokemon profesörleri ise, genel olarak görevlerini doğdukları kasabada veya eğer doğduğu bölge elverişsizse kırsak alanlarda görev yapar. Çünkü araştırma ve Pokemonları yetiştirmek için öncelikle geniş bir kırsal alana ihtiyaç vardır. Bu sebepten dolayı Kanto bölgesinde Katashina, Ueno, Matsudo, Yoshimi, Miho, Ogose ve Tako kasabalarında başlangıç Pokemonu alınabilmektedir. Diğer bölgelerde de Profesörler olsa da, Japon Pokemon Birliği bu bölgeleri seçmiştir. Diğer bölgelerden gelmek isteyen antrenörlere ise farklı kolaylıklar tanınmaktadır.

Bu bölgeler senede 3 tane başlangıç Pokémonu alır, zaten kalabalık olmayan nüfusları ve kuralları sayesinde çok fazla başvuru olmaz. Keyifli olsa da, dışarıda tek başına olmak herkesin verebildiği bir karar değildir. Ancak, senede 3 Pokemon almanın istisnaları var. Katashina ve Ogose zor geçinen kasabalardır, bunun üstüne talebin fazla olmamasından dolayı bu iki kasabaya 3 senede 3 başlangıç Pokémonu verilir.

Şuan da kasabanın yokuşlu bölgelerinden birisinin önündeki evdeyiz, bu yokuşlu bölgede toplam 5 ev var ve hepsi birbirine benzeyen taş ve iki katlı evler. Şuan odaklandığımız kapıları mavi olan bu ev Junji'nin evi. Junji 2 ay önce 17 yaşına girmiş bir Pokémon aşığı. En iyi dostu Shōkōnetsu ile birlikte kasabalarına başlangıç Pokemonlarının gelmesini bekliyorlar. Shokonetsu Junji'den 2 yaş büyük ancak kasabaları en son başlangıç Pokemonu aldığında henüz 16 yaşındaydı. Her ikisi de antrenör olmak için gerekli her şeyi tamamlamıştı. Sınavdan yüksek derece aldıklarında her ikisinin de lise mezuniyetlerinin 1. ayının sonuydu yani Haziran ayıydı. Ancak ikisinin de bugün ayrı bir heyecanı var kasabaları 3 yılın ardından bugün başlangıç Pokémonlarını almışlardı. Bizim hikayemiz de burada başlıyor. Hadi şuradan yokuşu koşarak çıkan ve mavi kapılı eve giden gence bakalım.

Shōkōnetsu bütün heyecanıyla yokuşu çıktı ve arkadaşının kapısını çalmaya başladı. Nefes nefeseydi.
Junji, hey Juınji uyan be uyan!
İçinden Junji'nin nasıl bu kadar bekleyebildiğini geçiriyordu. Bir an önce kapıdan çıkmasını ve koşarak Profesörün evine gitmeyi istiyordu. Biraz sonra kapıya, 40'lı yaşların başlarında siyah saçlı uzunca boylu bir adam çıktı. Shōkōnetsu bu adama bakarken kafasını kaldırmak zorunda kalıyordu. Bu adam Juichi Ikeda'idi, yani Junji'nin babası, boyu ise 195. Ancak yapısının aksine sevecen birisiydi, Shōkōnetsu'ya az yemek ısmarlamamıştı Junji'ye ne aldıysa Shōkōnetsu'da alırdı. Çünkü yaş farkına rağmen hep birlikte oynarlardı ve Shōkōnetsu'nun babasıyla çok iyi arkadaştılar. Adam kibar ancak tok bir ses tonuna sahipti.
Hoş geldin Sho-kun, Junji en son uyuyordu, istersen içeri geç onu uyandır
Dedi, Shōkōnetsu
İyi olur, gecikeceğiz yoksa.
Diye karşılık verdi ancak biraz sonra, üst katın penceresi açıldı ve Junji
Biraz bekle geliyorum.
Diye yanıt verdi. 2 dakika geçmeden de aşağı indi ve Shōkōnetsu'ya baygın gözlerle bakarak içeri davet etti.
Ne içerisi? Şaka mı yapıyorsun, koş hadi geç kalacağız 3 yılın sonunda Pokémonlarımıza kavuşuyoruz.
Dedi heyecanını bastıramıyordu. Ancak Junji de bu konuda ne kadar arzulu olsa bile, şuan sakindi.
Yav şaka mı yapıyorsun Mifak? Saat 10:30 ne geç kalması?
E geç işte, senin yüzünden bu kadar bekledim yoksa, çoktan gitmiştim Profesör Jiraiya saat 10'da açtı bile laboratuvarını!
E ne olmuş?
Ne demek ne olmuş? Yetişemeyeceğiz!
Neye yetişemeyeceğiz Mifak? Zaten bu seferkinde 3 kişiyiz. 3 sene bekliyoruz ama, çok fazla talep olmadığı için unutma.
Ya 3 kişiyiz de, erkenden gidip, istediğimiz Pokémonları alalım işte. Ayrıca madem bir lakap taktın, düzgün söyle "Mihawk!"
Sakin ol biraz, bunlara takılma. Hem ben haberini aldım. O yüzden rahatım zaten.
Dedi ve gülümsedi. Shōkōnetsu bunu görünce, gülümsemesine engel olamadı.
Neden sakin olduğun anlaşıldı. Demek Squirtle'ı almayacak.
Evet! Ama hangisini alacağını söylemeyeceğim. Neyse aslında ben de sabırsızlanıyorum hadi gidelim.
Koşalım!
Junji'nin yüzüne bir karamsarlık çöktü, koşmak mı? İnsanlar neden koşsundu ki.
Şaka şaka, nefret ettiğini biliyorum.

İkili profesörün laboratuvarının yolunu tuttu. Prf. Jiraiya 50'li yaşlarda uzun boylu, uzun ve gümüş rengi saçlara sahip çapkın bir karakterdi. Zamanında bir Pokémon antrenörüyken ortalığı esip kavurmuştu ancak memleketinden yeni yetenekler çıkartmak için, emekli olup kasabasına kesin dönüş yapmıştı. Profesör diploması ise basitti. Hem bilgisi hem konumu sayesinde 1 hafta içinde sınavları verip formalitelere dahil edilmeden diplomasını almıştı. Bir Charizard'ının olduğu bilinse de onlarca Pokémona sahipti. Ana kadrosu ise pek bilinmemekte. O ününü tüm dünyaya yaymıştı buna rağmen, nihai kadrosu pek bilinmiyor. Gene de kurbağa ninja olan Greninja ve Charizard'ın dışında ateş Pokemonlarına ağırlık verdiği bilinir. Junji'yi ise ayrı sever.

Evden çıkalı 15 dakika olmuştu ki ikili, profesörün laboratuvarına vardılar. İçeriye ilk Junji girdi. Pokemon seçme alanına geldi ve kapıyı çaldı. Jiraiya kapıyı açtı ve

Hoş geldiniz çocuklar. Sizler Pokémon seçmeye gelmiş olmalısınız. Kimlikleriniz ve diğer belgeleriniz hazır mı? Başarı belgenize bakayım gösterin bana.
Dedi Mihawk ve Junji şaşkındı. Junji biraz sinirlenerek.
Ne?! Ne belgesi zaten onları sen vermiyor musun? Hem ne kimliği hepimiz birbirimizi tanıyoruz.
Kesin Hana daha gelmemiştir.

Tahmini doğruydu. Hana henüz gelmemişti ve Jiraiya ilk Pokemonu seçmesi için onu bekliyordu. Junji Jiraiya'ya pis pis bakarak.
Yaşın 50 küsur, 20 yaşında bir kıza yaranacaksın diye bizi bekletme. Hem Squirtle'ı alacağımı iyi biliyorsun. Hana ise Bulbasaur seçecek!
Bu şekilde olacak, onu beklemek zorundasınız. Bir hanıma öncelik vermek nezakettir.

Hoşlarına gitmese de bekleyeceklerdi. Jiraiya'nın huyu belliydi ve asla izin vermezdi.
Mihawk Junjiye fısıldayarak
Hana geçen sefer 17 yaşındaydı ve ilk denemesinde antrenörlük belgesini alamamıştı. O yüzden 20 yaşını bekledi. Ama biliyor musun? İlk sınavda profesör Jiraiya kasaba dışındaydı, Hana tekrar sınavına 1 sene sonra benimle girdi. Sınav sorumlusu da Jiraiya'ydı. Söylentilere göre ona yardımcı olmuş.
Beklerim. Yapmıştır!
Hassas bir duyma yetim var veletler. Bir hanıma yardım etmek, her beyefendinin görevidir. Ancak Pokémona asla ihanet etmem. Kahve dedikodularına kulak asmayın. O tarz bir şeyi asla yapmam.
Doğruyu söylediği gözlerinden net bir şekilde okunuyordu. Her ne kadar sapık seviyesinde bir çapkın da olsa, Pokémona ihanet edecek bir yapısı yoktu.

Kısa süre sonra içeriye, turuncu saçlı 160 boylarında güzel bir kız girdi. Gülümseyerek.
Sizi bekletmiş olmalıyım. Üzgünüm.
Evet beklettin.
Diye atıldı yanında uyuyakalan Junji'nin aksine, Shōkōnetsu huyu gereği beklemeyi sevmezdi. Jiraiya sözü aldı.
Kabalıklarını mazur gör, seni bekleyecekler tabi. İşleri ne? Hadi içeri girin.
Dedi, laboratuvarın bu bölümü serindi ve tam ortadaki bir platformun üstünde duran masada 3 başlangıç Pokémonunun fotoğrafları vardı. Önlerinde de toplar. Jiraiya ilk olarak Hana'yı buyur etti. Uykulu gözlerle, Squirtle'ın topuna bakan Junji'nin ve Charmander'ı gözleyen Shōkōnetsu'nun heyecanı doruktaydı. Hana Jiraiya'ya teşekkür etti ve Junji'ye sinsi bir gülümseme attıktan sonra Squirtle'ın topuna yöneldi.
Bunu seçiyorum profesör
Dedi ancak Hana daha önceden Bulbasaur'ı seçeceğini söylüyordu. Junji'ye de değil arkadaşlarına da bunu söylüyordu. Ancak Junji onun sinsi kişiliğini biliyordu. Fesat bir yapısı vardı ancak bu kadarını beklemiyordu. Kasabada Junji'nin Squirtle aşkını bilmeyen yoktu. Junji adeta yıkılmıştı. Bu an için senelerdir bekliyordu. Üstelik ilk de o gelmişti. Sinirle atılacak oldu ki...
Alamazsın!


Bu Jiraiya'idi. Ama bir kadını kırmazdı ki o. Hem bu kadar beklemelerinin sebebi ona ilk seçimi yaptırmak değil miydi? Neyin nesiydi bu tepki Hana
Anlamadım. Neden? İlk ben seçmiyor muyum?
Dedi Jiraiya ise gülümseyerek
Onu Jun-chan aldı. Gördün onlar senden önce geldi, bu yüzden ilk seçimi de o yaptı.
Dedi Hana hayal kırıklığına uğramış ve öfkelenmişti, ancak belli etmedi. Junji ise Jiraiya'ya sarılmamak için zor duruyordu. Yüzündeki gülümseme saklanmayacak boyutta mutluluk içeriyordu. Hana bozuntuya vermedi.
Haklısın profesör. O halde Charmander'ı seçiyorum.
Dedi Hana profesörün kadın düşkünlüğünü bilse de, Junji'ye olan sevgisini de biliyordu. Ancak bu durum Shōkōnetsu için geçerli olamazdı. Bari bunu yapayım dedi ve bu sefer de Shōkōnetsu'ya pis pis sırıttı. Shōkōnetsu ise öfkelenmişti. Junji'ye erken gelmedikleri için kızacak oldu ancak, Gene de Hana'dan önce gelmişlerdi. Bu profesörün yüzünden olmuştu. Bulbasaur'ı da severdi aslında ama Bu yapılan kabul edilemezdi, eğer karşısındaki erkek olsaydı dayağı yemişti. Profesör bir kahkaha patlattı.
Dürüst olmak gerekirse, Bulbasaur'ı seçersin sanmıştım. Bu yüzden de nezaket gereği ilk sana sormuştum. Yoksa Charmander'ı Sho-chan çoktan seçti.
Deyiverdi. Hana'nın bilmediği şey Jiraiya Junji'yi ne kadar seviyorsa, Shōkōnetsu'yu da o kadar severdi. Jiraiya çocuklara döndü
Değil mi çocuklar?
Dedi Junji ve Shōkōnetsu gülümseyerek sanki Hana'yı çatlatıyorlardı. İkisi bir ağızdan
Evet!
Dediler. Hana kısa bir süre sonra öfkeyle çıktı ve çıkmadan önce son sözleri
İkinizi de mahvedeceğim. Pokemon Ligine falan katılacak yetenekte değilsiniz. Çöpler!

Jiraiya Pokemonlarını vermeden önce, çocuklara Pokedexlerini ve toplarını verdi. Shōkōnetsu mutluydu artık macera başlıyordu. Ancak hoşnut olmayan birisi vardı.
3 top mu? Diğer kasabalar 15 top veriyor!
Biz fakiriz. 3 topu da vermiyorlar bunlar benim kişisel ikramım.
He tabi! Hana'ya neden 10 tane verdin. Madem 16 top vardı bari 5'er tane verseydin. Ona gene fazla vermiş olurdun. Pis sapık! Ayrıca Pokémon yakalamanın kolay olmadığını topların hassas olduğunu sen söylemiştin. Ya başarısız olursak?
Velet. Beni dinlemedin mi? İstersen 3 topu geri alayım. Bunlar benden. Ayrıca o kadar da hassas değiller. Anca 2 yakalamada başarısız olursan toplar bozulur. Becerikli ol ve 2 sefer içinde yakala sende.

Shōkōnetsu araya girmezdi normalde, bu durum bazen yaşanırdı ve o da alışıktı. Ancak konunun uzamasını da istemiyordu.
Tamam Jun, profesör haklı. Hem bizim kasabamıza normalde Poke Topu bile gelmiyor. Yolda marketler vardır, bu yüzden para biriktirmedik mi zaten? Bulduğumuzda bir kaç tane alırız.
Junji normalde sakin bir yapıya sahipti. Profesörle de iyi anlaşırdı. Ancak ne zaman Jiraiya'nın sapıklığı tutsa münakaşa ederlerdi. Biraz sonra sakinleştiler ve ikili Pokémonlarını alıp, profesörle vedalaştıktan sonra birbirleriyle ayrıldılar. Artık eşyalarını alıp yola koyulma vakti geliyordu!

Kusura bakmayın, renk kayması var. Ne kadar uğraşsam da düzeltemedim. Normalde maviler Junji, kırmızılar Mihawk. Ama bazı yerlerde kayma var. Genel karakterler siyah fonda olacak. Ama bazı yerlerde dediğim gibi renk kayması var. Kusura bakmayın.
 
Moderatör tarafında düzenlendi:


1. Bölüm Macera Başlıyor!


Ueno Kasabası


Ueno kasabası, Pokemon Kasabaları olarak anılan, 7 kasaba içinde durumu en iyi olan kasabalardandır. Bizim buraya gelme sebebimiz ise Karasu. Karasu biraz önce başlangıç Pokémonu olarak Bulbasaur'ını aldı ve yanına da 15 top verildi. Kasabaların kendilerine göre Pokémon dağıtma zamanları olsa da bunlar genellikle yakın aylarda olur. Ueno Kasabasıysa en erken Pokémon dağıtan 2 kasabadan bir tanesi. Karasu'yu laboratuvarın girişinde arkadaşı Genki beklemekteydi. Olgun ve karamsar birisiydi. En çok saygı duyduğu kişilerden birisi de Karasu'idi. Karasu'dan önce gelmiş ve başlangıç Pokémonu olarak sona kalan Bulbasaur'ı seçmemişti. Genki bunun yerine bir Eevee seçmişti. Profesörün laboratuvarı genişti ve başlangıç Pokémonlarının yanı sıra bazı Pokémonlar da çiftlik de bulunuyordu. Bunların bazıları ise, sahipsiz Pokémonlardı. Aslında Genki geldiğinde 3 başlangıç Pokémonu duruyor olsa da, Eevee'yi seçecekti. Sonuçta kasabalarının imkanları genişti. Genki Karasu'ya baktı ve.
Yola çıkma vakti geldi sanırım, fazla beklemeye gerek yok.
Karasu yerde, Genki'nin yanında bulunan çantasına uzandı.
Hadi, sen de çantanı al. Kasabadan çıkınca antrenman maçı yapalım.

Bu olay, hikayemiz başlamadan yani Junji seçimini yapmadan 2 ay öncesine ait. Bakalım bu süre zarfında neler olmuş?

Kasabadan çıktıktan kısa bir süre sonra, ikili maç yapmak için güzel bir alan buldular. İlk olarak Karasu atıldı.
Git Bulbasaur!
Genki karşılık verdi.

Eevee!
Sanki kararlaştırmışlar gibi, maça Genki başladı.
Eevee! çarpma saldırını kullan.

Keqj.gif


Karasu istifini bozmadı:
Bulbasaur! Asma Kamçısı!

8XbU.gif


Bulbasaur, kendisine doğru hızla koşan Eevee'ye Asma Kamçısı ile saldırdı, Genki'nin Atlat! Komutundan sonra, Eevee aniden durdu ve yan tarafa doğru kaçtı. Henüz her iki taraf da bir birine saldıramamışken Genki Eevee'ye Hızlı Saldırı! komutu verdi.

MouM.gif


Eevee Bulbasaur için fazla çevikti. Karasu durumu fark edip, Atlat! Komutu verse de, Bulbasaur kaçmayı başaramadı. Genki Bulbasaur'ın yerde yatmasını fırsat bilerek maçı bitirmek istedi. Ve anında Eevee'ye Isır! Komutunu verdi.

JCAI.gif


Bu sefer Karasu da afallamıştı. Ancak henüz rakibine dokunamamışken, rakibinin ona 2 kere saldırıp yere sermesi onu öfkelendirmeye başlamıştı. Kaybetmekten nefret eden Karasu, eğer ilk Pokémon maçını kaybederse bunu aşağılanma olarak görürdü. Ki bu kabul edilemezdi. Normalde Pokémonlara büyük bir sevgi beslese de, bu tür durumlarda kendini kaybedebiliyordu.

Bulbasaur! Ayağa kalk, kaybedecek olursak benden çekeceğin var! Çabuk ol Jilet Yaprakları!nı kullan.
Bulbasaur cesaretini gösterdi ve ayağa kalktı, Genki buna izin verme niyetinde değildi.
Karasu, kaybetmekten nefret ettiğini biliyorum, sana saygım da büyük. Ama sırf bu yüzden kazanmana izin veremem, ben de ilk Pokémon maçımı kaybetmek istemiyorum. Eevee, izin verme bir Hızlı Saldırı! daha yap.
Eevee anında harekete geçti, çok hızlı olmasına rağmen Bulbasaur, saldırısını kullandı.

VelvetyCreamyBluet-size_restricted.gif


Eevee bu saldırıya hızla koşarken, Genki müdahele etti ve ona Kaçmasını söyledi. Ancak gene de Eevee yüksek hızdayken düzgün bir manevra yapamadı, saldırı tam olarak etki etmese de, Jilet Yapraklardan 1-2 tanesi Eevee'ye isabet etmişti. Ancak bunun da boşa gitmiş olması, Karasu'yu iyice çileden çıkartmıştı. Böyle giderse kaybedecekti.
Toparlan Bulbasaur!
Ancak ne yapabilirdi? Derken aklına bir fikir geldi. İşe yarayabilirdi ama Bulbasaur ile ilk maçlarıydı. Uyumları yüksek seviyeyi bırak, yoktu bile. Başarılı olma ihtimali, başarısız olma ihtimalinden yüksekti.
Bulbasaur! Uyku Tozu!

3a2cce5e85847b9af3edfe07faf0cb92.png


Genki gülümsedi.
Bu kadar basit bir saldırıyı kozun olarak kullanmadın umarım! Geleceği çok belliydi. Eevee'min hızı Bulbasaur'ın saldırı hızından daha fazla. Eevee Atlat!
Karasu'nun gülümsemesi, Genki'yi endişelendirmişti. Her şey Karasu'nun düşündüğü gibi ilerlemişti, tek sorun Bulbasaur'ın hızı ve Eevee'nin nereye kaçacağıydı. Eevee'nin ilk hareketinden sonra bunu da çözdü.
Bulbasaur! Saat 11 yönü Sülük Tohumu!

TangibleImpeccableAdder-size_restricted.gif


Genki tepki dahi veremeden, her şey olup bitmişti. Sülük tohumu adı verilen bu saldırı, rakibe isabet ettikten sonra onu sarmaşık gibi sarardı. Adının Sülük Tohumu olma sebebi ise, rakibinin gücünü sürekli olarak emmesiydi. Saldırı Eevee'ye isabet etmişti ve Eevee sarmaşıklardan kurtulmak için, var gücüyle çırpınıyordu.
Bundan o kadar kolay kurtulamazsın Genki. Şimdi bunu da atlat bakalım! Bulbasasur Asma Kamçısı!
8XbU.gif


Saldırı bu kez başarılıydı. Karasu artık maçın nasıl sonuçlanacağını anlamıştı. Genki ise yenilgiyi kabul etmiş gibiydi. Suç Eevee'de değildi, kendi dikkatsizliği sonucu yenilecekti. Normalde Pokémonlara karşı pek bir sevgisi yoktu, ancak kendi Pokémonları farklıydı. Onlara kıyamazdı. Karasu maçı bitirmek istedi ve Bulbasaur'a Çarpma! saldırısı komutunu verdi. Ancak Genki
Geri dön Eevee!
Karasu, bunu hile olarak sayacaktı. Maçı bitirmek üzereydi Pokémonu çağırmak da neydi.
Ne yaptığını sanıyorsun! Ben kazanacaktım.
Tamam. Yenilgiyi kabul ediyorum, henüz ilk maçları ikisini de yormaya gerek yok.

Karasu uykudan uyanmış gibiydi. Bu doğruydu, bu güne kadar izlediği çok Pokémon maçı olmuştu. Ama bu kendisinin de Bulbasaur'ın da ilk maçıydı. Onun neler yapabileceğini de az çok görmüştü. Hem kazanmıştı da zaten, uzatmanın alemi yoktu.
Peki o halde. Hadi dinlenecek ve yemek yiyecek bir yer bulalım ve ilk salon maçı için sıradaki kasabaya gidelim.

İkili ilk salon maçları için yola koyuldular. Sıradaki kasaba 1 haftalık mesefedeydi.

2 Ay Sonra

Şuan tam da, Junjin ve Shokunetsu'nun kasabadan ayrılıp, yola çıktıklarının ertesi günündeyiz. Bu süre zarfında ise Karasu ilk rozetini çoktan Elektrik tipi salon liderine karşı almıştı. Teke tek maçta, Magnemite'a karşı zor bir galibiyet almıştı. Genki ise, ikinci denemesinde anca alabilmişti rozeti. Onun rakibi ise Voltorb'du. İlk olarak elektirk tipi salon seçmesinin de bir sebebi vardı elbette. Bu süre zarfında Karasu bir Butterfly yakalamıştı.

Belindeki diğer topun içinde ise hangi Pokémonun olduğu belirsiz. Genki ise bir Machop bulup yakalamıştı. 2 aydır yolda olsalar da, daha ligin başlamasına 1 sene daha vardı Pokemon Ligi gelecek sene Ekim ayındaydı. Bu seneki Kanto Pokémon Ligi içinse zaten geç kalmışlardı. 2 ay uzunca bir süre olsa da, Kanto'nun başlangıç Pokémonu alan 7 kasaba da Salonların ve Pokémonların çoğunluk olduğu alanlardan biraz uzaktaydı. Bu sebepten bu kasabadan çıkan her antrenör 1-2 ay byounca çok Pokémon ile karşılaşmaz ve en fazla 2 salon görebilir. Mesafelerin uzaklığının yanı sıra "Kanto Pokémon Bölgesi" alanında Pokémon'ları rahatsız etmemek için araç kullanımı yasaktı. Sadece feribot seferleri düzenlenirdi.

7 Kasaba için ilk salona ulaşmak en iyi ihtimalle 1 hafta, "Pokemon Bölgesi"ne ulaşmak ise 1.5 ay sürüyordu. Pokemon Bölgesinde ise durumlar farklı, buradaki feribot seferleri daha düzenli ve salonlar birbirine en fazla 10 günlük mesafede. Pokemon Bölgesi Salon sayısı 20, bölgenin dışındaki Salon sayısı ise 7. Yani lige katılmak isteyen herkes Pokemon Bölgesine gelmek zorundadır. Ancak güzergâh çok önemlidir. Bölgede rozet alacağınız ilk yerden sonra, ikinci hedefinizin neresi olacağı sizin salonlarla mücadele etmedeki kaderinizi belirler. Genellikle merkez bölgelerde zorlu salonlar bulunur. Bu sebepten dolayı seçeceğiniz salonların zorluk seviyesi bir anda çok yükselirse, büyük bir alanı geri dönmek zorunda kalırsınız, bu vakit kaybı da Lige katılamama anlamına gelebilir. Onun için her antrenör zorluk seviyesinin kademeli olarak artacağı bir yol seçerler.
 
er9w3.png



@Uncle Paulie yorum yaptığın için teşekkür ederim. Okuyan arkadaşlar yorum yaparsa sevinirim. Bir yazar için çok önemli geri dönüş almak, nasıl olursa olsun.

Arkadaşlar çok takılmayın. Harita bu, sonuçta paintten yaptım ve kara yolunu her yere yapamadım. Zaten bölümler geldikçe az çok anlayacaksınızdır. Buradaki amacım kafanızda canlandırmak istemekti. Nerede neresi var çok önemli değil zaten.

Ben beceremedim ama şöyle söyleyeyim. 7 Kırsal Bölgenin her biri Pokemon Bölgesine neredeyse eşit uzaklıkta, arada 2-3 gün oynar en fazla. Aynı şey beyaz alandaki salonlar için de geçerli. Her biri iki salona birbirine eşit uzaklıkta, haritada bazı bölgeler daha uzak gibi görünüyor. Takılmayın.

Bazı bölgeler ters de olsa, diğer bölgelerdeki salonlara gidiyor gene de, sebebi de hem nispeten kolay olması. Hem de ters de gelse, daha yakın olmaları.
 
Moderatör tarafında düzenlendi:
Pokemon izlememedim, bilgim de yok. Ama vsyi giflerle anlatman çok hoştu.
Karakterler de iyi şu anlık.
Şu bölge şeyisilerini anlayamadım. Ama önemli bir şeyse tekrar bakarım oralara.

Bazı konusmalardan sonra "cümle+dedi+cümle+dedi" geliyor. O kısımlarda dedileri azaltırsan daha iyi olur.


Bir de bir şey hoşuma gitmedi. Ama söylemeye çekiniyorum biraz. Çünkü detay vermemiştim.
Kendi karakteriminin dış görünüşünü ve adını pek sevemedimm.
 

2. Bölüm İlk Hedef!

İkilimiz Shokunetsu ve Junji, kendilerine en yakın iki kasabadan hangisini seçeceklerini konuşuyorlardı. Junji iddiasında ısrar ediyordu.
Güven bana en iyi yol bu.
Shokunetsu da kendi iddiasında haklıydı aslında. Ancak atladığı da bir durum vardı.
Jun, güneyimizde kalan kasabadaki salon nispeten daha güçsüz. 3 sene önce yola çıkanları hatırlasana.
Ya, tamam. Onlardan öncekiler de benzer yolları seçmişler. Hatta sana bir şey söyleyeyim, Hana da bu yolu seçti. Ama atladığınız bir şey var.

Neymiş? Eğer Pokemon bölgesini söylüyorsan, dışarıda kalan salonlar, bir kaç istisna dışında genelde daha güçsüz. Yani güneye gidersek Pokemon Bölgesinde daha güçlü salonlar olmayacak.
Junji haritayı eline aldı
e58eZ.png

Evet. Ama atladığınız şey de bu değil. Kuzeye gitmemizin iki avantajı var: Birincisi, kuzeyden gidersek, yani Pokemon Bölgesinin bize göre kuzeyde kalan kısmına gidersek, salon mücadeleleri için daha belirgin bir yol izleyebiliriz. (Haritada sağ köşede kalan Kırsal Kasabada yaşıyorlar) Eğer kuzeye ver tekrar kuzeye gidersek yolumuz çok daha iyi olur. İkinci avantajı ise genelde güçsüz Salonlar arasında kara bağlantısı olmaz. Bunun istsinaları 3 ve 4, 15 ve 16 ve bize yakın olan 11 ve 10. 9 ile de bağlantı var ama orası çok güçlü bu yüzden, 2 kasabanın bağlantısı var diyelim. Bu da bize şöyle bir avantaj sağlar. Sürekli olarak feribotta seyahat edeceğimiz için, karada geçireceğimiz süre azalacak. Ancak biz bu sırada Pokémon yakalayıp hazırlıkları daha oturaklı yapabiliriz. İlerisi için sorun değil, ama ilk salonlarımız olacağı için Pokémon yakalamamız şart. Ayrıca söylediğim yerden girersek bir birine yakın 4 salon var ve üstlerinde kalan, zor salonu saymazsak eğer hepsi birbirine yakın güçte. Eğer başarılı olursak Pokemon Bölgesine girdikten sonra 2-3 ay içinde, 12'yi de sayarsak 3 rozet toplayabiliriz.

Evet düşününce bunlar mantıklıydı. Bu strateji sayesinde kolaydan zora gitme stratejisi uygulayabilirlerdi. Hem de yol üstünde Pokémon yakalamak için epey şansları olurdu. Ancak Shokunetsu alışıktı. Junji genellikle iyi stratejiler kurar ve mantıklı düşünürdü. Kafasını salladı.
Doğru, bunu atlamışım. Ama şunu unutma, aşağıdaki bölge sadece uçan tip Pokémonlar kullanıyor. Ancak yukarıdaki eleman sürekli değişik tipler kullanıyor. İlk Pokémon seçimi salon liderinin hakkı da olsa, elimizde tek Pokémon var ve salona kadar da yakalama ihtimalimizin olmadığını düşünüyorum. Zaten daha Poké Topu almamız gerekiyor.
Junji de kafasını salladı.

Sen bana güven. Pokémonlarla karşılaşırız. Tamam bölgedeki kadar çok olmayabilir, ama sonuçta Pokémonlar dünyanın her yerine yayılmış durumda. Ha bu arada istersen, diğer bölgelerdeki salonlara girelim, oradaki salonlar daha güçsüz 7 rozeti zorlanmadan alırız ve 7.'ye en yakın salon da nispeten kolay olacak bu sayede basit bir şekilde 8 rozet de toplayabiliriz.
Junji bu kez bilmişlik taslamıştı. Shokunetsu ise biraz alaycı şekilde güldü.
Nasıl hem bu kadar zeki, hem de bu kadar ahmak olabiliyorsun?

Junji şaşkındı, ona göre Shokunetsu onun dahi olduğunu falan söyleyecekti.
Neden öyle söyledin ki?
Dostum bu salonların buralara açılmasını izin vermelerinin bir sebebi var. Eğer birisi senin düşündüğünü düşünür ve bunu uygulamaya çalışırsa, başarısız olsun diye. Dikkat edersen bu bölgelerde, her ne kadar araç kullanılsa da, aralarında kara yolu yok. Ve çember şeklinde değil, U şeklinde dizilmişler. Eğer ki dediğini yaparsan bu, 1 yıldan fazla sürer. Bunu 1 senede yaptığımızı düşünelim. Seneye 10 Eylülde olacağız. 8. Rozetimizi almamız en iyi ihtimalle 2 hafta. 24 Eylül oldu ve Pokémon Liginin yapıldığı bölge, dışarıdaki en yakın salona 1 ay uzaklıkta. Ki bu da 24 Ekim yapar. Pokémon Ligi başvuruları her sene 30 Eylülde başlar ve 7 Ekimde lig başlar. Ligin 15 gün sürdüğünü düşünecek olursak, biz gittiğimizde lig şampiyonu çoktan dönüş için yola çıkmış olur.

Junji söylediklerinden dolayı biraz utanmıştı, çok basit bir hata yapmıştı ve zoraki biçimde gülüyordu.[/color]
Ha bir de doğru mu emin değilim ama, Yoshimi ve Matsudo kasabalarından çıkan antrenörler, bir değil iki salona gidip, Pokémon Bölgesine girme şansına sahipti. Yani birisi önce güneye sonra da hemen önlerinde kalan salona, diğer de önce kuzeye sonra önlerindeki kasabaya girip Bölgeye giriyordu ve hiç zaman da kaybetmiyorlardı. Sonuç olarak yol üstüydü. Ancak Pokémon Birliği bunun önüne geçmek için önlem almış, her antrenör diğer bölgede bulunan salonlardan sadece 1 rozet alabiliyormuş artık. Her salonun kendine özel rozeti olduğu için, tespit etmek kolay. Duyduğuma göre bu rozetle bir başka, diğer bölge salonuna girersen, marketten etiketi sökülmemiş kıyafet çıkartmışsın gibi bir sistem devreye girip, ötmeye başlıyormuş. Tabi bunu sadece duydum. Ama olmuş olabilir çünkü mantıklı.

Kuzeye doğru gitme kararından sonra rotalarını buraya çevirdiler. Araçlar bu dönemde çok yaygın olmasa da, Bölge dışında kullanılırdı. Ancak fakir bir kasabadan çıkan ikili için henüz araçla hareket etmek mümkün değildi. Sonraki kasabalardan birisinde belki bu şansı elde edeceklerdi. Ancak ikilinin karakteri gereği, her yeri gezerek görmek ve kamp yapmak daha heyecanlıydı. Uzunca bir yürüyüşün ardından, ikili havanın kararmasından sonra, bir gölün kıyısı sayılabilecek bir yerde kampa kurdular. Yemek konusunda mahareti olan Junji'idi. İkili bunu bile yıllar önce kararlaştırmıştı aslında. Junji yemekleri yapan olacaktı. Shokunetsu ise, yaralanan Pokémonlara ilk yardımı yapacaktı. Kamp kurulumu tamamlandıktan sonra, ikili Pokémonlarını dışarı çıkarttı. İkili balık tutma ve su canlılarını yakalama konusunda uzmandı. Göl kıyısını seçmelerinin su bulmak dışındaki sebebi de tam olarak buydu. Yanlarına aldıkları yiyecekleri de geçtikleri 3 gün içerisinde silip süpürmüşlerdi. Balık tutma işini başaramayacaklarını biliyorlardı. Çünkü göl yapısı gereği, kıyıdan balık tutmaya müsait değildi. Bu yüzden geldikleri gibi tuzaklar hazırlamışlardı. Kampı kurmuşlar ve tuzakların dolması için beklemeye başlamışlardı.

İkilinin tuzakları genellikle çabuk sonuç alırdı. Ancak biraz daha beklemeleri gerektiğini biliyorlardı. İkili, tulumlarının üstünde yatıyordu, yani içlerine girmemişlerdi. Shoku Charmander'dan süzen ışık sayesinde bir eli mangada, diğer eli başının altında manga okurken, Junji de iki elini de başının altına almış, yıldızları izliyordu. Junji sessizliği bozdu.

Mifak manga okumaya biraz ara ver de sohbet edelim.
Sadece bir kaç bölüm okudum. En fazla 40 dakika olmuştur. Bırak da biraz daha okuyayım.

Shoku'nun en sevdiği şey Pokémon'du ve ikincisi ise manga okumak. Yola çıktığından beri iyi biliyordu ki, artık manga okumaya eskisi kadar zaman ayıramazdı. Ancak bundan mutluydu da, sonuçta en sevdiği şey Pokemon'du. Ve ona mangadan fazla zaman ayırmak hoşuna gidiyordu.
Ya, arkadaş. Seninle birlikte maceraya atıldık, ayrıca açız da. Sen kendini soyutluyorsun. Hadi sohbet edelim.
Shoku gülümsedi ve mangayı tek eliyle kapatıp, kitabı yanına bıraktı.
Haklısın sanırım. Artık mangayı eskisi kadar okuyamam.
Shoku'nun sevdiği diğer şeylerden birisi de Junji ile vakit geçirmekti. Junji'nin sevdiği şeyler ise Pokemon, macera yaşamak, yatmak/uzanmak ve Shoku ile vakit geçirmekti. Shoku konuşmaları başlatan taraf olmayı sevmese ve pek konuşkan olmasa da, Junji ile olunca ister istemez konuşuyordu ve şikayetçi de değildi. Pek konuşmama huyu içe kapanıklıktan geliyordu. Junji'ye karşı bunu yıllar önce aşmıştı.

Biliyorsun değil mi?
Neyi?
Dünyada bine yakın Pokemon var, hayır belki bundan da fazla. Ama bizim bölgemizde yaşayan 149 çeşit. Her ne kadar dexter 151 dese de Mew ve Mewtwo herhangi bir bölgede değil. Diğer efsanevi Pokemonlara gelince, yerleri bilinmiyor. Dexterdaki bazı Pokémonlar ise antik Pokémon yani şuan yaşayıp yaşamadıkları belirsiz. Aşağı yukarı 140 Pokémon var diyebiliriz.
Eee?
Eee'si şu; kasabamızda Tauros, Doudo ve Dodrio yaşıyor. Denizde avlanırken gördüğümüz Pokémonların sayısı da 2 yani toplam 5 Pokémonu doğada gördük. Profesörün bize çiftliği gezdirdiği oldu, Ancak bunlardan sadece bir kaç tanesi, tam sayı vermek gerekirse 10 tanesi Kanto bölgesinde yaşıyor. Pokémonları aldığımız gün bunlara 3 tane daha eklendi. Sonuç olarak biz sadece 18 tane Kanto Bölgesi Pokémonu gördük. Dışarıda hala 100'den fazlası var. Düşünsene keşfedebileceğimiz 100'den fazla Pokémon var.
Junji'nin içini bir heyecan kaplamıştı. 100'den fazla Pokémon onlar tarafından keşfedilmeyi bekliyordu. Aslında Jiraiya'nın gençliğinde yakaladığı ve emanet olarak tuttuğu Kanto Pokémonların sayısı 100'den fazlaydı. Ancak ikiliye hepsini göstermeme sebebi, tam olarak buydu. İkilinin keşfetme duygularını köreltmek istememişti.
100'den fazla he? Acaba bunlardan kaç tanesini yakalayabiliriz?
Bilmem. Ama onlarla karşılaşmayı iple çekiyorum.
Dedi sesinde, kararlılıkla birlikte bir samimiyet de vardı. Yola çıktıları 9 Eylülden beri 3 gün geçmişti, buna rağmen bir Pokémon görmediler veya birbirleriyle antrenman maçı yapmadılar. Çünkü verdikleri söz gereği, Pokémon Liginde olmadığı sürece birbirleriyle asla maç yapmayacaklardı. Bu 5 yıl önce verdikleri sözdü. Bu sözün verilme nedeni ise 5 yıl önce, arkadaşlarıyla oynadıkları bir oyun sırasında rakip olmalarından sonra, küsmelerinden kaynaklıydı. Karakter olarak ikisi de benzer yapıdaydı, hırslıydılar. Ancak bir gün rakip olabileceklerini de biliyorlardı, gene de bu Pokémon Liginde olacak olursa, küsmemeye ve dost kalmaya yemin etmişlerdi.

Biraz sonra ikili, kurdukları tuzağın yeterince beklediğini düşündü ve tuzakları topladılar. Haklı da çıkmışlardı. 1 tane iri sayılabilecek ahtapot ve bir kaç tane kerevit yakalamışlardı. Shoku hızlıca ateşi hazırladı, odunları zaten toplamışlardı ve onları dizdikten sonra, eskisinden daha kolay ateş aktı. Çünkü artık yanında Charmander vardı. Junji ise, yanlarında getirdikleri küçülebilir tencereyi ateşe koydu ve yemeği pişirmeye başladı. Ahtapotu haşladı, kerevitleri ise kabuklarını soyduktan sonra, tavada pişirdi. Eli gerçekten lezzetliydi. Pokémonlarıyla birlikte ziyafet çekikten sonra. Uykuya daldılar.

Şafağın sökmesiyle birlikte ikili, kahvaltılarını yaptılar ve yola koyuldular. Yaklaşık olarak 3 saat sonra, bir Pokemon ile karşılaştılar. Her ikisi de bu Pokémonu tanımıyordu, Pokémon iri ve güçlü bir yapıdaydı. Junji Pokedex'i Pokémona tuttu.

Pokedex'deki robotik ses: Snorlax. Normal Tip. Obur Pokemon, son derece güçlü ve nadir bir Pokémon'dur. İkilinin gözleri parladı.
snorlax.png


Önce davranan Junji oldu.

Birinç! Git Squirtle!
Squirtle havalı biçimde topundan çıktı, ancak karşısında bu kadar iri bir Pokémon görünce ürktü. Titremesine engel olamıyordu. Sonuç olarak ortalama bir Squirtle 50 cm ve 9 kiloydu. Ortalama bir Snorlax ise 2.10 cm ve 450 kg'dı. Ancak Junji için bu çok büyük bir fırsattı. Bunu yakalayacak olursa diğer salonlar çok kolay olurdu. Anında Squirtle'a cesaret verdi.
Squirtle, ondan korkmana gerek yok bizim ilk dostumuz olacak. Sadece dediklerimi yap!
Kendinden emin gözüküyordu. Squirtle ustasının cesaretinden etkilendi ve Snorlax'a karşı durdu.
Tamam, çok güzel. Henüz tecrüben yok, bu yüzden Su Pompası! veya Su Nabzı! yapamıyor olmalısın. O halde Squirtle Su Tabanca!nı kullan.

pokemon-squirtle.gif


Karşılarında duran Snorlax hareket dahi etmedi. Su tabancası onu, tam anlamıyla gıdıklamamıştı bile. Junji de, Shoku da duruma şaşırmıştı. Güç farkı olsa bile, kaçınmadığı saldırıdan etkilenmeyecek seviyede güçlü müydü bu Snorlax? Junji bir şeyler düşünmeliydi. Ama ne yapacaktı? Saldırı onu biraz olsun etkilemiş olsa, bir şeyler düşünebilirdi. Dahası Pokémon onları umursamamıştı bile.
Aah, Fazlaca düşünmeye gerek yok. Squirtle Hızlı Dönüş!

DU3v.gif


Snorlax bu sefer az da olsa, tepki vermişti. Squirtle'ın saldırısını göbeğinde yumuşattı. Junji bir şeyi net olarak anlamıştı. Karşısındaki Pokémona karşı teke tekte şansı yoktu. Dahası Pokémon bu kez tepki de vermişti, bir sonraki tepki saldırmak olacak olursa, zavallı Squirtle'ı zor duruma düşebilirdi.
Mifak! Sanırım tek başıma kazanamam. Bana yardım etmelisin.
Shokunetsu afalladı. Çünkü o da bu Pokémondan etkilenmişti ve onu istiyordu.
Peki hangimiz alacağız onu?
Bunu onu yenince düşünürüz.
Hadi ya? Yemezler, şimdi karar vereceğiz.
Tamam be! Ona en net saldırıyı yapan, yakalar. Tamam mı?

Anlaştık! Git Charmander!

İkili bir süre aralarında konuştular. Buna göre birlikte ateş ve su saldırısı yapacaklardı. Eğer planladıkları gibi giderse, oluşacak tahribat ardında bir buhar bırakacaktı. Snorlax'ın görüşünü engelledikten sonra da her iki Pokémon da Snorlax'ın kafasına saldıracaktı.
Charmander Köz!
Squirtle tekrar Su Tabancası!

SvgU.gif

pokemon-squirtle.gif


İşler planlarına göre gitmişti. Yaptıkları saldırı, hem isabet etmişti hem de, az da olsa Snorlax'ın görüşünü bozacak kadar buhar çıkartabilmişti.

-- BÖLÜM SONU --
 
3. Bölüm Talihsiz Olay


Charmander ve Squirtle birlikte saldırmıştı. Saldırı bekledikleri kadar olmasa da, etrafa biraz da olsa buhar yaymıştı ve ikili heyecanlanmıştı. İki kurnaz, bu saldırının şaşkınlığını yaşayan Pokémonu gafil avlamak istiyordu ve ikisi de ellerini poke topuna attılar. Kurnazlar çünkü, ilk koşulları Pokémonu etkisiz hale getirmekti ve ikincisi de en iyi saldırıyı yapan Pokémonu yakalayacaktı. Ancak buna uymadılar.

Aynı anda toplarını fırlattılar. İçerisi az çok da olsa seçiliyordu, en azından Snorlaxın konumu belliydi. Ancak toplar daha Snorlaxı almadan geri sekti. Bir daha, bir daha ve bir daha. Tam ikişer toplarını kaybetmişlerdi. Bu büsbütün hüsrandı ve tabii biraz da kurnazlıklarının sonucu. İkili gene de pes etmeye niyetli değildi, son toplarını da atacaklardı. Ancak buharın içinde tam seçemedikleri şey şuydu, toplar Snorlax'ı içine dahi almıyordu. Snorlax toplara vurup onları geri sektiriyordu.


Bir anda buharın içinde bir şey harekete geçmiş gibi, etrafa buharlar saçılıyordu.

giphy.gif

(Saldırılara en uygun gifleri bulmaya çalışıyorum. Eğer olmazsa aynı saldırıyı, başka Pokémon üzerinden atarım diğer bölümlerde.)


Snorlax Yere Serme! Saldırısı kullanmıştı. Bu iri fiziğe rağmen, beklenmedik ölçüde çevikti de. Squirtle ve Charmander ne olduğunu dahi anlayamadan, yerde baygın halde yatar hale geldiler. Snorlax bu dövüşü kazanmıştı. Hem de tek bir saldırıyla iki Pokémonu yenmişti. Shoku ve Jun o anda, henüz bu Pokémon için çok güçsüz olduklarını ve dünyanın neleri içerebileceğini az çok anlamışlardı. Bunu canlı görmek başkaydı.

Şanslılardı ki, bu Snorlax uysaldı. İkiliye hiç bir şey yapmadan öylece, uykuya daldı. İkili Pokémonlarını geri çağırdıktan sonra, Junji topu yeniden atmaya hazırlandı. Ancak Shoku elini tuttu.
Dostum, bu çok fazlaydı. O Pokémon hala iyi durumda ve şuan onu yakalayabileceğimizi sanmıyorum. Ayrıca bir saldırı da almış olsalar, onları tedavi etmeliyiz.
Shokunetsu'nun bu öğüdü, doğrudan başka bir şey değildi. Hem Pokémonu yakalasa bile Squirtle iyi olmayacaksa, ne anlamı vardı ki? Öncelik dostlarının sağlıydı. Zoraki de olsa gülümsedi, bu durum onun zoruna gitmişti.
Haklısın. Hadi dostlarımızı tedavi edip, karnımızı doyuralım.

Ogose Kasabası Yakınlarındaki Bir Orman

Bu bölgede, gördüğümüz tek bir adamın olduğu. Yalnız başına yürüyen bu adam, Kuro'dan başkası değildi. Yeşil ağırlıklı kıyafetler giyiyordu ve kafasında beyaz çember desenler olan, yeşil bir şapka takıyordu. Kuro da iki fakir kasabanın diğerinden yolculuğa çıkmıştı. Ne var ki güneye doğru gitmeyi planlarken, başı boş bir Tauros sürüsünün onu kovalamasyla, mecburen kuzey patikasına gitmek zorunda kalmıştı. Bu kötüydü çünkü güneydeki salon daha mantıklıydı. Çünkü o neredeyse her türden Pokémona sahipti ve ona karşı şansı daha yüksekti. Kuzeydeki salon lideri ise, sadece ateş tipi Pokémonlar eğitiyordu. Kuro ise, başlangıç Pokémonu olarak Bulbasaur seçmişti. Zaten yalnız yola çıkmaktan hoşlanmamıştı, üstüne bir de bu. Ne kadar da şanssızdı.

Kuro'nun kasabası her ne kadar 3 yıl sonra başlangıç Pokémonlarını alabilmiş olsa da, ondan başka eğitmen olmayı arzulayan pek fazla kişi yoktu kasabada. İsteyenler ise, lisans alma konusunda başarısız olmuştu. Arkadaşlarından birisi kopya çekerken yakalanmıştı, diğeri ise sıfır çekmişti. Bunlar nasıl Kuro'nun arkadaşıydılar ki, sınavında tek bir hata yapmadan 5 dakika içinde sınavdan çıkan Kuro'nun. Kuro yolda kalmıştı, olsun Kuro yürür ama. Bir taraftan da içinden dua ediyordu, bir Pokémon yakalarsa o zaman şansı olabilirdi. Tabii 2 topu olması ayrı bir sorundu. Profesör'den diğer 4 topu da istemişti ancak Profesör, şuan yola çıkmaya karar veren kimse olmasa da bunu yapamayacağını söyledi ona. Kimi kandırıyordu ki? İsteyen olsa da lisansı olan var mıydı ki? Belki Pachinko-senpai. Ancak 23 yaşındaydı ve yola çıkmayı çoktan 2 kere reddetmişti. Hasta kız kardeşi ve annesine destek olmalıydı Pachinko. Fakat bir anda buna karar verse bile 3 top verebilirdi. Kasabada Kuro ve Pachinko dışında kimsede lisans yoktu zaten. Hatta diğer başlangıç Pokémonunu bile alabilirdi. Ama o Profesör, ne kadar da cimriydi.

Kuro uzunca bir süre yürüdükten sonra, nihayetinde bir kasabaya varabilmişti. Şimdi biraz dinlenecek, Pokémarkete uğrayacak ve en önemlisi, yemek yiyecekti yemek. Yemeklerini Tauros'lar tarafından kovalanırken kaybetmişti. Aslında yemekler çantasındaydı, ancak Kuro koku kıyafetlerine sinmesin diye, yemek malzemelerini dahi, bir bez poşete koyup çantanın dışına iple bağlamıştı. Bu olduğundan beri, yiyebildiği tek şey ağaçlardan topladığı meyvelerdi. Biraz sonra bir yere oturdu, yemeğini yedi ve Pokémarkete uğradı. Pokémarkette şuan alışveriş yapan adam gözü takıldı, market sahibi olduğunu tahmin ettiği kişi ve çalışan ona karşı çok ilgiliydi. Siyah saçlı, 190 boylarında sevimli bir yüz ifadesi olan bu adamın, seyrek sakalları da vardı. Kabalık etmek istemediği için, bu konuşmayı bölmedi ve adamın gitmesini bekledi. Adam kapıdan çıkarken, Kuroya gülümseyerek baktı ve tam Kuro adamın gittiğini düşünüp, market çalışanının yanına doğru yöneldi ki adam:
Her şey olacağına varır genç adam. sakin ve kararlı adımlarla, hedefine yönel. Aklını bulandırma, sebat et. Her engel, karşısında yeni fırsatlar doğurur. Sadece bu fırsatları görmesini bil.
Dedi bu anlamsız sözleri Kuro pek anlamamıştı. Ancak biraz düşününce, sanki içinde bulunduğu durumu bu adam biliyordu. Hayır dahası, bir salona gitmek istediğini bile anlamıştı. Burası gideceği salana çok uzak sayılmazdı. Gene de, buradaki markete giren herkes salona meydan okumaya mı giderdi? Bu adam kimdi?
Af ed..
Ancak düşüncelere fazla dalmıştı. Adam çoktan gitmişti. Biraz sonra market çalışanın yanına gitti ve kendisine 10 poke topu ve 5 ilk yardım spreyi istedi. İlk yardım spreyi Pokémonları hafif yaralardan kurtarırdı. Orta şiddetli yaraları ise bir süreliğine stabilize ederdi ki, bu da Pokemon Hastanesine gitmek için zaman kazandırırdı. Ağır yaralara karşı da bir işe yaramazdı. Çalışan gülümseyerek karşılık verdi ve hemen hazırlıyorum efendim diye yanıt verdi, biraz sonra istediklerini hazırladı ve Kuro'ya uzattıktan sonra 15 Poke Dolar efendim. Dedi. Bu Kuro'ya göre çok fazlaydı. Bu onun neredeyse bütün parasıydı. Otelde kalacaktı ve yatak parası lazımdı. Dahası henüz yola çıkmıştı ve para kazanma yöntemi de bilmiyordu. Fakir anne babasından da para alamazdı. Kuro hayal kırıklığına uğramış halde gülümsedi. Hangisini azaltsaydı acaba? Ama spreyden tasarruf edemezdi. Bulbasaur bir dövüşte yaralanırsa, ona lazım olacaktı. Alacağı en küçük spreyler sadece 5-6 sefer fıslatılabilirdi. Ki orta kademeli yaralanmalarda bu 4-5 fıs neredeyse tüm şişe demekti. Bir daha Pokémarketi olan bir kasaba bulma garantisi yoktu. Yanında 2 tane de olsa topu vardı nasılsa. 3 tane alması onu şimdilik idare ederdi, onları idareli kullanır ve şansı yaver giderse zaten 5 Pokemon yakalayabilirdi (3 tane almayı düşündüğü için böyle). En iyisi 3 top almaktı.
Ah, 3 top ve 5 spreyle değiştirebilir miyim?
Satıcı bu durumlara alışıktı, müşteriyi utandırmaması gerektiğini biliyordu. Hemen durumu bozmadan, 7 Poke Topunu geri aldı. Bu sırada Kuro'nun omzuna bir el dokundu. Bu el dükkan sahibinden başkasının değildi.

Adam tok bir ses tonuyla.

Sen yeni yolculuğa çıkmış olmalısın genç adam. Fiyatlardan bir haber olman bunun kanıtı.
Kuro elini başına götürdü.
Evet. Şeyy, kusura bakmayın. Size zahmet verdin.
Dükkan sahibi Kuro'nun sırtını sıvazladı. Adam 180 boylarından biraz uzun, kilolu bir yapıya sahip ve seyrek sarı saçlara ve bir bıyığa sahipti.
Ne zahmeti genç adam. Kanai, genç adamdan hesap alma ve istediği 10 topu da ona ver.
Kanai 20'li yaşlarda sarışın, mavi gözlü ve güzel bir kızdı. Aynı zamanda dükkan sahibinin de kızıydı. Adam 50'li yaşların ortalarında olmalıydı. Kuro çok mahçup olmuştu.
Hayır, hayır. Lütfen bunu kabul edemem.
Bizimle ilgisi yok genç adam, kızım az önce duymadı ama. Az önce seninle konuşan adam, sen içeri girdikten sonra....


Fışşşş, o an.

Adam dükkan sahibiyle konuşmaktadır.
Yamaguchi-san, haklı. Gerçekten de bir süredir uğrayamadım. Ama biliyorsun oldukça meşgulüm anca gelebildim.
Yuuto-san çok kibar bir adam. Uzun süredir tanışıyoruz. Senin çok meşgul olduğunu zaten biliyorum.

Bu anda içeriye Kuro girdi. Yuuto:
Bak Yamaguchi-san. Sana söylediğim Tauros'lar tarafından kovalanan çocuk bu. Yemeğinin bağlı olduğu poşeti düşürdüğünde onu alıp, geri vermek istedim ama anında ezili verdi.
Sahi Yuuto-san bu olanlardan nasıl haberin oldu?
Pokémonumla birlikte seyahat ediyordum. Yerden çok yüksekte değildim, ancak gene de beni fark etmesi zor olan bir yükseklikteydim. Ve gözüme bu genç adam çarptı, aslında ona yardım etmek istedim ama Tauros'ların amacı ona saldırmak değildi. O Tauros'lar o bölgede yaşayan yaşlı bir adama ait ve sürekli olarak kendi başlarına dışarı çıkarlar. O da tam o ana denk geldi. Sadece şanssızdı.

Dükkan sahibiyle biraz gülüştüler ve Yuuto tekrar.
Hey Yamaguchi-san genç adam yolculuğa yeni çıktı ve fakir bir kasabadan geliyor olmalı. Tahminime göre Ogose'den yola çıkmış. Pek parası olmayabilir. Eğer onun Pokémonları gerçekten sevdiğine ikna olursan, ne istiyorsa ver. Para alma.
Der ve 30 Poké Dolar uzatır.
Yuuto-san bu fazla. Yolculuğa yeni çıkmış birisi, fazla harcama yapma eğiliminde olsa dahi, bilgisiz olur ve kaliteli malzemeleri seçmez. Ayrıca söylediğin gibiyse, fakir bir kasabadan gelen birisi olarak zaten çok parası olmayacağı için, fazla bir şey almaz.
Yuuto gülümser ve.
O halde, artan parayı Pokémon Hastanesine bağışla.
Der ve adamın elini sıktıktan sonra çıkışa yönelir.

Fışşşş, şimdiki an.

Olan biteni dinleyen Kuro, bu nazik adamı kırmanın kabalık olacağını düşünür. Ve kendini tanıttıktan sonra malzemelerini alıp, dükkan sahibine ismini sorar ve teşekkür edip çıkar. Ancak.
Az daha unutuyordum, Yamaguchi-san. Bana böyle bir iyilik yapan adamın adını sormadım. Onun adını söyler misiniz?
Ah, tabi. Yuuto. Yuuto Kagawa.

Kuro gülümseyerek dükkandan çıkar. Yuuto, Yuuto. Bu isim Kuro'ya tanıdık gelmiştir. Ama nereden?

Arkadaşlar, haftaiçi attığım bölümleri kısa tutacağım. Ayrıca şimdilik, hikayeyi ve biraz da olsa değiştirdiğim evreni sizlere tanıtmak için ağırdan alıyorum. İleride hızlanacak söz.





 
Moderatör tarafında düzenlendi:
Tanıdık geldiyse ünlü bi pokemoncudur Yuuto.

10 poke topu olmuş 15 poke dolar. Bu devirde takım dizilmez. :D


Diğer karakterler kaç bölüme gözükür?
 
Seçtiğiniz karaktere göre değişir ama alınan tüm karakterler 5 bölüm içinde gözükecek.
 
Bölüm Sayısı: 4. (Plot Hariç)

Karakterler: Junji, Shokunetsu, Kazuo
Oyuncular: @Mihawk @Rakatas
Bölüm Notu: Arkadaşlar Pokémon ligi başlangıç tarihi olarak Ekimi vermiştim, ancak Kasım oldu :D
Tarih: 30 Eylül


4. Bölüm İlk Salon



İlk Pokémon yakalama girişimlerinde, tamamen hüsrana uğrayan ikilimiz sonunda bir kasabaya ulaştılar. Ancak şanssızlık olsa gerek, burada bir tane bile Poké Market yoktu. İlk salona gitmek için tam 3 günlük bir yol gitmeleri gerekiyordu. Dinlenme ve Shokunetsu için manga okuma anlamına gelse de, birer tane Poké topuyla ne yapacaklardı? Bu büyük bir sorun olacağa benziyordu. Shokunetsu kaldıkları pansiyonda, manga okurken Junji ise etrafta dolanıp vakit geçiriyordu, aslında buraya dün gece gelmişlerdi. Birazcık uyuşukluk etmişlerdi ve aslında ilk kasabalarına 2 gün önce ulaşmışlardı, ancak bunun yerine doğayı seçmişlerdi. Bu kararı verdikleri gün de Snorlax vakası gerçekleşti. Shokunetsu Pokémonlara ilk yardım uygulama konusunda gayet başarılıydı, bu yüzden bir sorun olmadı. Üstelik Snorlax iyi huylu gibiydi, Pokémonların durumu iyiydi.

Jun etrafı keşfederek belki, birilerinden Poke topu bulurum diye düşünmüştü, ancak bu kasabada kimse Pokémonla ilgilenmiyor gibiydi. İkilimiz burada kısa bir süre vakit geçirdikten sonra, artık gitmeleri gerektiği için, ilk salonlarına doğru yola çıktılar. Sonraki durakları 2 günlük mesafedeydi.
Dostum gerçekten de, durum sıkıcı olmaya başladı. Artık salona varmak üzereyiz ve Pokémon yakalayamadık.
Shoku iç çeker:
Gerçekten, aslında tek topla Pokémon yakalayabiliriz.
Aslında gerek de yok. İlk salon mücadeleleri tek Pokémon üzerinden olacak. Ve dürüst olmak gerekirse, çok güçlü bir Pokémon yakalayamayacağımız aşikar olduğuna göre, ben her şekilde Squirtle'ı kullanacağım.

Shoku gülümsedi.
Sanırım biraz fazla gerildik. Ben de ilk rozetimi Charmander ile almak istiyorum.
Bu arada, Pokémon Bölgesinde minimum 3 Pokémon kullanmak zorundayız değil mi?
Shokunetsu kafasını salladı.
Evet, aslına bakarsan standart olarak 3 Pokémon dövüşü yapılır. Güçlü salonlar da buna dahil.
İkili sohbetlerine devam ederek bir süre yürüdükten sonra, kamp kurabilecekleri bir alanda durdular. Burada bir kaç Spearow ve Pidgeotta'lar arasında bir dövüş var gibiydi. Shokunetsu heyecanlandı.
Charmander! Seni seçtim.
Charmander topundan çıktı ve ustasının komutunu bekliyor. Ancak Junji onu durdurdu.
Dostum, ilgi çekici olduğunu kabul ediyorum ama onlar doğal alanları için bir savaş verirken, böyle bir şey yapmak doğru olmaz.
Shoku, Jun'un bu sözlerinin sebebini anlamıştı. Hem bunun doğru olmayacağını çünkü, Pokémonların bölgeleri için dövüşürken onları yakalamanın haksızlık olacağını, hem de aralarındaki güç dengesinin bozulmasını istemiyordu. Pidgeotto'lar güçlü olsalar da, Spearow'ların sayı üstünlükleri durumu dengeliyor gibiydi. Zaten Pidgeotto'ların sayısı 3-4 taneydi, geri kalan sürü Pidgey'lerden oluşuyordu. İkili de bu dövüşü sadece izlemekle yetinecekti.

Ancak tam da dövüşü Pidgeotto'lar alacak gibiyken, Ortaya çıkan bir Fearow durumu değiştirdi.

6a8f856d5c766c9f0bec92f712dfe00be7b7e915_00.gif


Fearow, Spearow'un bir üst evrimi olsa da, Pidgey'lerin bir üst evrimi olan Pidgeotto'lardan güçlüydü. Ve onun gelmesiyle dövüş adeta tek taraflı olmuştu. Fearow kullandığı Matkap Gaga! Saldırısıyla bir kaç Pidgey ve 1 tane de Pidgeotto alt etmeyi başarmıştı.

f81ab11a7a32c89c1a0926c38477bb27a578e09a_hq.gif


Anında geri kalan 2 Pidgeotto ve 10 kadar Pidgey Spearow'ları bırakıp Fearow'un karşısına geçti. Geri kalanları da Spearow'larla dövüşmeye devam etti. Ancak Fearow'un gücü onlarla başa çıkabilecek seviyedeydi. Ve Çoklu Gaga! Saldırısıyla Pidgeotto'ların saldırılarına karşılık vermeye başladı.

HeavyPotableBeagle-size_restricted.gif


Zaten bir süredir dövüşmekte olan, Pidgeotto'lar Fearow'la başa çıkamıyordu. Ve 10 Pidgey'den 8 tanesi ve 1 Pidgeotto yenik düşmüştü. Dahası Fearow'un bir kaç tanesini yenmesiyle, sayı üstünlükleri iyice artan Spearow'lar, geri kalan Pidgey'leri de yenmeyi başarmıştı. Şuanki durum toplam 7 Pidgey ve 2 Pidgeotto'ya karşı, 1 Fearow ve 15 kadar Spearow. Ancak Fearow duracağa benzemiyordu, Pidgey'ler tekrar üstünlüğü ele geçirip 4-5 Spearow'u yendikten sonra, onlardan kurtulmak için harekete geçti ve tekrar Matkap Gaga! Saldırısını kullandı.

f81ab11a7a32c89c1a0926c38477bb27a578e09a_hq.gif


Neredeyse tüm sahayı turladığı bu hareketi, sahadaki tüm Pokémonları yenmeye yetmişti. Ancak Spearow'lar ve Fearow hala durmamıştı. Güçlerinin son damlasını ayağa kalkmak için kullanan bu sürüye, hala saldırıyorlardı. Fearow bir anda yükseldi ve adeta havada süzülerek, zafer narası attı. Ancak durum ikiliyi hayli öfkelendirmişti. Jun yumruğunu, Shoku ise dudaklarını sıkıyordu. Jun elini topuna götürdü, Shoku ise öfkeyle, henüz geri çağırmadığı Pokémonuna seslendi.
Charmander! Ejder Nefesi!

sliggoo-pokemon-sliggoo.gif


"Yazar: Arkadaşlar saldırının adına bakmayın, saldırı düşük seviyelerde öğrenilebiliyor. Diğer saldırılar gibi Pokémon güçlendikçe doğal olarak saldırıları da güçleniyor. Yani gördüğünüz bu saldırının ilk seviye halini kullanıyor."

Charmander'ın bu saldırısı, adeta ustasının öfkesini taşıyordu. Fearow'a isabet ettiği gibi, yere düşmesine sebep oldu. Spearow'lar ise hedefini değiştirmiş, Charmander'a doğru harekete geçmişlerdi. Ancak.
Squirtle! Hızlı Dönüş!

SleepyIdenticalHylaeosaurus-max-1mb.gif



Squirtle ve Charmander Snorlax ile olan dövüşlerinde, hem tecrübe kazanmış hem de güçlenmişlerdi. Saldırıları da doğru orantıda güçlenmişti. Squirtle'ın bu saldırısı kalan Spearow'ların 3 tanesini halletmişti bile. Ancak hala 8 tane Spearow ayaktaydı. İkili yapmaları gerkeni biliyordu.
Squirtle
!
Charmander!

Su Tabancası!
Köz!
pokemon-squirtle.gif

torchic-ember.gif

Shoku, Charmander'ın bu yeni saldırısını uzun süre kullanamayacağını biliyordu. Bu ona çok yük bindirirdi. Neyse, saldırıları tüm Spearow'ları alt etmişti. Snorlax'a etki dahi etmeyen bu saldırı, 8 Spearow'u da yenmeyi başarmıştı. İkili ilk zaferlerini bir birlerine çakarak kutlamıştı. Aynısını Squirtle ve Charmander da tekrarladı...

Ancak bir anda gökyüzünde bir şey fark ettiler. Fearow saldırıdan tekrar ayağa kalkmıştı ve çoktan harekete geçmişti bile.

f81ab11a7a32c89c1a0926c38477bb27a578e09a_hq.gif


Bu saldırı yan yana duran Squirtle ve Charmander'ın tam ortasına denk gelmişti ve ikili yere düşmüştü. Shoku ve Jun artık bu durumlarda, öylece kalmanın fayda sağlamadığını anlamışlardı. Dostlarını ayağa kaldırmak için, yüreklendirmeye çalıştılar. Charmander ve Squirtle güç bela ayağa kalkarken, Fearow aynı saldırı için, tekrar harekete geçti. Ancak ikisi de henüz tam ayağa kalkamamışken Fearow çoktan yaklaşmıştı. Ustalar bir ağızdan Atlat! Komutunu verdi ve iki Pokémon da son anda kendilerini sağa ve sola attılar. Aslında Charmander'lar Duman Perdesi! Saldırısını erkenden öğrenirdi, hatta Shoku'nun okuduğuna göre, Ejder Nefesi daha sonraki seviyelerde öğreniliyordu. Ne var ki Charmander'ı ile talim yaparken bu saldırıyı henüz kullanamadığını biliyordu. Charmander ustasına doğru baktıktan sonra, hazırım duruşu yaptı. Squirtle ise, dostuna güven dolu bir bakış attıktan sonra, parmağıyla hazırım işareti yaptı.

61KzqrI.gif

RapidInconsequentialCheetah-max-1mb.gif



O halde yapılacak şey belliydi.
Squirtle, Isır!
Charmander, Ejder Nefesi!

lycanroc-pokemon.gif

sliggoo-pokemon-sliggoo.gif


Önce Charmander, saldırmış ve Fearow bu saldırıyı atlatsa da, saldırı kanadına vurmuştu. Bu onu çok da fazla, etkilememişti. Ancak Fearow alçaldığı anda, üstüne gelen Squirtle'ı fark edemedi ve saldırıyı doğrudan, Ejder Nefesi! Yediği kanadına yedi. Bu kez, Fearow kaybetmişti. Bu sefer sahiden de kazanmışlardı. İkili bu kez, sevinmek yerine doğrudan, Pidgeotto grubuna koştu. Bu cesur grup, adeta teşekkür eder gibi, kafalarını ikiliye sürtüyordu. Grubun yaraları ağır değildi, ancak basit de değildi. Shoku, çantasından malzemeleri çıkarttığı gibi Pidgeotto grubunu tedavi etmeye başladı. Ancak Jun'un da içi rahat değildi, onun da. Shoku onlara doğru bakan Spearow'lara:
Merak etmeyin. Size karşı kötü bir niyetimiz yok, sizi yakalamayacağız ve birazdan da sizi tedavi edeceğiz.
Dedi, Jun ilk yardım konusunda, Shoku kadar iyi değildi. Ancak az çok bir şeyler biliyordu. En azından Shoku Pidgeotto grubunu tedavi ederken, onları rahatlatabilirdi. Shoku, Jun'a böyle durumlar için hazırladıkları, Poké Mamaların bir kısmını almasını söyledi. Bu mamalar, Pokémonlara ilk yardım yapmadan önce, onları rahatlatıyordu ve biraz da ağrı kesici özelliği bulunuyordu. İkilinin herkesi tedavi etmesi, 2 saate yakın sürmüştü.

Ancak ne yaparlarsa yapsınlar, ikisi de uzman değildi. Sadece Shoku ilk yardım konusunda uzmandı, gene de onları tamamen tedavi etmek başka bir konuydu. Fearow dahil, tüm Pokémonlara ilk yardım uygulamışlardı. Ancak yaralarının tamamen iyileşmesi bir süre daha, süreceğe benziyordu. Fearow dahil, tüm Pokémonlar artık iç içe duruyor ve ikiliye gülümsüyordu. Jun ve Shoku bu bölgede geceyi geçirdikten sonra, salona doğru yola koyuldular. Aslında Fearow onları taşımak istese de, hem karanlık hem de zayıf düşmüş olmasından dolayı istememişlerdi. Ayrıca sağlıklı halinde bile ikisini taşıması çok zordu.

1 Gün Sonra

İkili en sonunda Salonun olduğu Çatal Oyuk kasabasına varmışlardı.

Aynı Zamanda Başka Bir Yerde

Charizard! Alev Makinesi!

charizard-pokemon-charizard.gif


Charizard'ın karşısında, zaten zorlukla duran Viliplume bu saldırıdan sonra düşmüştü. Maçın hakemi:
Viliplume daha fazla savaşamaz durum 3-1, kazanan Charizard ve eğitmeni Kazuo Otsuka!

Kazuo Otsuka epeyce sakin bir tavırla, Charizard'ı geri çağırdı ve 7. Rozetini kazanmış oldu, 16 Kasımda başlayacak Lig için, sadece 1 rozet toplaması gerekiyordu. Aslında, yola 1 sene önceden çıkılırdı, fakat Kazuo seçtiği yolun, zor mu kolay mı olduğunu umursamamıştı. Bunun sonucunda ise 2. Rozetini zor bir salonda yapmış ve yenilmişti. İşin kötü kısmı, bir döngüye girmişti ve arka arkaya 4 salondan mağlubiyetle ayrılmıştı. Hatta bu yüzden bir kaç Pokémonunu serbest bile bırakmıştı. Ne olursa olsun, yenilgiye tahammül etmiyordu ve araç olarak gördüğü Pokémonlar bir dövüşü bile kazanamıyorsa, ne işe yararlardı ki? Salon lideri, rozetini Kazuo'ya taktim etti ve onu tebrik edip elini uzattı. Ancak, Kazuo surat ifadesini dahi değiştirmeden, rozeti alıp öylece arkasını dönüp gitti.
Hey! İnsanlar sana, elini uzatıp tebrik ettiğinde, onlara nezaket gösterirsin.
Kazuo ifadesini bozmadan arkasına döndü.
Saçmalık. Kazandıysan kazanmışsındır, kaybetmişsen kaybetmiş. Kazanmanın büyütülecek bir tarafı yok, kaybedenler için ise, ben kaybedenlerle muhatap olmam. İşine bak serseri!
Salon lideri çok öfkelenmişti. 30'lu yaşların başlarındaki, bu adam 175 boyunda, fit bir yapıda, kızıl saçlı ve heyecanlı bir tipti. Ayrıca Salonu da Kanto Bölgesinin en güçlü 5. Salonuydu. Güçsüz de değildi. Ancak öfkeli birisi olsa, bu çocuğu dövebilirdi. Maç yaparlarkenki tavırlarından da hoşlanmamıştı. Çocuğun Victreebel'i , salon liderinin Arcanine'ına kaybettikten sonraki tavırları onu öfkelendirmişti.


-Bölüm Sonu-

Bölüm Özeti


Arkadaşlar öncelikle, Squirtle ve Charmander'ın saldırılarını atayım. Tıkladıktan sonra aşağı inip, moves kısmına gelirseniz görürsünüz. Baştaki level kısmına bakarak, Pokémonların hangi seviyede o saldırıyı öğrendiğini de görürsünüz. Buna göre Squirtle ve Charmander 12. seviye civarlarında. Bunu her zaman söylemeyeceğim tabii ki. Ama başlarda söyleyeyim ki, bilmeyen arkadaşların kafasında fikir oluşsun. Ancak Power kısmına çok takılmayın, o saldırının maksimum gücü, yani 12. Seviye bir Pokémon ile daha ileriki seviye bir Pokémon aynı saldırıyı, aynı güçte vurmaz, bunları zaten anime izleyen insanlar olarak tahmin edersiniz.

Renkleri de göstereyim kafanız karışmasın. Junji. Shokunetsu. Karasu. Kuro. Genki. Kazuo. Yazar.

Pokémon Ligi başlama tarihini ileri çektim, belli bir sebebi yok. Ulan 1 yıldan fazla var aşırı güçlenirler demeyin. Özellikle Pokémon izleyenler. Ben kendi açımdan daha mantıklı bir süre belirledim. Her Lig senede 1 sefer yapılır. Tabii farklı bölgeler olduğundan aynı zamanda yapılmaz. Yani Kanto Ligi ile Johto'nun arasında 3 aylık bir süre olacaktır. 1 sene olayına dönecek olursak, Bunu Kanto Bölgesi için böyle yaptım. Sebebi de bilmeyen arkadaşlara, biraz olsun Pokémon hakkında fikir vermek ve ilk sezon olduğu için güçleri biraz kısmam. 1 sene tüm anime ve manga evrenlerinde güçlenmek için yeterli bir süredir, ancak etrafta çok fazla güçlü kişi var. Bu sebepten yeni başlayan elemanlarımız 1 seneye ihtiyaç duyacaklar.

Yani 2. Sezonda falan 3-4 ayda lige katılacaklar, ancak sıfırdan başlamadıkları için yeterli süreleri olacak. Ayrıca oralarda yok şuranın arası şu kadar, yok işte buradan oraya 1 ay sürüyor gibi şeyler yapmayacağım. Bunu da özellikle ekledim ki 1 sene önceden yola çıkmak herkese mantıklı gelsin. Diğer bölgeler de büyük olacak olsa da, seyahat hızı artacak. Yani şöyle düşünün, Kanto kökenli eğitmenler 1 yıldan fazla süre önce yola çıkıyor, çünkü seyahat hızı yavaş. Ancak diğer bölge eğitmenleri, 5-6 ay kala yola çıkabiliyor çünkü bu süre yeterli, fazlası abartı oluyor.

Bu söyleyeceğim spoiler değil, Rakatas elite bir karakter seçtiği için, o bu seneki Lige katılacak. Dolayısıyla 7. Rozetini aldı. Salon lideriyle yaptığı mücadelede kullandığı Pokemonlar; Charizard, Golduck ve Victreebel'di. Diğer 3 Pokémonu sürpriz olsun. Şimdilik karakterler arasından, sonraki yapılacak Lige sadece o katılacak. Ek olarak artık başlığa, yani yeni bölüm başlığına bölümde yer alacakları etiketleyeceğim, şayet sizin için sakıncası yoksa.

Son olarak hemen her bölümden sonra, konunun ilk mesajını güncelliyorum.​
 
Moderatör tarafında düzenlendi:

Bölüm Sayısı: 5. (Plot Hariç)

Karakterler: Junji, Shokunetsu, Karasu, Genki
Oyuncular: @Mihawk @Uncle Paulie
Tarih: 4 Ekim


5. Bölüm Rota Pokémon Ligi

İkilimiz, adının hakkını verircesine çatallaşmış iki bölümden oluşan, bir oyuğun içindeymiş gibi çukurda kalan Çatal Oyun kasabasında 1 gün geçirmişlerdi bile. Artık hedefleri salon liderine bire bir maçta meydan okumaktaydı. İkili ilk resmi maçlarına ve aynı zamanda ilk rozetlerine çok yakındılar. Buraya gelene kadar yaptıkları vahşi Pokémon dövüşlerinin sayısı çok olmasa da, kendileri gibi maceraya atılan eğitmenlerle dövüşerek tecrübe kazanma fırsatları olmuştu. Ancak bu başkaydı sonuçta. Shokunetsu sessizliğini korusa da, Junji başından beri yerinde duramıyor, sürekli konuşuyordu.
Dostum, sonunda! Hayalimizi gerçekleştirme yolunda, ikinci adımı atacağız!
Shoku gülümser ve hafif heyecanlı bir ses tonuyla.
Evet. Hazırlıklarımız tamam. Acaba rakiplerimiz kim olacak?
Bunu gitmeden, göremeyeceğiz. O yüzden, bir an önce yola koyulalım dostum.
Evet, haklısın.

Dedi Shoku sesi daha sakin, ancak tavrından heyecanlı olduğu da belliydi.

Kahramanlarımız kısa bir yürüyüşün ardından, Çatal Oyuk Kasabası Salonuna ulaştılar. Salonun girişi, ahşap ve girişte iki kapı bulunuyordu. Kapının hemen üstünde de bir not vardı.
"Giriş Saatleri: 10:00-17:00. Giriş Günleri: Pazartesi, Salı, Perşembe ve Cuma. Ziyaret için kırmızı, meydan okumak için mavi zili çalınız."
Bunlardan yana bir sorun yoktu. Bugün Salı günüydü ve saat de 11'e yeni gelmişti. Mavi zili çalmaları gerekiyordu, iki zilin aralarındaki tek fark renkleriydi, boyları desenleri her şeyi aynıydı. Junji ne fark edebilir ki? Diye düşündü, hangisini çalmalarının bir önemi var mıydı? Ve Junji tereddüt etmeden mavi zili çaldı. İçeriden önce, normal bir zil sesi ardından da bir anons duyuldu.
"Mavi zil çalındı, bu bir meydan okumadır. Salon lideri lütfen, yerinize."
Kapılar iki yana açıldı ve ikilimiz salona geçtiler. Salonun orta kısmı olduğu gibi açık alandı ve ortası da Pokémon karşılaşmaları için hazır olan bir toprak sahaydı. Kapının bulunduğu duvar dışındaki, her duvarın arasında duvar vardı, yani bu demek oluyor ki salonun yan bölümleri odalarla dolu olmalıydı, çünkü sağ ve sol duvarların olduğu kısımda 2'şer tam karşılarında olan bölümde ise, 1 tane kapı vardı. Tam da karşılarında bulunan kapıdan birisi çıktı. Bu kişi çok yaşlı olamazdı, en fazla 21-22 yaşlarındaydı. Yeşil düz saçları, alnına kadar uzanıyordu. Boyu en fazla 170 civarlarında olmalıydı ve zayıf bir görünümü vardı. Hiç etkileyiciliği olmayan bu çocuk muydu, salon lideri? Üstelik salonu onlar bile biliyordu. Yani ünü vardı ve kasabalarından çıkan son grup bu çocukla karşılaşmak istememişti. Bu demek oluyordu ki, bu çocuk 18-19 yaşlarında Salonun lideriydi.

Çocuk somurtkan bir tavırla dışarı çıktı. İkiliye baktı ve
Hoş geldiniz. Ben meydan okuduğunuz salonun lideriyim. İsmim Shunsi. Önce hanginiz başlayacak?
İkili biraz şaşırmıştı. Ancak belki bilmediklerinden, liderin aceleci tavrı dikkatlerini çekmişti. Junji atıldı.
Öylece mi?
Karşılama komitesi falan mı bekliyorsunuz?
Hayır ama...
Bakın, meydan okumaya geldiyseniz, meydan okuyun ve sonra da geri dönün.

Bu kaba tavır da neydi böyle? Maçlar acele, bitişi acele. Üstelik iki tane zil olayı da vardı. Bu sefer Shoku söze girdi.
Biraz acelecisiniz sanırım. Ancak aklıma bir şey takıldı, kapıda neden iki zil var?
Shunsi elini ensesine götürdü.
Onlar sizin, geldiğinizi haber vermek ve özel hissetmeniz için.
Ancak yalan olduğu besbelliydi. Böylesine kötü bir yalancı olduğu için, yakalanmıştı ancak tavırlarıyla beraber yalanı da kötüydü. Junji:
Üşeniyorsun değil mi?
Shunsi, dikkate değer bir şey duymuş gibi bir halde Junji'ye baktı.
Üşeniyorsun veya odandan dışarı pek çıkmıyorsun. Bu yüzden iki zil var, eğer meydan okumaya gelmeyen birisi gelirse, kırmızı zili çalıyor ve sen dışarı hiç çıkmıyorsun. Eğer tersi olursa, yani şimdiki gibi dışarı çıkıyorsun. Bu da bizi acilen sepetlemeye çalışmanı açıklıyor.
Shunsi saklamaya yeltenmedi.
Evet. Eğer kırmızı zili çalsaydınız, çalışanlarım sizi karşılayacaktı. Ve ne istiyorsanız, işte ondan yapacaktınız.
Shoku bu kez söze girdi.
Oyun bağımlılığı mı?
Evet

Ne tür oyun oynuyorsun.
Pokémon.
İkili adeta şok olmuştu. Gerçeği varken oyununu mu oynuyordu?
Şaşırmayın. Pokémonu seviyorum, ancak yürümek hoşuma gitmiyor. Pokémonları sevdiğim için bir salon kurdum, böylece yürümeye gerek duymuyorum. Oyunları oynuyorum ve daha büyük bir dünyaya atılmış oluyorum. Böylece sorun kalmıyor.
Shoku ağzı açık Jun'a baka kaldı. Jun da aşağı yukarı böyleydi. Ama o sadece koşmayı sevmezdi, bunun dışındaki aktivitelerden pek şikayet ettiğini duymamıştı. Shunsi devam etti.
O yüzden, lütfen meydan okumanızı yapın.
Shoku Jun'a baktı. Jun kafasıyla onu onayladı ve Shoku arenanın kendine ayrılan bölümüne geçti.


Shunsi kendi alanından:
Salon lideri olarak meydan okumanı kabul ediyorum. Lütfen ismini söyler misin?
İsmim Shokunetsu.
Peki Shokunetsu, salon lideri olarak maça ben başlıyorum. İlk hamle hakkı da senin. Git Nidorina!



030.png


Charmander seni seçtim!
Adam tecrübelerinden biliyordu ki, buraya zaten üçüncü evrim Pokémonu gelmezdi. Gelen ikinci evrimler ise nadir ve zayıf oluyordu. Bu yüzden Nidorina'yı seçti. İlk hamle hakkı Charmander'ın dı.
Charmander, Duman Perdesi!

8Rcv.gif


Charmander daha bir kaç gün önceki, Spearow olayında dahi bu saldırıyı bilmiyordu. Ancak Shoku neredeyse tamamen bu saldırıya çalışmıştı. Ve sonunda Charmander bu saldırıyı öğrenmişti. Amacı ise rakibinin görüşünü bozarak, avataj elde etmekti. Ancak salon liderini istifini dahi bozmadı, hatta yarım ağız gülümseyerek adeta alay etti.
Nidorina Kaz!

pokemon-krookodile-kroododile.gif


Shoku daha ne olduğunu dahi anlamadan, Charmander yere kapaklanmıştı. Üstelik toprak türü saldırılar, ateşe karşı avantajlıydı. Shoku'nun verdiği cesaretle birlikte Charmander ayağa kalkabilmişti. Saldırı nedeniyle, neredeyse tükenecek hale kadar gelmişti, ancak henüz pes edemezdi. Üstelik yenilecek olursa, kazanma ihtimali giderek azalacaktı. Salon lideri tek Pokémonu olduğunu biliyordu, yani tür avantajı onda olacaktı ve çok zaman kaybedeceği, için ilk rozetini Pokémon Bölgesinde alacaktı. Bu da, zaman kaybı demekti. Kaybedemezdi. Ancak rakibi de, salon lideri olarak, ortaya onurunu koymuştu. Kazanmasına öylece izin verecek değildi.
Nidorina, Çifte Tekme!

DefiniteGrayCoelacanth-size_restricted.gif


Nidorina hızlı bir hareketle, iki tekmeyi birden Charmander'a attığında Charmander iki tekmenin etkisiyle tekrar yere yığıldı. Ustasının komutunu beklemeden, ayakları titreyerek ayağa kalktı. Shoku şaşırmıştı, ne ara bu vaziyete gelmişti? Dövüş çok kısa süreceğe benziyordu. Ancak ne yapacağını henüz bilmiyor gibiydi. Salon lideri:
Bilgin olsun, harekete geçmezsen, seni bekleyecek değilim. Saldırmaya devam edeceğim. Nidorina Zehirli İğneler!

TemptingGiddyAmericanshorthair-size_restricted.gif


Shoku bu kez donup kalamazdı, rakibi Snorlax'ken daha zoruyla karşılaşmıştı. Snorlax'a kıyasla Nidorina daha güçsüzdü. Charmander, yerdeki oyuğa kaç!
Charmander kıl payı saldırıdan kurtulmuştu, tehlike geçince Charmander'ı ringe çağırdı.
Charmander Tırmalama!

DGuI.gif


Salon lideri anında Nidorina'ya komut verdi. Kaç ve Isırık! Saldırını kullan.

squirtle-bites-charmander-squirtle-bite.gif


Charmander arka arkaya, üç saldırıya maruz kalmıştı ve açıkçası devam etmesinin tek nedeni ustasının, kararlılığıydı. Charmander tekrar ve tekrar ayağa kalkıyordu. Salon lideri gülümsedi.
Cesur bir Charmander'ın var. Eğer onu sevgiyle beslemeye devam edersen, günün birinde muazzam bir Charizard olacağına şüphe yok.
Shoku, iltifatı için lidere teşekkür etti.
Ancak ikiniz de tecrübesizsiniz, bu maç benim olacak. Üzgünüm. Nidorina bitir işini, Zehirli İğneler!
Shoku bunu daha önce yaşamıştı ve yöntemi biliyordu. Charmander'a tekrar çukura kaçması komutunu verdi. Salon lideri tekrar gülümsedi.

Aynı numarayı yer miyim hiç? Nidorina Kaz!

pokemon-krookodile-kroododile.gif


Bu Charmander'a isabet eden 4. saldırıydı. Artık yerden kalkacağa benzemiyordu. Ve maçın hakemi elindeki kırmızı bayrağı kaldırdı.
Charmander daha fazla maça devam edemez. Kaza..
Ancak Charmander hakeme inat edermişçesine acı içinde, tekrar ayağa kalktı. Shoku bu kez kozunu oynamalıydı, buna mecburdu.
Charmander Ejder Nefesi!

sliggoo-pokemon-sliggoo.gif


Salon lideri, can havliyle son anda, Nidorina'ya atlatmasını söyledi. İşin aslı bunu beklemiyordu. Ona göre dövüş bitmişti. Ancak Nidorina'sı onun kadar hızlı tepki verememişti. ve doğrudan doğruya saldırıya maruz kalan bu kez Nidorina olmuştu. Shoku'nun durmaya niyeti yoktu
Charmander Tırmalama!

DGuI.gif


Bu filmi daha önce görmüştük, Nidorina bir saldırıyla afallayacak değil, Shokunetsu. Nidorina, Dev Isırık!

9d0.gif


Bu kez Shoku gülümsedi.
Evet, bu filmi daha önce gördük, katılıyorum. Başta ilk tecrübem olduğu için, hep dona kaldım ve dostum zor durumlara düştü. Bu sefer olmaz. Charmander Köz!

torchic-ember.gif


Charmander, bir anda duruşunu değiştirdi ve hafif geri çekilerek havaya sıçrayıp saldırıyı yaptı. Saldırı ağzını açmış, Charmander'a saldırmaya hazırlanan Nidorina'ya doğrudan isabet etti. Üstelik sıkıntılı bir durum oluşmuştu, saldırı ağzından içeri girmişti. Nidorina ayağa kalkmaya çalışırken, Shoku tekrardan aynı komutu verdi. Ancak salon lideri bu kez işini sağlama alacaktı. Bu dövüşte nefes almak, tehlikeliydi.
Nidorina, Çifte Tekme!

DefiniteGrayCoelacanth-size_restricted.gif


Neden bilmiyorum ama, sürekli aynı saldırıları yapıyorsun. Charmander, bu maç bizim olacak! Tekrar Ejder Nefesi!ni kullan

sliggoo-pokemon-sliggoo.gif


Saldırı tam da hızını almış, Charmander'a doğru hızla gelen Nidorina'nın üstüne gelmişti. Saldırının etkisiyle, Nidorina ring dışına çıkarak duvara çakıldı. Hakem bir süre bekledi ve Nidorina'nın ayağa kalkamadığını gördü.
Nidorina maça devam edemez durumda. Kazanan, meydan okuyan taraf Shokunetsu ve Charmander!
Shokunetsu sevinçten havaya sıçramıştı, anında Charmander'a koştu ve onu kucaklayarak galibiyetlerini kutladılar. Junji de en az arkadaşı kadar sevinmişti. O da coşkuyla arkadaşının yanına koştu ve Charmander ile Shoku'ya sarıldı.

Galibiyetin heyecanıyla afallayan, Shoku kendine geldi.
Bir saniye, sen koştun mu?
Junji elini başına koydu.
Sanırım fazla heyecanlandım.
Shoku şaşırmıştı, çünkü bu güne kadar Junji'yi koşarken sadece 3 sefer görmüştü. Bu tepkiyi vermesi, onu da kendisi kadar önemsediği anlamına geliyordu. Dostunun omzuna dokundu ve ona şans diledi.

Salon lideri, Shoku'ya seslendi.
Tebrik ederim, iyi maç çıkarttın. Sıra senin Junji. Persian seni seçtim!

158-1588405_raichu-meowth-persian-persian-pokemon-black-and-white.png


Junji heyecanla yutkundu ve ringteki yerine geçti.
Git Squirtle!

Uzak bir yerde, Pokémon Bölgesi giriş tarafı.

10 Gün Önce

Genki ve Karasu uzun süren yolculukarının sonunda Pokémon Bölgesine varmışlardı. Karasu etrafını heyecanla süzerek.
İşte sonunda geldim. Buranın sonuna geldiğimde, lige katılıp şampiyon olacağım.
Genki alaycı bir ifadeyle.
Ben varken mi?
Karasu öfkelenir
Sen, bana rakip olamayacağını anlamadın mı? Çoktan 7 sefer maç yaptık. Son seferinde Bulbasaur ve Butterfly'ı kullanmadım bile, Poliwag yetti. Sen rozetleri toplayıp, ligde finale kadar bana denk gelmemek için dua et.
Dedi Genki bu sözlerden dolayı sinirlense de, haklı olduğunu biliyordu. Dahası diretirse, Karasu daha öfkeli olandı ve aralarındaki tartışma büyüyüp, kavgaya dönebilirdi. Her zamanki gibi alttan aldı.


Günümüz

Genki ve Karasu Pokémon bölgesinde yürüyüş yapıyorlardı. Genki:
Buradan feribotla Kuzey Doğu bölgesindeki Ayna kasabasına, gitmeliyiz. En yakın salon orada.
Karasu Genki'ye ters ters baktı.
Eğer ki Ayna kasabasına gidecek olsaydık, en başından bölgeye Kuzey Batıya giderek giriş yapmazdık.
Genki tuhaf tuhaf baktı, sanki anlamamıştı.
Neden?
Karasu ofladı.
Evet Kuzey Doğu bölgesi daha yakın, ama aynı zamanda daha da zor. Unutma bu bölgedeki zor ile normal tanımı arasında büyük fark var. Normal Salon liderleri ellerinde üçüncü evrim Pokémonu olsa da, rakibin birden fazla son evrim Pokémonu olmadığı sürece onları kullanmazlar. Ama zorlu salonlar farklı, onlar genel olarak elindeki güçlü Pokémonları seçerler. İkimizin de şuan buna hazır olmadığı belli. Bu yüzden Kuzey Batıya gidiyoruz. Üstelik ben üç sen sadece iki Pokémona sahipsin. Nereye gideceğimiz kadar, gözünü açık tutman da önemli. Pokémon yakalamaya bak.

Magnemite-Pokemon-PNG-File.png


Biraz sonra sanki, Karasu olacakları öngörmüş gibi karşılarına bir Magnemite çıktı. Karasu oralı dahi olmadı, ancak Genki bu Pokémona gözünü kestirmişti. Anında Charmander'ını çağırdı. Ancak Mangemite Çelik ve Elektrik tipi olmasına rağmen, yani çelik tipinden dolayı ateşe karşı zaafı olmasına rağmen. Charmander'ı yenmeyi başarmıştı. Sebebini ise, yakın zamanda Genki'nin Charmander'a çok yüklenmesi olmalıydı. Genki hırsından gittiği her yerde maç yapıyordu, üstüne sık sık olmasa da en az 10 günde bir Karasu ile maç yapıyorlardı. Charmander yorgun düşmüştü. Machop'u da çağırdı ancak sonuç değişmedi ikisi de yenildi.

Karasu her zaman maç yapmazdı. Genki çabucak güçlenmek istiyordu. Elbette Karasu da, ancak Karasu bunun Pokémonlara sürekli olarak maç yaptırmaktan ziyade, düzenli olarak eğitmekten geçtiğini biliyordu.
Sana onlar bu kadar yüklenme demiştim! Git Bulbasaur! Jilet Yaprakları!

VelvetyCreamyBluet-size_restricted.gif


Magnemite iki rakibini yenmişti. Ancak az önce rakipleri ne kadar yorgun, o zindeyse şimdi durum tersiydi. Saldırıdan kaçamadı. Karasu ise işi hemen bitirmek istedi. Sonuç olarak bölgeye geldiklerinden beri, bu karşılaştıkları 3. vahşi Pokémondu. Ortalık söylendiği gibi Pokémon kaynamıyordu evet ama gene de dışarıdan fazla olduğu kesindi.

Bitir işini Bulbasaur! Asma Kamçısı!

8XbU.gif


Magnemite daha doğrulamadan, ikinci saldırıyı da yiyince. Bayıldı. Karasu sakin bir ifadeyle.
Hadi yakala şunu, daha yolumuz var. Feribotun kalktığı kasaba 3 saatlik uzaklıkta.

Genki şaşırdı.
Onu yakalamayacak mısın?

Hayır. Sonuçta ona gözünü sen kestirdin. Ayrıca elektrik tipleri pek ilgimi de çekmiyor, bu yüzden onu görünce heyecanlanmadım. Son olarak ligde kullanacağım Pokémonlar kafamda kurulu. Sürpriz olmazsa dışına çıkmam. Gerçi istediğim bir elektrik tipi de yok değil.
Dedi. Genki şaşırsa da, bu klasik Karasu'idi. Aksi davranırdı, ancak Genki'nin başı belaya girince olaya el atardı. Ve sabit fikirli birisi sayılırdı. Kafasında bir kadro kurduysa, gerçekten kolay kolay dışına çıkmazdı.

--Bölüm Sonu--
 
Moderatör tarafında düzenlendi:
Verdiğim aşağı yukarı 1 haftalık aradan sonra, yarın bölüm çıkartacağım. Bölüm zaten hazır ama, malum yas süremiz devam ediyor. Sizden sadece, kısa da olsa yorum bekliyorum. Okumanız da yeterli, ancak bunu bilmek daha güzel.
 
Bölüm Notu: Arkadaşlar, Hasana olan saygıdan dolayı seçtiği karaktere bölüm içerisinde final yaptıracağım. Yerine ise farklı bir karakter geçecek. Yani Kuro karakterinin başından geçenler, yeni karakterin başından geçmiş olacak. Kuro karakteri ise 2 yıl önce Kanto'dan ayrıldı ve ilerleye ilerleye Hoenn Pokémon Ligine katıldı.


Karakterler: Kuro
Tarih: 15 Temmuz

Özel Bölüm Şampiyon!


Karakterimiz Kuro, geçen yıl çıktığı Hoenn yolculuğunun sonunda, Pokemon Ligi Finaline ulaştı. Rakibiyle 5'er Pokémonları elendi sona kalanlar ise Kuro'nun Gengar'ı ve rakibinin Scizor'u. Uzun süren dövüşün nihayetine gelmişiz gibi görünüyor. Kuro dostuna komutu verdi:
Gengar Gölge Topu!

gengar-gengar-pokemon.gif


Gengar'ın attığı Gölge Topu! daha önce yaptığı saldırılara nazaran daha güçlüydü. Ustasının sarsılmaz iradesi, maç boyunca artmış ve Gengar'a da destek olmuştu. Hakem saydı ve:
Scizor maça devam edemez durumda. Maçın galibi Gengar!
Bununla birlikte spiker coşkuyla araya girdi:
Gözlerime inanamıyorum sayın seyirciler, 4-1 geri düştüğü maçta böylesine bir irade göstermek zor rastlanır bir durum. Kuro isimli genç adam, mümkün olmayanı başardı ve Pokémon Ligini kazandı!
Spikerin anonsunun ardından maç teyit edildi ve gökyüzünden havai fişekler, sahanın içine de konfetiler dolmaya başladı.


Kuro yetkililerin yanına gelmesiyle, kupasını aldı. Ancak hala dostlarıyla galibiyetini kutluyordu. Biraz sonra yetkililer ona eşlik etti ve Ligi kazandığı için Hoenn Onur Kulübüne kayıt edilmesi için bir odaya girdiler. Kuro içeri girince şaşkınlığını gizleyemedi. Bu oda yerlerin ve tavanın beyaz olması dışında, kirişlerin, kapının ve platformun desenleri kırmızıydı. Tam da odanın üst kısmının ortasında, büyük bir platform vardı. Bu platform diğerlerinden dikkat çekici düzeyde büyüktü. Rengi ise odayı ve bir kaç platformu süsleyen renk ile aynıydı, yani kırmızı. Diğer platformlar farklı renklerdeydi, zaten odadaki tek farklı renkler de onlardı. Kuro'nun dikkatini çeken büyük platform ne için olabilirdi, diğer platformlarda ve son 50 senenin kazananlarının ve Pokémonlarının kayıt ediliyordu. Kuro merakına yenik düştü. Yılların yorgunluğu yüzünde olan, gri çizgili beyaz takım elbise giymiş, kısa boylu ve göbekli görevliye sordu. Aslında bu adam Hoenn Pokemon Birliği Başkanından başkası değildi.
Yuma amca, bu platformalar da nedir, ayrıca bir tanesi özel gibi duruyor.
Yuma babacan bir ifadeyle, gülümsedi.

O platformlar, her yılın Lig Şampiyonuna ayrılmış bölümler. İşte şuradakine bakarsan (Burada hemen sağ çaprazında kalanını kast ediyor.) dediğimi anlarsın, Kuro.
Kuro platformun önüne gitti ve buradaki 1 ekran ve hemen ekranın üstündeki bölüm dikkatini çekti. Bu bölümde belirli bir yıl ve Tamina Urashi isimli bir kadının ismi yazılıydı, aynı zamanda Tamina'nın oyuncak bir figürü ve hemen altında 2 sıradan 3'erli Pokémon maketleri gördü. Dikkatlice incelerken, Yuma anlatmaya devam etti.
Gördüğün o bölümde, belirtilen yılın Lig Şampiyonu ve final maçında kullandığı Pokémonları bulunuyor.
Kuro'nun aklını kurcalayan ise aşağıdaki ekrandı. Hiç bir şey gözükmüyordu, sadece bir siyah ekran.
Peki bu ekran nedir? Gelenler sıkılmasın diye oyun falan mı oynuyor.

Yuma kahkahayı patlattı. Kahkahası kulakları dolduran, sesinin aksine tok bir kahkahaydı. Kuro bu kahkahayı duyunca, bir anda aklına memleketi geldi. Bir anda soğuk iklimin hüküm sürdüğü, Ogose Kasabasına gitti sanki, soğuktan bir an için içi ürperdi sonuçta lafı bile vardı "Soğuğa sormuşlar, nerelisin diye? Soğuk cevap vermiş aslen Yoshimi'liyim ama Ogose'de ikamet ediyorum. Demiş." Bu söz Ogose'nin soğuğunu vurgulamak için çıkmış bir sözdü. Bu hissi yaşamasının sebebi ise, dedesinin de aynı böyle gülmesiydi.
Tabii ki hayır genç adam. O gördüğün ekranın üstüne bir kere parmağınla tıkla.
Kuro Yuma'nun söylediği gibi yaptığında bir anda ekran açıldı ve bir ses ile birlikte slayt gösterisi başladı. Bu slayt gösterisi şampiyonun tüm lig maçlarını içeren görsellerdi. Bir taraftan da ses, şampiyon ile ilgili bilgiler veriyor ve olaya heyecan katıyordu. Kuro bunu gördüğünde, gözleri parıldadı. O kadar heyecanlanmıştı ki, çıkarttığı seslerin bile farkında değildi. Bu sesler bir çocuğun hiç beklemediği bir anda, anne ve babasından istediği o şeyin, bir anda hediye olarak önüne geldiğinde çıkarttığı sesler gibiydi. Evet aynen öyleydi, duygu ve heyecanı da öyleydi. Slayt gösterisi bittiğinde ise, aynı üstteki bölüm gibi şampiyonun bu kez hologram figürü ve aşağıda da turnuva boyunca kullandığı tüm Pokémonlar bir simetri içerisinde dizilmişlerdi. Kuro bir an önce bundan yaptırmak istiyordu. Hemen Yuma'ya doğru beklenti dolu gözlerle:
Yuma amca. Bana da bundan yapılacak mı? Yapılacak değil mi, hadi acele edelim!
Yuma çok güleç bir adamdı, ancak bu sıcak, samimi ve cesur genç adam yanaklarının ağrımasına neden oluyordu. Ne kadar nostaljikti ama! Adeta 50 yıl öncesine gitmişti, ilk Hoenn Liginin yapıldığı zamanlara. Yuma 8. Turnuvanın Şampiyonundan başkası değildi. Sanki Kuro'nun tavırları onunki gibiydi.
Merak etme genç adam. Ben sana sadece burayı gezdiriyorum. Yoksa senin platformunun hazırlıkları başladı bile.
Kuro çok sevinmişti. Acaba ne zaman hazır olacaktı?


Kuro aklındaki son iki sorunun yanıtını bekliyordu, gerçi birisini sormamıştı.
Yuma amca, her yer beyazdan ve kırmızı desenlerden oluşurken, küçük platformların disk renkleri neden farklı? Renklere bakacak olursam, Pokémon türleriyle ilgili bir şey derdim.
Tam isabet Kuro. O disklerin rengini, final dövüşünü kazanan Pokémonunun türünün rengi oluyor. Sen hayalet ve zehir tipiyle kazandın. Biri mor, diğeri koyu mor. Ancak Gengar'ların ilk türü hayalettir. Bu yüzden diskinin rengi mor olacak.

Kuro biraz hayal kırıklığı yaşamıştı. Her bir dostunu sevse de 2 sene önce yola çıktığı şimdilerde Venesuar olan, Bulbasaur'ı için yeşili isterdi. Yuma bir kahkaha daha patlattı.
Şaka! Tür rengi olduğu doğru, ancak diskinin rengini sen belirliyorsun. Sahi son detay o, hangi rengi istersin?
Yeşil!

Diye coşkuyla yanıtladı Kuro. Şimdi bir tek soru kalmıştı. Büyük platform. Ancak Kuro bunu da çözmüş gibiydi. Platformları saydığında 56 adet olduğunu fark etti. Kendisininki de eksikti. Bu demektir ki o ilk şampiyonun rengiydi.
Yuma amca, o büyük platform ilk şampiyonun mu?
Yuma başını onaylarcasına salladı.
Evet, çok zekisin Kuro. Seni gerçekten sevdim. Geleceği parlak birisisin. O platform ilk Hoenn Ligi Şampiyonuna aittir. Gerçi onda ve bir kaç platformda ekran yoktur. Ekran ve video ile slayt gösterisi, 50. Turnuvayla başladı. Eski şampiyonlardan bir tanesi de bendim.
Kuro şaşırmıştı.
Gerçekten mi? Gerçi şaşırmadım. Güçlü ve tecrübelisiniz. Birlik Başkanı olarak olmasaydınız, asıl o zaman şaşırırdım.
Yuma biraz, gururlanmıştı. Gülümsemesini saklayamadı, bu övgü onu çok mutlu etmişti. Kuronun aklına bir anda bir fikir geldi.
Yuma amca, eski turnuvalar da olsa kayıtlar mevcut mu?
Yuma, Kuro'nun bu soruyu neden sorduğunu merak etti, eli top sakalına gitti. Yuma kel ve top sakallı yaşlı bir adamdı. Sakalını ovuşturarak:
Evet, elbette.
O zaman, eski şampiyonlar için de bir yenileme yapılabilir. Kayıtlardan yola çıkılarak video hazırlanabilir ve seslendirilebilir. Sonuçta benim videom hazırlanıyor ve bana ihtiyaç duyulmuyor. Gerçi az önce gördüğüm 57. Şampiyonun slayt gösterisinin yanı sıra video görüntüleri de vardı. Ve hepsi kendi maçlarından hazırlanmıştı. Ancak siz de, eski şampiyonlar için animasyon gibi bir gösteri hazırlayabilirsiniz.

Bu fikir Yuma'yı neşelendirmişti. Doğru ya, detaylı olması imkansızdı. Ama Kuro'nun fikri gayet iyiydi. Bunu kesinlikle uygulayacaktı. İkili beklerken, Yuma'nın ve ilk şampiyonun da platformlarını ziyaret ettiler.

Biraz sonra, bir görevli elinde bir plaketle geldi. Bu plakette "58. Hoenn Pokémon Ligi Şampiyonu Kuro" yazmaktaydı ve plaketin üstünde Kuro'nun kayıt için kullandığı portre fotoğrafı ve Turnuvada kullandığı tüm Pokémonların yüzü vardı. Gerçi final 6'lısının yüzleri daha büyük ve belirgindi. Gerçi Kuro turnuva boyunca sadece 11 Pokémon kullanmıştı zaten. Kuro içindeki büyük gururla plaketini aldı ve kısa bir süre sonra 2 görevli, Kuro'ya ait platformu taşıyarak içeri girdiler. Platformu bırakınca adamlardan bir tanesi, başkana disk rengini sordu ve yanıtı alan adam hızlıca yeşil bir oval bir disk getirdi ve Kuro'ya teslim etti. Kuro ise prosedürü bildiği için, bu diski dikkatlice platformuna yerleştirdi. Kuro bir an platformuna baktı ve ekranda başlayan video gösterisinden sonra da göz yaşlarını tutamadı.

Yuma babacan bir tavırla, Kuro'nun sırtını sıvazladı. Ve Kuro gözyaşlarını sildikten sonra Yuma ile birlikte dışarı çıktılar. Yuma ile birlikte, uzun kırmızı koridorda yürürken, Kuro'nun aklına bir şey daha gelmişti.
Yuma amca bu odayı, herkes ziyaret edebilir mi?
Normalde sadece şampiyonlar ve yetkililer girebilir. Ancak her ligin sonunda ziyarete 1 hafta boyunca açılır. Yani yarından itibaren 1 haftalık bir sergi olacak. Bu arada Kuro-kun, hedefin nedir?

Kuro, sona sakladığı soruyu sorma fırsatı bulmuştu.
Hedefim, Kanto Bölgesinde bir Salon açmak (Hasanın belirlediği hedef buydu) ve tüm zamanların en iyi salon eğitmeni olmak. Bunu size de söyleyecektim, bir salon açmak için ne yapmam gerekir?
Normalde biraz uzun sürebilir bu tür prosedürler, ancak sizler istisnasınız.
Bizler?
Lig Şampiyonları. Sen Hoenn Ligi Şampiyonu olduğun için normalde, istediğin an bu bölgede salon açabilirsin. Ancak diğer bölgeler için biraz bekleyebilirsin. Tabii ki doğduğun bölge olan Kanto da bir istisna, sen diğer şeyleri merak etme, ofisime geçince sadece salonu açacağın kasabayı seç. Diğer şeyleri ben hallederim.
Peki istediğim yerde açabilir miyim?
Elbette, biliyorsun ki tüm bölgelerde geçerli olan bir şey vardır. Pokémon Bölgeleri dışındaki salonların sadece 1 tanesi katılım rozeti olabilir ve Pokémon Bölgesi ise 2 tip salondan oluşur. Sen güçlü statüye sahip bir salon açacaksın. Yani Bölge içinde olmasını tavsiye ederim.

Kuro zaten bunu düşünüyordu. Artık gerçek amacına ulaşmaya çok yakındı. Detayları konuştuktan sonra sadece bölgeye dönmek kalmıştı. Kuro Kanto'ya dönüp memleketini ziyaret edecekti ve Kanto Pokémon Bölgesinde bir salon açacaktı. Salonunu çoktan düşünmeye başlamıştı bile. Bir kaç çalışan yeterli olurdu. Bunun dışında Salonu ev gibi tasarlayacak ve burada yaşayacaktı. Ayrıca büyük bir bahçesi olmalıydı, Pokémonların topların içinde de mutlu olduğunu bilse de, naif kalbi onların hep dışarda olmasını istiyordu.

--Bölüm Sonu--

Tamam, tamam. Kuro'nun Turnuva boyunca kullandığı, takım: Starmie, Rapidash, Gallade, Electivire, Infernape ile birlikte final takımı: Venesaur, Snorlax, Nidoquen, Gengar, Swampert ve Salamance

Venesaur, Snorlax, Nidoquen, Starmie (Hasanın seçtikleriydi. Daha doğrusu Bulbasaur, Snorlax, Nidoran ve Staryu'idi.)
 
Moderatör tarafında düzenlendi:
Üst