Kahraman Baykuş - Kanatlanan Kültür

Genel 25 Litre

Garou

Efsane Baykuş
Üstat Kullanıcı
Dünya'daki suyun harcandığını ve oldukça azının tatlı su olduğunu biliyorsunuzdur hatta bu konu hakkında korktuğu için konuşmayanlar bile olabilir

Bu uygulama su kaynaklarının tükenmesi yüzünden ortaya çıktı
Bu uygulamada su karnesiyle günlük yalnızca 25 litre su kullanılacak


Bu videoda zaten anlatıyor ama yine de çok az kişinin bu videoyu izlemek için zaman ayıracağını düşünüyorum bu yüzden kısaca videoda neden bahsettiğini söyleyeceğim videoyu izleyenlerin burayı okumasına gerek yok
------------------------------
Videoda: İstanbul'daki insanların günlük 190 litre, Yazın 210, Kışınsa 170 litre civarı su harcandığı söyleniyor
"Ben bu kadar su harcamıyorumdur" diye düşünüyorsanız eğer o kadar emin olmayın buradaki Gökhan Özoğuz adlı şarkıcı bu sistemi kendi evinde deniyor ve nasıl daha aktif kullanabileceğini bulmaya çalışıyor
Bu sistemin kullanılacağı zamanın önümüzdeki senelerde olacağı söyleniyor
Dünya'nın 70%'i sularla kaplı ama bu suyun 2,5%'i tatlı (içilebilir) su yine de buradaki suyun da bir kısmı kirlilikten kullanılamayacağı için Dünya'daki suyun 1%'den azı içilebilir
Biz günde sadece bir sifonda 15 litre su harcıyoruz bu yüzden bu 25 litreyi bir güne nasıl bölebileceğinize bir bakın ve bölüp bölemeyeceğinizi bir görün
Diğer yandan dolaylı su tüketimi de var yani bir ürünün yapımında kullanılan su miktarı bu miktar:
Kahvede 140 litre
Bir bardak portakal suyu 170 litre
Bir bardak süt 180 litre
Giyilen pamuklu T-shirt'ler 2700 litre
Bir Hamburger 2400 litre

------------------------------

Bu konuda hakkındaki düşünceleriniz ve neler yapılabilir?
"Sonsuz değil" her şeyi anlatıyor zaten
 
Moderatör tarafında düzenlendi:
Evet video koyduğum gün kaldırılmış

Linki değiştirirsem olur :D

Edit: Linki değiştirdim şimdi izleyebilirsiniz

@Feindbild
 
Moderatör tarafında düzenlendi:
https://www.yarininsuyu.com/
Burada günlük su ayak izinizi hesaplayabilirsiniz. Benimkini öğrendim insanlık dışı... Aşırı fazla su tüketiyorum. Bugünden itibaren daha az tüketmeye çalışacağım.

Haberler iyi gibi ünlü youtuberlar 25 litre için videolar çekerek denemeler yapıyor. Benim attığım video gene telif yemiş.



@Feindbild @Nabu @Fang @Savior @Benkei @Mergen @RedSkull @Ascalon @Black @Earendill
Siz de hesaplayıp yazar mısınız ve mümkünse daha az harcayın.

Benim harcadığım miktar: 4524 Litre

Edit: Nasıl mutluyum baştan bir hesap yaptım harcadığım miktar: 3651 Litre. Tabii bu verdiğim sözle birlikte olan miktar.

Bu su ayak izi Türkiye genelinde 4225 Litre
Yani ortalamanın altındayım ama yine de fazla tüketiyorum. Neyse kar kardır.

Edit: Yanlış bilgiyi düzenledim.
 
Moderatör tarafında düzenlendi:
4k çıktı teste göre yazın bazı değişkenlerle 4500 falan oluyor. Zaten su faturası yüzünden sifonu büyük hacet dışında kullanmayız, bir kap su dökeriz. Yüzme yaptığım için duşu bilinçli olarak fazla yazdım gir çık süresi var çünkü. Günde içtiğim su yazın zaten 4-5 litreyi buluyor. Düzenli spor yaptığım için su kütlemin düşmemesi için 3-3-5 litre civarına inebiliyorum min. Spor günüyse 4den aşağı zor. Kışın azalıyor tabi. Kahve çay içme durumum fazla 4-5 bardağı buluyor. İntermittent fasting gibi beslenme modelini uyguladığım içinde min ineceğim miktar 3-4 olabilir. Onun dışında aklıma gelmiyor zaten dişimi açık fırçalamam, bulaşıkları ele yıkarız ve büyük bir tencereye suyu bocalayıp yaparız. Yani sürekli su akmaz. Benim günlük protein ihtiyacım 120leri buluyor ve kırmızı eti zaten anca kıyma ile gören biriyim.(yani günlük ihtiyacımdan az alarak yapıyorum sporu) O yüzden onda çıkabilsem çıkacağım zaten de :D

Yani sağ olsun Erdoğanla ben yapabileceğim max indirimi düzenli spor özellikle yüzme gibi bir su sporu yapmama rağmen anca bu kadar harcaya biliyormuşum. Söz verdiğimde bile 86 litre falan indi öyle ilginç bir durumdayım.

Böyle bir bilinçlendirme güzel bir hareket tabi. Gündeme yavaş yavaş gelmesini de seviyorum bu olayı. Ben küçükken en iyi arkadaşımda falan su savaşı yapan çocukları azarlayan cino vardı. Beni açıkçası o yaşlarda nasıl etkilemişse işte dişini fırçalarken suyu açma, suyla oyun oynama. Yüzünü yıkarken sürekli son derecede açık tutma gibi gibi. Bu tarz bilinçlendirmelerin medya ürünleri ile yapılmasını güzel buluyorum, o yüzden youtuberın yapması güzel bir şey en azından. Halı yıkayan kadınlara bağırırdık okulda bunların etkisiyle.


Ek olarak büyük harcamaların alayı endüstri, beyaz eşyalara aitse bu kısmı biraz endüstriyel tasarım ve mühendislik kısmına giriyor. Uzmanı değilim bir şey diyemem ama 1 sene endüstriyel tasarım okumuş biri olarak, bu tarz durumlarda ilk dikkat edilen her zaman ucuzluk oluyor. Bu tarz bilinçlendirme hareketlerinin bu bölümlerin üniversite öğrencilerine, akademi üyelerine yapılmasını doğru buluyorum ve ders olarak eklenebilir bu durum. İnovasyon devrindeyiz, yapılan tasarımları gördükçe bu tarz ürünlerin tasarımı gayet kolay açıkçası. Ana problem teşvik, piyasanın bunu istemesi. Yani devlet zorunlu hale getirecek, endüstriler buna zorunda kalacak. Standart ev tasarımlarında dikkate alınan bir unsur olacak.

Çok fazla değerlendirilmesi gereken unsur var ve bunları düşündükçe umutsuzluğa kapılma sebebim de biraz bu. Elbet herkes ilk önce kapısının önünü temizleyecek ama en önemlisi bu meselenin gündem haline gelmesi. Siyasilerin kulağına gitmeli, meclis duymalı. Güldür güldür de, Çghb de skeçi oynatılmalı, dizilerde özel bölümler olmalı.(benim küçüklüğümde olduğu gibi) Benim yapabileceğim en fazla bu haberi yaymak gibi duruyor.
 
4k çıktı teste göre yazın bazı değişkenlerle 4500 falan oluyor.
Benimki de biraz oynayabilir unuttuğumuz şeyler olabilir.

Zaten su faturası yüzünden sifonu büyük hacet dışında kullanmayız, bir kap su dökeriz.
:D

Günde içtiğim su yazın zaten 4-5 litreyi buluyor.
Maşallah hocam benimki Yazın bile 2 Litre falan herhalde su içmek çok aklıma gelmiyor.

Kışın azalıyor tabi. Kahve çay içme durumum fazla 4-5 bardağı buluyor.
Hocam azaltsanız iyi olur. Neyse kimse Tesla'yla yarışamaz adam günde 50 bardak kahve içiyormuş.

Söz verdiğimde bile 86 litre falan indi öyle ilginç bir durumdayım.
Benimki banyodan indi. 900+ Litre. Bayağı müsrifmişim. Zaten biliyordum ama @Feindbildın dediği gibi korku iliklerine işlemeli.

Ben küçükken en iyi arkadaşımda falan su savaşı yapan çocukları azarlayan cino vardı. Beni açıkçası o yaşlarda nasıl etkilemişse işte dişini fırçalarken suyu açma, suyla oyun oynama. Yüzünü yıkarken sürekli son derecede açık tutma gibi gibi.
Çocuk geleceği görmüş galiba.

Bu tarz bilinçlendirmelerin medya ürünleri ile yapılmasını güzel buluyorum, o yüzden youtuberın yapması güzel bir şey en azından.
Kesinlikle. En çok bunların etkisi olur artık sosyal medyanın gücü arttığı için oradan bilgi verilmesi en iyisi.

Ana problem teşvik, piyasanın bunu istemesi. Yani devlet zorunlu hale getirecek, endüstriler buna zorunda kalacak. Standart ev tasarımlarında dikkate alınan bir unsur olacak.
Teşvik etmek zor işte. :D Videoyu ikinci kez koydum ikinci kez kaldırılmış.

Çok fazla değerlendirilmesi gereken unsur var ve bunları düşündükçe umutsuzluğa kapılma sebebim de biraz bu. Elbet herkes ilk önce kapısının önünü temizleyecek ama en önemlisi bu meselenin gündem haline gelmesi. Siyasilerin kulağına gitmeli, meclis duymalı. Güldür güldür de, Çghb de skeçi oynatılmalı, dizilerde özel bölümler olmalı.(benim küçüklüğümde olduğu gibi) Benim yapabileceğim en fazla bu haberi yaymak gibi duruyor.
Yaratıcı fikirler hocam. Yapılsa müthiş olur ama o noktaya biraz var gibi. Yine de Güldür Güldür kısmı olabilir Ali Sunal duyarlı insandır konuya değinebilir diye düşünüyorum.

Etiketlemediklerimi de etiketleyeyim. @The Last Outlaw @him @ugur_tatli @Sae @Nero
 
ayak.png


Özel bir çaba göstermedim ama hayat stilim gereği düşük çıkmış
biggrin.png
Güzel. Mutfak giderim biraz daha fazla olabilir ama bazı şeyleri de daha fazla yazdım 1 ve 0 arasında bir değer girilemediği için. Kışın da daha uzun banyo yapıyorum, o yüzden o zaman artacaktır. Bulaşık, çamaşır falan biriktirip yıkıyorum. Giysi alışverişi de gerekmedikçe yapmam, kahve ve çay içmiyorum. Çay bazen ama o da çok nadir.

Bu arada dünyadaki suyun çok büyük bir kısmı tarıma gidiyor. Yaklaşık %70'i tarımda kullanılıyor. Bu oran bazı ülkelerde %90'a kadar çıkabiliyor.

http://www.fao.org/3/a-i7959e.pdf
https://www.ers.usda.gov/topics/farm-practices-management/irrigation-water-use/
https://www.globalagriculture.org/report-topics/water.html
https://www.oecd.org/agriculture/topics/water-and-agriculture/
https://blogs.worldbank.org/opendata/chart-globally-70-freshwater-used-agriculture
 
Mutfak giderim biraz daha fazla olabilir ama bazı şeyleri de daha fazla yazdım 1 ve 0 arasında bir değer girilemediği için. Kışın da daha uzun banyo yapıyorum, o yüzden o zaman artacaktır. Bulaşık, çamaşır falan bekletip yıkıyorum. Giysi alışverişi de gerekmedikçe yapmam, kahve ve çay içmiyorum. İçersem de çok nadir.
Hocam maşallah. :uraraka1: Böyle bir tepki verdim. Gerçekten şaşırdım helal olsun.

Tarım olayına da bir şey diyemem. Harcayacağımız su miktarını kısıtlıyor ama yapacak bir şey yok ya da var mı? Bence su miktarını kısmadan önce kirli suları temizlesek daha iyi olur. Temizlenmesi imkansız değildir diye düşünüyorum. Nasıl kirlettiysek ondan daha fazla zorlanarak temizlememiz lazım ama sesimi duyurabildiğim kişi sayısı 20'yi zor geçer.
 
@Muhammed

Açıkçası özellikle dikkat etmemiştim hiç buna :D Yaşam tarzım gereği böyle çıkmış. Gereksiz tüketmeyi sevmem. Böyle bir etkisi olduğunu görmek güzel. İki günde bir çamaşır yıkayan ve sürekli yeni giysi alan arkadaşlarımın kafasına kakarım artık.

Düzenleme: Baktım da, en çok, az yeni giysi almam ve çok et tüketmememden kurtarmışım.
 
Bu arada yeniden hesapladım. Birkaç yanlış hesabım ve atladıklarım olmuş.

Benim ayak izim sözlerle beraber: 2786 Litre

Bu arada bir yanlışlık var onu düzelteyim 873 Litre değil. O edilen kar Ben Kar oranımı söylemişim. Ben Ankara'da yaşıyorum ve ortalaması 4425 Litre.

@Feindbild Hocam o zaman siz God Mode açmışsınız. :D
 
@Muhammed

Geleceği görmek değil hacı bu mesele ben küçükken fena gündemdeydi, yavaş yavaş yok oldu sonra. Kurumuş toprak görseli özellikle benim gibi 95-96-97-98 neslinin aklına kazındı gerçekten. Okullarda, tüm çocuk yapımlarında bu mesele gündeme gelmişti. Türkiyeyi geçtim disney chanell açardım orada da sürekli hanah montana olsun, selena gomesin şu dizisi olsun 2-3 tane özel bölümü olurdu. O yüzden aklıma çok kazınmış bir şey. Hatta o dönemler yıkanma eylemini kovalara su doldurarak yapıyorduk, öyle bir etkisi vardı.


Günümüzde belli ki daha ciddi olarak yeniden ortaya çıkmış bir problem. İlk olarak 2 yıl önce yada 1.5 sene olması lazım, celal şengörden kayserililer hazır olun borçlarınızı ödemeye, Erciyes dağında ki karlar eriyor şakasıyla baya anlatmıştı bu olayı.(Erciyeste ki karlar eriyince borcumu ödeyeceğim şakasına gönderme)


Yani bu mesele öyle yeni bir mesele değil hatta önceki nesillere sormak lazım, belki dahada eskiye dayanan bir mevzu. Ki eski filmleri incelediğimde, 80lerden beri gelen bir mevzu gibi duruyor bu olay. Anladığım kadarıyla şu an bıçak kemiğe dayanıyor olay o.


Aslında bahsettiğim olay işin başlangıcı olmalı birazda, devletlerin bunu gündeme alması şart ve insanlarda bunu sürekli gündemde tutmalı. Demek ki sadece medyada yetmiyor verdiğim örneklerde olduğu gibi. Genele yayılmalı, vatan millet sakarya meselesi olmalı. Yumuşak güç yıllarca ülkeleri yıkmak kontrol altına almak için kullanılan, büyük ülkelerin çok iyi kullandığı bir güç. Bunu bilinçlendirmek için uyguladığında her şeyin değişmesi yarım yıl bile sürmeyebilir.

Tabi benim yaptığım burada konuşmak sadece, dediğim gibi olabildiğince yayılmalı bu. Akademilerde sunum yapmak, ders olarak eklenmesi gibi şeyler özel üniversitelerde bir özel kurumun destek çıkmasıyla çok rahat olabilecek bir şey ama dediğim gibi bize her şeyi en ucuza en hızlı ve en seri aynı zamanda kaliteli kafasında bir eğitim veriliyordu. Dünyada da böyle eğitim veriliyor endüstriyel tasarım alanında. Sağlık, dünyanın kurtarılması gibi durumlar dünya sağlık örgütünün yeni kuralları, devletlerin hassasiyetine göre karar veriliyor tasarım alanında. Yani zorunluluk yoksa umurunda değil kimsenin ve böyle bir tasarım direk çöpe atılır. Ki böyle tasarımlar dediğim gibi çok rahat yapılabilecek, kolay bir iş aslında.
 
Geleceği görmek değil hacı bu mesele ben küçükken fena gündemdeydi
Hocam sadece şaka sakin olun.

Yani bu mesele öyle yeni bir mesele değil hatta önceki nesillere sormak lazım, belki dahada eskiye dayanan bir mevzu. Ki eski filmleri incelediğimde, 80lerden beri gelen bir mevzu gibi duruyor bu olay. Anladığım kadarıyla şu an bıçak kemiğe dayanıyor olay o.
Hocam biliyorsunuzdur Türkiye yumurta deliğin ağzına gelince işe koyuluyor.

Aslında bahsettiğim olay işin başlangıcı olmalı birazda, devletlerin bunu gündeme alması şart ve insanlarda bunu sürekli gündemde tutmalı. Demek ki sadece medyada yetmiyor verdiğim örneklerde olduğu gibi. Genele yayılmalı, vatan millet sakarya meselesi olmalı.
Kesinlikle ama sıkıntı nasıl hep gündemde kalacak?

Yani zorunluluk yoksa umurunda değil kimsenin ve böyle bir tasarım direk çöpe atılır.
Ne yazık ki...
 
Sakinim hacı, emoji kullanan biri değilim sadece :D

Aslında durum bu kadar bıçak kemiğe olmasa çocuk yapımlarıyla geleceğe dönük tutarsın taze diyecektim ama maalesef öyle bir lüksümüz kalmamış gibi. Devlete kalmış bir şey, bizim gibi 5-10 yıla batıp batmayacağı belirsiz bir ülkeyi konuşmak sıkıntı. Çin- Abd ekonomik olarak mücadele harbindeyken böyle bir şey olması da sıkıntı. Kapital sistemin sıkıntısı kısacası. O yüzden aklıma cidden sürekli gündemde tutmak için iyi bir yöntem gelmiyor. Sadece kapımın önünü temizleyebiliyorum ve milleti temizlemesi için bilinçlendiriyorum.
 
@Muhammed

Sene içinde bayağı oynuyor canım :D Belli şeylere daha çok dikkat etmeye çalışmayı düşünüyordum zaten, iyi oldu böyle bir şeyler görmek.

Bu arada @Mergen in dediği gibi bu olaylar çok uzun süreden beri biliniyordu ama insan türü genel olarak dar görüşlü bir varlık. Örneğin şu mesajda açıkladığım olay var. İklim krizinin geleceği '80lerden beri biliniyordu fakat kısa vadeli kâr güdüsü, insanlığın bütün varoluşu gibi bir soruna üstün geldi.

Kişisel çabalar elbette yardım eder ve belli şeylere kişisel olarak dikkat etmemiz elbette kötü bir şey değil. Ancak asıl gereken küresel ve sistemsel bir dönüşüm. Bunun için de devletlere baskı yapmamız gerek. Bunun için de insanların bu olayın farkında olması gerek. Bu yüzden 20 kişi deyip geçilmemeli. Herkes elinden geldiğini yapmalı. Ben bu olayı bir savaş gibi düşünüyorum. Kısa vadede, bir anda değişecek bir şey değil. Yol uzun ve zorlu, bu yüzden sebat gerekiyor. Eski zamanlarda belli davalara kendilerini adamış insanlara bakınca bunu görmesi daha rahat. Uğruna savaştıkları, çabaladıkları şeylerin yıllar süreceğini bilerek bu işe giriyorlardı. Bizim neslimizde bunu anlaması daha zor çünkü hem dünya daha eğlence bazlı bir anlayışa yöneldi hem de '80lerden beri özellikle apolitikleştirildik.

Her savaşta olduğu gibi, bir uzun vadeli bir de kısa vadeli plan olmalı. Uzun vadedeki hedefler belli. Bunlara ulaşmak için şu an yapılması gereken, insanın kendisini ve diğerlerini bilinçlendirmesi. Bir Avrupa ülkesinden veya Amerika'da falan olsak Yokoluş İsyanı'na da katılmalı derdim ama şu an için bizde öyle bir olanak yok. Bu yüzden koşullar değişene kadar yapılacak şey bu.

- Kendini bilinçlendir.

- Diğerlerini bilinçlendir.

- İçinde bulunduğun sektörde bu konuda yapılabilecek bir şey var mı onu öğren ve ona çabala.

- Yaşı genç olanlar bu konuda çalışabilecekleri bir alana yönelebilir.

Üstünde durulması gereken çok önemli bir nokta, bu olayın sadece hükümetlerin ve şirketlerin keyfine bırakılamayacağı. Bir zaman gelecek ve genel toplum susmayı kesecek. Devletlere bu konuda somut adımlar atılması için baskı yapacak. Buna uygun koşulları oluşturmak bizim gibi insanlara düşüyor. Bunun için de öncelikle insanların bu konunun öneminin ve aciliyetinin farkına varması gerekiyor

Misal ben kendimden örnek verirsem, kendimi ve etrafımdaki insanları oldukça bilinçlendirmeye çalışıyorum. Farklı akademik alanlarda arkadaşlarıma, kendi alanım ve onların alanları hakkında makaleler yolluyorum. Mergen, Nabu, Ascalon'un falan kafasını ütülüyorum bu konuda :D Buraya ve başka yerlere bu konuda hem Türkçe hem de İngilizce yazılar yazıyorum. Bir terslik çıkmazsa, önümüzdeki aylarda bu konuda bir sunum da yapacağım. Profesyonel hayatım da bu konuyla ilgili ve daha da ilgili hale getirmeye çalışıyorum.

Kısacası, yapılacak iki şey var.

- Profesyonel olarak, yani mesleki olarak bu mücadeleye dahil olmak. Doğrudan iklim bilimci olmak olabilir, sağlık, ekoloji, tarım vb. üstündeki etkilerini çalışmak olabilir. Bu konuda teknolojik geliştirmeler yapmak olabilir.

- Daha büyük bir toplumsal hareketi gerçekleştirecek tohumları ekmek.

Çaresizlik ve küçüklük hissini anlıyorum. Bunları ben de sık sık hissediyorum ama sebat denilen şeyi öğrenmek gerekiyor. Bütün büyük mücadeleler, uzun sürelerde verilmiştir. Bu da, insanlık tarihinin belki de en büyük mücadelesi.

Not: Bu arada söylemeyi unuttum. Bu konuyu iyi ki açmışsın. Böyle şeyler bilgilendirici ve etkili oluyor.
 
wcjLDQdfsQW5AAAAABJRU5ErkJggg.png


Açıkçası hesaplama parametreleri ve yöntemleri çok farazi geldi bana. Yani çok su tüketen biri değilim ancak günde bu kadar su tüketmem imkansız gibi bir şey.

Bir de sorular genelde kişi üzerinden değil hane üzerinden. Yani hanenin eşyaları ve gideri soruluyor o zaman final rakam hanedeki kişi sayısına bölünüyor olması gerekirdi :D


@Feindbild gibi ben de yaşam tarzım gereği aşırı su tüketmem.
 
@Nabu Bir ben müsrifmişim hocam bir de @Mergen bana destek çıkıyor. Daha az harcamanın bir yolunu bulmaya çalışacağım.

Bu arada hocam helal olsun size de tebrikler. :alkış:
 
unknown.png


Utkan'ın dediklerine ek olarak, bu makinelerin litre hesabı var. Duş başlıklarının suyu nasıl püskürttüğünün önemi var. İşin içinde çok fazla kıstas varken bu kadar üstünkörü bir testi kâle alamıyorum.
 
Üst